Çin Halk Cumhuriyeti

Konu sahibi son olarak 2617 gün önce görüldü

Çin Halk Cumhuriyeti (Kısaca: ÇHC) (Çince: Bu ses hakkında 中华人民共和国 (yardım·bilgi), Hanyu Pinyin: Zhōnghuá Rénmín Gònghéguó), bir Uzakdoğu ülkesi. Kuzeyinde Moğolistan, kuzey doğusunda Rusya ve Kuzey Kore, doğusunda Sarı Deniz ve Doğu Çin Denizi, güney doğusunda Güney Çin Denizi, güneyde Vietnam, Laos, Birmanya, Hindistan, Bhutan ve Nepal, güney batıda Pakistan, Afganistan, Tacikistan, Kırgızistan ve Kazakistan ile çevrilidir. Başkenti Pekin'dir. Çin sözcüğü sıklıkla Çin Halk Cumhuriyeti anlamında kullanılır.

Çin'in, ÇHC'den önce de yaklaşık 5000 yıl geriye uzanan bir 'yazılı tarihi' vardır. Bununla birlikte üzerinde ideografik çizimlerin bulunduğu yaklaşık 6000 yıl öncesine ait kalıntılara ulaşılmıştır.[5] Günümüz medeniyetinin temel taşlarını oluşturan kâğıt, barut, pusula ve matbaacılık gibi pek çok buluşun kökenleri Antik Çin medeniyetine dayanmaktadır. Çin Halk Cumhuriyeti, son yıllarda, yapmış olduğu atılımlarla ve politikalarla, dünyanın en önemli ekonomik güçlerinden biri haline gelmeye başlamıştır. Çin Halk Cumhuriyeti'nin bölgede ve dünyada nüfuzu, askeri alandan çok ekonomik alanda kendisini hissettirmektedir. 2020'lerde Çin Halk Cumhuriyeti'nin dünyanın en zengin ekonomisi olacağı öngörülmektedir. Dünyanın alan olarak en büyük dördüncü ülkesi olan Çin Halk Cumhuriyeti, yaklaşık 1.35 milyar nüfusuyla dünyanın en kalabalık ülkesidir. Dünya nüfusunun yaklaşık altıda biri Çin Halk Cumhuriyeti'nde yaşamaktadır.

Tarihçe

Binlerce yıl süren hanedanlar yönetimi, 1912'de milliyetçilerin yönetimi ele geçirmesi ile son bulmuştur.1949'da milliyetçileri yenmeyi başaran Komünist Çinliler (ÇKP) Mao liderliğinde ülke yönetimini ele geçirmiştir. Mao, sosyalist bir devlet kurmak için çalışmaya başladı. Stalin'in ölümüyle ülkede bir süre daha özgürlükçü bir atmosfer hakim oldu. Ama zamanla eleştirilere kapalı ve birleştirmeyi öngören düzenlemeleri büyük başarısızlığa uğrayan Mao politik açıdan zor durumda kaldı.

Bu başarısızlığı 1960'larda partinin Maoistler ve pragmatistler olarak ikiye ayrılmasına neden oldu. Mao bir süre arka plana çekilse de halk arasında bir kült olmaya devam etti. Fakat ülkenin kurucusu devrimi tamamlamak istiyordu ve hala özellikle ordu tarafından destekleniyordu. Bu nedenle "kültürel devrim" adıyla yeni bir dizi çalışmayla politik hayata aktif olarak geri döndü. Zamanla çevresindeki hemen herkesle arası açılsa da, 1976 yılında ölene kadar kültürel devrimine devam etti.[6]

Kültür Devrimi Hareketi

Mao, kültürel devrim üzerine düşüncelerini "Küçük Kırmızı Kitap" başlığıyla yayımladı. Bu kitap, ordunun da desteğiyle (tabi ordu içinde muhaliflere rağmen) kısa sürede milyonlarca kopya olarak çoğaltılarak halka dağıtıldı. Ona göre "kapitalist yol"u seçen herkese karşı bir çeşit savaş açan Mao, edebiyat ve sanat alanında da yoğunlukla propaganda içerikli sosyalist gerçekçilik akımını savundu.

Mao'dan Sonra

Zhou Enlai başbakan oldu. Zhou, 8 Ocak 1976 tarihinde 78 yaşında öldüğünde, Çin Komünist Partisi içinde "ılımlılar" ve "radikaller" olmak üzere iki kutup oluştu. Radikalleri; 82 yaşındaki Mao Zedong'un eşi Chian Chin yönetiyordu. Chou ölünce, Başbakanlığa Deng Şaoping'in gelmesi beklenirken, Hua Kuo-feng Başbakan oldu. Mao, 9 Eylül 1976'da 72 yaşında ölünce, eşi Chiang yönetiminde etkinliğini devam ettirmek istedi. Ancak, Başbakan Hua, hem parti başkanlığını ve hem de Askeri Komite Başkanlığını ele geçirdi. Bunun sonucu olarak Mao'nun eşi ve üç taraftarı tutuklandı. Bu, radikallerin mücadeleyi kaybetmesi demekti.

Çin Milli Kongresi, Şubat 1978'de, 1985 yılına kadar gerçekleştirilecek "Dört Modernizasyon Programı"nı kabul etti. Bu program ile; tarım, endüstri, bilim, teknoloji ve savunma alanlarının, 1985'e kadar çağdaş şartlara kavuşturulması öngörülmekteydi. Fakat, programın maliyeti 600 milyar doları bulmaktaydı. Bu maliyet Çin'i yabancı sermaye teminine yöneltti. Komünist Partinin Mart 1978'de Deng Şaoping'i Başbakan yardımcılığına seçmesi sonucu Çin, önce Japonya yanaştı ve iki devlet arasında Şubat 1978'de 60 milyar dolarlık bir ticaret antlaşması imzalandı. Bu antlaşma, Çin ve Japonya arasında 1937'den beri devam eden savaş halini de sona erdirmiş oldu.

Ağustos 1978'de Çin ile Japonya arasında " Barış ve Dostluk" antlaşması imzalandı ve Ekim 1978'de de Deng Şaoping Japonya'yı ziyaret etti. Böylece, Mao'nun ölümünden iki yıl sonra Çin, batıya açılmaya başladı. 1978 yılından itibaren de Amerika ile yakınlaşmaya başlayan Çin, bu ülkeden silah satın alımını başlattı. Bir başka deyişle halk tarafından hoş görülmeyen bu ticaret kızgınlık yarattı ancak bir devrime yol açmadı.
 
Yönetim

220px-Prcflagphogel.jpg


Halk Cumhuriyeti bayrağı ve modern Şangay.

20 Eylül 1954 tarihli bir anayasa ile sosyalizm idaresi kurulmuştur; ancak tamıtamına sosyalist bir ülke olmamışlardır.

Mao döneminin ardından yapılan düzenlemelerle yabancı sermaye ithal ettiklerinden gerçek anlamda sosyalist bir ülke değillerdir. İktidara ülkenin tek siyasi partisi olan Komünist Parti hâkimdir. Ülkede yasama ve yönetim 1227 üyeli senede bir defa toplanan Milli Halk Kongresi'nin elindedir. Seçmen yaşı 18'dir. Senede bir gün toplanan "Milli Halk Kongresi"nin yürütme meclisi olan Daimi Komisyon veya Devlet Meclisi, Kongre üyeleri tarafından kendi aralarından seçilen bir başkan, 13 temsilci, bir genel sekreter ve 65 milletvekilinden teşekkül eder.

Yürütme yetkisi başbakan, 12 temsilci, 32 bakan veya bakan seviyesindeki komisyon başkanları ve genel sekreterden teşekkül eden hükûmete aittir. Yürütmenin bir kolu olan devlet başkanı kongre tarafından dört yıl için seçilir. İdari bakımdan 28 eyalete ayrılmış olup bunların 5'ini muhtar eyalet, 21'ini eyalet ve 2'sini de birer şehir olan iller teşkil eder.

Ekonomi

Uzun yıllar kapalı bir ekonomi yapısı gösteren Çin, 1980'lerin başlarında, kollektif tarım uygulamasını durdurdu ve özel teşebbüse yeniden izin verdi. Şu anda Çin dünyanın en büyük ihracatçılarından ve rekor düzeylerde dış yatırım çekmektedir.

Dünya Ticaret Örgütü'ne katılma hakkı kazanmıştır. Bu şekilde Çin dış pazarlara daha kolay erişim hakkı kazanacak, ancak dış rekabete de açık hale gelecektir. Bu durumun özel sektör yatırımlarını arttırması ve devlet hala iktidarda tekelini ve bireyler üzerindeki sıkı denetimini sürdürmektedir.

2001 yılının Aralık ayında, Çin Halk Cumhuriyeti'nin Dünya Ticaret Örgütü'yle 15 yıldır sürdürdüğü üyelik müzakereleri tamamlanmış ve hükümet, başta ticaret rejimi olmak üzere ekonomide çeşitli yapısal değişikliklere gideceği ve uluslararası ticaret kurallarına uyumlu hareket edeceğinin sözünü vermiştir.

Hemen ertesinde yıllardır sinyalleri verilen yüksek büyüme hızı gelmiş, ticaret hacimlerinde rekorlar kırılmış, uluslararası doğrudan yatırımların en cazip çekim merkezi ÇHC olmuştur.

Satın alma paritesine göre hesaplandığında dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan ÇHC'nin normal şartlar altında 20 sene içerisinde bu sıralamada birinci sıraya yükselmesi öngörülmektedir.

Son 10 yıldır istikrarlı bir şekilde sürdürdüğü % 10'a ulaşan kalkınma hızıyla, 'yüzyılımızın yeni küresel gücü' olarak anılmaya başlanmıştır.

Dış Ticaret

Ülkenin başlıca ihracat yaptığı ülkeler: ABD (%21,1), Hong Kong (%17,4), Japonya (%13,6), Güney Kore (%4,6), Almanya (%4), Hollanda (%2,7), Singapur (%2,2), Türkiye (%2,1) şeklinde sıralanmaktadır. Aynı doğrultuda ülke belli bir miktar da ithalat yapmaktadır. Ülke, Japonya (%18), Tayvan (%11,9), Güney Kore (%10,4), ABD (%8.2), Almanya (%5,9), Hong Kong (%3,9), Rusya Federasyonu (%3,9), Malezya (%2,5) gibi ülkelerden mal satın almaktadır.

Ülke dışarıya rafine edilmiş petrol ürünleri, yağlama maddeleri, kimyasal ürünler, alkollü içecekler, alkolsüz içecekler, bitkisel yağlar, hayvansal yağlar, elektrikli makineler, ulaşım ekipmanları, büro malzemeleri, canlı hayvanlar, su ürünleri, pirinç, çay, konserve meyve-sebze, ham ipek, kömür, pamuk ipliği, hazır giyim eşyası, ayakkabı, spor eşyası, hafif sanayi mamulleri, demir-çelik ürünleri, oyuncaklar, elektronik eşya, telekomünikasyon ekipmanları gibi ürünler satmaktadır. Aynı doğrultuda, ülke dışarıdan muhtelif gıda ürünleri, elektrikli makineler,motorlu taşıtlar, ham petrol, yağlama maddeleri, bitkisel yağlar, hayvansal yağlar, doğal kauçuk, kereste, kâğıt hamuru, pamuk, demir cevheri, gübre, plastik ürünler, çelik mamulleri, elektronik devreler ve kimyasallar satın almaktadır.

Turizm

Çin Halk Cumhuriyeti, Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü'nün verilerine göre 2012 yılında kaydedilen 57.7 milyon turistle Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri'nden sonra dünyada en çok ziyaret edilen üçüncü ülke durumundadır.[7]

Ordu

200px-Chinese_honor_guard_in_column_070322-F-0193C-014.JPEG


ABD Genelkurmay Başkanı Deniz Piyade Orgenerali Peter Pace için Çin Halk Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı'nın önünde düzenlenen karşılama töreninde Çin Halk Kurtuluş Ordusu şeref kıtası, 22 Mart 2007.

Çin asker sayısı açısından dünyada birinci sıradadır.[8] Orduda yer alan toplam 1.483.000 askerin 850.000'i kara kuvvetlerinde, 235.000'i donanmada ve kalan 398.000'i ise hava kuvvetlerinde görev yapmaktadır.[9]

Pentagon'a göre ÇHC ordusu 21. yüzyıl'ın en büyük tehlikesidir.[kaynak belirtilmeli] 2007 yılında orduyu modernize etmek için tam 137 milyar dolar harcanmıştır.[kaynak belirtilmeli] Ayrıca ÇHC ordusunun tüm ihtiyaçları yine ordu tarafından karşılanmaktadır. ÇHC ordusu yerli yapım J-10 adında bir Jet ve Type serisi altında birçok tank tarafından desteklenmektedir.
 
Üye Olduğu Uluslararası Örgüt ve Kuruluşlar

AfDB (Afrika Kalkınma Bankası)

APEC (Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği Forumu)

ARF

AsDB (Asya Kalkınma Bankası)

ASEAN (Güneydoğu Asya Ülkeleri Örgütü)

BIS (Uluslararası İmar Bankası)

CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi)

CDB (Karayipler Kalkınma Bankası)

ESCAP (Asya ve Pasifikler Ekonomik ve Sosyal Komisyonu)

FAO (Gıda ve Tarım Örgütü)

G-77

IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı)

IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası)

ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü)

ICC (Milletlerarası Ticaret Odası)

ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederasyonu)

ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi)

IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği)

IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu)

IFC (Uluslararası Finansman Kurumu)

IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu)

IHO (Uluslararası Hidrografi Örgütü)

ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü)

IMF (Uluslararası Para Fonu)

IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü)

Inmarsat (Uluslararası Denizcilik Uydu Teşkilatı)

Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü)

Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı)

IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi)

ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü)

ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği)

LAIA (Latin Amerika Entegrasyon Birliği)

MINURSO (BM Batı Sahra Referandum Misyonu)

NAM

OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu)

PCA (Daimi Hakemlik Mahkemesi)

UN (Birleşmiş Milletler)

UN Güvenlik Konseyi

UNAMSIL (BM Sierra Leone Misyonu)

UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı)

UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü)

UNHCR (BM Mülteciler Yüksek Komiserliği)

UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü)

UNIKOM (BM Irak-Kuveyt Gözlem Misyonu)

UNITAR (BM Eğitim Araştırma Enstitüsü)

UNMEE (BM Etyopya-Eritre Misyonu)

UNTAET (BM Doğu Timor Geçiş Yönetimi)

UNTSO (BM Mütareke Gözlem Örgütü)

UNU

UPU (Dünya Posta Birliği)

WHO (Dünya Sağlık Örgütü)

WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı)

WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü)

WToO (Dünya Turizm Örgütü)

WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)

ZC

 
Bölgeler

Eyaletler(省)

450px-China_administrative_TR.gif


HTML:
Ānhuī (安徽)
    
Fújiàn (福建)
    
Gānsù (甘肃)
    
Guǎngdōng (广东)
    
Guìzhōu (贵州)
    
Hǎinán (海南)
Héběi (河北)
    
Hēilóngjiāng (黑龙江)
    
Hénán (河南)
    
Húběi (湖北)
    
Húnán (湖南)
    
Jiāngsū (江苏)
Jiāngxī (江西)
    
Jílín (吉林)
    
Liáoníng (辽宁)
    
Qīnghǎi (青海)
    
Şensi (Şansi) (陕西)
    
Shāndōng (山东)
Şansi (山西)
    
Sìchuān (四川)
    
Yúnnán (云南)
    
Zhèjiāng (浙江)
Özerk Bölgeler(自治区)

Guangxi Zhuang (Taylar) Özerk Bölgesi (广西壮族自治区)
İç Moğolistan Özerk Bölgesi (内蒙古自治区)
Níngxia Huizu (Müslümanlar) Özerk Bölgesi (宁夏回族自治区)
Sincan Uygur (Xinjiang) Özerk Bölgesi (新疆维吾尔自治区)
Tibet (Xizang) Özerk Bölgesi (西藏自治区)


Merkeze direkt bağlı Belediyeler(直辖市)

Başkent: Běijīng (北京市)
Chóngqìng (重庆市)
Shànghǎi (上海市)
Tiānjīn (天津市)


Özel Yönetim bölgeleri(特别行政区)

Hong Kong (Xiānggǎng) (香港特别行政区)
Macau (Àomén) (澳门特别行政区)
 
Demografi

220px-Ethnolinguistic_map_of_China_1983.jpg


Çin Halk Cumhuriyeti etnik yapısı

Çin nüfusunun %92'sini Han ulusu olarak bilinen etnik Çinliler oluşturur. Bunun dışında hükümet tarafından tanınan 55 etnik grup vardır. Bu 55 etnik gruptan bazılarının Çince'den tamamen farklı olan kendi lisan, kültür ve inançları bulunmaktadır. Çin'deki etnik gruplar nüfüsa oranlarına göre aşağıdaki gibi sıralanmaktadır:

Han (汉族 : Hàn Zú)

Çin'deki 55 etnik grup

HTML:
01 Zhuang (壮族) 02 Mançu (满族) 03 Hui (回族) 04 Miao (苗族) 05 Uygur (维吾尔族)   06 Yi (彝族) 07 Tujia (土家族) 08 Halha (喀尔喀蒙古) 09 Tibetli (藏族) 10 Buyei (布依族)   11 Dong (侗族) 12 Yao (瑶族) 13 Koreli (朝鲜族) 14 Bai (白族) 15 Hani (哈尼族)   16 Li (黎族) 17 Kazak (哈萨克族) 18 Dai (傣族) 19 She (畲族) 20 Lisu (傈僳族)   21 Gelao (仡佬族) 22 Lahu (拉祜族) 23 Dongxiang (东乡族) 24 Va (佤族) 25 Sui (水族)   26 Nasi (纳西族) 27 Çiang (羌族) 28 Tu (土族) 29 Şibe (锡伯族) 30 Mulao (仫佬族)   31 Kırgız (柯尔克孜族) 32 Dahur (达斡尔族) 33 Jingpo (景颇族) 34 Sala (撒拉族) 35 Blang (布朗族)   36 Maonan (毛南族) 37 Tacik (塔吉克族) 38 Pumi (普米族) 39 Achang (阿昌族) 40 Nu (怒族)   41 Evenki (鄂温克族) 42 Gin (京族) 43 Jino (基诺族) 44 De'ang (德昂族) 45 Özbek (乌孜别克族)   46 Rus (俄罗斯族) 47 Yugur (裕固族) 48 Bonan (保安族) 49 Monba (门巴族) 50 Oroqen (鄂伦春族)   51 Derung (独龙族) 52 Tatar (塔塔尔族) 53 Hezhen (赫哲族) 54 Lhoba (珞巴族) 55 Gaoshan** (高山族)
  • 1. Hui (回族 : Huí Zú, Çinli Müslümanlar olarak da bilinir)
  • 2. Dai (傣族 : Dǎi Zú, Dai Lue olarak da bilinir, Tai etniğe bağlı bir etnik gruptur)
  • 3. Naxi (纳西族 : Nàxī Zú) (Mosuo (摩梭 : Mósuō) dahil)
  • 4.* Gin (京族 : Jīng Zú), yani Vietnamlı ya da Kinh'ler
  • 5.** Gaoshan (高山族 : Gāoshān Zú), (bkz. Tayvan aborijinleri)
 
Din

Çin halkının dini, antik çağlardan bu yana çoğulculuk olarak tanımlanır. Çin toprakları Taocu, Budist ve Çin folklorik dinlerine ait tapınaklarla doludur. Mahayana Budizmi, 1. yy'dan beri Çin'deki en büyük organize din olarak yaşamayı başarmıştır.

Çin halkının çoğu herhangi bir dine inanmamaktadır. ABD'li araştırma kuruluşu PEW Research Center Dünya genelinde yaptığı herhangi bir dine mensup olmayla alakalı araştırmasında Çin'de yaşayan insanların 700 milyonunun herhangi bir dine inanmadıklarını ortaya koymaktadır.[10]

Aynı araştırma söz konusu rakamın ABD'nin toplam nüfusunun neredeyse iki katı olduğunun altını çizmektedir. Buna ek olarak Dünya genelindeki Budist nüfusun ülkelere göre dağılım istatistiğini ortaya koyan araştırmaya göre Çin'de yaşayan Budist sayısı 102 milyondur.[11]

Çin Halk Cumhuriyeti nüfusunun %30'u kültürel dinler ve Taoizm'e inanmaktadır. Halkın %18'i Budist, %4'ü Hıristiyan, %2'si Müslümandır. Çin Halk Cumhuriyeti nüfusunun %4'lük grubu Vajrayana ve Theravada'nın da dahil olduğu yerel dinlere inanmaktadır. Nüfusun %42'si kendini agnostik veya ateist olarak tanımlamaktadır.[12]
 
Basın-Yayın Hayatı

Çin basın-yayını ülke yönetimince denetleniyor. Pekin yönetimi yabancı haber kaynaklarının yayınlarını seçerek ve uygun olmayan internet sitelerine (porno, anti-devlet vs.) girişi bloke ederek bilgi erişimini de denetlemeye çalışıyor.

Hong Kong'un 1997'de Çin yönetimine bırakılması ardından buradaki medyanın bağımsızlığını yitireceği kaygıları duyuluyordu ancak bu gerçekleşmedi.

Hong Kong medyası yayın siyaseti açısından hala özgür bir çizgi izliyor ancak yönetimden müdahale endişeleri de varlığını sürdürüyor.

Çin basınında yetkililerin başarısızlıkları da, yolsuzluk yaptıkları suçlamaları da yer buluyor. Ancak medya genel olarak Çin Komünist Partisi'nin iktidar üzerindeki tekelini sorgulamaktan kaçınıyor.

Televizyon haber kaynakları arasında en yaygın olanı. Televizyon sektörü özellikle büyük kentlerde rekabete açık. Çinli yetkililerin açıkladığı 2002 rakamlarına göre, ülkede 1 milyar 100 bin televizyon izleyicisi var.

Çin, abonelik sistemiyle işletilen televizyonlar için de büyük bir pazar. 2010'a kadar ülkede 128 milyon kişinin bu hizmetlere abone olması bekleniyor.

Devlet denetimindeki merkezi televizyon ile bölgesel ve yerel kanallar da izleyici kitlelerini çekebilmek için mücadele halinde.

Ülke dışından yayın yapan kanalların izlenebilirliği sınırlı. Time Warner, News Corp ve Hong Kong merkezli Phoenix TV gibi büyük kuruluşlara ait belirli kanalların Guangdong eyaletinde kablolu sistemle yayınlanabilmesi için yapılmış bazı anlaşmalar bulunuyor.

Buna karşılık, Çin Merkezi Televizyonu'nun (CCTV) İngilizce yayınları da uydu aracılığıyla ABD ve İngiltere'deki izleyicilere aktarılıyor.

Pekin yönetimi yabancı yayınların ülke içinde kuruluşların yayın imkânları kullanılarak aktarılmasına, 'ulusal güvenliği veya siyasi istikrarı tehdit etmeme' koşuluyla izin verilebileceğini söylüyor.

Çin'de internet kullanımı da denetim altında tutulmasına rağmen hızla yayılıyor. Çin'de 2010 yılı itibariyle 450 milyon internet kullancısı olduğu, bu sayının özellikle kentsel alanlarda yoğunlaştığı düşünülüyor.

Pekin yönetimi, yasaklı Falun Gong ruhani hareketine, insan hakları savunucusu gruplara ya da dış haber kaynaklarına ait olan sitelere erişimi de sık sık engelliyor. Ayrıca Uygur Türklerinin maruz kaldığı şiddet dolu olaylara basın yasağı koyuluyor ve engelleniyor.
 
Cin_Halk_Cumhuriyeti_konumu.png


Çin Halk Cumhuriyeti konumu

Çin Halk Cumhûriyeti, yüzölçümü itibariyle dünyanın üçüncü, nüfus itibariyle en büyük ülke. Güney Doğu Asya'da yer alır.

Yüzölçüm 'dir. Başkenti Pekin olan ülekenin resmi dili Çince, para birimi Yuan'dır. Ülkede pek çok dine inanan insan yaşamaktadır. Bu dinlerden en yaygın olanları; Konfüçyüzm, Budizm, Taoizm, İslamiyet'tir.

Doğusunda Güney Kore, kuzeydoğusunda ve kuzeybatısında Rusya, kuzeyde Moğolistan, güneybatıda Afganistan ve Pakistan
, güneyde Hindistan, Nepal, Butan, Birmanya,Laos ve Kuzey Vietnam, doğusunda ise Büyük Okyanus ile çevrilidir.

Tarihi


Eski devirlere ait yapılan araştırmalar Çin hakkında devamlı yeni bilgiler vermektedir. Ülkeyi yöneten ilk hanedan olarak Hya ve Şang sülaleleri bilinmektedir. Hya sülalesi hakkında bilinen tek bilgi hükümdarların isimleridir. Şang sülalesinin, yapılan araştırmalar neticesinde yaklaşık olarak M.Ö. 1450-1050 seneleri arasında Çin ovalarına hakim oldukları bilinmektedir.

M.Ö. 1050-220 yılları arasında değişik çeşitli uygulamalarla Çov Sülalesi yönetmiştir. Şang Sülalesini yıkarak başa geçen Çov Sülalesi, M.Ö. 1050-771 seneleri arasında feodal bir idare kurdular. Ülkede, feodal devletler bağımsız devletler halinde gelişmeye başladı. Bu durum hükümdarın gücünün azalmasına ve feodal devletler arasında savaşa sebeb oldu.

Batıdan gelenTürk ve Moğollar, ülkenin büyük bir kısmını fethettiler. Batı milletlerinin eline düşmüş olan topraklarından büyük bir kısmını Çin beyi Tsin, geri aldı. Böylelikle devleti önemli feodal devletlerden biri oldu.

M.Ö. 770-472 devri: Feodal beylerin kendi aralarında iç savaşlara giriştikleri bir devirdir. Bu savaşlar neticesinde yedi bey kalmış ve bunlar da kral şanını alarak Çov Sülalesinden ayrıldılar. M.Ö. 472-221 iç savaş sonunda M.Ö. 453 senelerinde Tsin’in feodal devleti üç devlete bölündü. M.Ö. 221-206 aralarında Tsin’in Sülalesi memleketi mutlakiyetle idare etti.

Tekerlek dingillerinin standartlaştırılması ve bazı ölçü birimlerinin kullanılmaya başlaması Çin tarihinin bu safhasına ait önemli hadiselerdir. Kuzeyden gelen saldırılardan (Hun saldırıları) korunmak için Çin Seddinin ilk şekli olan toprak tabyalar yapıldı.

Doğu Çin bölgesinde başlayan bir ayaklanma, uzun süren savaşlara sebebiyet verdi ve bu savaşlar sonunda Han Sülalesi yönetimi ele geçirdi ise de, bir müddet sonra idare değişti.

M.Ö. 206 yılında yönetimi, küçük rütbeli bir asker olan Lui Ki ele geçirerek Han Sülalesini (asiller) kurdu. M.S. 168 senesinde meydana gelen bir hükûmet darbesi üzerine 220 senesine kadar devam eden iç savaşlar devri başladı.

Büyük bir halk ayaklanması bastırıldı. Bu iç savaş neticesinde ülke üçe bölündü, kuzeyde Vey (220-264), güneydoğuda Vu (229-280), güneybatı Şu (221-263) imparatorlukları kuruldu.

Göçlerin arttığı devirde, Tsin Sülalesinin (265-316) başa geçerek, parçalanan Çin’i birleştirmeleri de ülkeye huzur ve istikrar getirdi. Daha önceleri ücretle kullanılan milletler bu savaşlarda (asillerin savaşlarında) o derece kuvvetlendiler ki, bunlardan Hyung-nu’lar (Hunlar) 303’te yeni bir devlet (Han) kurdular. Bu sülale Çin İmparatorunu iki defa esir almış ve 317’den başlayarak bütün Kuzey Çin’de hakimiyet kurmayı başarmıştır. Bunun üzerine Tsin Âilesi kuzeye inerek burada Doğu Tsin Sülalesini (317-419) kurdu.

Güney Çin’de 580 senesine kadar çeşitli sülalelerin kurduğu muhtelif devletler görülür. Suy Sülalesi (581-618) Çin’i birleştirmeye muvaffak oldu. Bu kısa ömürlü hanedan zamanında Çin, Vietnam’ın kuzey ve güneyini ve Tibet’in kuzeyini ele geçirdi. Çin’in nüfûzunu tekrar Orta Asya’da hissettirdi. Bu devrede Kuzey ve Orta Çin Ovasındaki ticari münasebetleri kolaylaştırmak için kanallar açıldı.

Ancak bütün bu işlerin yapılması için yabancılardan yardım istenmesi Suy Sülalesinin sonu oldu. T’ang Sülalesi (618-907) işbaşına geldi. Bu hanedan devrinde (664) toprakların yeniden taksimi ve vergilendirilmesi yapılmıştır. Müslüman Arapların saldırıları üzerine Türkistan Çin’in elinden çıktı.

Bundan sonra Türkler devlet idaresinde önemli mevkilere yerleştiler ve sık sık vukû bulan ihtilallerde önemli rol oynadılar.

T’ang Hanedanının düşüşünden sonra 960 tarihine kadar 5 küçük hanedan iş başına geçti. Bu devirde Kuzey ve Güney Çin’de küçük eyaletler şeklinde devletler meydana çıkmıştı.

960 tarihinde iş başına geçen Sung Hanedanı zamanında Çin İmparatorluğunun birliği yeniden tesis edilmeye çalışılmış, ancak bunda muvaffak olunamamıştır. Bu hanedan devrinde birçok şehirler kuruldu ve barut kullanılmaya başlandı. Mimari, tarih, şiir, resim, porselen ve bahçecilikte çok yüksek bir seviyeye ulaştılar. Elde bulunan tarihi dokümanlar bu medeniyetin yüksekliğine delil teşkil etmektedir.

Cengiz Han, 1206-27 yılları arasında Çin’i işgal etti ve Moğollar, 1214 yılında Sarı Nehirin kuzey tarafındaki bölgede hakimiyeti ele geçirdiler. 1271 tarihinde Kubilay Han, imparatorluğunu ilan etti. Böylece Yüan Hanedanının (1260-1368) ve başşehir Yenching (Pekin)i kurdular. Moğollarla beraber Yüan Hanedanı bütün Çin’i fethederek hakimiyetleri altına aldılar. Bundan sonra Moğollar Çin kültürünün etkisi altına girerek, din, örf ve adetlerinde, giyim ve kuşamlarında Çin örf ve adetlerini benimsediler.

Chu Yüan Chang, Yüan Hanedanı yerine Ming Hanedanını (1368-1644) kurdu. Bu hanedan zamanında Moğollar, Baykal Gölünün kuzey tarafına sürüldü ve imparatorluk eski kuvvetine kavuştu. Yine bu devirde Avrupalılar Çin’e ulaştılar.

Portekizliler ve İspanyollar 16. yüzyılda, Alman ve İngilizler 17. yüzyılda buraya geldiler.

Ming Hanedanından sonra işbaşına geçen Ch’ing Hanedanı (1644-1912) zamanında, Avrupalı tüccarlar, Çin’in önemli kaynaklarını yıllarca batıya aktarıp, bundan istifade ettiler.

Çin, uzun yıllar batıya kapalı kaldı. Çin’in batıya açılması 19. yüzyıl ortalarında başladı. Bu yıllarda Portekiz, İngiltere, Fransa, ABD ile ticari, siyasi münasebetler başladı. Bunlardan İngilizler, Hint pamuklukları ve afyonunu, çay ve ipekle değiştiriyorlardı.

Çin üst makamları bu ticareti engellemeye çalıştılar. Bununla ilgili olarak afyon ithalini yasaklayan kararlar aldılar. Bunun üzerine İngilizlerle anlaşmazlıklar çıktı ve savaşlar başladı.

Ancak bu savaşlar İngilizlerin galibiyeti ile sona erdi (1842).

Yapılan anlaşma sonunda İngilizler daha geniş haklara sahip oldular. Bunun neticesi olarak beş Çin limanı İngilizlere açıldı ve Hong Kong Adası da İngilizlere bırakıldı. Bu savaşlara “Afyon Savaşı” adı verildi. Daha sonra yapılan anlaşmalarla ABDve Fransa’ya aynı haklar tanındı.

Zamanla anlaşmaların uygulanması aksadı. Çinliler yabancıları ülkelerinden atmak istiyorlardı. Fakat onlar elde ettikleri imtiyazları geri vermeye niyetli olmadıkları gibi, bunları az buldular. Böylece, on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında ülkede ayaklanmalar oldu.

Fakat bu ayaklanmalar yabancı güçler tarafından bastırıldı.

1858 yılında anlaşma uyarınca İngiliz ve Fransızlar yeni haklar kazandılar. Bir müddet sonra aynı menfaatler ABDve Rusya’ya da tanındı. Bu olaylardan sonra, Çin’de bir sükûnet dönemi başladı.

Çin-Japon Savaşları: Çin’in Kore üzerinde hakimiyet kurmak istemesi üzerine 1894 yılında ilk savaş başladı. Kore’de çıkan ayaklanmayı bastırmak üzere her iki ülke de Kore’ye asker gönderdi. Ayaklanma bastırıldı.

Fakat daha sonra her iki ülke birbirleriyle savaşa tutuştular. Bu savaşlar sonunda Çin büyük kayıplara uğradı. 1895 yılında savaş sona erdi ve Çin, Kore’nin bağımsızlığını tanıdı, ayrıca Formoza Adasını da Japonya’ya vermek mecbûriyetinde kaldı.

1911’den sonra başa geçen Yuan Şi-K’ay monarşik bir idare kurmaya başlamışsa da muvaffak olmayarak 1916 ‘da öldü. Bu arada 1917’de sembolik olarak Birinci Dünya Savaşına girmiş ancak bir çok şehirleri bu arada Şanghay, Japonya tarafından işgal edilmiştir.

1925 yılında milliyetçilerin önderi olan Çiank Kayşek yönetimi ele geçirdi. Orduları ile Japonlara karşı savaşarak bir çok yerleri geri aldı. Bu arada Şanghay tekrar ele geçirildi.

Ülkede 1920 yılında komünist partisi kuruldu ve taraftar toplamaya başladı. Bu parti, ülkede bir çok karışıklıklar çıkardı.

Çiank- Kay-Şek bir taraftan Japonlarla savaşırken, bir taraftan da bu ayaklanmaları bastırmaya uğraşıyordu. Nihayet 1927’de komünistlerin başına geçen Mao Çe-Tung, Çu Enlay ve Çu Di’ ile komünist partisi güçlenerek ülke çapında teşkilatlanmaya, hükûmet kuvvetleri ile çarpışmaya başladı.

İkinci Dünya Savaşı sona erince, komünistlerle milliyetçiler başbaşa kaldılar. Mao Çe-Tung yönetimindeki komünist birlikleri ülkeye hakim oldular. ABDmilliyetçilere yardım eder göründü. ABD’nin Çin’e gönderdiği diplomatlar hep milliyetçilerin aleyhine çalışmış, onların komünistlerin eline geçmesine sebeb olmuşlardır.

Yönetim tamamen komünistlerin eline geçince, Milliyetçi Çin hükûmeti, Formoza (Tay-Van) Adasına çekilmek zorunda kaldı. Böylece Çin ikiye ayrıldı: Çin Halk Cumhûriyeti ve Milliyetçi Çin Cumhûriyeti.

1 Ekim 1949 yılında Mao Çe-Tung’un başkanlığında Çin Halk Cumhûriyeti kurulmuş oldu. Böylece Çin’in Asya kıtasındaki bütün toprakları Çin Halk Cumhûriyeti’nin eline geçti. Milliyetçi Çin Cumhûriyeti de Formoza Adasına çekildi ve orada hükûmet kurdu. Mao, 1976’da öldü.

Mao’nun ölümünden sonra, Maoizm açıktan tenkid edilmeye başlandı. Çin idarecileri ABD ve Japonya ile ekonomik iş birliği yaptı. Mareşal Ye Cienying, Mao’nun yanlışlarını açıkladı. Eski katı durum kaldırılarak ekonomik ve siyasi yönde yumuşama başladı. Çin kapıları yabancı sermayeye açıldı. Son yıllarda demokratikleşme hareketleri kanlı bir şekilde bastırıldı.Fiziki Yapı

9.572.900 km2lik yüzölçüme sahip olan Çin, fiziki yapı itibariyle genellikle doğu, batı olmak üzere iki bölüme ayrılır. Ülkenin batısı; güneybatı ve kuzeybatıda iki farklı yapıya sahiptir.

Güneybatı Hindistan ve Bagnladeş ile olan sınırlarını, dünyanın en yüksek tepesine sahip olan Himalaya Sıradağları teşkil eder.

Himalayaların kuzeyinde yer alan 1 milyon km2 yüzölçüme ve ortalama 3900 m yüksekliğine sahip olan Tibet Yaylası, kuzeyden Astin Tagh ve Nam Şam sıradağlarıyla çevrilidir. Bu dağlarla Himalayalar ülkenin batısında birleşirler.

Ülkenin kuzeybatısını teşkil eden Astin Tagh Dağlarının kuzeyi, Doğu Türkistan’ın tarım havzasıdır. Ülkenin kuzeybatı bölgesinde, Tiemşan Dağları, Moğolistan sınırını meydana getiren Altay Dağları, batıda Torbagatay ve Çungarski Alatau ile çevrili geniş Çungarya düzlüğü yer alır.

Ülkenin kuzeyini Gobi Çölünün güney kısmı kaplar. Doğusunda yüksekliği batıya göre fazla olmayan tepeler bulunur. Bu tepeler ülkenin kuzeydoğusundan, güneybatısına doğru uzanarak dağlık bölgeyle birleşirler. Kıngan, Çangpai ve Çangvansai dağlarıyla çevrili olan kuzey doğu bölgesi Mancurya olarak isimlendirilir.

Doğu Çin’in kuzey kısmı Hai Ho, Hvang Ho ve Kuai Ho nehirlerinin havzalarından meydana gelen düzlüklerden, güney kısmı ise Kuzey Burma ve Çin Hindi yarımadası sınırında yükselen yaylalardan meydana gelir.

Bu iki bölge arasında ülkenin en bereketli ovalarının bulunduğu ve nüfûsun en kalabalık olduğu kesimdir. Toplam sınır uzunluğu 42.500 km olan Çin’in bu sınır uzunluklarının 22.500 kilometresi Büyük Okyanus iledir. Kıyıları Liatoung ve Şantung yarımadalarında genellikle yüksek, diğer kesimlerinde alçak ve alüvyonlu ovalar halindedir.

Ülke topraklarının üçte biri dağlık, dörtte biri yayla, beşte biri vadi, onda biri tepeler, yüzde on ikisi ise ovalıktır. Akarsuları doğu ve batıda farklı özelliklere sahiptir.

Çöl ve yüksek yaylaların bulunduğu batı kesimindeki akarsular, daha çok yeraltı veya çorak havzalar halindedir. Doğu bölgelerindeki akursular ise genellikle Pasifik Okyanusuna dökülür. Çin’deki zayıf akarsuların suladığı topraklar yüzölçümünün beşte ikisini teşkil eder. En önemli akarsular, Doğu Çin bölgelerinde bulunur.

Kuzey doğudaki Mancurya bölgesinde Sungari-Lia Ho ve doğu bölgesinde Sarı Nehir (Huanghı), orta kısımda Mavi Nehir (Yang-tse kiang) ve güneyde İnci Irmağı (Şi-kiang) en önemli nehirlerdir. Doğu bölgesindeki ırmaklar yön değiştirebilme özelliğine sahiptirler.

Eriyen kar sularıyla beslenmeler, buharlaşma, kat ettikleri yoldaki çöl şartları bu nehirlerin debileri ve yönlerinin değişmesine etki eden en büyük faktörlerdendir. Mavi Nehir (Yang-tse kiang) 5552 km uzunluğuna sahib olup, dünyanın dördüncü uzun nehridir.

Batı Çin’de seyrek rastlanan akarsular göl havzalarında veya kıraç topraklarda yeraltı suları halinde sona erer. Ülkenin iki büyük ırmağı olan Huang-Ho (4845 km) ve Yang-tse kiang, Tibet’te doğar. Kuzeyde Moğolistan kısmında Huang-Ho Nehri ülkenin en önemli nehridir.

Batıdaki tarım havzasında birkaç küçük göl vardır.

Moğolistan’daki tuz gölleri, doğu bölgelerdeki Tung-Ting, Pu-yang ve Tai gölleri en önemli gölleridir. Ayrıca pekçok küçük göle (daha ziyade doğuda) sahip olmasına rağmen, başka önemli gölü yoktur.İklim

Güney kesimlerinde muson iklimi hakim olan Çin’de, özellikle kuzeybatı kesimleri sert kara ikliminin hüküm sürdüğü bölgelerdir. Kış mevsiminde Orta Asya üzerinde bulunan soğuk, kuru ve yüksek basınçlı hava, karalardan denizlere doğru bir rüzgara sebep olur. Yazın bu durum tam tersine olarak meydana gelir. Denizlerden karalara doğru esen rüzgarlar haliyle nemli olurlar.

Doğu kesimleri bilhassa yaz aylarında musonlar sebebiyle bol yağış alır. Batı kısımları yağış yönünden son derece fakir bölgelerdir. Kuzeybatıda senelik 50 mm civarında olan yağış ortalaması, güneydoğu kesimlerinde 3000 mm gibi çok yüksek bir rakamı bulur. Mayıs ve ekim ayları arasında yağan yağmur, senelik miktarın yaklaşık % 80’ini teşkil eder. Kuzey bölgelerinde temmuz ve ağustos ayları yağmur mevsimleridir.

Güneyde tropikal iklim sıcaklıklarına karşı kuzeyde kara iklimine uygun sıcaklıklar görülür. Yaz mevsiminde kuzey ve güney bölgeleri hemen hemen aynı sıcaklığa sahipken, kış aylarında sıcaklık farkı 35°C gibi büyük bir rakama ulaşır.

Kuzey bölgesi, kışın sert kara iklimi sebebiyle soğuk bir kış mevsimi yaşarken, güneyde ılıman bir ekvatoral iklim hüküm sürer. Güneydoğuda uzun ve sıcak yazlar, özellikle Tibet ve Tsinghai platolarında ise çok uzun ve sert kışlar hüküm sürer.

Burada yazlar aksine kısa ve sıcak geçer.


 
Tabii Kaynakları

İklim ve fiziki yapısının tabii neticesi olarak doğu bölgeleri ormanlarla kaplı, batısı ise çayırlık, geniş olarak da çöl bitkileri ile kaplıdır. Ormanların kapladığı alan, toplam yüzölçümün yüzde onunu teşkil eder.

Güney kesimlerde tropikal ağaçların teşkil ettiği ormanlar kuzeye gidildikçe yaprak döken ağaçlardan meydana gelir. Biraz daha kuzeye gidilince, ülkenin orta kesimlerine gelinir ki, buralarda yaprak dökmeyen kozalaklı ağaçlar mevcuttur.

Kuzeyde, step ve çöl bitkileri hakimdir. Güneybatıdaki Tibet soğuklarının bulundğu bölgede nadir rastlanan dağınık ve bodur bitkiler yetişir. Dünyadaki hayvanlardan kuş türlerinin % 12’si, memeli hayvan türlerinin % 10’u, balık türlerinin de % 9’u Çin’de yaşamaktadır. Pandalar ve semenderler Çin’de yaşıyan ve dünyada nesli tükenmekte olan hayvanlardır.

Madenler bakımından pek fazla zengin olduğu söylenemez. Mevcut zengin maden yataklarının pek çoğu ulaşım ve teknik imkansızlıklar sebebiyle işletilememektedir.

Ülkenin özellikle kuzey ve orta kısımları demir üretiminde dünyada ilk sıralarda yer almaktadır. Antimon ve tungsten üretiminde de dünyada ilk sırayı alan Çin, kalay üretiminde ise dünyada ikinci sırada bulunmaktadır.

Molibden, civa ve bizmuttan başka az miktarda bakır, çinko, kurşun ile krom ve nikel vardır. Kalsiyum florür, grafit, mağnezit, talk, tuz mineralleri, asbest ve baryum rezervlerinin yanısıra, kükürt ve fosfat da kayda değer madenlerdendir.

 
Nüfus ve Sosyal Hayat

Çin nüfus bakımından dünyanın en kalabalık ülkesidir. Nüfûsun çoğu, sahil bölgelerinde, delta ve nehir vadilerinde, Szechwan’ın merkez platosundaki münbit arazilerde ve Kuzey Çin’in Büyük Vadisindeki ekilebilir arazide yerleşmişlerdir. Bu bölgelerde nüfûsu iki milyonun üzerinde birçok büyük şehir merkezleri bulunmaktadır. Hükûmet nüfus kontrolü ile ilgili tedbirler almasına rağmen, yıllık nüfus artışı 15 milyonun üzerindedir.

Ülkenin tabiat şartları, nüfûsun, ülkenin her yanına eşit olarak dağılımını engellemektedir. Nüfus yoğunluğu ortalaması 109’dur.

Fakat bu ortalama yoğunluk olup, batıya doğru yoğunluk azalır ve bir kilometre kareye bir kişiden daha az düşer. Çin’in nüfus yoğunluğu bakımından en kalabalık bölgesi, büyük şehirlerin yığıldığı kuzey doğu bölgesidir. Bu bölge Çin topraklarının % 40’ını teşkil ettiği halde, nüfûsun % 90’ını barındırmaktadır.

Burada nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 450 kişidir.

Nüfûsun geri kalanı arazinin % 60’lık bir bölümünde yaşarlar.

Bu bölgelerin başında Çinlilerin “Yeni Arazi” (Sömürge) dedikleri Doğu Türkistan ile Tibet gelmektedir. Komünist idare başa geçtikten sona doğudan birçok Çinli bu bölgelere yerleştirilmiştir. Bilhassa çok kalabalık olan şehirlerde geçim sıkıntısı sebebiyle kırsal bölgelere göçler yapılmaktadır.

Komünist idare 1960 yılından beri doğum kontrolü, aile planlaması, kırsal bölgelere teşvik vb. tedbirler alınmasına rağmen nüfus hızla artmakta ve nüfus problemi çözülemeyecek hale gelmektedir.

Çin’in büyük nüfus artışı yeni bir mesele değildir. M.Ö birinci asırda Çin’in nüfûsu 50 milyon civarındaydı. M.S. 1200 yıllarında 100 milyona çıkmıştı. 1368’de 65 milyona düşen nüfus, 1600 yıllarında 150 milyona, 1800 yıllarında 430 milyona fırlıyordu. Bugün 1 milyarın üzerine çıkmış durumdadır. Dünya nüfusunun dörtte birini teşkil etmektedir.

Ülkede senede 10 milyondan fazla evlilik olmaktadır. Bu kadar büyük nüfûsu olan Çin’de 56 etnik grup vardır. Bu etnik grupların % 94’ünü Hanlılar teşkil etmektedir. Hanlılar asıl Çinliler demektir. Türkçedeki Han Kağan ile alakası yoktur.

M.Ö. 202-220 yılları arasındaki Hun Hanedanından adını almaktadır. Diğer 55 etnik grup da azınlıkları teşkil etmektedir. Başlıcaları:

Türkler: Çinlilerin işgal ederek buradaki Türk devletinin varlığına son verdikleri Doğu Türkistan’da oturmaktadırlar.

Çoğunluğu Uygur Türkleri olup, Kazak, Özbek, Kırgız Türkleri burada bulunmakdadır. Nüfûsu yaklaşık 19-20 milyondur. Bu bölge 1867 yılında kesin olarak Çin’in sömürgesi olmuştur. İslam dini ve Türk gelenekleri yasaklanmış, camiler ve medreseler kapatılmıştır. ( Türkistan)

Türklerden sonra gelen başlıca azınlıklar: Şuanglar, Hueiler, Tibetliler ve Moğollardır. Şuangların nüfûsu 10 milyon kadar olup, Orta Çin’in güney kesimlerinde, Kuang-si Şuang eyaletinde yaşamaktadırlar.

Tibetliler: Nüfûsü 4 milyon kadar olup, Yüksek Tibet yaylalarında dağınık bir şekilde yaşamaktadırlar.

Huei’ler: Ning-hsia-huei eyaletinde yaşamaktadırlar. 5 milyon civarında nüfusları vardır.

Moğollar: İç Moğolistan’da yaşamakta olup, iki milyon civarında nüfusları vardır.

Çin’de Sina-Tibet dil ailesine bağlı çeşitli lehçeler konuşulur. Ancak resmi dil Kuzey Çin’in konuştuğu Mandarin lehçesidir.

Bölgelere göre lehçeler değişmekte ve farklı telaffuzlar ile mana bozulmaktadır. Ancak kullanılan yazı dili herkes tarafından anlaşılmaktadır. Çincede harfler heceyi gösterdiğinden dolayı, 4 binden fazla harf vardır.

Son zamanlarda bu sayı indirilmeye çalışılmaktadır. Azınlıklar ise kendi aralarında kendi dillerini kullanmaktadırlar. Çin’in resmi bir dini yoktur. Ancak halk Taoizm, Konfüçyonizm, Budizm, İslam, az miktarda Hıristiyan dinine mensupturlar.

Halkın başlıca gıdaları arasında kuzeyde buğday, güneyde pirinç ve çeşitli sebzeler ile balık başta gelir. Halk yakın zamana kadar geleneksel aile düzenini muhafaza etmekteydi. Âileler birçok akrabaları ile beraber yaşamaktadırlar.

Komünist idare bunları komünlere dönüştürmektedir. Halkın eğlencelerinin başında uçurtma uçurtmak, milli geçit törenlerinde yapılan ateş oyunları ve kukla ejderler ile güreş başta gelmektedir. Son senelerde dünyaya yayılan Kung-fu sporu da buradan çıkmıştır. Çin son zamanlarda milletlerarası spor müsabakalarına katılmaktadır. Haberleşme tamamen komünist idarenin kontrolü altındadır.

Çin eski tarihlerde birçok önemli teknolojiye beşiklik yapmıştır.

Bunların başında porselen, kağıt yapımı, demir dökümü, blok baskı, barut ve mağnetik aletleri sayabiliriz. Günümüzde ise Çin üçüncü süper güç haline gelmiş bulunmaktadır. Bloksuz ülkeler safında yer alır.

Eğitim, komünist idare tarafından rejimin maksadına uygun olarak düzenlenmektedir. Diğer komünist ülkelerden farklı olarak iş okulları da kurulmuştur. Önemli şehirleri: Pekin, (başşehir), Şanghay, Tientsin, Kanton, Shenyan, Wu-han, Urumçi’dir.
 
Siyasi Hayat

20 Eylül 1954 tarihli bir anayasa ile komünizm idaresi kurulmuştur. İktidara ülkenin tek siyasi partisi olan Komünist Parti hakimdir. Ülkede yaşama ve yönetim 1227 üyeli senede bir defa toplanan Milli Halk Kongresinin elindedir.

Seçmen yaşı 18’dir. Senede bir gün toplanan Milli Halk Kongresinin yürütme meclisi olan Daimi Komisyon veya Devlet Meclisi, Kongre üyeleri tarafından kendi aralarından seçilen bir başkan, 13 temsilci, bir genel sekreter ve 65 milletvekilinden teşekkül eder. Yürütme yetkisi başbakan, 12 temsilci, 32 bakan veya bakan seviyesindeki komisyon başkanları ve genel sekreterden teşekkül eden hükûmete aittir.

Yürütmenin bir kolu olan devlet başkanı kongre tarafından dört yıl için seçilir. İdari bakımdan 28 eyalete ayrılmış olup, bunların 5’ini muhtar eyalet, 21’ini eyalet ve 2’sini de birer şehir olan iller teşkil eder.Ekonomi

Tarım: Ekonomik bakımdan az gelişmiş, fakir ve dolayısıyla refah seviyesi çok düşük bir ülkedir. Çin için büyük sıfatı, nüfusunun ve topraklarının çokluğu sebebiyle kullanılmaktadır.

Ekonomisi esas itbariyle tarıma dayalı olan ülkede, komünizm idarelerinin her yerde uyguladığı gibi, arazi, tarım araçları, fabrika, işletmeler tamamen devlete aittir. Ülke yüzölçümüne nisbeten az olan ekime elverişli topraklarda ürettiği besin miktarı bakımından dünyada başta gelen ülkelerden olmasına rağmen kendi ihtiyacını karşılayamaz.

Yetişen önemli tarım ürünlerinden pirinç, mısır, arpa, darı, soya fasulyesi, susam, fıstık, ceviz, şekerkamışı, tütün başta gelmektedir. Her çeşit meyvenin yetiştirildiği ülkede pamuk, kenevir, kayda değer tarım ürünlerindendir.

Ormancılık: Orman ürünleri oldukça fazla olup, bu hususta dünyanın önde gelen ülkelerindendir. Dünya devletlerine nisbeten üretim çok olmasına rağmen, kendi ihtiyacını karşılamaya yetmez. Bu sebepten köylerde kereste yerine bambu ağaçları kullanılmaktadır.

Hayvancılık: Kuzey ve kuzeybatıdaki step bölgelerde daha yaygındır. Küçük ve büyükbaş hayvanlardan, at, deve, eşek en çok yetiştirilen hayvanlardandır. Doğu Türkistan, Şing-Hay ve İç Moğolistan’daki halkın geçim kaynağı hayvancılıktır.

Çin denizlerinde 1500’den fazla balık çeşidi bulunur. Senede ortalama 8.5 milyon ton civarındaki balık, ülke hakının en önemli protein kaynağıdır.

Pek fazla zengin olmayan maden kaynakları çok iptidai olan teknoloji sebebiyle yeteri kadar işletilememektedir. Ürettiği petrol, ülke ihtiyacını karşıladığı gibi ihraç da edilir. Halkının refah seviyesi, son derece düşük olmasına rağmen, yapılan yatırımlar, nükleer bomba, sun’i peyk, bilgisayar, askeri araç ve gereç imali yönünde yapılmaktadır.

Bu yöndeki sanayi yatırımlarında büyük ölçüde dış yardım kullanılmaktadır. El sanatları dünyaca meşhur olan bir ülkedir. Bilhassa ipekçilik, porselencilik, oymacılık ve benzeri el sanatları son derece ileridedir.

Ticaretinde, ithalatı ihracatından daha önemlidir. Pamuk, çay, ipek, porselen ihraç ettiği ürünlerin başında gelir. İthal ettiği malların başında ise makina ve sanayi mamülleri ile buğday ve diğer gıda maddeleri yer alır.

Ulaşım: Çin’de kara ve demiryolu ulaşımına büyük önem verilmiştir. 982.243 km’yi bulan karayolunun % 83’ü asfalttır.

Küçük üretim birimlerine bağlanan yerel hatlarla birlikte demiryollarının uzunluğu 64.960 km’yi bulmaktadır. Akarsuların büyük bir kısmında ulaşım yapılabilmektedir. En işlek akarsuları Yongtzo, X’i Huai ve Huang ırmaklarıdır. Uzun bir deniz kıyısı olan Çin’in 20 kadar açık deniz limanı vardır.

Engebeli bir araziye sahip olan Çin’de en uygun ulaşım hava yoludur. Ülke çapında 80 hava alanı vardır.
 

Modern Çağ Öncesi Dönem (En eski çağlardan M.S. 1840'a kadar)

Dünyadaki en eski uygarlıklardan biri olan Çin, yaklaşİk 4,000 yılık bir kayıtlı tarihe sahiptir.

Yunnan Eyaletindeki Yuanmou'da çalışan antropologlar, Çin'de keşfedilmiş en eski insan benzeri canlı olan ve bu bölgede yaklaşık 1.7 milyon yıl önce yaşamış olan Iyuanmou Adamı' nın kalıntılarını bulmuşlardır. 400,000 ila 500,000 yıl önce modern Beijing'in güneybatısındaki Zhoukoudian'da yağamış olan Pekin Adamı, insanın temel özelliklerine sahipti.

Pekin Adamı, ayaklan üzerinde yürüyor, basit aletler yapıyor ve kullanıyor ve nasıl ateş yakılacağını biliyordu. Çin'deki insanlar ilkel toplumdan köle toplumuna Çin' in ilk hanedanı olan Xia'mn kurulması ile M.ö. 21'inci yüzyılda geçti. Daha sonraki hanedanlar olan Shang (M.ö. 16'ıncı yüzyıl - ll'inci yüzyıl) ve Batı Zhou (M.ö. l l'inci yüzyıl - 770) döneminde köle toplumu daha da gelişti.

Bu dönemi, köle toplumundan derebeylik toplumuna geçişi simgeleyen ilkbahar ve Sonbahar ve Savaşan Devletler dönemleri (veya Doğu Zhou, M.ö. 770-221) izledi.

M.ö. 221'de Qin Hanedanının ilk imparatoru olan Qin Shi Huang, Savaşan Devletler Dönemine damgasını vuran bağımsız prenslikler arasındaki düşmanlığa son verdi ve Çin tarihindeki ilk merkezi, birleşik, çok etnik gruplu feodal devlet olan Qin Hanedanını kurdu. Daha sonraki yıllarda hanedanlar birbirlerini izledi.

1840'taki Afyon Savaşına gelindiğinde Çin, 2,000 yılı aşkın bir süredir feodal devlet olarak varlığını sürdürüyordu. Çin, dünyada ekonomik faaliyetin ilk ortaya çıktığı yerlerden biridir.

5,000 ila 6,000 yıl önce Sarı Nehir vadisi boyunca yağayan insanlar tarım ve hayvancılık yapmaya bağladılar. Shang Hanedanı döneminde (yaklaşık 3,000 yıl önce) insanlar, bronzu eritmeyi ve demir aletleri kullanmayı öğrendiler.

Beyaz çömlek ve sırlı çömlek üretildi. ıpek üretimi oldukça gelişti ve dünyanın ilk ğekilli iğlemeli ipek dokuma tekniği kullanıldı.

İkbahar ve Sonbahar Döneminde çelik üretim teknolojisi ortaya çıktı. Savağan Devletler Döneminde Li Bing ve oğlu, bugünkü Sichuan Eyaletindeki Chengdu yakınlarında Dujiang Barajının yapımını idare etti.

Su muhafazası alanındaki bu parlak bağarı, akılcı sulamayı, sellerin yönlendirilmesini ve kum boğaltılmasını mümkün kılmığtır. Han Hanedanlığına gelindiğinde tarım, el sanatları ve ticaret oldukça geliğmiğti.

Zhang Qian, hükümet temsilcisi olarak Batı Bölgelerine (Orta Asya) gönderildi ve Chang'an'dan (bugün Shaanxi Eyaleti'ndeki Xi'an) bağlayarak Xinjiang üzerinden son olarak Akdeniz'in doğuşu kıyısına ulaşan ve İpek Yolu olarak bilinen yolun öncülüğünü yaptı.

Tang Hanedanı, Çin tarihinde özellikle refah içinde geçen bir dönem olmuştur. Tarım, el sanatları ve ticarette ilerlemeler kaydedildi, tekstil imalatı ve boyama, porselen üretimi, metal eritme, döküm ve gemi yapımı alanlarındaki teknolojiler oldukça gelişti.

Bu dönemde kara ve su taşımacılığı da büyük ölçüde gelişti ve Japonya, Kore, Hindistan, İran, Arabistan ve öteki ülkelerle ekonomik ve kültürel ilişkiler genişledi. Snog ve Yuan hanedanları döneminde iç ve dış ticaret hızla gelişti.

Dışarıdan bir çok tüccar ve gezgin geldi. Marco Polo, Venedik'ten gelerek Çin'in bütün bölgelerini gezdi. Çin'in sanayii ve zenginliğini daha sonra Geziler adlı kitabında anlattı.

Çin halkının dört büyük buluşu olan kağıt yapımı, matbaacılık, pusula ve barut, bu dönemde yabancı ülkelere ulaştı. Ming hanedanının ilk yılları ile Qing hanedanının ortasına kadar olan dönemde (yaklağık olarak 1368'den 1840'a kadar) Çin'de derebeylik sistemi yavaş yavaş zayıflamaya başladı.

Fakat ekonomi güçlenmeye devam ederdi. Ming iktidarının sonuna gelindiğinde kapitalizmin ilk belirtileri ortaya çıktı.

Çin ile Asya ve Afrika'daki öteki ülkeler arasında dostane temaslar yapıldı. Tanınmış Ming Hanedanı denizcisi olan Zheng He'nin filosu, 1405 ile 1422 yılları arasında 30'dan fazla ülkeye yedi seyahat yaparak Afrika'nın doğu kıyısı ve Kızılde-niz'in limanlarına kadar ulaştı.

Bu uzun ekonomik geliğme tarihi boyunca Çin halkı, fikir alanında büyük başarılara imzasını attı. Lio Zi ve Konfiçyus gibi eski Çin'in tanınmış düğünürlerinin etkisi, geleneksel Çin kültürünün sınırlarını aşarak dünya uygarlığına malolmuştur.

Büyük stratejisi Sun Zi'nin yazdığı Efendi Sun'un Savaş Sanatı, ticaret yanısıra askeri alanda da değeri ölçülemeyen bir kaynaktır.

Cao Xueqin'in kaleme aldığı Kızıl Konağın Rüyası, Çin klasik edebiyatının temsilcisi olarak görülmektedir ve ülke iÇindeki ve dışındaki araştırma ve incelemeler iÇin bir esin kaynağı olmaya devam etmektedir. Astronomi, matematik ve coğrafya alanlarında da büyük başarılar elde edilmiştir.

2,200 yıl önce Savaşan Devletler Döneminde hazırlanan Gan Shi Xing Jing (Gan Shi Yıldızlar Katalogu), dünyada sabit yıldızlar konusunda hazırlanan ilk katalogdur. 120'sinin yerleri belirlenen 800'den fazla sabit yıldızın isimlerini içermektedir.

Han Hanedanından Zhang Heng, halkalı küreyi ve sismografı icat etmiştir. Güney ve Kuzey Hanedanları dönemlerinde yaşayan Zu Chongzi, pi'nin değerinin 3.14115926 ve 3.1415927 arasında olduğunu hesaplayarak pi'nin değerini yedi ondalık haneli hesaplayan ilk kişi olmuştur. Boylam dairesinin uzunluğu ilk kez Tang Hanedanı keşişi Yixing tarafından hesaplanmıştır.

Song Hanedanı bilimadamlarmdan Shen Kuo'nun bütün ömrü boyunca doğal bilimin çeşitli alanlarında yaptığı araştırmalar, eski Çin bilimi ve teknolojisinin gelişiminin gerçek bir ansiklopedisi olan Meng Xi B i Tan' (Rüya Akımı Denemeleri) yazmasını mümkün kılmıştır.

Çin tıbbı ve akupunktur da dünya tıbbına yapılan önemli katkılar arasında bulunmaktadır. Çin'in ilk tıp kitabı olan Huang Di Nei Jing (Sarı ımparatorun Tıp Kanunu), M.ö. 5'inci yüzyılda yazılmıştır.

Li Shizhen tarafından 16'ıncı yüzyılda kaleme alınan Ben Cao Gang Mu (Tıbbi Maddeler özeti), l ,800'ün üzerinde ğifalı ilaç karışımını ve 10,000'den fazla reçeteyi içermektedir.
 

Modern Dönem (1840-1949)

Modern Dönem (1840-1949) 1840 yılında Afyon Savaşı'nın bağlaması, Çin tarihinde bir dönüm noktası oluşturdu.

17'inci ve 18'inci yüzyıllarda büyük Avrupa ülkeleri birbiri ardından kapitalist kalkınma aşamasına girerken ticari malları iÇin dışarıda pazar aramaya başladılar ve sömürgeleri ele geçirmeye bağladılar.

19'uncu yüzyılın başından itibaren İngiltere, Çin'e büyük miktarda afyon kaçırarak Çin gümüşünün dışarıya kaçmasına ve ciddi ekonomik sorunlara yol açmıştır.

1839'da Qing hükümeti, Lin Zexu'yu afyon kaçakçılığının yasaklanması iÇin Guangdong'a gönderdi.

İngiltere, afyon ticaretini korumak amacıyla 1840'da Saldırgan Savağı'nı başlattı. Çin halkı, Lin Zexu ve öteki vatansever generaller liderliğinde işgalcilere karsı silahlı mücadeleye girişti ancak işbirlikçi Qing hükümeti, bu yabancı düşmana boyun eğmeyi tercih etti ve İngiltere ile Nanking Antlaşmasını imzaladı. Bu antlaşma, Çin yarı sömürge ve yarı feodal bir ülkeye dönüştürdü

Afyon Savaşı'ndan sonra İngiltere ve öteki emperyalist güçler, ıimtiyazları elde ettiler ve Çin’i ınüfuz alanlarınaı böldüler, ülkenin ekonomisi, bilimi ve kültürünün gelişimi büyük ölçüde engellendi ve halkın yaşamı hemen hemen dayanılmaz hale geldi.

Bir çok köylü lider ve ulusal kahraman, feodal baskı ve yabancı ülkelerin işgallerine karşı direnişe geçti. 1851 yılında Hong Xiuquan önderliğindeki Taiping Cennet Krallığı Devrimi, bunların en önemlisi ve modern Çin tarihinde en büyük köylü ayaklanmasıydı. Dr. Sun Yat-sen önderliğindeki bir burjuva demokratik devrimi olan 1911 Devrimi, Qing Hanedanı yönetimine son verdi.

Çin’i 2,000 yılı aşkın bir süre yönetmiş olan monarşik sistem, Çin Cumhuriyeti geçici hükümetinin kurulması ile son buldu. 1911 Devrimi, modern Çin tarihinde büyük önem taşımaktadır.

Ancak, 1911 Devriminin olumlu sonuçları, Çin burjuvazisinin verdiği tavizler nedeniyle ortadan kalktı ve ülke, Yuan Shikai'nin önderliğini yaptığı Kuzey Mahalli Diktatörlerinin egemenliğinde bir döneme girdi.

Bu rejimin özelliği içeride istibdatla yönetilmesi, dışarıda ise emperyalistlere bağımlı olmasıydı. Halk, sefalet cehenneminde yaşamak zorunda bırakıldı.

Taiping Cennet Krallığı Devrimi ve Dr. Sun Yat-Sen'in burjuva demokratik devriminin geçici başarıları da dahil olmak üzere 1840 ile 1911 yılları arasındaki sürekli mücadelelerin tamamı başarısızlıkla sonuçlandı.

Tarih, yarı feodal ve yarı sömürge Çin’de ne köylülerin, ne de burjuvazinin Çin devrimini kesin zafere götüremeyeceğini kanıtladı. Bu sorumluluk sonuçta proleteryamn omuzlarına yüklendi.
 

Yeni Demokratik Devrim (1919-1949)

Rusya'daki 1917 Ekim Sosyalist Devrimi'nin başarısından sonra Marksizm Çin’e ulaştı. Bu, Çin’in ilerici aydınları arasında Marksizm’in Çin devrimini başarıya ulaştırabilecek yegane gerçek olduğu bilincini yaydı.

Ekim Devrimi'nin etkisi altında 1919 yılında Çin’in 4 Mayıs Hareketi başladı. Bu büyük emperyalizm ve feodalizm karşıtı hareket boyunca Çin proletaryası ilk kez büyük potansiyelini ortaya koydu.

4 Mayıs Hareketi, Çin devriminin eski demokratik devrimi yeni demokratik devrim yönüne dönmesini sağladı. Marksizm-Leninizm’in daha da yaygınlaşması ve Çin halkının devrimci pratiği ile birleşmesine imkan verdi ve Çin Komünist Partisi'nin ideolojisi yanı sıra kadrolarını hazırladı.

1921'de bütün ülkedeki komünist grupları temsil eden Mao Zedong, Dong Biwu, Chen Tanqui, He Shuheng, Wang Jinmei, Deng Enming ve Li Da,

Shanghai'da Birinci Ulusal Kongre'yi düzenleyerek Çin Komünist Partisi' Nis kurdular. Bu tarihten itibaren Çin devrimi yeni bir görünüm kazandı.

Çin halkı, ÇKP' nin önderliğinde 28 yıllık upuzun bir çetin mücadeleyi sürdürmüştü, bu çetin mücadele, dört döneme ayrılabilir: Kuzey Mahalli diktatörlere karşı savaş (1924-1927), çiftçi Devrimi Savaşı (1927-1937), Japonya'ya karşı Direniş Savaşı (1937-1945) ve Kurtuluş Savaşı (1945-1949).

Bu son savaş, Chiang Kai-Shek liderliğindeki Kuomintang' in iktidarına son verdi ve Tayvan ve bir kaç ada dışında bütün Çin topraklarını kurtardı. Çin halkı nihayet yeni demokratik devrimi başarıya ulaştırdı.
 

Çin Halk Cumhuriyeti (1949- )

21-30 Eylül 1949 tarihleri arasında Çin Halk Siyasi Danışma Konferansının Birinci Toplantısı (ÇHSDK), çeşitli siyasi partiler, halk örgütleri, partili olmayan demokratlar ve toplumun bütün kesimlerinden temsilcilerin katılımı ile yapıldı. ÇHSDK, geçici bir anayasa işlevi gören bir Ortak Program hazırladı.

Mao Zedong'un başkanlığını yaptığı bir Merkez Halk Hükümet Konseyi seçti ve Zhou Enlai' yi Hükümet idare Konseyi'nin Başbakanı ve aynı zamanda Dış işleri Bakanı olarak atadı, l Ekim 1949'da Çin Halk Cumhuriyeti'nin büyük kuruluş törenine Beijing' in Tiananmen Meydanında toplanan 300,000 kişi tanıklık etti.

Başkan Mao Zedong, Çin Halk Cumhuriyeti'nin resmen kurulduğunu ilan etti.

Bundan sonraki üç yıl, ekonomik iyileşme dönemi oldu. Ulus, halkın yönetim iktidarını oluşturmak, savağın yaralarını sarmak ve ulusal ekonomiyi güçlendirmek iÇin çalıştı.

Ayrıca bürokrat-kapitalistlerin işletmelerine el koyarak bunları devlet sosyalist işletmelerine dönüştürdüler ve feodal arazi sahipliği sistemini ortadan kaldırıp toprak ağalarından alınan arazileri az toprağı olan veya hiç olmayan köylülere dağıttılar.

1952'nin sonuna kadar Çin’in mali ve ekonomik durumunda önemli bir iyileşme kaydedildi ve önemli sınaî ve tarımsal ürünlerin üretimi rekor düzeye ulaştı.

Çin, üretimi artırırken giderek üretim araçlarının sosyalist halk mülkiyetini oluşturdu. 1953-1956 döneminde ulusal ekonominin kapsamlı bir şekilde sosyalist dönüğümü tamamlandı.

Köylüler, tarımsal üretici kooperatifleri kurmaya, esnaf ve zanaatkarlar da aynı şekilde örgütlenmeye teşvik edildi. Kapitalist sınai ve ticari işletmeler, müşterek kamu-özel mülkiyetine dönüştürüldü.

Tarım, el sanatları sanayi ile kapitalist sanayi ve ticaretin sosyalist dönüşümünün temelde tamamlanmasından sonra sosyalist devlet sektörü, ulusal ekonomiyi yönlendirdi.

Ulusal ekonominin kalkınmasına yönelik Birinci Beş Yıllık Plan (1953-1957), planlanandan önce tamamlandı.

Çin, daha önce ülkede mevcut olmayan tam sanayileşme iÇin gerekli sanayileri kurup geliştirerek uçak, otomobil, ağır makine, hassas makineler, elektrik üretim donanımı, metalürjik ve madencilik donanımı, yüksek kalitede alaşımlı çelik ve demir dışı metaller üretmeye başladı.

1957'den 1966'daki ıkültür devrimininı başlangıcına kadar olan on yıl, Çin’in geniş çaplı sosyalist yapılanmayı başlattığı dönem oldu. Bu dönemde ciddi başarısızlıklarla karşılaşmakla birlikte önemli başarılar da elde etti.

Ulusun toplam sınai sabit kıymetleri 1956 ve 1966 arasında dört kat artarken ulusal gelir, sabit fiyatlarla yüzde 58 oranında artış gösterdi. çelik, kömür, ham petrol, üretilen elektrik ve metal işleme tezgahları gibi önemli sınai ürünlerin imalatı, bir kaç kat hatta bazı durumlarda on küsur kat arttı.

Bu dönemde ayrıca elektronik ve petro-kimya yanı sıra büyük ölçekli tarımsal sermaye yatırımları ve teknolojik dönüğüm gibi bir çok yeni ve gelişen sanayide ilerleme kaydedildi.

Tarımda kullanılan traktörlerin sayısı ve suni gübre hacmi, 6 kattan fazla arttı. Bilim ve teknoloji alanlarında önemli başarılar elde edildi.

Bilimsel ve Teknolojik Kalkınma Planı (1956-1967), 1962'de planlanandan beş yıl önce tamamlandı.

Bu alanda, özellikle atom enerjisi, jet teknolojisi, bilgisayarlar, yarı iletkenler ve otomatik kumanda alanlarındaki çalışmalar hızla ilerleme kaydetti.

Bu dinamik dönem iÇinde Parti ve hükümet emirlerinde ciddi yanlışlar da yapıldı. Siyaset alanında 1957 yılında Sağcılara karşı bağlatılan mücadele hareketinin kapsamı, gereğinden fazla genişti.

1959'da Parti iÇinde Sağ sapmaya karşı başlatılan bir mücadele, Parti iÇindeki demokratik yaşama büyük zarar verdi. Ekonomik alanda 1958 yılında Büyük ileri Atılımı ve halk komünü hareketi gerçekleştirildi.

Bu hareketlerin özelliği gerçekçi olmayan düzeyde hızlı üretim ve yüksek hedeflerini içermesi, gerçeklerin dikkate alınmaması ve hızla sonuç alınması iÇin sabırsız davranılmasıydı.

Bunlar ve körü körüne verilen yanlış emirler, sonuçların abartılması ve komünizmin zamanından önce gerçekleştirilmesine yönelik çabalar gibi öteki Solcuı hatalar, ülke ekonomisinin 1959 ile 1961 yılları arasında ciddi güçlükler yaşamasına yol açtı.

Bu gidişatı düzeltmek iÇin hükümet, yeniden ayarlama, güçlendirme, yenileme ve iyileştirme başlığı altında yeni bir politikayı uygulamaya koydu.

Bütün ulusun birlikte gösterdiği gayretle ekonomi yeniden eski gücüne kavuştu.

Ancak, ekonomik faaliyetleri yönlendiren Solcu hatalar, tamamen düzeltilmemişti ve bunlar, siyaset ve ideoloji alanında devam ederek sonuçta kültür devrimiıne yol açtılar.

Mayıs 1966 ile Ekim 1976 arasında on yıl devam eden kültür devrimiı, o tarihte ÇKP Merkez Komitesi başkanı olan Mao Zedung tarafından başlatıldı ve onun önderliğinde yürütüldü.

Mao Zedung, kültür devrimiıni, burjuva ajanları ve karşı devrimci revizyonistlerin Parti, hükümet, ordu ve kültür çevrelerine sızdıklarını düşündüğü iÇin başlattı.

Onun görüşüne göre kapitalistlerin ele geçirdiği gücün geri alınması ancak kültür devriminin bağlatılması ile mümkün olabilirdi. O zamanki sınıf durumu ve Parti ve devletin siyasî statükosuna ilişkin bu değerlendirme, tamamen yanlıştı.

Buna ilaveten Mao Zedong'un son yıllarında islediği hatalardan yararlanan Lin Biao ve Jiang Qing karşı devrimci klikleri, Mao'nun haberi olmadan ülkeye ve halka büyük bir felaket getiren faaliyetlere giriştiler.

Bu faaliyetler, Halk Cumhuriyeti' nine kurulmasından bu yana ülke ve halk iÇin en ciddi başarısızlıklara ve en tahrip edici kayıplara yol açtılar.

Mao Zedong'un kültür devrimiı sırasında yaptığı ciddi hatalara karşın bütün yaşamı değerlendirildiğinde Çin devrimine yaptığı katkılar, hatalarından çok daha fazladır.

ÇKP ve Halk Kurtuluş Ordusu'nun kurulması ve geliştirilmesine, Çin’in bütün etnik grupların halklarının kurtuluşuna, Halk Cumhuriyeti'nin kurulmasına ve sosyalist davanın geliştirilmesine ölümsüz katkılar yaptı.

Kültürel devrimıin devam ettiği on yıl iÇinde tahmini olarak ulusal gelirde 500 milyar yuan tutarında kayıp meydana geldi.

Yine de halkın büyük gayreti sayesinde bir ölçüde ekonomik gelişme kaydedildi. Hububat rekoltesi yüzde 34 arttı ve sanayi ve ulaştırma, sermaye yatırımları ve bilim ve teknolojide önemli gelişmeler kaydedildi.

Yeni demiryolu hatları inşa edildi, Nanjing' deki Yangtze Nehri Köprüsü tamamlandı, büyük ve teknolojik açıdan gelişmiş işletmeler kuruldu ve uzaya uydu gönderildi ve bunlar geri getirildi.


Çin halkının desteğini alan ÇKP, Ekim 1976'da anti-devrimci Ji-ang Qing kliğini ezdi. ıKültür devrimiınin sona ermesi, Çin tarihinde yeni bir dönemin başlangıcını oluşturdu.

ÇPK, Temmuz 1977'de ülkenin bütün halkının yoğun isteği üzerine Deng Xiaoping'i, kültür devrimiı sırasında uzaklaştırıldığı bütün Parti ve hükümet görevlerine iade etti.

1978'in sonunda yapılan ÇKP On birinci Merkez Komitesi üçüncü Oturumu, Yeni Çin’in tarihinde çok büyük önem taşıyan büyük bir dönüm noktası oluşturdu.

1979'dan bağlayarak Çin, bir reform ve dış dünyaya açılma politikasını uygulamaya koydu. Kültür devrimiı ve daha önceki Solcu sapmaların hataları düzeltildi.

Modernleşmeye öncelik verildi. Ekonomik yapının yeniden ayarlanması ve ekonomik ve siyasi sistemlerin ıslah edilmesi iÇin büyük gayret gösterildi.

Çin, sosyalist modernleşmeye giden Çin’in kendi özelliklerini yansıtan bir yola aşamalı olarak girmeye bağladı.

Çin’de 1979'dan bu yana büyük değişiklikler meydana gelmiştir, ülkedeki durum, her zamankinden daha iyidir ve insanlar, daha öncekine göre çok daha fazla maddi yarar elde etmektedir.
 
Geri