Aleyna1
Gümüş Üye
-
- Katılım
- Ekim 13, 2014
-
- Mesajlar
- 5,966
-
- Tepkime puanı
- 212
-
- Puanları
- 318
Sphyrnidae familyasında 10 köpekbalığı türü bulunuyor, bir tanesi hariç hepsi de Sphyrna cinsi ve bu, “çekiç” anlamına gelen Yunanca bir kelime (bu köpekbalıklarının kafalarının şekline uygun bir tanımlama).
Amerikan Doğa Tarihi Müzesi’nde Balık Bilimi Departmanı’ndan sorumlu müze yöneticisi ve müzenin en son sergisi olan Life at the Limits‘in yardımcı yöneticisi olan John S. Sparks‘a göre bilim insanlarının üzerinde çalıştıkları iki varsayım var. Sparks bunları şöyle açıklıyor: "Bu varsayımlardan birincisine göre, uçlardaki gözleri sayesinde avlanırken görebileceği alan açısından görsel kapasitesini arttırabiliyor."
Diğer varsayıma göre ise, çekiç başlı köpekbalığının nasıl avlandığıyla alakalı: Köpekbalıkları, Lorenzini ampulleri denilen duyu organlarının bulunduğu kafaları sayesinde okyanusun dibini tarayarak av arar (Bu, çekiç başlı köpekbalığına özel bir durum değil, bütün köpekbalıklarında bu organlar bulunuyor). Sparks "her organizma zayıf bir elektrik alanı oluşturuyor [bu elektroreseptörlerle] ve köpekbalıkları bunları hissedebiliyor; daha geniş bir kafanın, bu ampullerden daha fazla barındırmaya olanak sağladığı ve böylece köpekbalığının avını daha iyi hissettiği düşünülüyor" diyor.
Sparks, bu varsayıma destek olabilecek bazı kanıtlar olduğunu belirtiyor. Bütün çekiç başlı köpekbalıklarının cephalofoil’leri eşit şekilde yaratılmamış: Büyük çekiç başlı köpek balığı gibi köpekbalıklarının devasa çekiçleri varken, bazılarının küçük çekiçleri var. Sparks "bilim insanları, büyük çekiçleri olan köpekbalıklarının alt katmanlarda av bulma konusunda daha hassas olduklarını keşfetti" diyor.
Amerikan Doğa Tarihi Müzesi’nde Balık Bilimi Departmanı’ndan sorumlu müze yöneticisi ve müzenin en son sergisi olan Life at the Limits‘in yardımcı yöneticisi olan John S. Sparks‘a göre bilim insanlarının üzerinde çalıştıkları iki varsayım var. Sparks bunları şöyle açıklıyor: "Bu varsayımlardan birincisine göre, uçlardaki gözleri sayesinde avlanırken görebileceği alan açısından görsel kapasitesini arttırabiliyor."
Diğer varsayıma göre ise, çekiç başlı köpekbalığının nasıl avlandığıyla alakalı: Köpekbalıkları, Lorenzini ampulleri denilen duyu organlarının bulunduğu kafaları sayesinde okyanusun dibini tarayarak av arar (Bu, çekiç başlı köpekbalığına özel bir durum değil, bütün köpekbalıklarında bu organlar bulunuyor). Sparks "her organizma zayıf bir elektrik alanı oluşturuyor [bu elektroreseptörlerle] ve köpekbalıkları bunları hissedebiliyor; daha geniş bir kafanın, bu ampullerden daha fazla barındırmaya olanak sağladığı ve böylece köpekbalığının avını daha iyi hissettiği düşünülüyor" diyor.
Sparks, bu varsayıma destek olabilecek bazı kanıtlar olduğunu belirtiyor. Bütün çekiç başlı köpekbalıklarının cephalofoil’leri eşit şekilde yaratılmamış: Büyük çekiç başlı köpek balığı gibi köpekbalıklarının devasa çekiçleri varken, bazılarının küçük çekiçleri var. Sparks "bilim insanları, büyük çekiçleri olan köpekbalıklarının alt katmanlarda av bulma konusunda daha hassas olduklarını keşfetti" diyor.