Cennetten Kovulan Genlerimiz ise Yasak Elma da Kütür Kütür Egodur!

🕒 Konu sahibi 23 saat önce aktifti
"...
Bulabilseydik keşke, saf, sınırlı, dar,
İnsani, bize ait verimli bir toprak parçası
Irmak ve kıyılar arasında.Çünkü aşmakta bizi kendi kalbimiz
Tıpkı onlar gibi.Ve ona artık bakamıyoruz.
Bakamıyoruz kalbimizi yatıştıran görüntülere, daha da ötesi
Tanrısal gövdelere, kendi sınırlarını bulmuş.
...
"

Duino Ağıtları'ndan bir kısım, Rilke

uyku.jpg



İnsanın Mutsuzluğu, Cennetten Kovulanlarda Evrimin Rolü

İnsan, anlamsızlıktan kaynaklanan genel mutsuzluk halinde ve mutluluk arayışındadır, bunda biraz evrimin de zalimliği yatıyor. :) Evrim, diğer hayvanlarda doğal seleksiyon aracılığı ile ortam koşullarına uygun organizmanın şekillenmesi yönündeyken insanda bilincin evrimini desteklemiştir. Diğerlerinin hayatta kalabilmesi için uygun organizmalara sahip olmasının karşısında insanın yetersizliği ona genetik özelliklerin yerini tutup onun kadar işlevsel olmasını sağlayacak yaratma, inşa etme yetisine tutunmasına sebep olmuştur ve kültür açığa çıkmıştır. Bu demek oluyor ki insanı insan yapan, dünya karşısındaki biyolojik eksikliğini bilişsel açıdan aşma çabasıdır. Ontolojik olarak yetersiz olan birincil egosundan dolayı ikincil bir ego yaratmıştır ve yarattığı bu ego sanaldır, kültürle desteklenmiştir, genetik yeterliliği yoktur ve diğer hayvanlardaki gibi içgüdüleriyle örtüşme uzantısında var değildir. Doğa tarafından evrilen ve diğer hayvanların doğduklarında direkt sahip oldukları içsel ego, içgüdüleriyle birebir örtüşür ve bu, onları mutsuzluğunun bilinmediği bir nevi robotik olan mutluluğa götürecektir. Belki de bu hikaye diğer hayvanların ağlamayışının (göz yaşı üretmek ağlamak değildir; refleksif veya rutin salgıdır) cennetlerinin içsel egolarının kendisi olması ve milyon yıllar önce kaybettiği tatminkarlık arayışını hayata tercih etmesi de insanın cennetten kovuluşudur. Kürküyle kutuplarda yaşayabilen bir kutup ayısının birincil egosundaki mutluluk karşısında, bilinciyle yaptığı yatırım karşısında dünyanın her yerinde yaşayabileceği yetisine sahip olan insanın aidiyetsizlik duygusu biz insanların dünyayla organik uyumsuzluğumuzun tezahürüdür. İnsanların da sahip olmasına rağmen üreme, beslenme gibi güdülerle direkt mutluluk sahibi olamamasının sebebi tatminkarlık hissinin yarattığı sanal egosundaki dönüte bağlı olmasından kaynaklı bir zaman problemidir. Tatmin edilmemiş benliğin; hormonlarımızın beynimizde seviş çığlıkları ile gerçekleştirilmesi gereken sanal kültürel gereklilikler arasına sıkışmış mutluluğumuz!
"Şimdi dünyada nerede biri ağlıyorsa
Sebepsiz, dünyada, ağlıyorsa
Bana ağlıyor."​



Kimbuhatunyahu? 19.05.2020
 
Geri