Cennet

Konu sahibi son olarak 2615 gün önce görüldü
CENNET

Allah, hayatı ve ölümü belirli bir amaçla yaratmış, insanlara doğruyu ve yanlışı öğreten hak kitaplar indirerek bu amacı onlara bildirmiştir. Dünya hayatının geçici ve sahte bir süsten ibaret olduğunu fark edip hayatını ona göre düzenleyen insan için Allah, sonsuz cenneti vaat etmektedir.

İman edip salih amellerde bulunanlar, Biz onları altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokacağız. Bu, Allah'ın gerçek olan va'didir. Allah'tan daha doğru sözlü kim vardır? (Nisa Suresi, 122)

Cennet müminlerin ebedi konaklama yeri olarak yaratılmış kusursuz bir mekandır. Bu güzel mekanda Allah insanları da yine aynı şekilde kusursuz güzellikte yaratacaktır.

Üstelik bu güzellik tek bir suretle sınırlı kalmayacak, Allah kullarına istedikleri zaman istedikleri sureti seçebilecekleri bir imkan verecektir. Bu durum Peygamber Efendimiz (sav) ‘in bir hadisinde şu şekilde bildirilmiştir: ‘Cennette bir çarşı vardır. Ancak orada ne alış, ne de satış vardır. Sadece erkek ve kadın suretleri vardır. Erkek bunlardan bir suret arzu ederse o surete girer.[(Tirmizi), Kütüb-i Sitte-14, s. 434/17]

Cennette bütün müminler aynı yaşta yaratılacaklardır. ‘Onları hep bakireler olarak kıldık, eşlerine sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt,(Vakıa Suresi, 36-37) . . .

Peygamber (sav) Efendimizin konuyla ilgili bir hadisinde ise bu yaşın hiç değişmeyeceği bildirilmektedir: ‘Bir kimse cennetlik olarak ölünce, büyük veya küçük, yaşı ne olursa olsun, otuz yaşında bir kimse olarak cennete girer ve artık bu yaş ebediyen değişmez. Cehennemlikler için de durum böyledir.’ [(Tirmizi), Kütüb-i Sitte-14, s. 450/5]

Cennette insanlar Yüce Rabbimiz’in rahmetiyle, sonsuza kadar üzüntü, sıkıntı, endişe gibi duygulardan uzak yaşayacaklardır. Hadislerde cennetteki bu nimet şöyle haber verilir: ‘... Her kaygının da arkası kesilecektir. Cehennem ehlinin kaygısı müstesna...[Ramuz el-Ehadis-2, s.

Müminler cennette akıllarına gelen, hoşlarına giden her şeyi isteyebilecek ve istedikleri anda Allah'ın izniyle bunlara sahip olabileceklerdir. Üstelik bunların hiçbiri bir ihtiyacı karşılamak, bir eksikliği gidermek amacıyla değil, sadece Allah'tan bir ikram ve güzellik olarak cennet ehlinin zevk almaları için var olacaktır. (Doğrusunu Allah bilir) "... orada nefislerin arzu ettiği ve gözlerin lezzet (zevk) aldığı herşey var. Ve siz orada süresiz kalacaksınız" (Zuhruf Suresi, 71)

Çocuk sahibi olmayı isteyen bir kimse için ise bu durum, cennete uygun bir kolaylık ve mükemmellik içinde gerçekleşecektir: ‘Mümin cennette çocuk arzu ettiği zaman; onun hamli, doğması, yaşı bir anda olur’. [Tezkire-i Kurtubi-1, s. 55]

Dünyada sıkça muhatap olduğumuz rahatsız edici kokuların hiçbiri cennette olmayacaktır. Bu tür kokular insanlara dünyanın eksikliklerini hatırlatan, onların cennete özlem duymalarına vesile olan dünyaya has kusurlardır. Cennette bu tür kusurlar ortadan kaldırıldığı gibi insanın zevk alacağı hoş kokular her yeri kuşatacaktır. Peygamberimiz (sav) bir hadis-i şerifinde cennet için; ‘... Her tarafından güzel kokular dalgalanmaktadır...’ şeklinde bildirmiştir. [Ramuz el-Ehadis-1, s.170/1]. . .

Cennette ses güzelliği de müminlere ayrı bir nimet olarak verilecektir. Peygamberimiz (sav)'in hadislerde bildirdiğine göre cennette hem herkesin kendi sesi çok güzel olacak, hem de kulaklarına gelen her ses hoşlarına gidecek şekilde olacaktır. (En doğrusunu Allah bilir.)

Cennette hurilerin toplanma yerleri vardır. Seslerini yükseltecekler, yaratıklar onların sesi kadar güzel bir sesi o ana kadar hiç duymamış olacaklar...’ [(Tirmizi), Büyük Hadis Külliyatı, s. 409/10099]

Cennette sütten, baldan ve şaraptan ırmaklar vardır. Ancak bu ırmaklar dünyadakinden çok farklı, cennete has özellikleriyle yaratılmıştır. Cennette bunların her biri tertemiz, lezzet ve rahatlık veren içkilerdir. ‘İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır ve orda onlar için meyvelerin her türlüsünden ve Rablerinden bir mağfiret vardır.’ (Muhammed Suresi, 15)

Dünyadaki güzellikler ne kadar mükemmel olursa olsun, yine de pek çok kusuru bulunur.

Dolayısıyla dünyadaki en güzel köşk bile cennet köşklerinin yanında son derece gösterişsiz kalır. Kuran'da cennet köşklerinden şöyle bahsedilir: ‘İman edip salih amellerde bulunanlar; onları, içinde ebedi kalıcılar olarak, altından ırmaklar akan cennetin yüksek köşklerine muhakkak yerleştireceğiz. (Salih) Amellerde bulunanların ecri ne güzeldir. (Ankebut Suresi, 58)

Cennette köşklerle birlikte topraklarında çok değerli olduğunu Peygamber Efendimiz (sav) in hadislerinden anlıyoruz: ‘Cennetin dikilecek ağaçlarını çok ekin. Zira onun suyu tatlı, toprağı güzeldir...[Ramuz el-Ehadis-1, s. 72/14]

Cennet binalarının bir tuğlası altın, bir tuğlası gümüş, harcı misk, çakılı inci ve yakut ve toprağı da safrandır...[Ramuz el-Ehadis-1, s. 200/6]

İnsanın böylesine kusursuz bir cennet hayatına kavuşabilmesi için yapması gerek şey aslında çok kolaydır. Allah rızasına uygun bir yaşam sürmek ve kaybolup gidecek dünya nimetlerine bağlanmamak yeterlidir. Bunun ardından -Allah'ın izniyle- kusursuz ve sonsuz mutlulukla dolu bir hayat başlayacaktır.

‘İman edip salih amellerde bulunanlar, ne mutlu onlara. Varılacak yerin güzel olanı (onlarındır).’ (Ra'd Suresi, 29)


 
Cennet…

Cehennem üzerine kurulmuş sırat ile geçilen gizemli hayat.
Hz. Adem’in yasak ağacın meyvesinden yediği için dünyaya gönderildiği adres…

İçinde bulunan bitki ve ağaçların gölgesiyle kaplanmış yerle gök arası geniş bir meyvelik bahçe.

İman edip sâlih amel işleyenlerin ebedî âlemdeki makamı…

Rablerinin huzuruna suçlu olarak varmaktan korkanların ve nefsini hevasından arındıranların konağı.

Allah’ın rızasını kazananlar için mükafat olarak hazırlanmış hoş bir mekan.Altlarında ırmaklar akar Adn cennetlerinin, orada İrem ve Gesi bağlarını mecazda bırakarak çekirdekli ve çekirdeksiz üzüm bağları ve asmalar vardır. Asmalı konaklar vardır içinde huriler oturan.

Mü’minler pınar başlarında yüzerler Naim cennetlerinde… Hüsna cennetinde görür Allah’ın kulları Rablerini… Dolunaya bakar gibi temaşa ederler yaratıcılarını… Kimisini aşk-ı Hak almış durur…

Kimisi Tur’da Rabbinin tecellisini gören Musa gibi olur. Kimisi kılıçların gölgesinde gelmiştir Cennet’e, kimisi anasının rızasını alarak varmıştır selam yurduna… Kimisi sabır sayesinde giymiştir ipek elbiseyi. Kimisi altın kâseden içmiştir Kevser’i…

Peygamberlerin davetine uyarak iman edip, dünya ve ahirete ait işleri, kulluk vazifelerini elden geldiği kadar güzel bir şekilde yapan temiz ve müttakî kişiler için hazırlanmış bir huzur ve saadet yurdudur. Kısaca ahiretteki nimetler yurdunun adıdır.

Kur'an-ı Kerîm ve hadis-i şeriflerde Cennet, çeşitli şekillerde tasvir edilmiştir. Bilhassa Kur'an-ı Kerîm'de ağaçları altından ırmaklar akan Cennetler şeklinde anlatılmaktadır:

"Cennet takva sahiplerine, uzak olmayarak yaklaştırılmıştır. İşte size va'dolunan, gördüğünüz şu Cennet'tir ki, O, Allah'ın taatına dönen onun (hudud ve ahkâmına) riayet eden çok esirgeyici Allah'a bütün samimiyetiyle gıyâben saygı gösteren, hakkın taatına yönelmiş bir kalble gelen kimselere aittir. "

(Kâf, 31-33)

"Tövbe edenler, iyi amel ve harekette bulunanlar öyle değil. Çünkü bunlar hiç bir şeyle haksızlığa uğratılmayarak Cennet'e, çok esirgeyici Allah'ın kullarına gıyâben va'd buyurduğu Adn Cennet'lerine gireceklerdir. Onun vadi şüphesiz yerini bulacaktır. Orada selâmdan başka boş bir söz işitmeyeceklerdir. Orada sabah, akşam rızıkları da ayaklarına gelecektir. O, öyle Cennet'tir ki biz ona kullarımızdan gerçekten müttakî olanları vâris kılacağız. "

(Meryem, 60-63)


Cennet, bu dünyada yapılan iyiliklerin ahirette Allah tarafından verilen karşılığıdır.

Kur'an'da Cenâb-ı Allah şöyle buyurmaktadır:

"Adn Cennetleri vardır ki altlarından ırmaklar akar. Onlar orada ebedî kalıcıdırlar. İşte günahlardan temizlenenlerin mükâfatı."

(Tâhâ, 76)

Kaynaklar:


1) Cennet, Durak PUSMAZ, Şamil İslam Ansiklopedisi

2) Cennet, A. Hamit Özyayla, İlkadım Dergisi, Eylül 2004
 
ALLAH'IN CENNET İÇİN HAZIRLADIGI NİMETLER

ead4nB.jpg


[FONT=arial black,avant garde]İnsanlar var olmasını istedikleri, fakat dünya şartlarında mümkün olmayan şeyleri kimi zaman filmlere, romanlara konu yaparlar.

Bu tür fikirleri fantastik, ütopik gibi sıfatlarla nitelendirerek gerçekdışı olduklarını vurgularlar.

Çoğu insan bu hayal ürünü mükemmelliklerin gerçek olmasını ister, bunlara özenir.

Ancak dünya şartlarında bunların gerçekleşmesinin olanaksız olduğunu bilmek ve bu güzellikleri sadece hayal etmek onların ruhunda derin bir zevk oluşturmaz.

Aksine yaşadıkları ortamdaki eksikliklerin biraz daha farkına vararak dünyanın gerçek yüzünü görmelerine, bu da kendi deyimleriyle "keyiflerinin kaçmasına" sebep olur.

Elbette ki tarif ettiğimiz bu ruh hali iman etmeyen kişiler için söz konusudur.

[/FONT] [FONT=arial black,avant garde]Ahiretin varlığına kesin bir bilgiyle iman eden müminler ise, hayal gücünün sınırlarını zorlayan tüm ihtimallerin Allah'ın "ol" demesiyle gerçekleşebileceğini, ahirette cennet nimeti olarak karşılarına çıkabileceğini bilirler.

O halde insan, dünyada "olsa ne güzel olur" diye düşündüğü her güzellik ve nimete cennette kavuşabilmeyi umabilir.

Bu umut içindeki insan, istediği herşeye kavuşabileceği cenneti hak edebilmek için ciddi bir çaba göstermeye başlar.

[/FONT] [FONT=arial black,avant garde]Bir hadiste Peygamberimiz (sav), Allah'ın salih kulları için ahirette "hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın duymadığı ve hiçbir beşerin kalbine gelmeyen birtakım nimetler" olacağından bahsetmiştir.

[/FONT] [FONT=arial black,avant garde]
eWglqN.jpg


[/FONT] [FONT=arial black,avant garde]Allah cenneti tarif edip tanıttığı ayetlerle insanlara dünyadakilerle kıyaslanmayacak bir nimet ufku açmaktadır. "Orada diledikleri herşey onlarındır; Katımız'da daha fazlası da var."ayetiyle cennetteki bu nimet genişliği haber verilmektedir.

Peygamber Efendimiz (sav) bir hadisinde müminlere, kendilerini bekleyen cennet nimetleri hakkında şu ayeti hatırlatmıştır:

[/FONT] [FONT=arial black,avant garde]Artık hiçbir nefis, yaptıklarına karşılık olmak üzere kendileri için gözler aydınlığı olarak nelerin (sayısız nimetlerin) saklandığını bilmez.

[/FONT] [FONT=arial black,avant garde]Allah'ın cennette sunacağı nimetler düşünülürken unutulmaması gereken önemli bir nokta da insan aklının çok sınırlı olduğudur.

Bundan dolayı kişi, kendisine vaat edilen nimetlerin bolluğunu, çeşitliliğini, benzersiz güzelliklerini zihninde tam olarak canlandıramayabilir.

Kuran'da ve hadislerde bildirilen nimetler, yapılan tasvirler insanlara açıklayıcı olması bakımından, dünyadaki güzelliklerin yer aldığı benzetmelerle tarif edilmektedir.

Ancak bunlar cennette çok daha mükemmel halleriyle olacaklardır.

Çünkü Allah, sonsuz aklının bir tecellisi olarak cenneti tüm kusurlardan arındırılmış mükemmel bir mekan olarak yaratmıştır.

[/FONT] [FONT=arial black,avant garde]İnsanın sınırlı düşünme ufkunu şöyle bir örnekle anlatabiliriz. İnsan, görme duyusuna sahip olmasa sadece tat alma, koklama, işitme ve dokunma duyularıyla yaratılmış olsa; göze hitap eden nimetler kendisine ne kadar tarif edilip anlatılsa da bunları kavraması mümkün olmazdı.

Renkten, aydınlıktan, estetikten, simetriden, ihtişamdan bahsedildiğinde bu kişi tüm bunları anlayamayabilirdi.

Aynı şekilde şu anda bizim bilmediğimiz ama Allah'ın cennette var edeceği ve bize yepyeni ufuklar kazandıracak başka duyular olabilir.

Dolayısıyla sadece beş duyumuzla sınırlı olduğumuz bu dünyada ne tür nimetlerden habersiz olduğumuzu tam olarak kavramamız da mümkün olmayabilir.[/FONT]

 
Cennete yalnızca müminler gireceklerdir...

İşte bütün bu hükümler Allah'ın koyduğu hükümler ve çizdiği sınırlardır. Kim Allah'a ve Peygamberine itâat ederse Allah onu altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. Onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. İşte büyük kurtuluş budur. (NİSA/13)


Muhacir ve Ensar'dan İslâm'a ilk önce girenlerin başta gelenleri ve iyi amellerle onların ardınca gidenler var ya işte Allah onlardan razı oldu onlar da Allah'dan razı oldular ve onlara altlarında ırmaklar akan cennetler hazırladı ki içlerinde ebedi kalacaklar. İşte büyük ve muhteşem kurtuluş budur. (TEVBE/100)

İman edip salih ameller işleyenler işte öyleleri de cennet ehlidirler ve orada ebedî kalıcıdırlar. (BAKARA/82)

Allahtan korkanlar elbette cennetlerde ve pınarların başındadırlar. (HİCR/45)

Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara altlarından ırmaklar akan cennetler vaad buyurdu. Orada ebedi kalacaklardır. Hem de Adn cennetlerinde hoş meskenler vaad etmiştir. Allah'ın rızası ise hepsinden büyüktür. İşte asıl büyük kurtuluş da budur. (TEVBE/72)

Allah müminlerden canlarını ve mallarını kendilerine cennet vermek üzere satın almıştır: Allah yolunda çarpışacaklar da öldürecekler ve öldürülecekler. Bu Tevrat'ta da İncil'de de Kur'ân'da da Allah'ın kendi üzerine yüklendiği bir ahittir. Allah'dan ziyade ahdine riayet edecek kim vardır? O halde yaptığınız alış-veriş ahdinden dolayı size müjdeler olsun! Ve işte o büyük kurtuluş budur. (TEVBE/111)
 
Geri