-
- Katılım
- Ekim 30, 2014
-
- Mesajlar
- 40,924
-
- Tepkime puanı
- 18,389
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Kapadokya
Boşanma özel ve genel boşanma sebepleri olarak Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmiştir. Boşanma sebeplerinden bir tanesi de evlilikte cinsel hayatın olmamasıdır. Evlilik birliğinin temelden sarsılması genel bir boşanma sebebi olup cinsel hayatın yaşanmaması da evlilik birliğinin temelden sarsılmasına sebebiyet veren hususlardan bir tanesidir. Cinsel hayat hususu kanunda açıkça düzenlenmediği için genel bir boşanma sebebi olan “evlilik birliğinin temelden sarsılması” sebebine dahil edilmiştir.
Eşler Arasında Cinsel İlişki Yaşanmaması
Eşler arasında cinsel ilişkinin yaşanmaması nedeniyle mahkemeye başvurmanız durumunda mahkeme tarafından öncelikle taraflar arasında cinsellik yaşanması engelleyen fizyolojik bir sorun olup olmadığının tespit edilmesine dair rapor alınmasına karar verilecektir. Taraflardan birinin cinsel ilişki kurmasını engelleyen ve tedavisi mümkün olmayan bir rahatsızlığın bulunması boşanma sebebi olarak kabul edilebilecek; fakat kusur durumundan bahsedilemeyeceğinden bu durum tazminat sebebi olmayacaktır.
Tedavi edilebilecek veya geçici bir rahatsızlığın olması durumunda ise öncelikle boşanma yerine eşlerin tedavi olmasına karar verilecektir. Ancak, cinsel problemi olan eş tedaviden kaçınıyorsa, tedaviden kaçınan eş kusurlu kabul edilecek ve hem boşanmaya hem de kusurlu olan tarafın tazminat ödemesine karar verilebilecektir.
Süre Konusu
Bu konuyla ilgili net bir süre olmamakla birlikte daha önce verilen Yargıtay kararı dikkatimizi çekmektedir. Karar şöyle; 'Taraflar 5 gün bir arada kalmışlardır.
Bu süre taraflar arasında cinsel uyumsuzluk bulunduğunu kabul için yeterli değildir. Yalnızca cinsel ilişkinin 5 gün içinde kurulamamış olması evlilik birliğinin temelden sarsıldığını göstermez.'
Ve yine Yargıtay’ın konuyla ilgili bir başka kararı da şöyle; 'Davalının cinsel ilişkiye girmediği tanık sözleri ve doktor raporuyla doğrulanmıştır. Beş ay gibi uzun bir süre ilişki kurulamamış olması evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olduğunu gösterir. Bu hususların gözetilmemiş olması, boşanma yerine davanın reddinin uygun bulunması doğru bulunmamıştır.' Aynı konuda açılan iki farklı karar da görüleceği gibi cinsellik yaşamama süresi de kararın seyrinde etkili olacaktır.
Cinsel Sırların Anlatılması
Eşlerden birinin eşi ile arasında geçen cinsel sırları başkasına anlatması, cinsel mahremiyetin ihlali anlamına gelmektedir. Bu da evlilik birliğinin temelden sarsılmasına neden olan ağır kusurlu bir davranıştır. Bu durum hem boşanma hem de tazminat sebebidir.
Cinsel Sorunlar Nedeniyle Boşanmada Tazminat
Medeni Kanun hükümlerine göre boşanmada kusurlu olan eş, talep edilmesi durumunda diğer eşe maddi ve manevi tazminat öder. Cinsel ilişkiden kaçınma, cinsel sırların anlatılması, tedavi edilebilecek bir rahatsızlık olmasına rağmen tedaviden kaçınılması tazminat ödeme yükümlülüğü doğurur. Eşlerden her ikisi de bir sebep olmadan cinsel ilişkiden kaçınmışsa, boşanmada eşit kusur doğacağından, her iki eş de tazminata hükmedilmez.
alıntı
Eşler Arasında Cinsel İlişki Yaşanmaması
Eşler arasında cinsel ilişkinin yaşanmaması nedeniyle mahkemeye başvurmanız durumunda mahkeme tarafından öncelikle taraflar arasında cinsellik yaşanması engelleyen fizyolojik bir sorun olup olmadığının tespit edilmesine dair rapor alınmasına karar verilecektir. Taraflardan birinin cinsel ilişki kurmasını engelleyen ve tedavisi mümkün olmayan bir rahatsızlığın bulunması boşanma sebebi olarak kabul edilebilecek; fakat kusur durumundan bahsedilemeyeceğinden bu durum tazminat sebebi olmayacaktır.
Tedavi edilebilecek veya geçici bir rahatsızlığın olması durumunda ise öncelikle boşanma yerine eşlerin tedavi olmasına karar verilecektir. Ancak, cinsel problemi olan eş tedaviden kaçınıyorsa, tedaviden kaçınan eş kusurlu kabul edilecek ve hem boşanmaya hem de kusurlu olan tarafın tazminat ödemesine karar verilebilecektir.
Süre Konusu
Bu konuyla ilgili net bir süre olmamakla birlikte daha önce verilen Yargıtay kararı dikkatimizi çekmektedir. Karar şöyle; 'Taraflar 5 gün bir arada kalmışlardır.
Bu süre taraflar arasında cinsel uyumsuzluk bulunduğunu kabul için yeterli değildir. Yalnızca cinsel ilişkinin 5 gün içinde kurulamamış olması evlilik birliğinin temelden sarsıldığını göstermez.'
Ve yine Yargıtay’ın konuyla ilgili bir başka kararı da şöyle; 'Davalının cinsel ilişkiye girmediği tanık sözleri ve doktor raporuyla doğrulanmıştır. Beş ay gibi uzun bir süre ilişki kurulamamış olması evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olduğunu gösterir. Bu hususların gözetilmemiş olması, boşanma yerine davanın reddinin uygun bulunması doğru bulunmamıştır.' Aynı konuda açılan iki farklı karar da görüleceği gibi cinsellik yaşamama süresi de kararın seyrinde etkili olacaktır.
Cinsel Sırların Anlatılması
Eşlerden birinin eşi ile arasında geçen cinsel sırları başkasına anlatması, cinsel mahremiyetin ihlali anlamına gelmektedir. Bu da evlilik birliğinin temelden sarsılmasına neden olan ağır kusurlu bir davranıştır. Bu durum hem boşanma hem de tazminat sebebidir.
Cinsel Sorunlar Nedeniyle Boşanmada Tazminat
Medeni Kanun hükümlerine göre boşanmada kusurlu olan eş, talep edilmesi durumunda diğer eşe maddi ve manevi tazminat öder. Cinsel ilişkiden kaçınma, cinsel sırların anlatılması, tedavi edilebilecek bir rahatsızlık olmasına rağmen tedaviden kaçınılması tazminat ödeme yükümlülüğü doğurur. Eşlerden her ikisi de bir sebep olmadan cinsel ilişkiden kaçınmışsa, boşanmada eşit kusur doğacağından, her iki eş de tazminata hükmedilmez.
alıntı