Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Yakup Kadri, Sonunda gerçekle yüzyüze gelmişti. Ölümün kolları kendisini kucaklamak üzereydi. Sağlığında o kadar çok zikzak çizmişti ki, her uğradığı fikir iskelesindekiler, ayrılınca onu tamamen defterden silmişlerdi. Yakup Kadri ömrünün sonunda , kimsenin defterinde yer almadığını gördü… Sosyalist geçinmiş, daha sonra ferdiyetçilikte karar kılmış, kendi köşesine çekilmiş, sık sık bunalımlar geçirmiş, sık sık hayatına son vermeyi düşünmüş… En nihayet, işte hiç hatırlamak istemediği ölümle burun buruna gelmişti. Elçilik yapmış, milletvekilliği yapmış, 27 Mayıs ihtilalinden sonra kurucu meclis üyeliğine seçilmiş, 1961’ den sonra CHP’den milletveklili olmuş, 1962’de bu partiden ayrılmış elhasıl; fikri platformda; müptelası olduğu içkiyi içmişcesine yalpalayarak yürümüştü. Fakat sonunda gerçeklerle yüz yüze gelmişti.. Yakınlarına öldüğü zaman cenaze namazının kılınmamasını arzuladığını söylemişti. “Nasıl olur, Sonra ne denir?” yollu itirazlara aldırış etmemişti. Cenaze namazının kılınmasını istemiyordu. Bunda ısrar edip duruyordu. Öldüğü zaman vasiyeti okununca sözlerinde ciddi olduğu anlaşıldı. “Karımdan, dostlarımdan son dileğim” diye başlayan vasiyetinde “ Ölümümde ne resmi, ne de dini merasim isterim. Hastaneye kaldırılacak cesedimin doğrudan doğruya mezarlığa nakli!” demekteydi. Son anında zaten, başucunda çok yakın tanıdıklarından başka kimse yoktu. Cenazesinde de onlar bulundu. Ölümü duyulmasına rağmen, onun romanlarını okuyanlardan hiç kimse cenazesine gitmemişti… Yakup Kadri, “Yaban’ındaki gibi, yıllardır kitabını satın alanlara bile “yaban” kalmıştı… Meşhurların Son Anları – Burhan Bozgeyik, TÜRDAV, Sayfa:361-362 - See more at: Gerçek Tarih, Kültür ve Haber...: “Cenaze Namazımı Kılmayın”…