Cengiz Abazoğlu kimdir

Konu sahibi son olarak 2616 gün önce görüldü
Cengiz Abazoğlu Biyografisi Cengiz Abazoğlu Kimdir

Cengiz_Abazoglu3_yasamoykusu.jpg



1969 doğumlu. Balık burcu. Burcu nedeniyle çok duygusal olduğunu söylüyor. Modacı olmayı daha küçük yaşlarda kafasına koyduğu için eline geçirdiği bütün kağıtlara modeller çiziyordu.

Kendini çalışma hayatına ve modaya o kadar çok kaptırdı ki, liseden sonra okumamaya karar verdi. Önce yardımcı stilistlik, ardından da haute couture atölyesini açtı.

İşini çok seviyor, kumaşlarından ve atölyesinden hemen hemen hiç çıkmıyor. Atölyeden çıktığı zaman da, ne kadar yorgun olursa olsun bir program yapıyor ve neredeyse sabaha kadar eğlence hayatına takılıyor.
 
Cengiz Abazoğlu

Cengiz Abazoğlu / Modacı, kimdir, hayatı, biyografi, kıyafetleri, nerelidir, moda tarasımları, 2012 elbiseleri ve daha çok bilgiler

1969 doğumlu olan Cengiz Abazoğlu çok duygusal yapısı var bunun sebebi burcudur. Eskiden beri hayalidir modacı olmak model cizmek. Modacı olmayı küçük yaşlarda yapmaya karar verdiği için eline geçirdiği bütün kağıtlara modeller çiziyordu.
Kendini çalışma hayatına ve modaya o kadar çok kaptırdı ki, modacılık yüzünden liseden sonra okul hayatını bırakmaya karar vermiş. Önce yardımcı stilistlik, ardından da haute couture atölyesini açtı.
İşinde çok başarılıi işini çok seviyor, gün boyu hep işyerinde ordan hiç çıkmayan sürekli tasarım çizen. Atölyeden çıktığı zaman da, ne kadar yorgun olursa olsun bir program yapıyor ve neredeyse sabaha kadar eğlence hayatına takılıyor.
Hande Yener: Ben Hande’ye çok giysi yaptım. Kesinlikle bazılarının söylediği gibi rüküş bulmuyorum. Sonuçta clubber müzik yapıyor. Giysileri de yaptığı müzikle örtüşüyor.
Hande’yi sahnede askılı, fırfırlı, klasik bir elbiseyle düşünebiliyor musunuz? Ben düşünemiyorum.
Gül Gölge: Dekolteyi çok iyi taşıyor. Tabii bu durum fiziksel özelliklerinden de kaynaklanıyor. 1.80 boyunda, 38 beden bir kadında her şey güzel duruyor. Işığı çok yüksek olan, renkli bir kadın.

Nükhet Duru:
Onun için çok şık diyorlar ama ben bu görüşe asla katılmıyorum. Bence Nükhet Duru şık kavramına uymuyor.

Hayrünisa Gül:
Her zaman değil ama şık olduğu zamanlar da var.

Emine Erdoğan:
Emine Hanım da aynı şekilde. Şöyle söyleyeyim yaklaşık 5-6 ay önce bir düğünde karşılaştık. Yan yana masalarda oturuyorduk. Mesela ben o gün çok beğendim kendisini. Çok şık bir elbise vardı üstünde ama bazen yanlış kombinler yaptığı da olabiliyor.
Bülent Ersoy: Şık diye tanımlayamayacağım ama iddialı buluyorum. Kendi modasını yaratan bir kadın. Giydikleri onda şık duruyor diyebilirim.
Sahne dünyasının en şık kadını: Gönül Yazar diyebilirim. Sade ve kibar giyiniyor.
Türkiye’nin en şık kadını: Arzu Sabancı… Giyim tarzını ve duruşunu çok beğeniyorum.
En çok giydirmek istediği kişi: Madonna… Ölüyorum o kadını giydirmek için. Onun dışında özellikle giydirmek istediğim hiç kimse yok diyebilirim.
 
“42 beden bir kadın doğru giyinerek 38 beden görünebilir”



Bugünlerde Kanal D’de yayınlanan “Bana Herşey Yakışır” adlı programla her gün evlerimize konuk olan ve stil tüyoları veren ünlü modacı Cengiz Abazoğlu’nun kapısını çaldık ve vücut şekillerine göre giyinmenin sırlarını sorduk.
22 yıldır tasarım yapan Abazoğlu, kendisine en çok “Basenlerimi nasıl saklarım?” sorusunun geldiğini oysa yarım beden büyük elbise giyerek daha ince görüneceğimizi söylüyor. Türk kadının sürüyü takip ettiğini ve doğal olmadığını belirten Abazoğlu, bileğine çanta takıp gezen kadınlara ise dayanamadığını vurguluyor.
“Bana Herşey Yakışır”ı neden kabul ettiniz?
Aslında şimdiye dek bir sürü dizi ve reklam filmi teklifi aldım. Ama ben hep kendi mesleğimi icra ettim; kumaşlarla ve giyisilerle nefes alıyorum diyebilirim. Sadece kendi işimle ilgili, tasarımla alakalı işleri kabul ediyorum. Bu yarışma da mesleğimle ilgili olduğu için kabul ettim. İzleyicilere bilgi ve birikimlerimi aktarıyorum.
Bu programdan önce de “Nasıl giyineyim?” diye çok sorarlar mıydı çevrenizde?
Tabii, çok sorarlar. En çok da “Basenlerimi nasıl saklayabilirim?” sorusu geliyor. Kadınlarımız bunu ciddi bir defo olarak görüyor ve yok etmenin formüllerini arıyor.
E biz de soralım o zaman, nedir basenleri yok etmenin sırrı?
Kendi bedeninizden yarım beden büyük elbise aldığınızda işin sırrı çözülüyor.
42 beden bir kadın doğru giyinerek 38 beden görünebilir mi?
Elbette. Bakın sadece kıyafeti yarım beden büyük aldığınızda bile bir beden küçük görünürsünüz. Maalesef yıllardır şöyle bir algı var; kendi bedenimden yarım beden daha ufak bir elbiseye giyersem daha iyi dururum. İşte bu yanlış! Bir de şu var; kendiniz olursanız her zaman şıklığı yakalarsınız. Genelde tüm kadınlar kafasında bir yıldız yaratıyor ve aynaya baktığında kendini değil o yıldızı görüyor. Saçını, makyajını onun gibi yapıyor. 44 bedenlik bir kadın 36 beden bir kadını hayal ediyor. Oysa her şey kendini sevmekle alakalı. Sen keyif için üç öğün pilav, börek, makarna yiyip 46 beden olduğunda 36 beden hayali kurmayacaksın; yediklerimle mutluyum deyip kendi bedenin neyse onun içinde kendini iyi hissetmenin yolunu arayacaksın. Doğrusu bu!
Büyük göğüslü kadınlar V yaka giysinler
Kalçası geniş kadınlar ne yapmalı; kot giymeliler mi mesela?
Kot giymeli ama koyu renkli kot tercih etmeliler. Ayrıca kot, ütü izli olmalı. Altına da babet giymemeli, mutlaka bir parça topuk desteği şart. Bluzu asla pantlonunun içine sokmamalı ve üste bırakmalı. Küçük bir omuz dekoltesi ya da hoş bir takıyla gözü de başka tarafa çekmeli. İnsanoğlu her zaman elbise üzerindeki detaylara takılır. Dolayısıyla basen bölümünüzde problem varsa, diğer detaylara dikkat çekin. O zaman basen problemi iki hatta üçüncü planda kalır.
Bir diğer problemimiz de göbek.
Asla dar giymemeliler. Kıyafet göbeği sarınca toparladı sanıyorlar. Oysa kumaştaki hareketi vücudunda bırakırsa fazlalıkları göze çarpmaz. Tavsiyem göğüsten basene doğru, göbeğini sarmayan kuplu elbise ve bluzler tercih etmeleri.
Herkes 36 beden olmasa da 36 beden görünmek istiyor değil mi?
Ama herkes 36 beden olsa hayat o kadar sıkıcı olur ki; tabii ki çeşitli renkler, bedenler olmalı.
Büyük göğüslü kadınlar nasıl giyinmeli?
V yakaları tercih etsinler.
Bedenlerini ikiye bölsünler; hırka giyebilirler. Bedenin iki yanında kalan bölümü düz renkte bırakmalı, orta bölümde ise geometrik formlu desenler olmalı. O zaman algı olarak göğüs ufalır.
Peki küçük göğüslüler?
Çok iri göğüs büyük bir dezavantaj ama A cup göğsün giyemeyeceği bir elbise yok. 2005’ten itibaren en şanslı dönemlerini yaşıyorlar; şimdi de hiç olmadıkları kadar moda durumdalar.
Beli kalın olan bir kadın ne giymeli?
Kemer kesinlikle kullanmamalı çünkü o hattı daha çok meydana çıkaracaktır. En iyisi korseli çamaşır giymeleri, bel 4-5 cm daralır.
Biz Türk kadınları kısa boyluyuz da.
Kadın, 36 beden ve 150 cm. boyunda ise göbeğini asla açıkta bırakmamalı; kendi vücudunu ortadan ikiye kesen bir görüntü yaratmamalı. Koyu bir jean giyiyorsa üstüne koyu renk bir bluz giymeli. Koyu rengin üzerine beyaz bir şey giyerlerse onu enden keseceği için olduğundan daha da kısa görünür.
Kırmızı bir ruju allık olarak kullanın
Beyaz tenli bir kadın hangi renkleri giymeli?
Beyaz tenli, kumral, renkli gözlü kadın dünyadaki en şanslı kadın tipidir. Renk ne kadar açık tutulursa makyaj da, elbise de güzel durur. Onlara her ton yakışır. Kesinlikle güneş yanığını ya da solaryumu tavsiye etmiyorum. Bence bir kadını çamura dönüştürüyor. Bakın gösteri dünyasının önde gelen kadınlarına… Hepsinin açıldıkça açıldığını görebilirsiniz. Yazın hepsi şapka takar. Mesela; Demet Evgar, Özgü Namal, Nehir Erdoğan, Sienna Miller, Kate Hudson, Angelina Jolie her birinin rengi ne kadar açık. Cildi ne kadar güneşe maruz bırakmazsanız o kadar genç, taze ve fresh görünürsünüz. Tavsiyem, kırmızı bir ruju yanaklarına küçücük bir dokunuşla geçmeli. Üstünü de nemlendiriciyle hafifçe dağıtırlarsa pembe beyaz bir görüntüye ulaşırlar ve yaşlarını en az 10 yıl geriye atarlar.
Esmerler hangi renkleri seçmeli?
Daha çok açık tonları tercih etsinler. Pudra pembeleri, saman sarıları gibi.
Bu yaz trapez elbise, ipekli tulum ve mercan rengi giyin
Cengiz Abazoğlu kadını kimdir?
Zarif, kibar, eğitimli, donanımlı, ailesine düşkün, elbisesiyle fark edilmeyi seven kadındır.
İlkbahar-yaz koleksiyonunuzda neler göreceğiz?

Renklerde mint yeşili, mercan, menekşe tonları; dokularda şifon, saten, krep, jarse var. Giysilerde biraz yapısal formlar mevcut, kademe kademe duran ve kumaş kuplarla yaratılmış formlar göreceğiz. Vücudu saran, diz kapağının 15 cm. üstünde duran minik kokteyl elbiseleri, ütü izli geniş paçalı pantolonların yanı sıra gece elbiselerinde yarı değerli taşlarla rengarenk yapılan elbiseler hazırladım. Haute coutre’da ise gerçeğe yakın taşlar kullandık. Haute coutre kıyafetlerim 5 yıldızlı otellerin balo slaonlarının giysileri, küçük davetlere göre değil.
Nasıl bir müşteri portföyünüz var?
Son dönemde Körfez bölgelerindeki prenseslere hizmet eder hale geldik. Ciddi ihracat yapar durumdayız. Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan’daki büyük iş adamlarının eşleri ve prenseslerin yani dünyanın en zenginleri listesinin yüzde 80’inin eşi, akrabası bana geliyor.
Bu yaz ne olmazsa olmaz?
Trapez elbise (vücuda oturmadan inen), ipekli tulumlar ve mercan rengi olmadan olmaz.
En iyi giyinen kadın Hande Ataizi
Kendimize güvenimiz az mı?
Türk kadını cesaretli değil. Sürüyü çok takip eder bir hali var. Hatta tanımlayabiliyorsunuz; Nişantaşı kadını, Beyoğlu kadını, Cadde kadını gibi…
Türkiye’de en iyi giyinen kadın kim?

Hande Ataizi! Her zaman çok hoş bir görüntüsü var. Bir de Deniz Akkaya ve Demet Evgar’ı beğeniyorum.
Türk kadınının yaptığı en büyük stil hatası nedir?

Yapay saçlar, takma tırnaklar. Bir de çantayı dirseğe takıp, bileği bükerek taşımak. Bu görüntüye dayanamıyorum. Daha yeni Milano’dan döndüm. O kadar doğallar ki.
Ajda Pekkan 22 yıl önce takı tasarlıyordu
Sezen Aksu ve Ajda Pekkan da artık tasarım yapmaya başladılar. Sanatçıların moda işine girmesini nasıl yorumluyorsunuz?
İlgileri, yetenekleri varsa girebilirler. Önemli olan süreklilik. Mesela Ajda Pekkan, ben meslek hayatıma başladığımda takı tasarımları yapıyordu. Nişantaşı’nda mağazası vardı. Başarılı olsaydı hâlâ takı yapıyor olurdu! Her kadın kendine 3-5 şey tasarlayabilir. Ama işimiz dışarıdan gözüktüğü gibi kolay değil.
 
Türk kadını şıklıkta dünyada ilk sırada”

Paris'te Haute Couture Moda Haftası'na katılacak olan dünyaca ünlü modacı Cengiz Abazoğlu, Türk kadınının şıklık konusunda dünyada birinci sırada olduğunu söyledi.

Cengiz Abazoğlu, cemieyet hayatının en gözde modacılarının başında gelir.Ülkemizi yurtdışında temsil eden modacılarımızdan Cengiz Abazoğlu, şu sılaralar dünyada sınırlı sayıda moda tasarımcısının katılacağı Paris’te gerçekleşecek olan “Haute Couture Moda Haftası'nın'' heyecanını ve bilinmeyenlerini HT Kulüp Yazı İşleri Müdürümüz Reşit Özet’e anlattı. İşte Cengiz Abazoğlu’nun bilinmeyenleri…

Röportaj: Reşit ÖZET

706101_a1b45cbe22d263bd568f84beb596960a.jpg


Cengiz Bey ülkemizde olduğu gibi yurt dışında da bizi en iyi şekilde temsil ediyorsunuz. Bu başarılı serüvenin ne zaman ve nasıl start aldığını anlatır mısınız?
Çok teşekkür ederim. Aslında bunların temeli İTKİBle yaklaşık 15 yıl önce başladı. Güney Afrika Johannesburg, İsrail, Almanya ve daha çeşitli ülkelerde defileler yaparak ülkemizin moda konusunda geldiği noktayı gösterdik. Bireysel olarak ise 2009 yılında Paris Haute Couture haftasına katılmamla bu konuda daha spesifik adımlar atmaya başladık.

Şu sıralar Paris'teki defileniz için hazırlık yapıyorsunuz? Bu defilede neler ön plana çıkacak?
Her zamanki gibi yine sancılı bir dönem. Haute Couture Moda Haftası, dünyada öne çıkan sınırlı sayıda moda tasarımcısının yer aldığı ve defilelerini gerçekten bir showa dönüştürdüğü dünyadaki tek moda haftası. Kendi koleksiyonumda özellikle mekan seçimimle de bir kontrast yaratmayı düşündüm. Defilemi bu sefer “underground bir mekanda gerçekleştireceğim. Koleksiyon sunum ve tasarım anlamında da bir show sergileyeceğim. 20 modelin görev alacağı manken kadrosuyla 30 parçalık bir koleksiyon sunulacak”.
706101_6fa3fa097384f9185fccb10aa9b45724.jpg

Son dönemlerdeki Fashion Week haftalarını nasıl buluyorsunuz? Geçmişle kıyaslarsak arasında ne gibi farklar var?
Ülkemizde İFW olarak başlayan moda haftasına ben de AdL markasına koleksiyon tasarlayarak haftaya destek veriyorum. Teknik donanım anlamında uluslararası standartlarda yapılan bu organizasyon her geçen gün çıtasını yükseltiyor.

Cemiyet hayatının önde gelen isimlerinin en çok tercih ettiği modacılarımızın başında geliyorsunuz. Sizce Türk kadını nasıl giyiniyor?

Tasarımcılığa başladığım günden bu güne kadar Türk ekonomisine yön veren ailelerden, sanat ve müzik dünyasının duayenlerine kadar atölyemden hizmet almamış olanların sayısı gerçekten azdır.Türk kadını, dünya coğrafyasında zerafeti ve şıklığıyla ilk sıralarda alıyor. Kendi vücut yapısına tanıyan, ne istediğini bilen ve yerine göre giyinen şık kadınlarımız artık çoğunlukta.

Yurtdışındaki defilelerde de yer alıyorsunuz. Yurtdışındaki defilerle, ülkemizde yapılanlar arasındaki farklılıklar neler?

Teknik donanım olarak hiçbir fark yok diyebilirim. Zamanla gelişeceğini düşündüğüm tek bir eksiği var o da alıcıların ve uluslararası basının defileleri takip edenler arasında ön sıralarda yer almaları. Ama dediğim gibi bu zaman alacak bir süreç. Sabır ve devamlılıkla bu noktaya gelineceğine eminim.
706101_89e7a4d86b62dfdc2a3f46076248577c.jpg


Kendi stilinize yakın bulduğunuz ve beğendiğiniz Türk ya da yabancı tasarımcılar kimler?
Şunun altını çizerek söyleyeyim, ülkemde moda konusunda çalışan, emek harcayan bütün tasarımcı arkadaşlarımı beğenerek izliyorum. Yurtdışında ise her sezon beğenilerim değişiyor.
Tasarımlarınızda genelde nelerden ilham alıyorsunuz?
Her sezon değişiyor. 2012 hazır giyim koleksiyonumda 1940 lı yıllar ilham kaynağım oldu. 2012 Haute Couture Yaz koleksiyonumda ise ilham kaynağım dünyada ?moda haftası? olgusunun temellerini atan Charles Worth. 1858 yılındaki kadınları 2012'ye taşıdım.

2011-2012 koleksiyonunuzdan bahseder misiniz? Bu sezonun moda renkleri neler?

Koleksiyonumda yarı değerli taşlar, kristaller, neo-gothic formlu işlemeler, rafine ve çarpıcı net bir görüntü yaratmaya çalıştım. Dokularda krep, şifon, tafta ve organza öne çıkanlar oldu. Renkler ise soft bejden pudralaşarak siyaha dönen bir skalada.

Sizin defilelerinizde de birçok ünlü isim podyuma çıktı. Sizce koleksiyonlarını en iyi kim taşıyor ve kimlerin taşımasını isterdiniz?

Şu ana kadar hayal ettiğim tüm modellerle çalıştım ve çalışıyorum. Bu konuda kendimi şanslı hissediyorum. Çünkü tüm modellerim tasarımlarıma hayat veriyorlar. Her bir tasarımın oluşumunda harcanan mesai benim için aynı değerde. Hiç birini birbirinden ayırmam söz konusu olamaz.
 
Geri