Çay Molası ☕

Konu sahibi son olarak 3536 gün önce görüldü
Evet evet
Doğrusu bilmiyorum
Dalıp dalıp gidiyorum böyle
Dalıp dalıp gidiyorum ve dalgınlığımda bir kent
Bir duvar, bir sen, duruşunda güz özellikleri
Dostlar, bütün dostlar içerde.

Bir kent mi, bir yüz mü, binlerce yüz mü, bir kent mi
Beyaz mı, daha mı beyaz, o kadar çok mu beyaz
Bütün bunları kendime bir adres gibi sorup
Hüznüme kalbime, soğuğuma
Gelecekten arta kalan bir mutluyum.

Ben gelecekten korka korka dönen bir mutluyum
Dünyanın bu küçük sesini işit
Bak bir dalı, bir örtüyü, bir denizi tutan ellerime
Nanelerden, ıtırlardan, ıhlamurlardan gelen
Anlayamadığın sevgililik
Var ya
Yani uzaktan yüzünü bile seçemediğin birinin
Adı en sevdiğin şairin adıyken.

Soruyorsun bir de
Gülüyorsun, gül ya neden gülmeyeceksin
Ağlayacaksan ağla işte
Bir gülüp bir ağlayacaksan böyle sen
Soyulmuş bir dilim ayva yetişiyor gözlerime
Kaynamış suda pembeleşirken.
Kederlerde bütün yüzler birleşir
Ve unutma gereklidir
Bir başka bakışında da gökyüzleri vardır, düz
Kuş sürüleri vardır, eğri
Bir sana bir ayak bileklerine bakanların dünyası da vardır ki
İster kıyıları çekine çekine döven sulara benzet
İster ağır ağır yanan yaprak kümelerine
Anlıyor musun
Anlıyorsun elbette
Ne yaparsan yap yürürlüktedir yetinmezlik.

Maviyi soruyordun,gözlerimden yüzüme yayılan maviyi mi
Bir renk değildir mavi huydur bende
Ve benim yetinmezliğimdir
Ve herkesin yetinmezliğidir belki
Denecektir ki bir süre
Ve denenecektir
Bir akşamüstünü düşünmek bir akşamüstününü düşünmekten başka nedir ki?

Gelecek utanarak dönen bir sevinçliyim
Ya sizler
Ey sırasını beklemeden gelen akşamüstleri
 
Kendi halinde bir sevdamız var, birde çayımız...
Her gün çayım sevdamı demler..
Sevilen bilse ne bilmese ne
Bu sevda yüreğimin koru..
sevda benim sevdam
Çayda benim,sevda da...
Sevdama vursan da, kime ne ... ?
 
Bi çay yapsam..benimle ömrüm soğuyana kadar kalır mısın ..?
 
Bazı anlar gelir deli bir fırtına gibi tutar kolundan savurur...
Bazen kışın ortasında baharı yaşatır gönlüne çıkmazlara girersin..
Patika dan yürürsün ... Yokuşları tırmanırsın ...
Bir gün bakmışsın düz yola çıkmışsın...
Kocaman bir kutu gibidir hayat...
...İçi sürprizlerle dolu....
Tahmin Etme Yanılırsın Hayal Et ..
 
Elif Gibi Yalnızım ...
Ne Esram Var Ne Ötrem.
Ne beni durduran bir cezmim
Ne bana ben katan bir Şeddem
Ne elimi tutan bir harf
...Ne anlam katan bir harekem…
Kala kaldım sayfalar ortasında...
İşte böyle…
Bir okuyan bekledim..
Bir hıfz eden belki.
Gölgesini istedim bir dostun
SEN Gibi…
 
YÜREĞİM DİYOR Kİ....
Bugün yine efkarım var dokunmayın bana...
Küçük bir çoçuk gibi huysuz ve çekilmezliğim var....
Herşeyden herkesten hatta canımdan bezmişliğim var....
Kimseyi görmez duymaz haldeyim bir boşluğa düşmüş gibiyim....
...Herşeyy... Boş ve anlamsız..hani kıyamet kopsa kılım kıpırdamaz...
Bugün bir başkayım...
Şefkatli merhametli bir eli bekleyen kanadı kırılmış yaralı bir kartal gibiyim.
..Ölümü bekleyen hasta gibiyim....
Ruhu bedenden ayrılmış son duası edilmiş ceset gibiyim..edimya bugün bir başkayım..
 
Karanlıkta bilmediğim gitmediğim bir şehir gibi ol..
Öyle heyecan verici, öyle umut dolu...

Öyle işte
 
Sesini duymayı özlüyorum en çok. Sonra kızgın hallerini, kahkahalarını, şirinliklerini… Hepsini özlüyorum işte be, gün boyu oyalıyorum da kendimi akşam olup eve gelince elim hemen sigaraya gidiyor. Bir sigara içimlik gidiyor aklım başımdan, başıma hemen sen geliyorsun. Özlüyorum, çok özlüyorum...
 
Bedelini ağır ödediğimiz hayata, bir bardak çay, bir kaç mısra şiir, kocaman bir EYVALLAH yakışıR ...
 
Bazen kendimi bir yerlerde unutmak istiyorum. Mesela bir sokakta.. Köşedeki şu bankta.. Belki bir denizin kıyısında, dalga sesleri arasında.. Ya da kırlarda, yaşlı köknarın tam altında. Hani oradaki dağın gökyüzüne yaslanmış doruğunda.. Bakıyorum çok uzakta Tanımak zor, kim ki bu acaba Üstünden kimlik çıkmadı Kader sicili bozuk galiba Bir kere mutlu da olmadı şu zalim hayatta Hafıza kayıp, duygular bitmiş Etraftakilere sorsan insanlar da merakta...Kimse kayıp haberi vermesin Ben bile bulmayayım beni Unutayım yaş dolu hüzün evi gözlerimi Onarmayın artık tuzla buz olmuş bu kristal kalbi...Tutun ki bir kimliksiz Tutun ki dibe vurmuş bir çaresiz Ve tutun ki hiç önemsenmeyen daimi bir sevgisiz Bulunmasını istenmeyen Bir yerlerde kaybolmuş Güçlü mağrur ve yapayalnız bir öksüz…
 
Ne olur ara sıra sor beni,
İçinde bul bazı bazı,
Her ne olursa olsun selam gönder ara sıra ve delirdiğim şiirlerimde bul bazı bazı.
 
İyi ki yapmışım dediğim şeyler var
Aynı zamanda keşke\' lerim de ...
Engellemek istediğim başlangıçlar var.
Unutmayı yürekten dilediğim kişiler ve zamanlar...
Unutamadığım, unutmayacağım dostlarım var.
Hayatımdan seneler çalan insanlar...
Hafızamdan silmek istediğim görüntüler var, silemediğim..
Sözler var, duymamış olmayı dilediğim ama duyduğum.
Her şeye rağmen isyan etmemek!!! Hiç Bir şeye hiç bir zaman!..
Rabbim sınıyor ama merhametini de esirgemiyor bizden..
buna da şükürler olsun!..
Hala yüzümün gülümsemesini sağlayan sebeplerim var..
 
Gördüğün sadece bir çiçek değil, belki de canı yanmış bir kadın.


Dikeniyle sevemiyorsan bırak, dalında kalsın.
 
Bazen Hayat Sadece Elindekileri Değil, İçindekileri Bile Alır Senden... Ve Ait olmadığın Mekanları, İnsanları Çekmek Zorunda Bırakır Seni... Çekip Gitmek, Bırakıp Gitmek İstersin... Ama Öyle Düğümlenmiş ve Kalındır ki Bağların "MECBURİYET" Der, "HAYAT ŞARTLARI" Der Çekersin...

Ve VAZGEÇTİKLERİNİN Arasına ÖNCE KENDİNİ EKLERSİN
 
Herşeyimi anlatacağım birisini ararken, kendimi kendimle konuşurken buldum ve anladım ki; insanın en iyi dinleyicisi yine kendisi... yine baş başa kaldım yıllarca başkalarını dinledim ama boşmuş demekki neymiş onu bunu dinlemektense oturup kalbini dinleyecekmişsin..
 
Gece karanlığına gömülmüş hayalleri olan, ve hiçbirini kurtaramayan bir yürektir bu..... Kanadından değil, kalbinden yaralı bir kuş gibi... çırpındıkça yorulan ve yoruldukça daha çok çırpınan bir yürektir..... Gözlerinden yaş değil, kan akan, ve bastığı yerlerde çiçekler açan bir yürektir... çoğu zaman içine akıttığı gözyaşlarında boğulmamak için küçücük umutlara tutunan, ve o küçücük umutları üzerine titreyerek sevda mevsiminde büyütmeye çalışan bir yürektir... Gözyaşları kurumuş, ismi unutulmuş, zamanın gerisinde kalmış bir yürektir bu. Yarınların umut dolu olduğunu bilen, ama umutlarını yeşertemeyen bir yürektir bu sana sunduğum...

Kalemi kırılmış şair, fırçası kırılmış ressam misali, yorgun, durgun ve vurgun bir yürektir bu sana sunduğum..... Ve sevdası yasaklanmış bir yürektir bu...
 
Geri