Cennet şu anda var mı?

Konu sahibi son olarak 2615 gün önce görüldü
Cennet şu anda var mı?

Ehl-i Sünnet inancına göre, Cennet halen vardır, yaratılmıştır, hazırlanmıştır. Nitekim şu ayet bunu açıkça ifade eder:

3_133.gif


"Rabbinizin mağfiretine ve eni göklerle yer kadar olan Cennet'e koşun. O Cennet takva sâhipleri için hazırlanmıştır. "
(Âli İmrân, 133)

Peygamber Efendimiz (sav.) şöyle buyurmuşlardır:

"Demincek Cennet ile Cehennem şu duvarın yüzünde bana arz olundu."

"Cennet bana yaklaştı, o kadar ki, eğer cür'et edeydim salkımlarından bir tânesini size getirebilecektim."

 
home.jpg
Cennet Yeryüzünde miydi?


"Biz: Ey Âdem! Sen ve eşin beraberce cennete yerleşin..."
(Bakara Suresi 35)

Cennet yeryüzünde şeklinde zannedenler olmuşlardır. "Filistin'de yahut Fâris ile Kirmân arasında bir cennet idi. İnişi de oradan Hindistan'a nakliydi." denilmiştir. Bu şöyle bir anlayışla söylenmiştir:

-Çünkü Âdem'in yaratılışı yeryüzünde olduğunda ittifak vardır.

-Kıssada semaya yükselmesi zikredilmemiştir. Olsa idi öncelikle hatırlatılırdı.

-Bir de ebedi cennet olsaydı, çıkılmaz ve şeytan oraya giremezdi.

Ancak bu tahmin, göründüğü kadar makul ve tabii değildir. Âdem'in yeryüzüne inişi, yeryüzünde ortaya çıkması, akıl ve nakle daha uygundur.

-Ebedi cennet de devamlı oturmak için girmekle, misafir olarak girmek arasında da fark vardır.

-"Cennet", ahirette müminlerin varacağı sevap evidir ki, şimdi mevcut, fakat dünyada görüşten gizlenmiştir. "Cennet" denilince Kur'ân dilinde bilinen budur.

-Âdem'in cennette oturması hali, ahiret âleminin meydana gelişine benzer bir ilk oluştur. Ve bu durum bize göre bir makul âlemdir.

-Yeryüzü ile onun arasında mekanla ilgili bir uzaklık tasavvuruna da lüzum yoktur. O da aynı feza içindedir.

Bunda akla yaklaştırmak için söylenebilecek olan söz: Âdem'in ruhunun bütün kemal kuvvetlerini haiz olarak, maddeye, önceki unsurlara ilk ilgisi, diğer deyişle beşerin aslı olan ilk Âdem'le ilgili hücreciğin esîrî bir şekilde oluşumu ve ondan eşinin ayrılmasıdır. Muhyiddin-i Arabî'nin bir deyişine göre, ruhun tabiata ilk verilişidir.

Kaynak: Elmalı Tefsiri Bakara Suresi 35.ayet
 
HZ. ADEM VE CENNET
Sad 71. Hani, Rabbin meleklere şöyle demişti: “Muhakkak ben çamurdan bir insan yaratacağım.”
Sad 72. “Onu şekillendirip içine ruhumdan üflediğim zaman onun için saygı ile eğilin.”

Secde 9. Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz
Rabbimiz, yukarıdaki ayetlerde Adem’in nasıl yaratıldığını açıklamakta, dünyamızdaki malzemeden, dünyayı oluşturan elementlerin atomlarından (çamurdan), ilahi yazılımla (şekillendirilerek) iskelet yapısı, organlar, kaslar, sinirler, et giydirilerek şekillenmesi v.d. yaratılarak, insan şekline bürünen Adem; Ruh üflenerek, rabbimizle irtibatlandırılarak, rabbimizden aldığı can enerjisi ile canlanmış, yine Adem’in kök hücresinden ( Allah bilir) Eşi yaratılmış.
Daha sonra hiçbir şeyden haberi olmayan ( adeta bebek ) insanın Dünyaya hazırlanması için eğitimlere başlanmış.
BAKARA 30. Hani, Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. Onlar, “Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz.” demişler. Allah da, “Ben sizin bilmediğinizi bilirim” demişti.
31. Allah, Âdem’e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, “Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin” dedi.
32. Melekler, “Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin” dediler.
33. Allah, şöyle dedi: “Ey Âdem! Onlara bunların isimlerini söyle.” Âdem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, “Size, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz ki ben bilirim, yine açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da ben bilirim demedim mi?” dedi.
34. Hani meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştu.
35. Dedik ki: “Ey Âdem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.”
36. Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, “Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır” dedik.
37. Derken, Âdem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb’ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır.
38. “İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir” dedik.

Bakara suresi 31. Ayette belirtilen ilk eğitim eşyanın öğretilmesi idi. Hz. Adem’in DNA sına kıyamete kadar gelecek bütün bilimler yazıldı. Sonra bebeğin yürümesi, konuşmayı öğrenmesi, dünya yiyeceklerini tanıması için uygun bir ortama yerleştirildi. Bakara 35
Hz. Adem’in yaratıldığı ortam ( cennet ) neresi idi? Bakara suresi 36. Ayette yeryüzüne indirildiğinden söz edildiğine göre bu ortam Dünya benzeri, ancak bazı özellikleri bulunan Evrende başka bir gezegenden olma ihtimali yüksektir.
Bu gezegenin özelliği, burada yaşayan insan formunda ancak başka bir yaratılışta olan ( yaratılışı dünya elementleri veya sönmüş ateşten olmayan) bir varlık türünün ( bir çeşit melek) olması. Bu varlıkların Adem ve İblis’ten diğer farkları Rabbin kesin emrinde olup, iradeleri ile hareket etmeyen, Rabbin emirlerini yerine getiren varlıklar olduğu ayetlerden anlaşılır. Çünkü eğitim bu melekler tarafından yapılıyordu, Adem ve eşi bunları tanıyor özelliklerini biliyordu, ölümsüz olduklarını, insan gibi imtihan edilmeyeceklerini, bu gezegende ebedi kacaklarını biliyordu. Taha 20
Bu gezegende yaşayan ve Rabbin emirlerini yerine getiren varlıklar (melekler); Rabbin emri ile Adem’e secde ederek, bir şekilde Rabbin emirleri doğrultusunda İnsanoğluna yardım edeceklerini de kabul etmiş oldular.
İhtimalle, Hz. İbrahim’e, Hz. Lut’a, Hz. Musa’ya ve diğer Peygamberlere gelen, Rabbin emirlerini ileten elçiler buradan gelen varlıklar olabilir.
Taha 20. Derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: “Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedî kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı.”
Bakara 35. Ayette “Cennete giriniz” hitabı bu gezegenin insanın yaratılışına ilahi labaratuvar olduğu, gezegende bulunan bir bahçenin ( cennet) eğitim alanı olarak kullanıldığı diğer ayetlerle desteklenmektedir. Özel bir giysi ( nanoteknolojik) giyerek çıplak kalmayacakları ve sıcaklıktan korunacakları ayetlerde belirtilmiştir. Üzerindeki giysinin özelliği bahçede bulunan bir ağacın meyvesinin bu giysiyi etkilediği ve bu meyveden meydana gelen terlemenin giysinin kimyasını bozduğu ve özelliğini kaybettiği yine ayetlerde bildirilmektedir.

İblis, insanoğlu yaratılmadan önce yaratılmış olan cin adlı varlıkların seçilmişlerinden olduğu, bu yüzden kibirlenerek Rabbine isyan ederek lanetlenmiş ve insanoğluna düşman kesilerek şeytanlaşmış varlık. Bu gezegende ayrıcalıklı olarak diğer cinlerden ayrı olarak yaşayan, meleklere göklerden gelen bilgi ve görevleri bilme özelliği olan, gökleri dinleme kabiliyeti bulunan ve insanlar gibi daha önce dünyada yaşamaya başlayan, iradesi bulunan, imtihana tabi olan bir varlık. (Cin suresi 1-9 ayetler)
[FONT=&quot]CİN SURESİ[/FONT]
[FONT=&quot]Bismillâhirrahmânirrahîm.
[/FONT]
[FONT=&quot]1,2. (Ey Muhammed!) De ki: “Bana cinlerden bir topluluğun (Kur’an’ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: “Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur’an dinledik de ona inandık. Artık, Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız.”[/FONT][FONT=&quot]
[/FONT]
[FONT=&quot]3. “Doğrusu Rabbimizin şanı çok yücedir; ne bir eş edinmiştir, ne de bir çocuk.”[/FONT][FONT=&quot]
[/FONT]
[FONT=&quot]4. “Demek bizim beyinsiz olanımız, Allah hakkında doğruluktan uzak sözler söylüyormuş.”[/FONT][FONT=&quot]
[/FONT]
[FONT=&quot]5. “Şüphesiz biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk.”[/FONT][FONT=&quot]
[/FONT]
[FONT=&quot]6. “Doğrusu insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazılarına sığınırlardı da, cinler onların taşkınlıklarını artırırlardı.”[/FONT][FONT=&quot]
[/FONT]
[FONT=&quot]7. “Gerçekten onlar da, sizin sandığınız gibi, Allah’ın hiç kimseyi öldükten sonra tekrar diriltmeyeceğini sanmışlardı.”[/FONT][FONT=&quot]
[/FONT]
[FONT=&quot]8. “Kuşkusuz biz göğe ulaşmak istedik, fakat onu çetin bekçilerle ve yakıcı ışıklarla dolu bulduk.”[/FONT][FONT=&quot]
[/FONT]
[FONT=&quot]9. “Hâlbuki biz, (daha önce) göğün bazı yerlerinde gayb haberlerini dinlemek için otururduk. Fakat şimdi her kim dinlemeye kalkacak olursa, kendini gözetleyen yakıcı bir ışık bulur.”[/FONT]
Bundan anlaşılacağı gibi, İblis’in meleklere Adem’e secde etmesini engellemek için onlara yeryüzünde bozgunluk yapacağı bilgisini verdiği, Adem’e meleklerin ölümsüz olduğunu bildirmesi, yasak meyvenin sonuçlarını, Rabbinden ahiret süresine kadar süre istemesinden kıyameti ve ahiret gününü bildiği ortadadır. Cin suresinde belirtildiğine göre bilgisini diğer cinleri aldatmaya kullanarak, cinleri insanlara düşman etmiştir.
İbrahim 48. O gün yer, başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülür ve insanlar bir ve kahhar (her şeyin üzerinde yegâne hâkim) olan Allah’ın huzuruna çıkarlar.
Yukarıdaki ayet kıyamet günü ve ahireti açıklarken, yer ve göğün ( evrenin) yok olup yeniden başka bir yaratılışla yaratılacağını belirtir. Bundan anlaşılan ahiret cennetinin bu evren yok olduktan sonra yaratılacağıdır. Kuran-ı Kerim de çeşitli ayetlerde özelliklerinden bahsedilen cennetlerin bu evren yasaları içinde olamayacağı bilimsel olarak ta açıklanabilir. Ancak ayet; bu bilimsel gerçeğe göre başka bir evrenin yaratılacağından bahsederek, Rabimizin yeni evrene başka kurallar koyabileceğini belirtmektedir.
Bunun sonucunda Hz. Adem’in ne bu Dünyada ve ne de ahiret cennetinde yaratılmadığı, evrende dünya ortamına benzer bir gezegen de yaratılışın olduğu kanımca daha doğru bir sonuçtur. (Allah en iyisini bilir)
 
Geri