cebimdeki_kelimeler (2)

Konu sahibi son olarak 2491 gün önce görüldü
Gerçeği yansıtan, akıcı, katıksız bir romanın içerisinden, özenle seçiyorsun kelimeleri, meşhur olmuş kara kaplı kitabın içinden...

hayallerim var ucsuz bucaksız. Düşüncelelerim var benim, Özgürlüğünün içerisinde dalmis gidiyor, anlamlı anlamsız, belkide sacma sapan.. Hissediyorum beyin hucrelerimi icimde, akıp gidiyor umursamadan, Anlasılabilir ve hissedilebilir bir halde sanki, bir ciceğin buyumesinden farksız.

Bir cocuk düşün, annesinin sütünü içmeye başladığındaki rahatlaması ve sakinliğini, hisset!
Konuşmaya başlamaya çabalamasındaki agzından çıkan anlamsız ve bebeksi ses tonundaki ifade isteği!
Uçurulan bir uçurtmanın mavilikleri içerisindeki o haliyle gülümsemesi!

ifadeler ne kadar acık değil mi? Basarının ve kucuk parçaçıkların en güzel hali belkide..

Ucurtma bayramlarını yasıyorum sakinliğimde, ufacık mutluluk kelimeleri içerisinde zevk alıyorum, yalancı kuşların fısıldayan sesleri içerisinde uzaklasıyorum herseyden..

Bazen, tutsaklıgının içinde kaybolusumun izlerini kaybetmiş hissediyor insan, kısa süreliğinede olsa, özgürlüğün içerisinde bir umut ışığı güneş gibi yüzüme vururuyor.. Umut için varız belkide....

Umut korkudan güçlü tek duygudur, biraz etkili, fazlasıyla tehlikeli, kontrol altındaysa bizi tatmin eder..

sabırsızlıgım, heyecanım, yenik dusmesine izin vermeyen koskocaman bir özgüvenle yaşıyorum hayatı..
 
I. İçimdeki çığlıkların bagırıs sesleri ardından bir sakinlik ve sessizlik hakim olur. sulara akıp giden bir geminin ucsuz bucaksız hareket etmesi gibi.

II. gökyüzü boşluğun ozgur sınırları içerisindeyse ruhun sınırlandırılmamıs ozgurlugunu bilen var mıdır?

III. Uyku hali, hani derler ya insan uyudugunda ruh bedenden cıkarmıs, hey ruh! cıkma sakın! bedenim, senin derin sularında yuzuyor.

IV. Biraz konusmasakda sessiz kalsak, harbiden bana bir yalan daha atsanda ben yine buna inansam.. Ya bir ruyadaysam beni durt ki, uyanayım!.

V. Bir neden, bir sebep, belki bir anlam, ifade, birsey bulsam susucam.
 
I.
Birseylere baslamısızdır ve bitmistir. Bittiği her noktada vardır aslinda hep yanımızda ...

II.
Baslarda icimizde bir korku, asık bir surat ve cekilmez oldugunu dusundugunuz bir ben olur içimizde, birsey istemezsin ve bekleyemezsin, ne bekleyen vardır, nede bekleticek bir ben... ve yine o noktada vardır hep yanımızda ...

III.
Alısırıs zamanla, alisirken aslında alistigimizin farkına varmayız, bir fotograf cekilirsin ve cekildiğin fotografa saatlerce baka kalırsın ...

IV.
Kocaman bir yatagın içerisinde kedi gibi kıvrılmıs bir kosesinde ilk uyandıgın noktada vardır hep yanında ...

V.
Birseyleri ne kadar cok unutmaya calissakda, aslinda bir o kadar daha cok yakınlasmak ister insan, dusunceler yumagı içerisinde kaybederiz kendimizi, an gelir yuzumuz guldugunu zannederiz ve birseylerin pesinden kosarıs, aslında kostugumuzu zannederiz, kostugumuz sey, bir onceki hissin yanılgısı sonucundaki cekilen acının masumlastırma halidir. Bu noktada vardır hep yanımızda ...
 
Hersey olması gerektiği gibi olur zaman zaman, donmeyen bir dunya icinde yasam olabilir mi?

Ellerin titremesi, vucudun icindeki hucrelerin hareket edisini izlersin her gozlerini kapattıgında, anlam cıkartmaya gerek yokdur, anlam acının en dikenli gulu gibidir kimi zaman..

Bazen sakin, uysal oldugunu dusunursun, halbuki dusunceler kendi aralarında sevismeye baslamıstır yasarsın her anınını..

Sahip oldugunu dusunursun her baktıgında, yastıgın icinde kocaman bir odun vardır ve o yastıga kafanı koyarken hep yumusacık zannedersin bir anne kucagı gibi...

oysaki kocaman kafanda acılmıstır o yara ve cesitli yollarla kapatmaya calisirsin bir insomniac gibi..

Simdi;

Yeni bir gun baslıyor ve o takım elbiseler giyiliyor, yuzlerde bir tatlı tebessum ve eksiklikler giderilmis.

Oyunun adı cebimdeki kelimeler ve kelimeler tukenmis.
 
Herseyi sevebilirsin, bir yagmuru, karı, ıslanmasanda uzerine dusmesede..
Güneşi görmesen de sıcaklığını alırsın.Çikolata deyince bile gelir tadı damağına.Ama severken sevmiyormuş, hissetmeden varmış gibi yapamazsın.

Sarılmanın taklidi olmaz mesela, öyle kolayca saramazsın bir bedeni.Beğenmediğin bir yemeği tabağında bırakabilirsin istersen ama içine çektiğin bir kokuyu atamazsın yıllarca.

Kötülüğü unutabilirsin belki ama acısı kalır bir yerlerde.İçine sinmeden çıkan sözlerin çiğ kalır ağzında.Sen unuttum dedikçe daha çok gelir aklına.Unutunca değil hatırlayınca iyileşir insan.

Öyleymiş gibilere inanmaz kalbin.Ne isen onu yaşarsan akar zaman.Yoksa gerisi hep yalan..(ALNT)
 
Hayatın her kosesinde, herhangi bir yerinde bir hayat baslıyor, aslında baslayan en kocaman sey umut.

Fizikde bazı kurallar vardır ve orta okuldan beri ogretmeye doyamadıkları, aslında ne ise yarıcak derken insanın aklına cıka geliyor bazı kuralları formulleri, bir kitapda da okumustum ya simdi hatırlayamadım..

Maddenin boslukda bir eylemsizlik, birde hareketlilik hali vardır..biz insanların ic dunyaları genelde buna benzetirim. bir madde ya duruyordur yada hareket ediyordur sonsuza kadar akıp giden. tercihi en basından yapilmis net ve duz bir yapidadır. Biz insanların ise secme hakkı vardır, teslim olunmamıs bizim yarattıgımız, degistirdiğimiz anlamlandırdıgımız ve heyecanla bir duvar kagidi gibi kapladıgımız..

Hareket halindeyken bir yere carptıgımızda genelde afallarız, yaralandıgımızı, sersemlestigimizi ve dunyamızın yıkıldıgını hissederiz. oyle bir hafızamız vardır ki, asla carptıgımız olayı asla unutmayız ve zannederizki hep carpicas hem dusucez...

Oysaki Bir bebek yurumeyi ogrenirken defalarca kez dusup kalkarken pes etmez, ancak bizler hemen kararlarımızı kendimize bir bir uygularız, kabullendiğimiz seyler sadece dısa gorunen tarafıdır, korkusu ve tedirginliğini ise kendi icimizde yasarız..

eksikliklerimiz ortaya cıkar yeni heyecanlarla yeni umutlarla, icimizdeki dusundugumuz hayal ettiğimiz ve heyecan ruhunu bize hep karsımızdaki yasattıgını dusunurken, kendi içimizde bir kesife cıktıgımızı unuturuz. O kesfi karsımızda bulamadıgımızda karın agrıları, sancılar baslar bitmek bilmez..

Engelli insanlara acınası durumda incelerken kendimizdeki yarattıgı yaraya farklı bir acıyla bakarıs aslında. O engelli engeli olmasına karsın herseyin ustesinden gelirken biz o gorunmeyen yaranın icinde kavrulup dururuz farkında olmadan zaman su gibi akıp gider..

Herseyin elimizde oldugunu unuturuz ve herseye baslamak icin gec kalırız..
 
Geri