Cinler Alemi ..

  • Kullanıcı EkSen
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Bunları Biliyor musunuz? Arşiv
Konu sahibi son olarak 53 gün önce görüldü
bi iki tanesini çağırıp çarpılmıyalım mı :D

Cin Çarpması dediğimiz olay öyle anladığınız gibi kişinin elini kolunu kırmak ağzını yüzünü yamultmak hali değildir ..
Cin çarpması insanın cüz-i iradesinin sulfi varlıklarca ele geçirilmesi halidir ..
 
hocam zaten işin gırgırındayım ben beni kimse çarpamaz benden aşağılık bir mahlukat y ada her neyse cin peri vırt zırt beni çarpacak ha :D

adamın yada her ne mahlukatsa bedeninden ruhunu alırım :D:D:D
 
hocam zaten işin gırgırındayım ben beni kimse çarpamaz benden aşağılık bir mahlukat y ada her neyse cin peri vırt zırt beni çarpacak ha :D

adamın yada her ne mahlukatsa bedeninden ruhunu alırım :D:D:D

Sus sus paranormal varliklar insana gercekten hayati dar edebilir gorunmeden de yapabilir o zaman sen birsey yapamazsin :lutfen:
 
Sus sus paranormal varliklar insana gercekten hayati dar edebilir gorunmeden de yapabilir o zaman sen birsey yapamazsin :lutfen:

Aslında bir çoğumuz hafif musallat altındayız ama farkında değiliz .. Zaten şeytanın en büyük silahıdır gizlilik ..
 
Maria puder ben günde bunların gözükenleriyle ugrasıyom bana zarar veremiyolar :D:D görünmeyen ne zarar verebilir :D:D Cami yaptım hem ben okudular beni yaklaşamaz bunlar bana :D:D:D:D:D:D
 
Sadece yere kaynar suyu dökmemek gerektiğini biliyordum.. Çünkü onlar yanabilirlermiş..
Bilgiler için teşekkürler..
 
Bana da bir zamanlar musallat olmuşlardı ama neyse ki kurtardık paçayı :D
 
varlıkları inkar edilmez zaten ama işine gücüne karıştırmamak senin elinde çekinme korkmana gerek yok :)
 
İnsan akıl melaikeleri normal bir düzende çalıştığı sürece görünmeyen bir korunma alanı içerisinde yaşar .. Kimi açıklamalarda bu alana melekler ya da hüddamlar koruyor denir .. Daha bilimsel açıklamalarda ise insan vücudunun yaymış olduğu manyetik enerjiden bahsedilir ..
Bilindiği gibi beyin insanın merkezidir .. Hastalık halinde merkezde de sıkıntılar başlar ve savunma hattında gedikler açılır ..
Cinler şuasal varlıklar oldukları için zaten insan vücudunun her tarafında dolaşabilirler ama sağlıklı bir aklı ve bedeni yönlendiremezler .. Bunu ancak insanın akıl melaikelerinde sorunlar oluşmaya başladığı zaman yapabilirler ..

Deli diye tabir ettiğimiz bir çok hastanın kendi kendine konuşmaları ya da garip hallerini göz önüne getirirseniz bu tip insanların cinler tarafından savunmasız bırakıldıklarını ve açık hedef haline geldiklerini fark edebilirsiniz ..

Kısacası hastalık hali insanı görünen ve görünmeyen musibetlere karşı zayıf düşürür ..


Bu dediğinize göre tüm psikolojik hastalıkların temelinde cinler mi yer alıyor?
 



Bu dediğinize göre tüm psikolojik hastalıkların temelinde cinler mi yer alıyor?

Hayır .. Tüm hastalıkların sebebi cinler değildir elbette ama etki ettikleri alanlar mevcuttur .. Hristiyanlıkta'ki şeytan çıkarma ritüelleri olsun,sırf bunun için vatikanda özel eğitim almış olan papazlar olsun, Çeçenistan'da kurulmuş olan " Cinler Hastanesi " olsun hep bu vakalar için vardırlar ..
 
Hayır .. Tüm hastalıkların sebebi cinler değildir elbette ama etki ettikleri alanlar mevcuttur .. Hristiyanlıkta'ki şeytan çıkarma ritüelleri olsun,sırf bunun için vatikanda özel eğitim almış olan papazlar olsun, Çeçenistan'da kurulmuş olan " Cinler Hastanesi " olsun hep bu vakalar için vardırlar ..

Cevaplarınız için teşekkürler. :)
 
Cinleri Tanıtan Dört Önemli Özellik

CİNLER'de mantıksal bütünlük yoktur.
CİNLER'de büyüklük duygusu aşırı gelişmiştir.
CİNLER'de kendini kontrol mekanizması çok zayıftır.
CİNLER'de sürekli tekrarlar mevcuttur.
Hangi isim altında, dünyanın neresinde olursa olsun verdikleri tebliğlerde daima yukarıda saydığımız bu dört esası derhal müşâhede edebiliriz.

Şimdi bu dört hususu açıklamaya çalışalım:

1. CİNLERDE mantıksal bütünlük yoktur

Eğer CİNLERDEN ya da kendi tanıtımlarına göre UZAYLILARDAN alınan tebliğler dikkatle tetkik edilecek olunursa, verilen konularda baştan sona mantıksal bir bütünlülük asla görülemez. Sürekli çelişkili beyânlar verilir. Bir yerde verilen beyân, bir başka yerde, ötekine ters düşer. Bunu kamufle etmek için de hemen bir yafta, bir kılıf sererler; "biz sizi düşündürmek, imtihan etmek, dikkatinizi ölçmek için bu çelişkileri koyuyoruz.''

Oysa, sürekli çelişki içindedirler. Bunun sebebi de "zekâ"ca güçlü olmalarına karşılık "akıl" yönünden bir hayli ölçülü yapıya sahip olmalarıdır. Pratik "zekâ" ile o an için o konuya bir çözüm getirebilirler, ancak "akıl" son derece sınırlı olduğu için, o anda buldukları çözüm mutlaka bir süre evvel verdikleri tebliğlere; ya da, bir süre sonra verecekleri tebliğlere, son derece ters düşerek, büyük bir çelişki oluşturacaktır.

2. CİNLERDE büyüklük duygusu aşırı gelişmiştir.

Burada bahsi geçen büyüklük, sadece duygusal büyüklük, gurur kibir anlamında olmayıp; birimsel ve boyutsal anlamdadır aynı zamanda.

Bir yandan kendilerini yeryüzünün yöneticileri olarak gösterip insanları buna inandırmaya çalışırlarken; diğer yandan da birimsel ve boyutsal büyüklüklerle düşünceleri allak - bullak edip, çaresiz hâle getirme çabaları içindedirler.

CİNLER, kendilerinin insanlardan ne kadar üstün, büyük ve yüce olduklarına inandırmak için de insanlarla aralarına mertebe koyarlar.

CİNLERİN, kendilerini UZAYLILAR diye tanıtarak verdikleri tebliğlere inanan insanların çok çok büyük bir kısmının, temelde İslâm düşünce sistemi, Tasavvuf düşünce sistemi üzerine alt yapıları mevcut değildir. Bahsedilen konular üzerinde, Kur'ân'ın görüşü nedir, o konuda Allah Rasûlü ne demiştir, hiç haberleri yoktur. Normal şartlarda konuşula gelenin çok değişiği olarak, bu bilgilere rastlanınca, hâliyle inanmaktadırlar... Üstelik...

CİNLER, bu kişilerin çoğunda halusinasyon türü, uzaylı - uzay gemili rüyalar veya uyanıklık halinde görülen imajlar da göstermektedirler ki, artık onlar için inanmaktan başkaca bir yol kalmamaktadır.

CİNLERİN insanları kandırmada önemli bir taktiği de, ayrıca şu olmaktadır:

Her medyum topluluğu, hangi inançlarla bezenmiş ise, onlara kendi inançları doğrultusunda tebliğ verilmekte, sanki onlardanmış gibi kendilerini kabûl ettirmektedirler.

Meselâ dini ciddiye almayanlara, aynı şekilde; dinle ilgilenene aynı şekilde; tasavvufa meyli olana bir tasavvuf önderinin ismini kullanarak gibi.

3. CİNLERDE kendilerini kontrol mekanizması çok zayıftır

Bu sebepten ayarları çok kolaylıkla kayar ve konuşmalarında haddi aşarlar. Buna şayet tâbiri caiz ise "reostaları bozuktur" da denilebilir.

Bazen Yaradanı yaradan, yüce güçler olurlar; bazen, ALLAH'ı bedenleyip insanların arasına yollarlar; bazen evrenlerden büyük, yüce varlıklar olurlar; bazen de Rabbin itaatkâr kulları olarak, insanları dinden ve Allah Rasûlü'nden uzaklaştırıp kurtarmak{!} için ellerinden geleni esirgemezler.

4. CİNLER'DE sürekli tekrarlar mevcuttur

İnsanlara sürekli tebliğler vererek, onlara kendilerinin üstünlüğünü kabûl ettirmeye çalışan CİNLER'de mevcut bulunan bir özellik de belirli kelimeleri sürekli tekrar eden cümleler kurmalarıdır.

Böylece:

İletişim kurulan medyumun, bu tekrarlarla sanki tesbih çeker gibi beyninde bir açıklık oluşturularak, kendilerine daha fazla bağlanılmasını temin ederler.
Zaman zaman düşülen fikir tıkanıklıklarında, cümle tekrarları ile zaman kazanırlar.
 
CİNLERİN VAR OLUŞU

Cinlerin varlıklarını isbat eden deliller naklidir, Akli değildir. Çünkü gözle görülmeyen cisimlerin var olduklarını akıl isbat edemez. Bir şeyin başka bir şeye delil olabilmesi için, o şey ile ( fiilin faili ile olan münasebeti gibi)bir münasebeti bulunması gerektir. O yüzden bunların varlığını ancak mağnevi boyutu açılıp, onlarla münasebet ve meşveret eden kişiler, aynen akli delil varmış gibi kabul ederler. Zaten onların varlığına delil olan o kadar ayet ve hadis vardır ki, İnançları tam olan bir kişinin , inkarına meydan bırakmaz. Zaten Peygamber Efendimizin , onların var olduklarına inanması bile, bizim inanmamız için kesin bir sebepdir.

Cinlerin varlığını Müslümanlarla beraber, ehli kitap olan,Yahudiler ve Nasraniler de kabul etmişlerdir.

Allah’ın Rasulü (S.A.V ) bir hadisinde şöyle buyurmuşlar. “Şeytan , insan oğlunun (bedeninde) kanının dolaştığı yerde dolaşıp durur”
Ebu Ömer b. Abdil-Berre der ki: Kelam ve lisan ehline göre , cin birkaç mertebede kullanılır.
Sadece cin olarak zikr ettiklerinde “cinni” denilir.
Onun insanlarla beraber yaşayanlardan biri olduğunu kast ettiklerinde “Amir” diye adlandırırlar ki çoğulu “Ummar” dir.

Çocuklara arız olanlardan addettiklerinde ise “Ervah” derler. Yüzsüzlüğü artınca , “Şeytan” daha da azınca “Marid” kendisiyle başa çıkılmayacak şekilde azınca “İfrit” adını alır. İfritin çoğulu “Afarit” olarak gelir.
 
CİNLERİN YARADILIŞI

İshak diyorki:Bana cuveybir iel Osman anlattı. “Allah cinleri yarattı ve onlara yeri imar etme işini verdi. Allah !a uzun zaman ibadet ettiler.Sonlar Allah ‘a asi gelerek kanlar akıttılar. (cinayet işlediler).Bunun üzerine Allah onlara , dünya semasında bulunun meleklerden bir ordu gönderdi. Bu ordunun adı Cin idi. Aralarında iblis de vardı. O dört bin kişiye kumanda veriyordu. Yer yüzüne indiler ve yer yüzünü onlardan kurtardılar. Onları denizdeki adalara sürdüler. İblis ve beraberinde ki askerler, yer yüzünden hoşlandıkları için oradan ayrılmadılar ve orada kaldılar.

İblis ve askerleri yeryüzünde Adem yaratılmadan önce tam kırk yıl ikamet etmişlerdir. İblis , gök ve yerdekilerin başı idi. Yüksekte Allah indinde , yer yüzüne bir halife gönderileceği yazılı idi. İblis bunu gördü ve okudu. Cenabi Hak meleklere Adem a.s den bahsedince, İblis meleklere Allah tarafından ona secde ile emr edileceğini bildirdi. Ve içinden “ben ona secde etmeyeceğim “ dedi ve bunu gizledi. Meleklere Allah yeryüzüne kan döken ve yeryüzünü ifsada uğratan birini halife göndereceğini ve ona secde emredeceğini anlattı. Allah “yeryüzünde ben bir halife kılıcıyım “ deyince , melekler önceden iblisten aldıkları talimatı öne sürerek: yeryüzünü ifsad edecek, kan akıtacak birini mi halife yapacaksın “dediler.Çünkü onlar orada kalmayı ve ibadet etmeyi sevmişlerdi.
Aslında melekler gaybı bilmiş değillerdi.Onlar sadece Ademoğullarını cinler gibi kabul etmişler ve önceden cinlerin yeryüzünü ifsad edip kan döktüklerini bildikleri için de, Ademoğullarının aynı şeyi yapacaklarını anladılar. Çünkü cinler Yusuf ismindeki peygamberlerini öldürmüşlerdi.

Allah onlara peygamber göndermiş, kendisine itaati terk edip birbirlerini öldürünce, Melekler, “yeryüzünü ifsad edip birbirlerinin kanına girecek insanları mı göndereceksin ? “dediklerinde, Allah onlara “siz bilmezsiniz, ben sizin bilmediklerinizi bilirim deyince, melekler korkmaya başladılar. Arşa sığınıp orada Allah ‘a istiğfarda bulundular. Devamlı tavaf edip Allah ‘a yalvardılar. Allah onlara;” ben sizin bilmediğinizi bilirim.Yeryüzünün halifesi de Adem ‘dir.Bunu da iyi bilirim. Yeryüzüne yerleşecek olan ve orasını imar edecek olan Adem ve oğullarıdır, siz ise göklerin imarcılarısınız “ buyurdu.
 
CİNLERİN MEKANI

1-Efendimiz s.a.v buyurmuşlar: “Müslüman cinlerle müşrik cinler arasında ihtilaf çıktı.Kendilerini bir yere yerleştirmem için benden ricada bulundular. Bunun üzerine Müslüman cinleri köy ve dağlara, müşrik cinleri de dağlarla denizlerin arasına yerleştirdim.

2- El-Müvetta adlı eserinde İmam malik rivayet ediyor. “Hattabın oğlu Ömer r.a Irak a gitmek istedi. Ka’b’ul –Ahmar ona şöyle dedi: “Eye mü’minlerin Emiri ! gitme. Çünkü sihrin ve kötülüğün onda dokuzu oradadır. Fasık cinler ve korkunç hastalıklar vardır orada”

3- “Ebu Bekr b. Ubeyd (Mekayidüş –şeytan ) adlı kitabında derki;Hadis bilginleri bize Cabir oğlu Yezid’den şöyle nakl ettiler.
“Müslüman evlerinin tavanlarında Müslüman cinler bulunur.Öğle vakti sofra kurulduğunda tavandan aşağı inip onlarla beraber yemek yerler. Akşam sofra kurulduğunda yine onlarla beraber yemek yerler. Allah onları Müslümanlara yardımcı kılar. Müslümanları onlara müdafaa ettirir.”
Yine bazı rivayetlerde hela ağzına bevl edilmemesi gerektiğini, çünkü burada ki musallatlıklarının büyük sıkıntı vereceğini söylerler. Demek buraları da cinlerin mekanlarındandır. Bir gün bir sahabi otluk bir alan bevl edeceği sıra efendimiz Şöyle buyurmuş: “Bu otluk sahiplidir. Sizden biri oraya gideceği zaman şöyle desin. (Allahümmme euzü bike mine hubsi vel habaisi). Burada ki sahiplilikten anlatılma istenen, cinlerin mekanı olmasıdır.

Yine Efendimiz a.s v buyurmuşlar:
Sizlerden biri helaya girdiğinde , sizlerin avretleri ile cinlerin gözleri arasında ki perde (Bismillahi) dir.
Aynı sırdandır ki, banyoya girdiğim zamanda peştamal gibi örtüler kullanmamız öğüt verilmiştir. Çünkü buralarda cinlerin mekanıdır ve sizi çıplak gördükleri vakit, ilişebilir veya musallat olabilirler.
Cinlerin en çok bulundukları yerler, hamamlar, otluklar, mezbelelikler gibi yerlerdir. Onlar bu gibi pis yerlerde daha fazla bulunurlar. Bu tür yerlerde namaz kılınmasını yasaklayan hadisler varid olmuştur. Çünkü bu gibi yerler şeytanların uğrağıdır.
 
Okuduklarıma beğeni yaptım ama tamamlayamadım .
Merak ettiğim bir şey var erkek cinlerin yalnız olan kadınlara musallat olup cinsel ilişkiye girebildiklerini duydum .?
Senin bahsettiklerinde sadece seyretmek olarak geçiyor.
Böyle bir durum var mıdır ? Yoksa uydurmamıdır ?
Aklımda bir çok şey vardı ama bunları okuyunca birazda tedirgin oldum sanki :/ Unuttum :/
 
Okuduklarıma beğeni yaptım ama tamamlayamadım .
Merak ettiğim bir şey var erkek cinlerin yalnız olan kadınlara musallat olup cinsel ilişkiye girebildiklerini duydum .?
Senin bahsettiklerinde sadece seyretmek olarak geçiyor.
Böyle bir durum var mıdır ? Yoksa uydurmamıdır ?
Aklımda bir çok şey vardı ama bunları okuyunca birazda tedirgin oldum sanki :/ Unuttum :/

Eşi hapiste olan bir bayan arkadaşıma bir gece eşi kılığında bir tanesi gelip ilişkiye girmek istemiş ama o anda o varlığın annesi olduğunu tahmin ettiği yaşlı bir kadın kılığında bir başkası o eşi kılığında ki sufliyi azarlayıp kadının yanından götürmüş ..

Bildiğim kadarı ile insanlarla cinsel iletişim içerisine girebiliyorlar ama ayrıntı vermek istemiyorum ..
 
Geri