Cehennem

Konu sahibi son olarak 2616 gün önce görüldü
Derin kuyu, ahirette kafir ve günahkar kimselerin azap Cekecekleri ceza yeri. Kur’an-ı Kerim’de inanan ve güzel amel işleyen kimselere cennet vadedildiği gibi el-Kehf 18/107 kafir ve günahkar kimselere de Cehennem vadedilmiştir. Kafir, münafık ve müşrikler cehennemde ebedi kalırlar, orada ölmezler ve azabları hafifletilmez. tövbe etmeden günahkar olarak ölen ve Allah’ın kendilerini affetmediği mü’minler ise cehennemde, ebedi kalmazlar. Kendilerine günahları kadar azap edilir. Sonra oradan kurtulup Cennete girerler ve orada ebedi kalırlar. Alauddin abidin, el-Hediyetü’l-Alaiyye, 468
Allah cehennemi diğer yaratıklardan önce yaratmıştır ve şu anda mevcuttur, yok olmayacaktır. Nitekim şu ayet bu durumu gayet açık ifade eder
Artık o ateşten sakının ki, onun tutuşturucu odun kafir insanlarla taşlardır. O ateş kafirler için hazırlanmıştır. el-Bakara, 2/24 Kafirler için hazırlanan ateşten korkun. ali imran, 3/131.
Enes b. Malik’ten rivayet olunan bir hadiste de Peygamber Efendimiz s.a.s. şöyle buyurmuşlardır Demin cennet, ile Cehennem şu duvarın yüzünde bana arz olundu. Tecrid-i Sarih Terceme ve Şerhi, II, 483.
ateş, insan cismine çok büyük acı ve ızdırap verdiği için ahirette kafir ve münafıkların cezası ateşle verilecektir. Böylelikle cehennem, Allah’nı tutuşturulmuş ateşinin ismidir Rağıb el-isfahani, el-Müfredat, I02.
işte cehennemin en açık vasfı ateş olduğu için bazen, Cehennem yerine ateş manasına nar kullanılır Şüplıesiz ki münafıklar nar Cehenneın’ın en aşağı tabakasındadırlar. en-Nisa, 4/145.
Kur’an-ı Kerim’de Cehennem’in yedi kapısının olduğu belirtilmektedir.
Cehennemin, yedi kapısı olup, her kapıdan onların girecekleri ayrılmış bir Kısım vardır. el-Hicr, 15/44. Bu ayet iki şekilde tefsir edilmiştir
a- cehenneme girecekler çok olduğu için
b-Cezalandırma azgınlığın çeşit ve derecelerine göre olacağı için Cehennemin, yedi kapısı veya tabakası vardır. Bu kapı veya tabakalar şunlardır
1-Cehennem yukarıda söz konusu edildiği şekilde Kur’an-ı Kerim’in yetmişyedi ayetinde geçmektedir.
2-Laza alevli ateş Hayrı’ allah onu azabdan kurtarmaz Çünkü o Cehenneın alevli bir ateştir el-Mearic, 70/15.
3-Sair pılgın ateş O şeytanlara ahirette çılgın ateş azabı hazırladık. el-Mülk, 67/5. Ayrıca on beş ayette daha bu isimle geçmektedir. 22/4 31/21 34/12 vs.
4-Sakar kırmızı ateş Hem ey Rasûlüm bilir misin, nedir o sakar Cehennem. el-Müddessir, 14/27
5-Haviye uçurum O, kızgın bir ateştir el-Karia, 101/9-11.
6-Hutame kalbleri saran ateşli kaygı Şüphesiz o, Hutame ye ateşe atılacaktır. Hümeze, 104/4.
7-Cahim yanan kızgın ateş
Küfredenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar Cahim’in yaranıdırlar. el-Maide, 5/10.
Cehennem’de görülecek azabın miktar, şiddet ve şekillerini ancak Allah ve Rasûlü’nün bizlere bildirmesiyle ve bildirdikleri kadarıyla bilebiliriz. Kur’an-ı Kerim’de belirtildiğine göre
a-Cehennem kafirleri çepe çevre kuşatır Cehennem inkar edenleri şüphesiz çepeçevre kuşatacaktır. el-Tevbe, 9/49.
b-Cehennem ateşi sönmez Biz sapık kimseleri kıyamet günü yüzü koyun, körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşrederiz. Varacakları yer cehennemdir Onun ateşi ne zaman sönmeye yüz tutsa hemen alevini artırırz. isra, 17/97.
c- Cehennem dolmak bilmez O,gün cehenneme, doldun mu?deriz. O! Daha var mı? der. Kaf, 50/30.
d-Kaynarken çıkardığı ses Rablerini inkar eden kimseler için Cehennem azabı vardır. Ne kötü bir dönüştür. Oraya atıldıkları zaman onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler. Nerede ise öfkesinden çatlayacak gibi olur. içine her bir topluluğun atılmasında bekçileri onlara size bir uyarıcı gelmemiş miydi diye sorarlar. Onlar evet, doğrusu bize bir uyarırı geldi fakat biz yalanladık ve Allah hiç bir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık içerisindesiniz, demiştik derler. el-Mülk, 67/6-9.
e-Ateş onların yüzlerini yalar, dişleri sırıtıp kalır. el-Mü’minün, 23/104.
f-Boyunlarında halkalar ve zincirler olarak kaynar suya sürülür, sonra ateşte yakılırlar. el-Mü’min, 40/70-72.
g-inkar edenlere ateşten elbiseler kesilmiştir-. Başlarına kaynar su dökülür de bununla karınlarındakiler ve derileri eritilir. demir topuzlar da onlar içindir. Orada uğradıkları gamdan ne zaman çıkmak isteseler, her defasında oraya geri çevrilirler. Ve kendilerine yakıcı azabı tadındenir. el-Hacc, 22/19-22.
h-Derileri yandıkça azabı tatmaları için yeniden başka derilerle değiştirilir. en-Nisa, 4/56.
i-Ölümü isterler fakat azabları devamlıdır, ölmezler. bk. 43/74-77 35/36.
Hz. Peygamber’in ifadesine göre
Cehennem ateşi miktarca ve sayıca dünya ateşleri üzerine altmış dokuz derece fazla kılınmıştır. Bunlardan her birinin harareti bütün dünya ateşinin harareti gibidir. Tecrid-i Sarih Tercüme ve Şerhi, IX, 50.
Kur’an-ı Kerim, Cehennem ehlinin çekeceği azap ve yiyecekleri hakkında da bir takım tasvir ve izahlarda bulunur Nasıl ağırlanmak için bu nimet mi hayırlı yoksa zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için bir fitne sınama vesilesi veya azap kıldık. O, Cehennem’in dibinde çıkan bir ağaçtır. Tomurcukları şeytanların başları gibidir. Onlar ondan yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklar. Sonra onların, bunun üzerine kaynar su karıştırılmış bir içkileri vardır. Yedikleri zakkum, boğazlarını yakar Yanan boğazlarını dindirmek için içecek bir şey ararlar. Ama kaynar su katılmış kusuntu ve irinden başka içecek bulamazlar. Saffat, 37/62/67. O ayetlerimizi inkar edenleri yakında bir ateşe sokacağız, öyle ki derileri piştikçe azabı tatsınlar diye onlara başka deriler vereceğiz! Şüphesiz Allah daima üstün ve hikmet sahibidir. en-Nisa, 4/56.
Cezalar, işlenen suçlar cinsinden olacaktır. Dilleriyle suç işleyenlerin cezaları dillerine elleriyle günah işleyenlerin cezaları ellerine vs. tatbik edilecektir.
Cehennem’in yakacağı hakkında da Kur’an’da bilgi verilmekte ve şöyle denilmektedir Ey inananlar, kendinizi ve ailenizi bir ateşten koruyun ki, onun yakıtı insanlar ve taşlardır. et-Tahrim, 66/6.
Kur’an’da Cennet ehli ile Cehennem ehli arasında konuşmalar yapılacağı da belirtilerek bu konuşmalardan nakiller yapılmaktadır O gün münafık erkekler ve münafık kadınlar sür’atle cennete, girmekte olan müminlere derler ki Ne olur bize bakın da sizin nurunuzdan alalım. Onlara Arkanıza dönün de nur arayın! denilir Kendileriyle alay eden bu ses, onlara diyor ki Arkada kalan dünyaya dönün nur orada aranır. Nurun kaynağı, dünyada yapılan işlerdir. Böyle denilir ve müminlerle münafıkların aralarına kapılı bir sur çekilir ki, onun içinde rahmet vardır. Dış yönünde de azap. Münafıklar, onlara seslenirler Biz de sizinle beraber değil miydik Müminler derler ki Evet ama, siz kendi canlarınıza kötülük ettiniz. inananların başlarına felaket gelmesini gözlediniz. Şüphe ettiniz, kuruntular sizi aldattı. Allah’ın emri olan ölüm gelinceye kadar böyle hareket ettiniz. O çok aldatıcı şeytan sizi Allah hakkında aldattı. el-Hadid, 57/13-14. Başka bir yerde de şöyle anlatılır
Cennet halkı, ateş halkına seslendi Rabbimiz’in bize vadettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbiniz’in size vadettiğini gerçek buldunuz mu? Onlar da Evet dediler ve aralarında bir ünleyici Allah’ın laneti zalimlerin üzerine olsun! diye ünledi. el-a ‘raf, 7/44-45.
insanın eğitimi ve iyi davranışlara yönlendirilmesi açısından Cennet ve Cehennem inancının dünya hayatına etkileri açıktır. Kişi, gizli ve açık yaptığı her şeyin karşılığını, bulacağını ve cehennemdeki cezanın dehşetini hatırladığında, elbette hareketlerine çeki düzen verme ihtiyacını duyacaktır
 
أَعُوذُ بِاللهِ السَّمِيعِ الْعَلِيمِ مِنَ الشَّيْطاَنِ الرَّجِيمِ مِنْ هَمْزِهِ وَنَفْخِهِ وَنَفْثِهِ
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحمن الرَّحِيم

1) “Allah’a ortak koşanlar.”

Gafir 73, 76

2) “Allah’a ve Rasulüne asi olanlar.”

Nisa 14

3) “Ahireti inkâr edenler.”

A’raf 44, 45

4) “Ayetleri yalanlayan ve büyüklenerek onlardan yüz çevirenler.”

A’raf 36

5) “Allah’a ibadetten yüz çevirenler.”

Gafir 60

6) “Kitabı ve Rasullere gönderileni yalanlayanlar.”

Gafir 70

7) “Allah yolundan alıkoyanlar.”

A’raf 45

8) “Kâfirler.”

Âl-i İmran 12

9) “Kıyameti inkâr edenler.”

Furkan 11

10) “Cehennemi yalanlayan fasıklar.”

Secde 20

11) “Din hesap gününü inkâr edenler.”

Müddessir 46

12) “Büyüklük taslayanlar.”

Zümer 60

13) “Müsrifler ölçüyü taşıranlar.”

Gafir 43

14) “Büyük günah işlemekte direnenler.”

Vakıa 46

15) “Mal toplayıp sayan ve malının kendini ebedi kılacağını sananlar.”

Hümeze 2, 3

16) “Altın ve gümüşü biriktirip Allah yolunda harcamayanlar.”

Tevbe 34

17) “Yeryüzünde haksız yere şımaranlar ve böbürlenenler.”

Gafir 75

18) “Allah yolunu eğip bükmek isteyenler.”

A’raf 45

19) “Zalimler.”

A’raf 41

20) “Azgınlar.”

Sad 55

21) “Dalalet üzere olan atalarını takip edenler.”

Saffat 69, 70

22) “Arkadan çekiştirip yüze karşı eğlenenler.”

Hümeze 1

23) “Yoksulu doyurmayanlar.”

Müddessir 44

24) “Batıl ve boş işlerle uğraşanlar.”

Müddessir 45

25) “Namaz kılmayanlar.”

Müddessir 43
 
Cehennem Azabı

Ebu Davud, Neseî ve Tirmizî’nin rivayetine göre Peygamberimiz (S. A.S.) buyuruyor:
«— Ulu Allah (C.C) cennet ve cehennemi yaratinca Cebrail (A.S)’i cennete gönderdi ve git orayi ve oraya girecek olanlara neler hazirladigimi gör» dedi. Cebrail (A.S) de cennete vararak onu ve Allah (C.C)’in cennetliklere neler hazirladigini görüp dönünce Allah (C.C)’a: «Ululugun hAkki için oranin adini duyan herkes içeri dalar» der.
Arkasindan cennet Allah (C.C)’in emri üzerine günahlar ile kusatilir. Bunun üzerine Allah (C.C) Cebrail (A.S)’e: «Bir deha cennete dön ve cennetlikler için neler hazirladigimi gör» diye emir buyurur. Cebrail(A.S) yeniden cennete varinca günahlar ile çevrelendigini görür, geri dönünce «Ululugun hakkina yemin ederim ki, oraya hiç kimsenin girmeyeceginden korktum» der.
Bu sefer Allah (C.C) Cebrail (A.S)’e: «Var, git cehennemi ziyaret et ve orada cehennemlikler için neler hazirladigimi gör» diye buyurur. Cebrail (A.S)oraya varinca cehenneme bakar, ates dalgalarinin üstüste yuvarlanip yükseldigini görür. Allah (C.C)’in huzuruna dönünce «Ululugun hakkina yemin ederim ki, adini duyan hiç kimse oraya girmez» der. Bu sirada Allah (C.C)’in emri üzerine cehennem azgin nefsi arzular tarafindan kusatilir. Allah (C.C) Cebrail (A.S)’e: «Orayi yeniden git, gör» diye buyurur. Cebrail (A.S) de bir daha cehennemi görünce «Ululugun hakkina yemin ederim ki. oraya girmeyen tek kimse kalmayacagindan korktum» der.
Beyhakinin zararsiz bir senetle ibni Mes’ud’tan rivayetine göre:
«Hiç süphesiz o, (cehennem) kösk iriliginde kivilcimlar saçar.» mealindeki âyet hakkinda Ibni Mes’ud (R.A.) «Ben bu kivilcimlar için «agaçlar gibi» degil, «kaleler ve sehirler gibi» tâbirini kullaniyorum demistir (Murselât Sûre-i Celilesi; 32).
Ahmed Ibni Hambel, Ibni Mâoe, Ibni Hibban ve Hâkim’e göre Peygamber (S.A.V)’imiz buyuruyor ki:
«Veyl, öyle bir cehennem vadisidir ki, kâfir dibine varincaya kadar içinde
kirk yil batmaya devam eder.»
Tirmizî’ye göre ise ayni hadis söyledir:
“Veyl, iki dag arasinda o kadar derin bir vadidir ki, kâfir dibine ulasincaya kadar içinde yetmis yil batmaya devam eder.”
Tirmizî ve Ibni Mâce’nin rivayetine göre bir gün Peygamber’imiz (S.A.S.) sahabilerine:
«Hüzün kuyusundan Allah (C.C)’a siginin» buyurur. Sahabiler: «Yâ Rasûlallah (S.A.S.), hüzün kuyusu nedir» diye sorarlar.
Peygamber’imiz (S.A.S.): «Bizzat cehennemin günde dört yüz kere kendisinden Allah (C.C)’a sigindigi bir cehennem vadisidir» diye cevap verir.
Sahabeler: «Oraya kimler girer, yâ Rasûlallah (S.A.S.)» diye sorarlar. Peygamber’imiz (S.A.S.) onlara su cevâbi verir: «Orasi, amellerini gösteris için isleyen Kur’an okuyucular için hazirlanmistir. Hiç süphesiz, Allah (C.C)’in gazabina en çok hedef olan Kur’an okuyuculari, zorba devlet adamlarini ziyaret edenlerdir.»
Taberanî’de yazdigina göre: «Cehennemde bizzat cehennemin günde dört yüz kere Allah (C.C)’a sigindigi bir vadi vardir ki, orasi Muhammed (S.A.V) ümmetinin iki yüzlüleri için hazirlanmistir.»
Ibni Ebû Dünya der ki: «Cehennemin yetmis bin vadisi, her vadinin yetmis bin kolu, ve her vadi kolunun yetmis bin tasi vardir, her tasta, cehennemllikleri yüzlerinden sokan birer yilan barinir.»
Buhari Tarihinde senedi zayif söyle bir hadis vardir;
«Cehennemin yetmis bin vadisi, her vadinin yetmis bin kolu, her vadi kolunun yetmis bin hanesi ve her hanenin yetmis bin evi, her evde yetmis bin kuyu, her kuyuda yetmis bin yilan bulunur ve her yilan da agzinda yetmis bin akrep tasir. Gerek kâfir ve gerekse münafik, vadinin dibini boylayincaya kadar bunlarin her biri ile ayri ayri karsilasir.»
Tirmizi’nin rivayet ettigi münkati bir hadise göre Peygamber’imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Cehenneme atilan büyük bir kaya yetmis yil düsmesine ragmen dibine varamaz.»
Hz. Ömer (R.A.) der ki. «Cehennemi sik sik hatirla. Cünki harareti yüksek, dibi derin ve topuzlari demirdendir.»
Bezzar, Ebû Ya’Ia, Ibni Hibban ve Beyhakî’nin rivayetine göre Peygamber’imiz (S.A.S.)
«Cehenneme bir kaya salinsa yetmis yil düserek ancak dibine ulasabilir» diye buyuruyor.
Müslim’in rivayetine göre Ebû Hureyre (R.A.) der ki: «Bir gün Peygamber’imiz (S.A.S.)
«Bu duydugunuz nedir, biliyor musunuz» diye sordu. «Allah (C.C) ve O’nun Resul’ü bilir» diye cevap verdik. Bunun üzerine Peygamber’imiz (S.A.S.) söyle buyurdu:
«Allah (C.C) yetmis yil önce cehenneme bir kaya salmisti, iste simdi onun cehennemin dibine varisini yankisini duydunuz.»
Taberani’nin rivayetine göre Said-ül Hudrî (R.A.) der ki, «Peygamber’imiz (S.A.S.)
Bir gün siddetli bir yanki sesi duyarak irkildi. Bu sirada yanina Cebrail (A.S) geldi. Peygamber (S.A.S.)’imiz O’na: “Ya Cebrail, bu duydugum ses nedir?” diye sordu. Cebrail (A.S) de ona su cevabi verdi: «Yetmis sene önce cehenneme bir kaya salinmisti, fakat ancak simdi dibine ulasti, Iste onun sesini Allah (C.C) sana duyurmak istedi.»
Peygamber (S.A.V)’imizin bu olaydan sonra, ruhunu Allah (C.C)’a teslim edinceye kadar agzini acarak güldügü görülmemistir.»
Ahmed Ibni Hambel ve Tirmizî’nin rivayetine göre Peygamber (S.A.S.)’imiz buyuruyor ki:
«— Eger sunun gibi (kafa tasini isaret ederek) yuvarlak bir kaya parçasi gökten salinsa aradaki mesafe bes yüz senelik yol kadar oldugu halde aksam olmadan yere iner. Fakat ayni kaya cehennemin agzina salinsa dibine varabilmesi icin, kirk yil geceli-gündüzlü düsmeye devam etmesi lâzimdir.»
Ahmed Ibni Hambel, Ebu Ya’la ve Hakim’in rivayetlerine göre Peygamber (S.A.S.)’imiz buyuruyor ki:
«— Cehennemin demir topuzlarindan biri yere indirilse. insanlar ile cinler bir araya gelerek onu yerden kaldiramazlardi.»
Hakim’in rivayetine göre Peygamber (S.A.S.)’imiz
«cehennemin demir topuzlarindan biri daga indiriîse, ufalanarak kül olurdu» buyuruyor.
Ibni Ebu Dünya’nin rivayetine göre Peygamber (S.A.S.)’imiz
«Cehennem kayalarindan biri dünya daglarindan birinin tepesine düsse, dag eriyerek kül olur. Her cehennemligin yaninda böyle bir cehennem tasi ile bir seytan bulunur» buyurmustur.
Hakim’in rivayetine göre Peygamber’imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Yer yedi kattir. Her iki kat arasi bes yüz yillik mesafedir. En üst kat, basi ve kuyrugu havaya kalkmis bir baligin sirti üzerindedir, baiik kaya üzerinde ve kaya da bir melegin elindedir.
Ikinci kat rüzgârin mohfesidir. Ulu Allah (C.C) «ad» kavmini yoketmek istedigi zaman rüzgâr korucusuna, üzerlerine mahvedici bir rüzgâr estirmesini emretti. Rüzgâr koruyucusu olan melek: “ya Rabbi, onlarin üzerine öküzün burun deliklerinden cikan yel kadar rüzgâr salayim mi?” diye sorar.
Ulu Allah (C.C): «O kadar ile bütün yer yüzünün ve bütün canlilarin hakkindan gelirsin. Sen onlarin üzerine yüzük tasi kadar rüzgâr sal» buyurdu. Iste «Üzerinden geçtigi hiç bîr seyi çürümüs kemik döküntüsü gibi yapmadan birakmaz» mealindeki âyet bu rüzgârc isaret eder.
Üçüncü kat yerde cehennem taslari, dördüncü kat yerde cehennem kibriti vardir.»
Sahabîler: «Yâ Rasûlallah (S.A.V), cehennemin kibriti mi var? diye sordular. Peygamber (S.A.V)’imiz onlara:
«Tabii var, nefsimi kudret elinde tutan Allah (C.C)’a yemin ederim ki, o katta öyle kibrit vadileri vardir ki, içlerine yüce daglar salinsa, eriyerek su gibi akarlardi» diye cevap verdi.
Besinci kat yerde cehennem yilanlari bulunur, agizlari vadi gibi genistir.
Altinci kat yerde cehennemin akrepleri bulunur, en küçügü semerli katir iriligindedir, bir darbe indirince kâfire cehennem atesinin hararetini unuttururlar.
Yedinci kat yerde bir eli önde, bir eli arkada olmak üzere demir kelepçeye vurulmus olarak Iblis vardir. Ulu Allah (C.C) onu bir kulun üzerine salmak isteyince cözer.»
Ahmed ibni Hambel. Taberanî ve Ibni Hibban ve Hâkim’in rivayetine göre Peygamber’imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Cehennemde deve boynu kalinliginda yilanlar vardir. Her biri bir kere sokunca yakici acisi yetmis yil devam eder. Yine cehennemde semerli katir iriliginde akrepler vardir, her biri insani bir kere isirmca atesi kirk yil boyunca duyulur.»
Tirmizî. Ibni Hibban ve Hâkim’in rivayetlerine göre Peygamber’imiz:
«Cehennemlikler «su» diye yalvarinca kendilerine yüzleri kavuran katran gibi bir sivi verilir. O ne fena bir içecek ve orasi ne kötü bir yerdir» (Kehf Sûre-i celilesi; 29)
Mealindeki âyet hakkinda «bu sivi zeytinyagi tortusu gibidir, cehennemlik kimse ona yaklasinca yüzünün derisi eriyerek içine dökülür» buyuruyor.
Tirmizî’nin rivayetine göre Peygamber’imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Cehennemliklerin baslarina dökülen kaynar su içlerine sizarak karin bosluklarini eritir ve içlerinde ne varsa eriyerek tabanlarmdan disariya akar. Sonra yeniden eski hallerine döndürülürler.»
Dahhak (rahimehullah) der ki: «Hanin, Allah (C.C)’in yeri gögü yarattigindan beri cehennemliklere icirilecegi ve baslarindan asagi dökülecegi ana kadar durmadan kaynamaktadir.»
Bir görüse göre cehennemliklere sunulacak olan kaynar su, onlarin akan göz yaslarini cehennem havuzlarinda biriktirerek elde edilir ve kendilerine sunulur.
Iste “Onlara (cehennemliklere) bagirsaklarini parçalayan kaynar bir sivi verilir.”
(Muhammed Sûre-i Celilesi: 15) mealindeki âyet. bu siviya isaret etmektedir.
Bu hususta daha baska sözler de söylenmistir.
Ahmed Ibni Hambel. Tirmizî ve Hakim’in rivayetine göre Peygamber’imiz (S.A.S.)
«Ötesinde cehennem vardir ve kendisine irinlesmis su verilir. Onu agzina alir, fakat yutamaz, her bir azab vardir»
(ibrahim Sûre-i Celilesi. 15—16) mealindeki âyet hakkinda söyle buyurmustur:
«Irinli su agzina yaklastirilinca tiksinir, daha yakina getirilince yüzünü kavurur, basinin derisi eriyip akar, içince de bagirsaklarini parçalar. Nihayet dübüründen çikar.
Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:
«— Onlara (cehennemliklere) bagirsaklarini parçalayan kaynar bir sivi icirilir.»
(Muhammed Süre-i Celîlesi; 15).
Yine Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:
“Cehennemlikler «su» diye yalvarinca kendilerine yüzleri kavuran, kaynar katran gibi bir sivi verilir. O ne fena bir içecek ve orasi ne kötü bir yerdir.”
(Kehf Sûre-i Celilesi: 29)
Ahmed Ibni Hambel ve Hakim’in rivayetine göre Peygamber (S.A.V)’imiz buyuruyor ki:
«— Gassakdan yeryüzüne bir hava dökülse, bütün dünya halkini kokustururdu.»
Buradaki «gassak»
«O azabi tatsinlar ki, o kaynar su ve gassaktir» (Sad Sûre-i Celilesi; 57) âyeti ile
«sadece kaynar su ve irin içerler» (Nebe Sûre-i Celilesi; 25) mealindeki âyette adi geçen irindir.
Bu irin hakkinda çesitli görüsler vardir. Ibni Abbas’a (R.A.) göre o: “kâfirin cildinden süzülen sari su”, baskalarina göre de yine: “kâfirlerin o kokmus irinleridir.”
Kâ’b-ül Ahbar’a göre: o bir cehennem pinaridir ki; oraya yilan, akrep ve benzeri gibi zehirli hayvanlarin zehirleri sizarak birikir. Sonra da âdemoglu getirilip bu siviya batirilir. Çikarken dirisi eriyerek akar, etleri de kemiklerinden ayrilarak oyluklarindan ve diz kapaklarindan yerlere sarkar, o da insan elbisesini sürükler gibi etlerini sürükler.
Tirmizî’nin rivayetine göre bir gün Peygamber’imiz:
«Ey Mü’minter, Allah’dan gerektigi gibi korkun ve mutlaka müslüman olarak ölün» mealindeki âyeti okuduktan sonra söyle buyurdu: (Al-i Imran Sûre-i Celiiesi; 102).
«— Eger Zakkum’un bir parçasi dünyaya damJasaydt. dünya halkinin bütün yiyecek ve içeceklerini bozardi, yiyecegi yalniz bu olanin hali nice olur, varin siz düsünün.»
Baska bir rivayete göre hadisin son kismi;
«Bundan baska yiyecegi olmayanin hali nice olur, varin siz düsünün.» seklindedir.
«Takintili bir yiyecek» mealindeki âyet ifadesini Ibni Abbas (R. An-huma) Yani, girtlaga takilip ne içeri giren ve ne de geri çikan bir yiyecek» seklinde açiklamistir.
Buhari ve Müslim’e göre Peygamber’imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Kâfirin iki omuz basinin arasi hizli giden bir atli hesabi ile üç günlük yol genisligindedir.»
Ahmed Ibni Hambel’in rivayetine göre Peygamber’imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Kâfirin azi disi Uhud dagi; uylugu Beyza tepesi, cehennemde kapladigi yer Kadid ile Mekke arasi (yani takriben üç günlük yolculuk mesafesi) kadar derisi de Yemen kirali Cebbar’in arsini ile kirk arsin boyu kalinligindadir.»
(Burada ayni mânada birkaç hadis çikarilmistir.)
Füdayii Bin Yezit’ten Tirmizi’nin rivayetine göre Peygamber’imiz (S. A.S.) buyuruyor ki:
«— Kiyamet günü kâfirin dili bir veya iki fersah kadar yere sarkar ve insanlarin ayaklan altinda çignenir.»
Fudayl bin Yezid’in Ebû Aclan’dan rivayetine göre kiyamet gününde
kâfir, dilini iki fersah sürükleyecek inscnlar onu çigniyecekîir. Bu hadisi Beyhakî ve baskalari rivayet etmistir. Dogru olani bu rivayettir.
Peygamber’imiz (S.A.S) buyuruyor ki:
«— Cehennemliklerin gövdesi, cehennemde o kadar irilestiriiir ki, kulak memeleri ile omuz baslari arasi yedi yüz yillik bir yolculuk mesafesinde derilenin kalinligi yetmis arsin boyu kadar ve azi disleri Uhud dagi boyunda olur»
Ahmed Ibni Hambel ile Hâkim’in rivayetlerine göre Mücahid (R.A.) der ki. «Bir gün Ibni Abbas bana: «Cehennem ne kadar genistir, biliyor musun» diye sordu. «Hayir, bilmiyorum» diye cevap verdim. Bunun üzerine o söyle dedi. «evet, vallahi bilmiyorsun! Cehennemlik bir adamin kulak memesi ile omuz basi arasi yetmis yillik yol kadardir. Orada kan ve irin nehirleri akar.»
Ben: «Kan ve irin nehirleri mi dedin» diye sordum, Ibni Abbas: «Hayir hayir, kan ve irin vadileri» diye cevap verdi
 
Cehennem
EY İNSANOĞLU! MADEM Kİ ATEŞTEN KORKARSINIZ, ÖYLEYSE NEDEN HALA NAMAZ KILMAZSINIZ??? NEDEN DOSDOĞRU BİR KUL OLMAZSINIZ???

cehennem1.jpg


Derileri yandıkça azabı tatmaları için yeniden başka derilerle değiştirilir.
(Nisâ, 56). Ölümü isterler fakat azabları devamlıdır, ölmezler.

(Zuhruf,74-77; Fatır,36).

"Rablerini inkâr eden kimseler için Cehennem azabı vardır. Ne kötü bir dönüştür. Oraya atıldıkları zaman onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler. Nerede ise öfkesinden çatlayacak gibi olur. İçine her bir topluluğun atılmasında bekçileri onlara: "size bir uyarıcı gelmemiş miydi" diye sorarlar. Onlar evet, doğrusu bize bir uyarıcı geldi; fakat biz yalanladık ve Allah hiç bir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık içerisindesiniz, demiştik " derler. "

(Mülk, 6-9)






 
Geri