Cengiz Devleti Gerçeği Hakkında

Konu sahibi son olarak 2615 gün önce görüldü
Cengiz Devleti Gerçeği

Bu dönem Moğol devlet yapısı ile Türk devlet yapısını birlikte düşünmek gerekir. Bu dönemde Moğolların devlet yönetim sistemi Türk devlet yönetim sisteminden farklı değildir. Türklerle yan yana ve çok zaman iç içe yaşayan Moğol kabilelerinin Türk boylarından etkilenmeleri tabiidir. Esasen Moğol kabileleri: Hun, Göktürk, Uygur Türk devletlerine tabi olarak yaşamışlardır. Moğollar'ın bir kültür, dil ve devlet yönetme gelenekleri yoktu. Cengiz Devleti başlangıçta tamamen bir Moğol devleti idi.

Zamanla Türkler de bu federasyona dahil edildi. Böylece Türk- Moğol Kağanlığı (Hanlığı) kurulmuştur. Devletin bu niteliğe bürünmesine sebep Uygur Türkleri'dir. Çünkü, kültürleri biraz daha geri olan Moğollar, askerlik dışındaki yönetim görevlerine (mali, idari) Uygurlar getirilmiştir. Devletin başında Kagan bulunurdu.


Kagan, Türkçe Kağandan gelir. Bu kelime değişikliklere uğrayarak KaganlKa'anlKanl HakanlHan şekillerini almıştır. Zamanla devletin başına geçenlere han devlete hanlık denilmiştir. Kağanı kurultayı seçer. Kurultayı yüksek seviyeli idareciler meydana getirir. Hanın ölümü halinde kurultay yeni han seçene kadar kağanlık görevini hatun (bigi, biki) yerine getirir.


Hanların durumu kut sahibi olmaları bakımından kağanlara benzemektedir. Kut sahibi olmayan hiç kimse hakan olmazdı. Bu anlayış


Türklerden geçmiştir. Hakanın yetkileri mutlaktı. Hakanların eş ve cariye sayılarında sınır yoktu. Eşlerinden bir başhatun olurdu. Moğol olmayan anadan doğan çocukların tahta hak iddia etmeleri zordu. Devletin en yüksek organı kurultaydır. Kurultaya hanın oğulları, noyanlar, moğol boy beyleri katılırdı. Kurultayın başkanı handı. Kurultay han seçer ve çok önemli kararları (vergi koymak gibi) verirdi. Kurultay Cengiz Yasasına göre çalışırdı.


Moğollarda toplum yapısı ile yönetim ve askeri mevkileri (rütbeleri) birbirinden ayırmak mümkün değildir. Toprak kağan ailesinin (altın aile) ortak mülkü kabul edilirdi. Bunun için Cengiz Han ülkeyi oğullan arasında payetmiştir. Bu paya ulus (ölüş), hisse de deniyordu. Ancak, ulus; millet, esas olarak da devleti imparatorluk anlamına geliyordu.


Kağanlara divan adı verilen meclis yönetirnde yardımcı oluyordu. Fakat görev sınırlan açıklık kazanmamıştır.


Hanın buyruklarını damgacılar yazıyordu. Moğollarda elçilik müessesesi de önemlidir. Adalet işlerine de yargucı denilen hakimler bakardı. Son derece disiplinli olan ordu Türk ordu sistemini aynen uygulamıştır. Onluk, yüzlük, binlik ve on binlik (tümen) askeri birlikler çıkaracak şekilde halk bölümlenmişti. Birliklerin başında noyan (bey, reis) adı verilen komutanlar bulunuyordu.


Noyanların ordudaki rütbeleri yüzbaşı, binbaşı ve tümenbaşı şeklindedir. Bu görevler irsi olarak geçerdi. Noyanlara zamanla bagatur (yiğit anlamında) denmiştir. Bu kelime bahadır, batır (batur) şekillerinde de kullanılmıştır. Noyanlara nökör denilen görevliler yardım ederdi. Noyanlar sadece askeri komutan olmayıp belirli bir topluluğu idare eden sivil bir liderdi. Kendi başlanna işi bırakamaz, fakat han veya prens tarafından işten, malı müsadere edilerek uzaklaştınlabilirdi. Hanın seçme kişilerden meydana gelen bir muhafız kıt'ası (keşik) bulunuyordu. Bir tümenden ıo.000 Hnüteşekkildi. Bu tümenin erleri (çeri) dahi diğer birliklerin komutanlanndan üstün tutulurdu.


Moğol ordosunun büyük kısmı atlılardan meydana gelirdi. Çok disiplinli idi. Başansızlıklar cezalandınlırdı. Askerler ücretsizdi. Ancak, ganimetlerden payalırdı. Moğol ordulan savaşta ve çapulda başarılı idi. Türk-Moğol devletlerinde Türk asker sayısı zamanla arttı. Müslümanlığın yaygınlaşmasından sonra Moğol kalmadı.


İran-Türk devleti dışında kalan devletlerde yönetim, hatta sosyal yapı birbirine benzemektedir. Çünkü, bu devletler Cengiz Yasası'ndan geniş olarak etkilenmişlerdir.

 
Geri