Cemil İpekçi: 'Kadına Şiddette Kadınlar da Kabahatli'

  • Kullanıcı aSena
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forumsal - Yaşamdan Kesitler
Konu sahibi son olarak 2659 gün önce görüldü
ipekci-jpg20150414113514.jpg


Ünlü tasarımcı Cemil İpekçi, kadına şiddetin sona ermesi için önce kadının kendi gücünün farkına varması ve erkek çocuklarını yetiştirme şeklini değiştirmesi gerektiğini belirterek, "Erkekleri de suçlamıyorum, çünkü o erkekleri de yetiştirenler anneler. Demek ki kadının eğitim görmesi ve oğlunu iyi yetiştirmesi gerekiyor ki gelecekte aynı şiddeti yapan erkek olmasın" dedi.

İpekçi, Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği’nin organizasyonu ve kadın hakları konusunda sivil toplum kuruluşu Vital Voices’ın de katkılarıyla, ABD’nin başkenti Washington’da defile düzenleyecek.

Kadına yönelik şiddete dikkat çekmek için düzenlenen “Zaman İçinde Birlikte: Türkiye’nin Kadın için Yürüyüşü” başlıklı defilede, İpekçi’nin “Harem” ve “Bir Doğu Masalı” koleksiyonundan 40 parça Amerikalı modaseverlerin ilgisine sunulacak.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan İpekçi, defilenin başında Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan elbiseleriyle “Osmanlı Türklerine” değinileceğini, ardından da “Cumhuriyet Türkleri”ne geçileceğini dile getirdi. İpekçi, “Kadına şiddet konusunda bir defile olduğundan aynı zamanda bir protesto, bir tavır koyma (defilesi olacak bu)” diye konuştu.

“Çok ileri toplum olmaya başladık”

Amerika’da Türkiye’nin sesini daha fazla duyurma vaktinin geldiğini ve defilede “bugünkü Türkiye’yi” göstermek istediklerini dile getiren İpekçi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çünkü insanlar hala bugünkü Türkiye’yi maalesef çok yanlış tanıyorlar. Türkiye de Amerika gibi belirli parçaları, ideolojileri, farklı yaşam biçimleri olan bir toplum. Dışarıdan göründüğü gibi geri değiliz. Tam aksine çok ileri bir toplum haline gelmeye başladık. Çünkü ayrışmayla beraber, herkes kendi hayatını ve kişiliğini yaşamaya başladı. Amerika da bunun en iyi örneği. Burada binlerce ırktan, inançtan, düşünceden insanlar beraber yaşıyorlar, Türkiye de buna geliyor”.

“Türkiye modada dünyanın önde gelen ülkesi oldu”

İpekçi, Türkiye’nin modada çok ilerleme kaydettiğine işaret etti. Türkiye’nin dünyada ayakkabı üretiminde ikinci, giyimde birinci sırada yer aldığını, tasarımda da çok öne geçtiğini belirten İpekçi, “Ama ülkemizdeki basın daha çok özel hayatlarla ilgilendiği için pembe mayomu biliyor ama Kore’de ödül aldığımı, Çin’de ders diye okutulduğumu bilmiyorlar. Aslında, Türk tasarımcıları artık dünyaca tanınmaya başlandı ve son derece de değer veriliyor” diye konuştu.

“Kadında da suç var”

İpekçi, geçmişte çok duyulmasa da teknolojik gelişmeyle artık hemen her ay bir kadına şiddet uygulandığı veya öldürüldüğü haberlerinin duyulduğunu söyledi.

Kadına şiddetin sona erdirilmesinde eğitimin önemine vurgu yapan İpekçi, öncelikle kadının kendi gücünün farkına varması gerektiğini dile getirdi. Bu konuda kadınlara da bir bakıma “kabahat” bulduğunu ifade eden İpekçi, “Kadının bir kere kadın ne demektir öğrenmesi lazım, kadın bir obje değil, kendisinin de ilk başta bunu bilmesi gerekiyor” dedi. İpekçi, şunları kaydetti:

"Kadınlar, hürriyetlerini çok ucuza bırakıyorlar. Mesela evde oturmayı tercih ediyorlar, hem döver hem sever beni diye manasız bahane buluyorlar. Eğitime verecekleri vakti, komşuyla dedikoduya tercih ediyorlar. Bu mantık sürdüğü müddetçe kadına şiddet bitmez. Kadın eğitildiği ve ekonomik bağımsızlığını kazandığı, kamu idaresinde ve politikada da yerini daha çok aldığı gün bence şiddet çok azalacak”.

“Erkekleri de suçlamıyorum, çünkü onları yetiştirenler de anneler”

“(Kadına şiddette) Erkekleri de suçlamıyorum, çünkü o erkekleri de yetiştirenler anneler” diyen İpekçi, kadının geleceği şekillendirmedeki kilit önemine işaret etti.

İpekçi, “Demek ki kadının eğitim görmesi ve oğlunu iyi yetiştirmesi gerekiyor ki gelecekte aynı şiddeti yapan erkek olmasın. Sonuçta, kadın eğitimli olursa, çocuklar da eğitimli olabilir ama kadın eğitimsiz olursa ve sesini çıkaramazsa, ondan sonraki gelecek olan çocuklar da umutsuz vaka oluyorlar” diye konuştu.

İpekçi, bu noktada, geleneksel olarak erkek çocuğa kız evlattan daha fazla değer ve kıymet verilmesi ile erkek çocuğunun daha ayrıcalıklı yetiştirilmesinden artık vazgeçilmesi gerektiğini dile getirdi.

“Benim ablam bile kızları olduğunda çok mutlu olmadı ama erkek torunu olduğunda aklını oynattı” diyen İpekçi, “Mesela, erkek çocuk, torun için, ‘sen herşeyi yaparsın, herşey senin’ gibi yanlış bir yaklaşım var. ‘Ah oğlum geldi’ diyene kadar kıza da aynı şeyi yapmak lazım. Kız çocuğuna ‘kardeşine su getir’ denilmemesi lazım. Burada kadınların yaklaşımına kızıyorum. Bu değişmeden kadına şiddet ve aşağılama bitmez” ifadesini kullandı.

“Hatamız kendimizi Batıyla kıyaslamak, kıyaslayamayacak kadar üstünüz”

İpekçi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Amerika’da da şiddet, diğer şeyler bizden az değil, onun için de kendimizi hiçbir ülkeden daha aşağı da görmüyorum. Bizim en büyük hatamız Batıyla kendimizi devamlı kıyaslamamız, çünkü biz kıyaslayamayacak kadar üstünüz. Bir defa 500 yıllık bir imparatorluğun ve kültürün çocuklarıyız. 100 yıla yakın Cumhuriyet çocuklarıyız ama köklerimiz büyük bir kültürden geliyor. Bunları göstermek vazifemiz."

AA
 
Duydunuz anneler .. Hepiniz birer Cemil İpekçi yetiştireceksiniz bundan sonra :)
 
konuyla ilgili de yorum yapayım [emoji14]p
ben cemil ipekçiyi plajda giydiği pembe slip donuyla hatırlıyorum
ciddiye alalım mı şimdi söylrdiklerini
 
eksen abide cuma namazı için şadırvanda abdest alan dükkanı yeni kapamış gelmiş kuyumcu çekiciliği var.
 
haber-174613G6.jpg


Senin annende seni çok iyi yetiştirmiş cemill
 
eksen abide cuma namazı için şadırvanda abdest alan dükkanı yeni kapamış gelmiş kuyumcu çekiciliği var.

ALLAH iyiliğini versin emi senin :) Olm tipimle ilgili o kadar söz duymuştum ama böylesini hiç duymamıştım ..
 
Birincisi, kadının çocuğuna vakit ayırabilmesi, eğitim alması, kendini yetiştitebilmesi devletin uyguladığı sosyal politikalar ile doğru orantılı. Bir kadının eğitim alamaması ve kendini yetiştirememesi o kadının sorunudur. Ama onbinlerce kadının eğitim alamamış olması ve birçok faaliyettn mahrum kalması toplumsal sorundur. Söz gelimi kız çocuklarının örgün eğitim almasını şart koşmayan, açıktan okumasını sağlayan ve buna bağlı yeterli bir eğitim almamış olması ve küçük yaşta evliliğin önünün açılmış olması o kadının suçu mu yoksa bu düzeni uyarlayanın mı? Cemil İpekçi kamu düzeni ve politikalarının önemli olduğunu söylüyor. Ancak bunu merkeze yerleştirmiyor. Bu merkeze alındığı ölçüde düzgün işlerlik sağlanabilir.

İkincisi, kadının ekonomik bağımsızlık kazanması, erkek karşısında boynu bükük olmaması adına elbette önemli. Ancak bu da ülkedeki ekonomik yapı ile yine doğrudan orantılı. Bugün ülkenin bakanına "iş istiyorum" diyen bir kadın, ülkenin bakanından "evdeki işler yetmiyor mu" cevabını alıyorsa yada ülkedeki işsizliğin sebebini başka bir bakan-bürokrat kadınlardır diyorsa o zaman kadınların ekonomik faaliyetlerde yer alması önleniyor ve istenmiyor demektir.

Üçüncüsü, Cemil İpekçi kadın çocuğu düzgün yetiştirecek diyor. Çocuk yetiştirmenin salt anneye endekslenmesi doğru değildir. Çocuğun yetişmesinde en az anne kadar babanın da görevi vardır.

Söylenebilecek daha çok şey var ama daha fazla uzatmak istemiyorum. Genel itibariyle açıklamaları doğru gibi görünse de birçok gerçeğin üstünü örtüyor.
 
Adamin cinsel kimligi ya da tercihi beni ilgilendirmiyor, soylediklerinde cok hakli her birini bir kadin bir ana yetistiriyor.
 
Soylediklerinde haklilik payi olmasina ragmen, daha buyuk problemleri gozden kaciriyor belli ki. Bu, oncelikle bir toplum sorunu. Kadinlardaki bu degisimin olusabilmesi icin, sadece kadinlarin degil, erkeklerin de degismesi gerekiyor. Kadinlarin degismesi, erkeklerdeki degisim icin gerekli fakat "YETERLI" bir kosul degil. Bunu iyi algilamamiz gerek.

1- Cocugu sadece kadin yetistirmiyor. Cocuk yetistirilmesinde babanin, arkadaslarin ve cevrenin de cok buyuk bir etkisi var..

Ozellikle, ailede baba hala daha kadinlarin "2. sinif" bir vatandas oldugunu dusunuyorsa, annenin tersini ogretmeye calismasi bosuna olacak.

2- Kadinlarin egitim almasindaki kararlari veren yine erkekler.
Kiz cocuklarini okutmayan, okumasina ne gerek var diyip ev islerinde yardim etmesini isteyenler cogunlukla babalar.

3- Bir kadin siddet gorup bunu sikayet ettiginde, hala daha o kadin devlet tarafindan korunamiyorsa, egitimli olmasi ekonomik ozgurlugunun bulunmasinin bir onemi kalmiyor.

Ki bazi illerde kadinlar, siddet gordugunde ne yapmasi gerektigini bile bilmiyor. Nereye siginilir, nasil dava acilir, is bulma imkanini nasil bulur.. vb.

4- Kadina karsi siddeti engellemek bir devlet politikasi olmali.
Bu da oncelikle kadin erkek esitligini toplumdaki her bireye aktarmakla ve bunu yasalarla korumakla basliyor.
Egitim hakkindan tutun, evlilik yasina, yaptigi secimlerden ekonomik ozgurlugune kadar her konuda devletin yaptirimlari olmali.

Daha bosanmis kizini kabul etmeyen aileler varken, toplumda dul kadina kotu gozlerle bakilirken, taciz ve siddet konusunda sistemde cok buyuk eksiklikler varken, bu sorun sadece kadinlarin kendisini egitmesiyle ortadan kalkacak bir problem degil.
 
Kadının üstüne atilip kadının sorunu demek çok yanlış derine inmeden yüzeysel bakınca oradan haklı görünür, hayatımızda kaç kez Doğu ya gidip gördük ki orada yasayan kadini ?
herkes kendi çevresini baz alarak konuşuyor..

Daha aşılması gereken onca şey varken kadın kendi haklarının bilincinde olacak yeterli eğitime sahip değil ki kendini savunsun ve bilinçli bir birey olabilsin çocuğunu topluma kazandirabilsin o kadar geleneksel yaşayan bir toplumuz ki çocuğu doğuran kadın olsa dahi tüm bakımı tamamen kadının gibi algiliyoruz.
 
olm ne kasıyonuz? adam (yada madam) haklı falan değil.ne demek anne iyi oğlan yetiştirsin? lan bi piçin yetişmesi sadece anneye mi bağlı? ortadoğu ülkesinde yaşayan ortalama bi aqp kafası kadının yetiştireceği çocuktan ne olur? kadın iyi niyetle tüm enerjisi ile evlat yetiştirse bile kapasite ne ki? artı,okul okul değil..sokak beyrut.sosyal çevre akrabalar komşular maydanoz.kafalar arabic.hayatlar oriyental..ana naapsın lan naapsın?
 
tüm sorumluluğu kadınlara yüklemenin haksızlık olacağı kanaatindeyim
ki toplumda çok vardır örnekleri dışarıdan mülayim efendi kimseye zararı dokunmayan bir adam gibi durur ama sapığın caninin önde gidenidir
bazı dürtüler doğuştan bazıları çevresel faktörlerden bazıları yaşantıdan bazıları aileden çeşitli sebeplerle şiddete meyilli olabiliyor ve temelde sadece kadın değil rol model olarak alınan babalar veya büyükler de olabiliyor
 
ba ba ba laflara bak rol model felan ? :D
tabiki çocuk babasını örnek alacak doğal olarak.
anasını örnek alan cemil oluyo zaten
 
ba ba ba laflara bak rol model felan ? :D
tabiki çocuk babasını örnek alacak doğal olarak.
anasını örnek alan cemil oluyo zaten
daha ne kelimeler bilirim de söylemiyorum,ne o yoksa beni beğenmiyor musun ?
avatarımı beğendin mi sırf senin için değiştirdim :T:
 
Geri