Cem Garipoğlu'nun Mezarından Çıkan Poşetin Sırrı Ne? İnsana Ait Olmayan Kan İzleri Tespit Edildi

Konu sahibi son olarak 16 gün önce görüldü
2BdwjyX.md.jpg


Münevver Karabulut'u vahşice katleden ve cezaevinde intihar ettiği belirtilen Cem Garipoğlu'nun geçtiğimiz günlerde açılan mezarından düğüm atılmış bir poşet çıktı. Yapılan incelemeler sonucunda poşet üzerinde insana ait olmayan kan izleri tespit edildi.

2009 yılında Münevver Karabulut'u korkunç şekilde katleden Cem Garipoğlu'nun kaldığı koğuşta intihar ettiği iddia edilmişti. Karabulut'un ailesi ve avukatı ölen kişinin Cem Garipoğlu olmadığı öne sürülerek fethi kabir talep etti. Geçtiğimiz günlerde mezarı açılan Garipoğlu'nun mezarından düğümlü bir poşet çıktı. Mezardan çıkan kemikler aile ile uyumlu çıkarken poşette kan izleri tespit edildi.

2BdO822.md.jpg

MEZARDAKİ POŞETİN SIRRI NE?

Fethi kabir tutanağında, "Kemiklerin serbest vaziyette olup, kefen veya cesedi çevreleyen bir bez bulunmadığı görüldü. Bir adet düğüm içeren 30x30 cm boyutunda şeffaf naylon poşet görüldü" ifadeleri kullanıldı.

Karabulut ailesinin avukatı Dr. Rezan Epözdemir, Cem Garipoğlu'nun mezarından çıkan 30x30 cm boyutlarında düğümlü poşetin araştırılmasını talep etti. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarına gönderilen poşetin incelenmesi yapıldı.

2Bde0Zu.md.jpg

İNSAN KANI OLMADIĞI TESPİT EDİLDİ

SABAH'ın haberine göre, İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarında yapılan çalışmalarda şüpheli poşet, UV ışık taraması, renk reaktif testi, DNA izolasyon yöntemleri ve birçok yöntemle incelendi.

Yapılan çalışmalarda mezardan çıkan poşetin içinde kan örnekleri bulundu. Hazırlanan raporda, naylon poşetin üzerinde vücut sıvısı örneğinin bulunmadığı, iç kısmından alınan kan örneğinin ise insan kanı olmadığı kaydedildi.

Poşetin üst kenar uç kısmında bulunan düğüm üzerinde epitel hücre olabileceği değerlendirilerek kontrol amaçlı alınan kanlı sürüntü örneği ile poşetin iç kısmından alınan kan örneğinin genetik analizlere cevap vermediği kaydedildi.

KAYNAK
 
Bundan bişi çıkmaz.
 
Ritüel iddiaları vardı, onunla mı bağlantısı olduğunu düşünüyorlar?
 
Adına uygun "Garip" işler.
 
Şöyle yapalım o zaman. Başka bir yerden yaklaşalım. Bu söyleyeceğim şey cezaevi kurumları ve adliyeler tarafından bilinmeyen bir şey değil. Neden açıklık getirilmiyor bilmiyorum ama çöp poşetinin sebebi şu... Cezaevinden ölü ya da diri nasıl çıkarsan çık, mutlaka çöp poşeti ile çıkarsın. İçeride bavul ve benzeri herhangi bir taşıma eşyasının bulundurulması yasaktır. Mahkumlar koğuştan koğuşa veya kurumdan kuruma sevk olurken, eşyalarını artık çöp poşeti ile taşıyorlar. Koğuşta ölü bulunan birinin önce fotoğrafları çekilir, sonra battaniyeye veya çarşafa sarılıp sedye ile önce revire, sonra hastaneye, sonra da adli tıpa götürülür. Fakat cezaevi revirinden çıkarılırken, o an ceset torbası yoksa, çöp poşeti veya benzeri bir naylonla muhafaza edilerek gönderilir. O sıralarda cezaevi memurlarının iş bitiricilik hızına göre o gün, ertesi gün veya o hafta içinde koğuştaki tüm mahkumların resmi ifadesi alınmış olur. İnsana ait olmayan kan ise ceset yiyen hayvanlardan birine ait olabilir. Yer altında birçok hayvan ceset yiyebiliyor. Kara hayvanları bile toprak eşeleyip cesede ulaşabiliyor. Bunlar normal şeyler. Fakat konu poşet ise bütün gizemlerin uzağında saçma sapan bir sebebi olabilir. Çöp poşeti örneği gibi...

Ayrıca... Biraz daha derinleşelim. Şimdi tarifini yapacak olduğumuz konuyu
hala birçok mahkum bilmez. Eski kurtlardan bilen bilir. Yeni nesil hakim, savcı ve kolluk kuvvetleri bile bilemeyebilir. İşin ehli olan gardiyanlar, askerler ve gelen savcıdan herhangi biri, koğuştan gelen ihbar üzerine içeri girdikleri zaman asılmış olarak buldukları mahkumun önce cinsel organını açıp kontrol ederler. İç çamaşırında sperm olup olmadığına bakılır. Çünkü insan kendini asarsa, korku ve heyecan olmadığı için sperm çıkışı olmaz. Fakat mahkumlar tarafından zorla asılırsa, ölecek olan kişi korkudan, yüksek stres ve heyecandan ipe düşer düşmez sperm çıkışı gerçekleşir. Benim dilim böyle dönüyor ama bilimsel olarak farklı terimleri de vardır. Cezaevi savcısı öncelikle bunu kontrol eder ve buna göre tahkikat yapar. Elbette kendi içlerinde neler oldu bilemeyiz. Çünkü her cezaevi kurumu, üniversiteler gibi kendi içinde bağımsızdır. Neredeyse istedikleri gibi at koşturabilirler. Yasalar bile kurumdan kuruma farklı yorumlanabiliyor. Bazı mahkumlar belli bir ceza oranında içeride tutuluyorken, aynı orana sahip başka mahkumlar, başka cezaevlerinden serbest bırakılabiliyor. Yoruma ve muhalefete açık konular bunlar.

Nereye geldik. Elbette hiçbir yere. İçeride neler olup bittiğini bilemeyiz. Bir çöp poşetine kaldıysak işimiz çok zor. Hepsi de battal boy...
 
Kemikler aile ile uyumlu olduğuna göre poşetin konu ile alakası yoktur fakat yine de gerekli incelemeler yapılmış.
 
Geri