-
- Katılım
- Aralık 7, 2013
-
- Mesajlar
- 1,969
-
- Tepkime puanı
- 4
-
- Puanları
- 293
-
- Yaş
- 44
Araştırmamızda ele almaya çalıştığımız devre yani 630-681 arasında Gök-Türklerin bağımsızklıklarını kaybedişleri Gök-Türkçe yazılı kitabelerin en ünlüleri Tonyukuk, Kül Tegin ve Bilge Kağan abidelerinde acı bir şekilde anlatılarak milletin ders alması için dile getirilmiştir. Dile getirilirken kullanılan cümlelerde Gök-Türk devletlerinin yıkılış sebepleri üç önemli noktada toplanmaktadır. Devletin yıkılmasında birinci derecede sorumlu olarak başarılı Kağanlardan sonra tahta geçen diğer Kağanlar tutuluyordu. İkinci derecede sorumlu millet idi. Millet devletine karşı vazifelerini yerine getirmemişti. Üçüncü derecede tesir eden sebep Çinlilerin sürekli çevirdiği entrika ve uyguladıkları kurnaz siyaset idi.
Kağanların başarız idarelerine işaret edilirken I.Gök-Türk Devleti'nin muhteşem döneminden bahsedildikten sonra tahta geçen erkek kardeşkerin ağabeyleri gibi akıllı olmadıkları, oğulların babaları gibi akıllı olmadıkları için kötü Kağanların tahta oturduğu vurgulanmıştır. Üstelik bu sırada kumandanlarının da akılsız kimseler doluğu bildirilmiştir.
Milletin devletine karşı vazifelerini yerine getirmediği anlatılırken, beyleri ve milletin itaatkâr değil asî olduğu için devletin zaafa uğradığı açıklanmıştır.
Çin entrikaları ve uyguladıkları kurnaz siyasetine gelince onların etkili sözlerle ve ipekli kumaşlarla yabancı kavimleri kendilerine yakınlaştırdığı, daha sonra bunları aldatarak, fesat tohumları saçtığı, küçük kardeşle büyük kardeşi, milletle Kağanı birbirine düşürdüğü neticede devletin yıkılışa gittiği vurgulanmıştı. Ayrıca, Türk milletinin kendi Kağanını bıraktığı ve Çine bağlandığı için Tanrı'nın ona ölüm verdiği belirtilmiştir.
Gök-Türk kitabeleri yukarıda bahsettiğimiz bu üç ana sebebi açıklarken aslında Türk milletine Gök-Türk tarihinin bu devresini anlatmak suretiyle nasihat etmekte ve gelecekte aynı hataların tekrar edilmemesini istemektedirler. Bu devrede Türk beylerinin Türk adını bırakıp, Çin ad ve unvanlarını alarak onlara boyun eğdiklerini, neticede elli yıl T'ang İmparatorluğu'na hizmet ettikleri anlatılmıştır. Türk milletinin aç iken tokluğu, tok iken açlığı düşünmediği dolayısıyla Kağanının sözlerini dinlemediği yurdundan ayrılıp, harap ve bitkin düştüğü, kutlu yurt Ötüken'i terk edip su gibi kanının akıttığını, kemiklerinin dağlar gibi yığıldığını devletine karşı hata yaptığı açıklandı. Çin milletinin iyi bilge kişiyi yürütmediği, onun tatlı sözüne kapılan çok sayıda Türk insanının öldüğü, hilekâr ve kurnaz olduğu için küçük kardeşle büyük kardeşi birbirine düşürüp beylerle millet arasına nifak sokup Türk Devleti'nin yıkılmasına sebep olduğu, üstelik Türk milleti ona bu kadar çok hizmet ettiği hâlde her zaman onu öldürüp yok etmek maksadını taşıdığı anlatılmıştır.
Ahmet Taşağıl - Göktürkler, c.2, s.10-11-12
Kağanların başarız idarelerine işaret edilirken I.Gök-Türk Devleti'nin muhteşem döneminden bahsedildikten sonra tahta geçen erkek kardeşkerin ağabeyleri gibi akıllı olmadıkları, oğulların babaları gibi akıllı olmadıkları için kötü Kağanların tahta oturduğu vurgulanmıştır. Üstelik bu sırada kumandanlarının da akılsız kimseler doluğu bildirilmiştir.
Milletin devletine karşı vazifelerini yerine getirmediği anlatılırken, beyleri ve milletin itaatkâr değil asî olduğu için devletin zaafa uğradığı açıklanmıştır.
Çin entrikaları ve uyguladıkları kurnaz siyasetine gelince onların etkili sözlerle ve ipekli kumaşlarla yabancı kavimleri kendilerine yakınlaştırdığı, daha sonra bunları aldatarak, fesat tohumları saçtığı, küçük kardeşle büyük kardeşi, milletle Kağanı birbirine düşürdüğü neticede devletin yıkılışa gittiği vurgulanmıştı. Ayrıca, Türk milletinin kendi Kağanını bıraktığı ve Çine bağlandığı için Tanrı'nın ona ölüm verdiği belirtilmiştir.
Gök-Türk kitabeleri yukarıda bahsettiğimiz bu üç ana sebebi açıklarken aslında Türk milletine Gök-Türk tarihinin bu devresini anlatmak suretiyle nasihat etmekte ve gelecekte aynı hataların tekrar edilmemesini istemektedirler. Bu devrede Türk beylerinin Türk adını bırakıp, Çin ad ve unvanlarını alarak onlara boyun eğdiklerini, neticede elli yıl T'ang İmparatorluğu'na hizmet ettikleri anlatılmıştır. Türk milletinin aç iken tokluğu, tok iken açlığı düşünmediği dolayısıyla Kağanının sözlerini dinlemediği yurdundan ayrılıp, harap ve bitkin düştüğü, kutlu yurt Ötüken'i terk edip su gibi kanının akıttığını, kemiklerinin dağlar gibi yığıldığını devletine karşı hata yaptığı açıklandı. Çin milletinin iyi bilge kişiyi yürütmediği, onun tatlı sözüne kapılan çok sayıda Türk insanının öldüğü, hilekâr ve kurnaz olduğu için küçük kardeşle büyük kardeşi birbirine düşürüp beylerle millet arasına nifak sokup Türk Devleti'nin yıkılmasına sebep olduğu, üstelik Türk milleti ona bu kadar çok hizmet ettiği hâlde her zaman onu öldürüp yok etmek maksadını taşıdığı anlatılmıştır.
Ahmet Taşağıl - Göktürkler, c.2, s.10-11-12