Çimendeki Prenses

Konu sahibi son olarak 2623 gün önce görüldü
Çimendeki Prenses Uzak ülkelerden birinde kralın on iki oğlu varmış Kral evlatlarını

çok sever, onların kendi gibi mutlu olmasını istermiş

Çocukları büyüyünce, kral her birine birer at vermiş ve

onları kendilerine eş aramak için dünyanın dört bucağına göndermiş

Ama kral prenslerin sıradan kızlarla evlenmelerine karşıymış

O, oğullarının becerikli kızları kendilerine eş olarak seçmelerini dilermiş

“Evleneceğiniz kız, bir gün içinde kendi dokuduğu

kumaştan sizin için gömlek dikebilmeliBöylesini bulabilirseniz getirin Yoksa başka

kızı sarayımda gelin olarak kabul etmem” demiş

Kardeşler yola çıkmışlar En küçük kardeş en çelimsizleriymiş

Onunla alay etmişler ve:

“Sen zaten kendine bakamıyorsun, öyle dünya beceriklisi bir kızı nereden

bulacaksın? Git başımızdan ve ne halin varsa gör” diyerek kovalamışlar



Küçük kardeş onlara yalvarmış Terk etmemeleri için diller dökmüş

Ama onu kimse dinlememiş Sonunda çaresiz geri dönmüş

Saraya da gidememiş Ormanları, çayırları dolaşarak ne yapacağını

düşünmeye başlamış Bir ara bir vadiye ulaşmış Atından inip biraz

dinlenmek istemiş Birden ayaklarının dibinde birşeylerin kımıldadığını

hissetmiş Eğilip bakmış ki ne görsün: Minicik bir kız, ufacık bir koltukta

oturuyor Arkasındaki kutu kadar bir yükseltinin de sanki pencereleri ve

kapısı varmış Oğlan gözlerine inanamamış Kız bir de su şırıltısı gibi bir

sesle ona seslenince daha da şaşırmış:



“Niye böyle kederlisin güzel çocuk” demiş kız



Kralın en küçük oğlu başına gelenleri birbir anlatmış Minik kız

dikkatle dinlemiş sonra da :



“Üzülme” demiş, “herşeyin bir çaresi bulunur Eğer beni sözlün olarak

kabul edersen, sana şimdi hemen bir gömlek dokur ve dikerim Hem de

öyle güzel dikerim ki, titiz baban tek bir hata bile bulamaz!”



Delikanlı çok sevinmiş:”Elbette” demiş, “kabul etmez olur muyum!”



Küçük kız ellerini çırpmış Arkasındaki minicik kulübeden

kendinden de küçük üç hizmetçi çıkmış Ellerindeki çıkrıkları, dokuma

tezgahını, dikiş makinesini çimenlerin üzerine koymuşlar Minik kız ise

çalışmaya başlamış, ama ne çalışma! Küçük prens kızın hızla çalışan

ellerini gözleriyle takip etmekte güçlük çekiyormuş Göz açıp

kapayınca kadar gömlek hazır olmuş Oğlan gömleği katlayıp cebine

koymuş Bir yandan da, bu fındık faresinin kuyruğundan da küçük olan

gömleği babasına nasıl vereceğini düşünüyor, biraz utanıyormuş

Ama sonuçta babasına gömleği vermiş Gerçekten de babası gömleği

çok beğenmiş ve oğlunun o kızla evlenmesine razı olmuş

Kralın oğlu heyecanla çayıra koşmuş Minik kızı atına alıp saraya

götürmek istemiş Ama kız kendi arabasıyla yolculuk etmek istiyormuş

Arabası da, önüne dört beyaz fare koşulmuş küçük bir gümüş kaşıkmış

Delikanlı, atının ayağı minik kızın arabasına değecek diye çok

korkuyormuşGerçekten de korktuğu başına gelmiş Hem de tam

köprüden geçerken Dar köprüde atın ayağı gümüş kaşığa çarptığı gibi,

minik kızla beraber suya itivermişKralın oğlu çok üzülmüş

Fakat birden sular kabarmış, köpüklerin arasından sarı saçlı, dünya güzeli

bir kız çıkmış Yüzü minik kızın yüzüymüş



“Sevgili prensim” demiş, “büyüyü bozdun, beni kurtardın Bir ömür

boyu mutlu olacağız” Sonra ikisi birden, prensesin muhteşem arabasına

binerek saraya gitmişler
 
Geri