CEMAAT VE TARİKATLER HAKKINDA

Konu sahibi son olarak 795 gün önce görüldü
CEMAAT VE TARİKATLER HAKKINDA

18.01.2022 tarihli grup toplantısında muhterem Devlet Bahçeli beyefendi " Herkesin, yasalar kapsamında ve maşeri vicdan sınırları içinde hür ve müstakil hareket etmeye, inanç hürriyetini sonuna kadar yaşamaya hakkı vardır. Tarikat ve cemaatler, devletle rekabete meyletmedikten, devleti ele geçirme hatasına düşmedikten sonra, sosyolojik bir realite olarak hayatın olağan akışı içinde var olmaya devam edeceklerdir. Bizim derdimiz ve sorun ettiğimiz konu tarikat ve cemaatlerden ziyade yüce dinimize yönelik suçlamalardaki sinsiliktir." ifadelerini kullandı.

Muhammedî ahlakın mektebi mesabesinde olan tasavvuf İslam’ın özü ve cevheridir. Nitekim Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş-ı Veli, Şeyh Edebali gibi Hakk âşıkları tabir yerindeyse Türk tarihinde sosyolojik bir realite olarak günümüze gelen bu mektebin inkâr edilemez mahsulleridir.

Bu zatlar ve bağlıları dönemlerinin adeta sivil toplum kuruşları gibi toplum yararına çalışmış ve devlet umûrunun işlerine asla talip olmamışlar devleti idare edenlere yardımcı olmuşlardır.
Binlerce yıllık devlet geleneği olan necip Türk milleti de döneminin sivil toplum kuruluşları gibi olan bu yapıları devlet şefkatiyle himaye edip desteklemiştir. Bunca yıllık tecrübesi olan necip Türk milleti yönetime alternatif bir oluşuma hiçbir zaman müsamaha etmemiştir.


“Bir devlet,milletinin dînine sahip çıkmaz,kendini çeşitli komplekslere kaptırarak,dîn sahasını ihmal ederse;millet,sağlam,yeterli ve tatmin edici bir dîn eğitim ve öğretiminden geçirilmezse,başka devletler ‘sahte sahiplik tavrı’ içinde meseleleri istismar ederler” S.Ahmet Arvasi

“Asla unutulmamalıdır ki, gençliğimize biz,sahip çıkmazsak, onları biz maddeten ve manen himaye ederek gözümüz gibi korumazsak,onlara «gayrimeşru güçler» ve «hain emeller» sahip çıkar.Bu,hem gençlerimizin, hem de milletçe yarınımızın tehlikeye atılması demek olur.”
S.Ahmet Arvasi

Seyyid Ahmet Arvasi hocamızın bu iki mühim tespiti devlet açısından anayasal bir garanti olan din eğitim ve öğretiminin devlet tarafından 1970’lerden itibaren terk edilişinin büyük bir hata olduğunu, emperyalizme davetiye olduğunu 15 Temmuz gibi acı hatıralarla ortaya koymuştur.

Muhterem Devlet Bahçeli beyefendilerin grup toplantısında cemaat ve tarikatler hakkında dile getirdiği ifadeler cemaat ve tarikatlere hem bin yıllık meşru maziyi hatırlatmış hem de istikbal adına sahip olmaları gereken meşru daireyi çok güzel bir şekilde tasvir etmiştir.

Türk milletinin ve devletinin düşmanı olan emperyalizmin taşeronu olan oluşumları fark etmek ise çok kolaydır. Zira Türk milleti bin yıldır gerek Hazreti Ebubekir gerekse Hazreti Ali yoluyla Türk dünyasına ulaşan temiz itikada bağlıdır. Bu iki yolun harici ise taşerondur.

Fetö gibi taşeronlar,madrabaz ve yol kesici sahtekârlar yüzünden itibarı zedelenen “cemaat ve tarikat” kelimeleri muhterem Devlet Bahçeli beyefendi ile sayesinde yeniden milletimizin gündelik hayatında çekinmeden telaffuz edeceği muteber kelimeler olarak yaşamaya devam edecektir.

Yüce Allah devlet ve milletimizi harici, selefi, yol kesici cemaat, tarikat ve örgütlerden muhafaza eylesin. Âmin (habip arvas)
 
Geri