Cinsel içerikli videolara bakmak gereksinim midir ahlaksızlık mıdır ?

  • Kullanıcı iFt
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Genel Tartışma
Konu sahibi son olarak 902 gün önce görüldü
Niye ahlaksızlık olsun ki.
Bir gereksinim,ihtiyaçtır...
 
Gençler, tamam bakıyoruz da kılıf uydurmayın yav ihtiyaç falan değil nerdeyse günah değil diyeceksiniz. :D
 
Asosyallik, işsizlik, boş vaktin çokluğu gibi sebeplere sahip olanlarda sıklıkla rastlanır. Ahlaksızlık olarak değerlendirmek sanki biraz ağır kaçıyor gibime geldi ama olumsuz yönlerinin olmadığını söyleyemeyiz elbette. Uzak durmak gerek.
 
Ahlaksızlık da, gereksinim de değildir.
Sevgilisi olmayanların hayal dünyasınıdır :D
Ha sevgilin varken de izliyorsan biraz sapkınlığa girer.
 
Videosuna bagli aile planlama bolumu egitsel videolariyla shiffredi videolari bir degil
 
Gereksinimdir. Erkek fizyolojisi bunu gerektirir. Ahlaksız olan bunu normalleştirmek bence, yani yapıosan da bu sana kalsın, senin özelin olsun. Zaten bu normal diyip ulu orta dökmeye gerek yok.

Mesaja girmeden önce şunu söylemek isterim. Bi çok kişi ''ihtiyaçtır'' demiş eleştirimi sizin üzerinizde yapma sebebim. Bi bayan olarak bi erkeğin fizyolojik yapısını çok iyi biliyormuş gibi konuşmanızdan kaynaklandı.. Çok bilgili birine benziyorsunuz bende bişeyler kapabilriim umuduyla yorumumu ekleyip, vereceğiniz cevabı beklemek istedim. Belki aydınlanırım.
22 yıldir erkeğim ve bir gün olsun bunu ''ihtiyaç'' olarak görmedim. Nasıl oluyor da bunu ihtiyaç olarak yorumlayabiliyorsunuz ? Benim şahsi fikrim. Toplum belli, eğitim belli. Ne bir cinsel eğitim alıyoruz, ne de bilgilendiriliyoruz. Bu da cinselliği ulaşılması zor bi konuma getiriyor. Dolayısıyla insan olmamızdan kaynaklı bazı içgüdüsel şeyler yüzünden ''imkansız'' ''ulaşılması zor'' ne varsa bize ödül gibi geliyor ve her ne olursa olsun peşine düşüyoruz, yeri gelince sapkınlığa varıyor bu takip. Bunların tüm sebebini eğitim seviyesi ve cahil toplumumuz olarak görüyorum. Cinsellik nedir? bizim varlığımızı sürdürebilmemiz için çoğalma yöntemidir. Fakat zevkli kabul, bu yüzden sürekli tekrarı olabilen bi olay.Ama su değil, yemek değil nasıl oluyor da ihtiyaç konumuna geliyor ? Ne oluyor yani cinsel birleşme olmayınca ? Bi eksiklik ? bi fazlalık ? sağlık sorunu ? Kişi kendini geliştirmeye gitmeyip uvuzlarını terbiye edemeyecek kadar cahil ve dar görüşlü ise suç kimde ? Siz ve sizin gibiler bu tarz konulara '' ihtiyaç '' diye diye insanın psikolojisin de derinden etkiler bırakıyorsunuz. Sonra tecavüz olayları artıyor, tacizler artıyor, sapkınlıklar artıyor... Kimin sayesin de ? Tabii ki sizin gibiler sayesinde. Buna bi çözüm bulunması gerek diye düşünüyorum ve değerli yorumunuzu bekliyorum... Hah şunuda eklemek isterim ruh halinizi bilmiyorum bu mesajıma basite kaçarak aşağlayıcı bi şekilde '' sende sorun var '' diye cevap atarsanız şimdiden ona da cevap vereyim. Deneyebiliriz : )
Yorumunuzu bekliyorum. Saygılar.
 
Mesaja girmeden önce şunu söylemek isterim. Bi çok kişi ''ihtiyaçtır'' demiş eleştirimi sizin üzerinizde yapma sebebim. Bi bayan olarak bi erkeğin fizyolojik yapısını çok iyi biliyormuş gibi konuşmanızdan kaynaklandı.. Çok bilgili birine benziyorsunuz bende bişeyler kapabilriim umuduyla yorumumu ekleyip, vereceğiniz cevabı beklemek istedim. Belki aydınlanırım.
22 yıldir erkeğim ve bir gün olsun bunu ''ihtiyaç'' olarak görmedim. Nasıl oluyor da bunu ihtiyaç olarak yorumlayabiliyorsunuz ? Benim şahsi fikrim. Toplum belli, eğitim belli. Ne bir cinsel eğitim alıyoruz, ne de bilgilendiriliyoruz. Bu da cinselliği ulaşılması zor bi konuma getiriyor. Dolayısıyla insan olmamızdan kaynaklı bazı içgüdüsel şeyler yüzünden ''imkansız'' ''ulaşılması zor'' ne varsa bize ödül gibi geliyor ve her ne olursa olsun peşine düşüyoruz, yeri gelince sapkınlığa varıyor bu takip. Bunların tüm sebebini eğitim seviyesi ve cahil toplumumuz olarak görüyorum. Cinsellik nedir? bizim varlığımızı sürdürebilmemiz için çoğalma yöntemidir. Fakat zevkli kabul, bu yüzden sürekli tekrarı olabilen bi olay.Ama su değil, yemek değil nasıl oluyor da ihtiyaç konumuna geliyor ? Ne oluyor yani cinsel birleşme olmayınca ? Bi eksiklik ? bi fazlalık ? sağlık sorunu ? Kişi kendini geliştirmeye gitmeyip uvuzlarını terbiye edemeyecek kadar cahil ve dar görüşlü ise suç kimde ? Siz ve sizin gibiler bu tarz konulara '' ihtiyaç '' diye diye insanın psikolojisin de derinden etkiler bırakıyorsunuz. Sonra tecavüz olayları artıyor, tacizler artıyor, sapkınlıklar artıyor... Kimin sayesin de ? Tabii ki sizin gibiler sayesinde. Buna bi çözüm bulunması gerek diye düşünüyorum ve değerli yorumunuzu bekliyorum... Hah şunuda eklemek isterim ruh halinizi bilmiyorum bu mesajıma basite kaçarak aşağlayıcı bi şekilde '' sende sorun var '' diye cevap atarsanız şimdiden ona da cevap vereyim. Deneyebiliriz : )
Yorumunuzu bekliyorum. Saygılar.


Konuda benim fikrime eşdeğer yazanları genellemek adına, benim yorumum üzerinden bir cevap yazmış olmanı anlıyor,düşüncelerine saygı duyuyorum.
Ancak ''siz gibiler'' lafını söylemeden önce karşındakinin bilgisini, konumunu iyi bir tartman lazım.Çünkü ben Tıp Fakültesi mezunuyum. Anatomi, Fizyoloji, Üroloji baya da bir okudum yani.

Yazdığım şeyin üzerinden epey vakit geçmiş, ben de tekrar okuduğumda eksik ve yanlış yönde olduğuna kanaat getirdim..
Gerekliliği görsel uyaranlardan ziyade ''cinsellik'' lehine yapmak lazım. Çünkü cinsellik tıpkı yemek yemek, uyumak gibi bir dürtüdür.
Tam bir sağlık hali için-hormonal dengeiçin- cinsellik de şarttır. Depresyon belirtilerine göz atarsan libido azalmasını da belirtiler arasında göreceksin.

Doğanın kurgusu kadının doğurgan olması, erkeğin soyu devam ettirmesi yönündedir. Puberteyle başlar, kadında yumurtalar bitene erkekte ise ölene kadar devam eder. Kadın her ay bir yumurta atar, bebek için vücudunu hazırlar; periyodunda özellikle ovulasyon sürecinde cinsel isteği artar. Buna paralel erkeğin de sperm üretimi devam eder.
Bu olaylar üzerinde kişinin kontrol edici bir gücü de yoktur.Belirleyici unsur hormonlardır. Ne kadın salınan LH,FSH,PRL,Östrojeni; ne de erkek salınan Testosteronu kontrol edebilir. Erkeğin ritmini sabah ereksiyonundan ve ejekülasyonundan da anlayabilirsin. Değişebilirliği, düzeni, miktarı genetik, çevre ve insan bedeniyle ilişkilidir.

İşin sosyal boyutuna gelirsek;kişinin kendi elinde olan, bedeninin isteklerine nasıl ve ne şekilde yanıt vereceği.
Yani bir kişi gidip gerçek bi birleşmeyle bunu yaşar, bir diğeri konuda bahsedildiği gibi görsel işitsel uyaranla mastürbasyon yapar, bi başkası hiçbirini yapmaz, kendi kendine olur vs vs.. İşin insani boyutu ve tecavüzler, sapkınlıklar zaten bu noktada başlıyor.
Dürtülerini kontrol etmekte yatıyor. Hiç cinsellik yaşamayıp bunu sürekli bastıran biri de tecavüzcü olabilir, bastırmayıp bunu normal yaşayan da tecavüzcü olabilir. Bunun cinselliğe bakış açısı ve yaşayışıyla ilgili değil ''ahlak'' kavramıyla ilişkili olduğunu düşünüyorum. Eğitim de ahlak oluşumunda etkili olduğundan sana eğitim konusunda katılıyorum.

Söyleyeceklerim bu kadar,umarım faydalı olmuştur.
 



Konuda benim fikrime eşdeğer yazanları genellemek adına, benim yorumum üzerinden bir cevap yazmış olmanı anlıyor,düşüncelerine saygı duyuyorum.
Ancak ''siz gibiler'' lafını söylemeden önce karşındakinin bilgisini, konumunu iyi bir tartman lazım.Çünkü ben Tıp Fakültesi mezunuyum. Anatomi, Fizyoloji, Üroloji baya da bir okudum yani.

Yazdığım şeyin üzerinden epey vakit geçmiş, ben de tekrar okuduğumda eksik ve yanlış yönde olduğuna kanaat getirdim..
Gerekliliği görsel uyaranlardan ziyade ''cinsellik'' lehine yapmak lazım. Çünkü cinsellik tıpkı yemek yemek, uyumak gibi bir dürtüdür.
Tam bir sağlık hali için-hormonal dengeiçin- cinsellik de şarttır. Depresyon belirtilerine göz atarsan libido azalmasını da belirtiler arasında göreceksin.

Doğanın kurgusu kadının doğurgan olması, erkeğin soyu devam ettirmesi yönündedir. Puberteyle başlar, kadında yumurtalar bitene erkekte ise ölene kadar devam eder. Kadın her ay bir yumurta atar, bebek için vücudunu hazırlar; periyodunda özellikle ovulasyon sürecinde cinsel isteği artar. Buna paralel erkeğin de sperm üretimi devam eder.
Bu olaylar üzerinde kişinin kontrol edici bir gücü de yoktur.Belirleyici unsur hormonlardır. Ne kadın salınan LH,FSH,PRL,Östrojeni; ne de erkek salınan Testosteronu kontrol edebilir. Erkeğin ritmini sabah ereksiyonundan ve ejekülasyonundan da anlayabilirsin. Değişebilirliği, düzeni, miktarı genetik, çevre ve insan bedeniyle ilişkilidir.

İşin sosyal boyutuna gelirsek;kişinin kendi elinde olan, bedeninin isteklerine nasıl ve ne şekilde yanıt vereceği.
Yani bir kişi gidip gerçek bi birleşmeyle bunu yaşar, bir diğeri konuda bahsedildiği gibi görsel işitsel uyaranla mastürbasyon yapar, bi başkası hiçbirini yapmaz, kendi kendine olur vs vs.. İşin insani boyutu ve tecavüzler, sapkınlıklar zaten bu noktada başlıyor.
Dürtülerini kontrol etmekte yatıyor. Hiç cinsellik yaşamayıp bunu sürekli bastıran biri de tecavüzcü olabilir, bastırmayıp bunu normal yaşayan da tecavüzcü olabilir. Bunun cinselliğe bakış açısı ve yaşayışıyla ilgili değil ''ahlak'' kavramıyla ilişkili olduğunu düşünüyorum. Eğitim de ahlak oluşumunda etkili olduğundan sana eğitim konusunda katılıyorum.

Söyleyeceklerim bu kadar,umarım faydalı olmuştur.

Beklediğim yorum : )
Tıp fakültesi mezunu olduğunuza göre bilgileriniz göz ardı edilemez.'' Sizin gibiler '' derken karşıt görüş babında dediğimi art niyet olmadığını size ve bilgilerinize büyük bi' saygı duyduğumu belirtip konuya gireyim.
Bi' erkeğin yapısını, kitapdan okuyarak öğrenmekten ziyade erkek olarak yaşamanın getireceği bilgi daha fazladır diye düşünüyorum. Sonuçta en büyük tecrübe yaşamaktır. Cinselliği tıpki yemek yemek ve uyumak gibi gerçek ihtiyaçlarla bağdaştırmışsınız ve doğanın kurgusunu örnek göstermişsiniz. Size şu konuda katılıyorum acıkmak, uyumak istemek gibi cinsellikte bi dürtüdür bunu iki karşı cins yan yana geldimi zaten anlayabiliyoruz. Fakat yinede ihtiyaç değildir. Doğanın kurgusundan yola çıkarsak evet öyle bi kurgu vardır ''insanlar doğar, yemek yer, doğurur, ölür vs '' Fakat ortaya bi seçenek çıkıyor ise ihtiyaçtan ziyade seçmeye dayalı bi olaya dönüşür. Ki seçenekde çıkıyor sana belli bi noktaya geldin mi '' ister herkes gibi üre, çoğal ya da soyunu devam ettirmeden öl '' böyle bi seçenek olduğuna göre biz buna ihtiyaç diyemeyiz. Çünkü ihtiyaç zorunludur kesinlikle olması gereken bişeydir, yemek yemek gibi sana herhangi bi seçenek sunmaz. Buraya kadar yazdığım mesajda açık kapı bıraktığımı farkediyorum onuda şöyle kapamak isterim. Belirttiğim seçeneğe şunu ekleyebilip beni eleştirebilirisiniz '' yemek ye yaşa yada yemek yeme öl '' bunu ekleyip bunda da seçenek cıkıyor buda zorunlu değildir diyebilirsiniz. Fakat yanliş olur biz burda cinselliği konuşuyoruz... Ayrıca '' ihtiyaç '' denildimi bencil olmak zorundasınızdır.. Ben merkezli düşünmelisiniz. Dolayısıyla bi 2.ci şahıs olmayacağından cinselliği '' ihtiyaç '' konumundan çıkartabiliyoruz.

Herneyse daha fazla laf ebeliği yapmadan sonuca varayım.. Olay tamamen psikolojiktir. Siz nasıl bi müslümana doğduğu günden beri '' domuz eti yeme '' diyip onun psikolojisin de derin bir etki bırakıyorsanız.. Cinselliğe basitçe ihtiyaçtır diyerekten de böyle bi etki birakiyorsunuz. Sonuç olarak hoş şeyler çıkartmıyor ortaya. Tecavüz eden kendini '' benim ihtiyacım var '' diyerekten savunabiliyor / aklayabiliyor.. Günümüzde bunun örneklerini çokca görebiliyoruz. Bunlar hoş şeyler değil... Bakın vurgulayarak söylüyorum ''tecavüz olayları'' bu size karşı bi saldırı.. Yani ben bundan ben erkeğim diyerekten sıyrılabilirim fakat öyle değil.. İnsanları ve güncel olayları inceleyince durumun ne kadar vahim bi vaziyette olduğunu ve bunun ilerlediğini anlayabilirsiniz.. Günümüz de hayvanları bırakın damacanaya yürüyenler var sırf bu '' ihtiyaçtır '' kelimesinin tahribatı yüzünden.. Size çoğu konu da hak verdiğimi belirtiyorum. Fakat yine de bu görüşten vazgeçilmesi konusun da ısrarcıyım. En azından daha güzel bir dille halka bilgi vererek, aydınlatarak '' ihtiyaçtır '' gibi basit bi cümleye kaçmadan anlatılması gerektiğine inanıyorum.. Bakın burda savunduğum görüşten vazgeçmedim.. Bugün damacanaya yürüyenler yarın bizede yürür diye düşünüp korkudan tir tir titriyorum :oy:
 
Beklediğim yorum : )
Tıp fakültesi mezunu olduğunuza göre bilgileriniz göz ardı edilemez.'' Sizin gibiler '' derken karşıt görüş babında dediğimi art niyet olmadığını size ve bilgilerinize büyük bi' saygı duyduğumu belirtip konuya gireyim.
Bi' erkeğin yapısını, kitapdan okuyarak öğrenmekten ziyade erkek olarak yaşamanın getireceği bilgi daha fazladır diye düşünüyorum. Sonuçta en büyük tecrübe yaşamaktır. Cinselliği tıpki yemek yemek ve uyumak gibi gerçek ihtiyaçlarla bağdaştırmışsınız ve doğanın kurgusunu örnek göstermişsiniz. Size şu konuda katılıyorum acıkmak, uyumak istemek gibi cinsellikte bi dürtüdür bunu iki karşı cins yan yana geldimi zaten anlayabiliyoruz. Fakat yinede ihtiyaç değildir. Doğanın kurgusundan yola çıkarsak evet öyle bi kurgu vardır ''insanlar doğar, yemek yer, doğurur, ölür vs '' Fakat ortaya bi seçenek çıkıyor ise ihtiyaçtan ziyade seçmeye dayalı bi olaya dönüşür. Ki seçenekde çıkıyor sana belli bi noktaya geldin mi '' ister herkes gibi üre, çoğal ya da soyunu devam ettirmeden öl '' böyle bi seçenek olduğuna göre biz buna ihtiyaç diyemeyiz. Çünkü ihtiyaç zorunludur kesinlikle olması gereken bişeydir, yemek yemek gibi sana herhangi bi seçenek sunmaz. Buraya kadar yazdığım mesajda açık kapı bıraktığımı farkediyorum onuda şöyle kapamak isterim. Belirttiğim seçeneğe şunu ekleyebilip beni eleştirebilirisiniz '' yemek ye yaşa yada yemek yeme öl '' bunu ekleyip bunda da seçenek cıkıyor buda zorunlu değildir diyebilirsiniz. Fakat yanliş olur biz burda cinselliği konuşuyoruz... Ayrıca '' ihtiyaç '' denildimi bencil olmak zorundasınızdır.. Ben merkezli düşünmelisiniz. Dolayısıyla bi 2.ci şahıs olmayacağından cinselliği '' ihtiyaç '' konumundan çıkartabiliyoruz.

Herneyse daha fazla laf ebeliği yapmadan sonuca varayım.. Olay tamamen psikolojiktir. Siz nasıl bi müslümana doğduğu günden beri '' domuz eti yeme '' diyip onun psikolojisin de derin bir etki bırakıyorsanız.. Cinselliğe basitçe ihtiyaçtır diyerekten de böyle bi etki birakiyorsunuz. Sonuç olarak hoş şeyler çıkartmıyor ortaya. Tecavüz eden kendini '' benim ihtiyacım var '' diyerekten savunabiliyor / aklayabiliyor.. Günümüzde bunun örneklerini çokca görebiliyoruz. Bunlar hoş şeyler değil... Bakın vurgulayarak söylüyorum ''tecavüz olayları'' bu size karşı bi saldırı.. Yani ben bundan ben erkeğim diyerekten sıyrılabilirim fakat öyle değil.. İnsanları ve güncel olayları inceleyince durumun ne kadar vahim bi vaziyette olduğunu ve bunun ilerlediğini anlayabilirsiniz.. Günümüz de hayvanları bırakın damacanaya yürüyenler var sırf bu '' ihtiyaçtır '' kelimesinin tahribatı yüzünden.. Size çoğu konu da hak verdiğimi belirtiyorum. Fakat yine de bu görüşten vazgeçilmesi konusun da ısrarcıyım. En azından daha güzel bir dille halka bilgi vererek, aydınlatarak '' ihtiyaçtır '' gibi basit bi cümleye kaçmadan anlatılması gerektiğine inanıyorum.. Bakın burda savunduğum görüşten vazgeçmedim.. Bugün damacanaya yürüyenler yarın bizede yürür diye düşünüp korkudan tir tir titriyorum :oy:


Tecrübe bi konuyu kavramada baş etken olabilir, ancak benim okuduklarım da yapılmış bir çok bilimsel çalışmanın ürünü. Onların içinde de tecrübeler var. Şikayet sürecinden tedavi sonuna kadar gözlemlediğim hastalar da öğrenmem üzerine yeteri kadar etkilidir.
Tabi bir erkek doktor olsaydım şu an sana çok daha fazla şey söyleyebilirdim :p

Aslında tartışma konusundan biraz saptık ama''Cinsellik ihtiyaç mıdır?'' şeklinde güzel de bir yere geldik.
Fikirlerinden anladığım ve karşı olduğum 2 şey üzerinde duracağım:

1) Cinsellik ihtiyacı
2) Bireyin kişisel ihtiyaçlarının topluma yansıması

Birincisi..
'Cinsellik olmadan da birey yaşayabiliyorsa, bu bir ihtiyaç olmamalı' diyorsun anladığım kadarıyla.

Kendim de daha iyi anlamak adına birkaç alıntı tanımlama yaptım:

İhtiyaç: Organizmanın eksikliğini hissettiği şeylerin tümüne denir.
Dürtü: Tüm davranışlarımızın altında bir ihtiyaç bulunmaktadır. Bu ihtiyacı gidermek için organizmada yer alan güce dürtü adı verilir.
Güdü: Organizmanın var olan ihtiyacını gidermek için belli bir yönde etkinlik gösterme eğilimidir.

Yemek,uyumak gibi eksikliğinde somut etkiler ortaya çıkan, ölümcül olabilen dürtüler yanında bireyin pskolojik durumuyla alakalı da ihtiyaçları var. Cinsellikle yalnızca fiziksel değil, ruhsal olarak da ihtiyacını karşılıyorsun. Sonrasında salınan 'Serotonin' hormonunu somut bir örnek olarak verebilirim. Mutlulukla ilşkilidir. Cinsellik dürtüsü uyku, açlık, susuzlukla beraber beyinde 'Limbik Sistem'in kontrolü altındadır. Bu da ispatlanmış bilimsel bir cümledir. Cinselliğin dürtü olduğunu kabul ettiysen, dürtü tanımından bir ihtiyaç olduğunu da kabul etmen lazım.
Olay pskolojik dersen de eksik olur. Senin yalnızca pskolojik dediğin şeylerle ilgili beyinde salınan nörotransmitterler, hormonlar var. Nörofizyoloji diye de bir bilim var. Pskolojik dendiğinde havada kalıyor gibi. Bu istek ve ihtiyaç yalnızca pskolojiyle ilintili değil.

İkincisi..
Demişsin ki 'Cinsellik ihtiyaçtır' fikrini savunup topluma kabul ettirdiğiniz sürece; adam da 'Bu benim ihtiyacımsa, gidermek için başvurduğum yollar da normaldir, bu da benim hakkımdır' şeklinde savunmaya geçecek, tecavüzü bu doğrultuda savunacaktır.
Bir bayan olarak buna karşı çıkın!

Peki ama yemek yemenin de bir ihtiyaç olduğunu söylüyorum. Bunu sen de kabul ediyorsun. Aynı şekilde yemek yemeye ulaşmak için hırsızlık yapılmasını ve bunu savunmasını da mı bu ihtiyaçtır dememize bağlıyorsun? O zaman sen de kendinle çelişiyorsun. Yemek de ihtiyaçsa, adam da çalıyor. Sen de bu suçun savunulmasında etkensin o zaman.
Kimse ihtiyaçlarının arkasına sığınıp suç teşkil eden şeyleri normalleştiremez, normalleştirmemeli.
Nasıl ki yemek yemeye ulaşmak için para kazanması gerekiyorsa, cinsellik ihtiyacını karşılamak için de uygun yolları seçmelidir.
Tecavüz eğiliminde benim 'bu ihtiyaçtır' dememden ziyade bozuk pskolojik ruh hali önem arz eder.
Bundan nasıl kurtulabiliriz sorusuna gelirsek; sana sonuna kadar katıldığımı, bilinçlenme ve eğitimin önemli olduğunu tekrar altını çizerek söylüyorum.

Çok uzattım, saygılı yaklaşımın için teşekkür ederim..
 
Cok uzun yaziyonuz yaa :T: okuyamiyoz
 
Sol el ile iliski sebebidir iste hayat kadinina para verip hasta olcana birakin video izlesin yani bunu kizlar bilr yapio
 
Bu konu üstünde uzun uzun tartışılacak bi durum değil , canı isteyen izler açar bakar bu yasal ve kişinin tercihiyle alakalı bir seçenek..!
 
Bu konu üstünde uzun uzun tartışılacak bi durum değil , canı isteyen izler açar bakar bu yasal ve kişinin tercihiyle alakalı bir seçenek..!

Bence tartışılmaya değer, yasallığı yada zorla izlettirilme fikri sorulmuyor.. İzleyen psikolojisi yorumlanıyor ki şahsen tartışmayı çok ilginç ve kayda değer buluyorum.
 



Tecrübe bi konuyu kavramada baş etken olabilir, ancak benim okuduklarım da yapılmış bir çok bilimsel çalışmanın ürünü. Onların içinde de tecrübeler var. Şikayet sürecinden tedavi sonuna kadar gözlemlediğim hastalar da öğrenmem üzerine yeteri kadar etkilidir.
Tabi bir erkek doktor olsaydım şu an sana çok daha fazla şey söyleyebilirdim :p

Aslında tartışma konusundan biraz saptık ama''Cinsellik ihtiyaç mıdır?'' şeklinde güzel de bir yere geldik.
Fikirlerinden anladığım ve karşı olduğum 2 şey üzerinde duracağım:

1) Cinsellik ihtiyacı
2) Bireyin kişisel ihtiyaçlarının topluma yansıması

Birincisi..
'Cinsellik olmadan da birey yaşayabiliyorsa, bu bir ihtiyaç olmamalı' diyorsun anladığım kadarıyla.

Kendim de daha iyi anlamak adına birkaç alıntı tanımlama yaptım:

İhtiyaç: Organizmanın eksikliğini hissettiği şeylerin tümüne denir.
Dürtü: Tüm davranışlarımızın altında bir ihtiyaç bulunmaktadır. Bu ihtiyacı gidermek için organizmada yer alan güce dürtü adı verilir.
Güdü: Organizmanın var olan ihtiyacını gidermek için belli bir yönde etkinlik gösterme eğilimidir.

Yemek,uyumak gibi eksikliğinde somut etkiler ortaya çıkan, ölümcül olabilen dürtüler yanında bireyin pskolojik durumuyla alakalı da ihtiyaçları var. Cinsellikle yalnızca fiziksel değil, ruhsal olarak da ihtiyacını karşılıyorsun. Sonrasında salınan 'Serotonin' hormonunu somut bir örnek olarak verebilirim. Mutlulukla ilşkilidir. Cinsellik dürtüsü uyku, açlık, susuzlukla beraber beyinde 'Limbik Sistem'in kontrolü altındadır. Bu da ispatlanmış bilimsel bir cümledir. Cinselliğin dürtü olduğunu kabul ettiysen, dürtü tanımından bir ihtiyaç olduğunu da kabul etmen lazım.
Olay pskolojik dersen de eksik olur. Senin yalnızca pskolojik dediğin şeylerle ilgili beyinde salınan nörotransmitterler, hormonlar var. Nörofizyoloji diye de bir bilim var. Pskolojik dendiğinde havada kalıyor gibi. Bu istek ve ihtiyaç yalnızca pskolojiyle ilintili değil.

İkincisi..
Demişsin ki 'Cinsellik ihtiyaçtır' fikrini savunup topluma kabul ettirdiğiniz sürece; adam da 'Bu benim ihtiyacımsa, gidermek için başvurduğum yollar da normaldir, bu da benim hakkımdır' şeklinde savunmaya geçecek, tecavüzü bu doğrultuda savunacaktır.
Bir bayan olarak buna karşı çıkın!

Peki ama yemek yemenin de bir ihtiyaç olduğunu söylüyorum. Bunu sen de kabul ediyorsun. Aynı şekilde yemek yemeye ulaşmak için hırsızlık yapılmasını ve bunu savunmasını da mı bu ihtiyaçtır dememize bağlıyorsun? O zaman sen de kendinle çelişiyorsun. Yemek de ihtiyaçsa, adam da çalıyor. Sen de bu suçun savunulmasında etkensin o zaman.
Kimse ihtiyaçlarının arkasına sığınıp suç teşkil eden şeyleri normalleştiremez, normalleştirmemeli.
Nasıl ki yemek yemeye ulaşmak için para kazanması gerekiyorsa, cinsellik ihtiyacını karşılamak için de uygun yolları seçmelidir.
Tecavüz eğiliminde benim 'bu ihtiyaçtır' dememden ziyade bozuk pskolojik ruh hali önem arz eder.
Bundan nasıl kurtulabiliriz sorusuna gelirsek; sana sonuna kadar katıldığımı, bilinçlenme ve eğitimin önemli olduğunu tekrar altını çizerek söylüyorum.

Çok uzattım, saygılı yaklaşımın için teşekkür ederim..


Tecrübe bi konuyu kavramada baş etken olabilir, ancak benim okuduklarım da yapılmış bir çok bilimsel çalışmanın ürünü. Onların içinde de tecrübeler var. Şikayet sürecinden tedavi sonuna kadar gözlemlediğim hastalar da öğrenmem üzerine yeteri kadar etkilidir.
Tabi bir erkek doktor olsaydım şu an sana çok daha fazla şey söyleyebilirdim

Bakın ne güzel söylemişsiniz, şikayet eden hastalar vs. var diye. İnsanlık adına gereksiz zaman kaybı olarak görüyorum bu döngüyü ve sizi sorumlu tutuyorum bu konudan. Öncelikle '' ihtiyaç '' diye diye insanları hasta ediyorsunuz, sonrasında gelen ruh hastalarını tedavi ediyorsunuz ve aynı zaman da hala insanları hasta eden konuda aynı yolda yürümeye devam ediyorsunuz ve bu da büyük zaman kayıplarına neden oluyor.
Bunlarla uğraşmasaydınız belkide kanserin tedavisini bulmuş olacaktınız. Kusura bakmayın bu konuda %99 hatalı buluyorum sizi.

2 konuya değinmişsiniz. Ben de bu konular üzerinden ısrarcı görüşümü yazayım.

1) Cinsellik ihtiyacı

İhtiyaç: Organizmanın eksikliğini hissettiği şeylerin tümüne denir.

Bilimsel olarak kabul gören açıklaması budur ben de kısmen katılıyorum. Fakat yine de olayı psikolojiye bağlıyorum.. Örnek vermek gerekirse insanlar da içgüdüsel olarak çok vahşi yaratıklardır ve bunun eksikliğini az bişey hissediyoruz çünkü binlerce yıl geçmişten gelen bir his ve doğal olarak etkisini fazlasıyla kaybetmiş. Yani siz bi insanı doğduğu günden bu yana sürekli kavga bir 'ihtiyaçtır'' diye diye yetiştirirseniz artık o insan o yönde ilermeye başlar. Çünkü psikolojik olarak tetiklemiş oluyorsunuz. İhtiyaç sürekliliğe dayalı bi kavramdır ve biz buna ihtiyaç dediğimiz sürece sapkınlara düşmemizi normal olarak karşılamanız gerekir.

Cinsel birleşme neden yapılır ? Üremek için yani karar senin ister genlerini bi sonra ki nesile aktarırsın istersen aktarmazsın. Bakın seçenek var orta da birini seçebiliyorsun. Eğer seçenek var ise ''ihtiyaç'' yani %100 gerekli bi hal alamaz. Dürtü olmasını kabul ediyorum fakat üreme yönün de... Dürtüyü kabul ediyor olmam ihtiyacı kabul ediyor olacağım anlamına gelmiyor. İsterse en kral bilim adamı gelsin bu konu da yinede kabul etmem belki yanlış düşünüyordur bilim adamı, belki yanlış bişeye inaniyoruz ?

Çok fazla bilimsel terim kullanmışsınız.. Haklısınız zaten bir çok konu da. Benim değinmek istediğim nokta şu. İnsanız evet her canlı gibi üremek için belirli bi hormonlarımız var bu konuyu anlıyorum zaten. Fakat ihtiyaç diyip keyfe keder, sadece zevkine olan bi meseleyi üreme olayı dışın da ihtiyaç haline getiriyorsunuz.. Benim anlamadığım nokta bu. Bakın seksi zevk dışın da yapan sadece bilinen 3 canlı var.. İnsanlar, yunuslar ve bonoboo şempanzeleri. Bu üçüyle diğer hayvanları ayıran ortak nokta nedir ? Zeki olmaları o yüzden seks gibi keyfi bir şey yapar, portakal yemek gibi, kahve içmek gibi.. Demek istediğimi anlıyor musunuz ? Keyif amaçlı, olmazsa ölümle sonuçlanmayacak bi olay. Yani ihtyaç gibi %100 zorunlu bişeyin dışın da... İhtiyaç, dürtü, güdü terimlerinin anlamları bu konuda sizin görüşünüzü haklı çıkaracak kadar güçlü değiller maalesef... Deme o ki: Bunu ihtiyaç haline getirmeye çalışan bizi derinden etkileyen olay aslın da kendi kendimize ihtiyaç haline getirme çabamız... Kendimizi haklı çıkarma çabamız.

Keyfe keder cinsellik = İhtiyaç değildir ( bunu kafamıza sokan toplumdur )
Üremek için tetiklenen hormonlar : Seçenektir ister ürersin ister üremezsin.


2) Bireyin kişisel ihtiyaçlarının topluma yansıması

Yemek yemeyi ihtiyaç olarak görüyorum, kabul ediyorum... Fakat yemek konusu çok farklı bi konu. Ben kendimle çelişmiyorum bakın 2 si farklı konu biri ihtiyaç diğeri keyfi: ) Karnını doyurmak için çalan insan görürsem bi tane de ben çalarım onun için. Bu gerçek bi ihtiyaçtır ve evet ben o suçu severek savunurum. Baksanıza etrafa aptal aptal şeylerden başka bişey yapmıyoruz, sistemin kölesiyiz. Sistem de yürürken adam taşa çarpip yere düşüyor ve hiç kimse de kaldırmıyor sonra ne oluyor ? çalıyor, tabi çalacak başka ne yapsın ?
Fakat siz seks gibi keyfi bi olayı ihtiyaç konumuna getirip tecavüzü normalleştirmeye çalışıyorsunuz. Evet istemeden de olsa bunu yapiyorsunuz. Ben buna karşıyım. Son olarak en başta belirttiğim gibi. İnsanların psikolojisini bozan da sizin bu sekse '' ihtiyaçtır '' görüşünü savunmanız.

Savaşmayın, sevişin :öp:
 
Doos

Şikayet;tıpta bir kavramdır.Cinselliği şikayet ediyorlar demedim.
Grip olan biri burun akıntısı şikayetiyle gelir mesela. Tıbbi bilgi düzeyimi anlatırken genel olarak kullandım o ifadeyi.

İhtiyaçtır dememle insanları Tıp Camiası hasta ediyormuş gibi cevaplamana bir anlam veremedim.
Sana da ihtiyaç diyorum sen neden hasta olmuyorsun? Kurduğun tamamen düz mantık.
Kimin neyle uğraşıp ilgilendiğini de sen bilemezsin kanser vs diyerek. Herkes neyle uğraşması gerekiyorsa uğraşıyor zaten. Sen kanser nasıl bir hastalık fizyopatolojisi nedir biliyor musun? çözüm bulmak için herhangi bir bilimsel donanıma sahip misin de iki durum
arasında kıyas yapıp rahatlıkla konuşabiliyorsun?

Ben sana cinselliğin dürtü olduğunu beyindeki merkezine kadar bilimsel olarak açıkladım. Diğer dürtülerle de kıyasladım.
Nasıl ki açlığını kontrol edemiyorsan üremeye hazırlanan vücudunu da kontrol edemezsin. KONTROL EDEBİLDİĞİN SENİN CİNSEL İSTEĞE YANITINDIR. O esnada vücudunda olan olaylar değildir.

Kadının ovulasyon döneminde libidosu artar.
Yumurta atıldığı anda spermle birleşmesi istenir. İstesin ya da istemesin bu her ay olur.
Erkekte kadından daha yüksek düzeyde testosteron vardır. Testosteron libidoyu arttırır. Salınımı erkeğin elinde değildir, tıpkı karaciğerinin çalışması gibi düşün.
Bak bu verdiğim bilgiler en temel endokrin bilgileri sana. Ezbere konuşmuyorum.
Kavgayla bunu kıyaslayamazsın. Kavgacı birinin vücudundan bi tane örnek ver bana?

İnsanın kontrol edebildiği isteğin eyleme dönüşme kısmı. Bunu üremek için ya da zevk için yaşar ya da hiç yaşamaz.Orda bambaşka etmenler devreye giriyor.

Yemekle cinsellik farklı konu evet ama 2 si de dürtü.
Sen benim cinsellik dürtüdür ifademden yola çıkıp tecavüze etkendir dersen
ben de senin açlık dürtüdür ifadenden yola çıkıp bu da hırsızlığa etkendir derim.


Hırsızlık yapan da tecavüz eden de benim gözümde suçlu.
Ancak bunun bizim ihtiyaçtır dememizle bir alakası yok.
Tecavüzü normalleştime düşüncemi de senin yine düz mantık kurmanla ilişkilendiriyorum.
Bi kadın olarak bunu nasıl normalleştirebirim?
Söyleyeceklerim bu kadar, savunduklarım üstüne ekleyeceğim birşey kalmadı.
 
Nazlı

Bende de bu kadar, ekleyecek bişeyim yok... Zaten anlaşamıyoruz, düz mantık diyip geçeceğinize söylediklerimi biraz düşünüp mantık arasaydınız keşke... Umarım bundan sonra '' ihtiyaç '' dan daha güzel bi kelime bularak açıklarsınız durumu bi doktor olarak sizden başlaması gerekiyor bu olayın diye düşünüyorum. İyi akşamlar.
 
Nazlı

Bende de bu kadar, ekleyecek bişeyim yok... Zaten anlaşamıyoruz, düz mantık diyip geçeceğinize söylediklerimi biraz düşünüp mantık arasaydınız keşke... Umarım bundan sonra '' ihtiyaç '' dan daha güzel bi kelime bularak açıklarsınız durumu bi doktor olarak sizden başlaması gerekiyor bu olayın diye düşünüyorum. İyi akşamlar.

Bir doktor olarak ben sana fizyolojisini de açıkladım.
Savunduğum şeyi temel tıbbi bilgilere dayandırdım. Sen, düşüncelerinden başka neye dayandırdın?
 
Konu o kadar çok uzamış ki...
Bence olay sadece; kime göre? neye göre.
Bana göre öyledir, başkasına göre böyle.

Ayrıca tekrar söylüyorum el ele tutuşmakta bir cinselliktir. Sarılmakta.
Önemli olan bunun hangi tarzda olduğu.
Film izliyoruz mesela; öpüşme sahnesi var. E o zaman yine bir cinsel içerikli film izledik... Ahlaksız mıyız biz?

Olay Cinsel İlişki üzerineyse de, kurgu temasında yine filmlerde görüntüler var(bazı şartlara uygun olarak). Yine mi ahlaksız oluyoruz?

Soruya göre o kadar farklı yerlere gitmiş ki cevaplar...
 
Geri