BirDevrinSonu
Üye
-
- Katılım
- Ocak 10, 2010
-
- Mesajlar
- 38,599
-
- Tepkime puanı
- 3,179
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Napıcan ?
Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Bölümü Klinik Şefi Uzman. Dr. Mecit Çalışkan
Ümraniye'de 3 gün önce Taner Koç'un silahla vurularak öldürülmesine ilişkin olarak
''Bu tür olaylar sürekli medyaya yansımamalı. Çünkü kişilik bozuklukları olanlar
bu olayı kendilerine örnek alarak
aynı şeyi yapabilirler'' dedi.
Çalışkan
AA muhabirine yaptığı açıklamada
Ümraniye'de sabah namazına giderken öldürülen Taner Koç'u vuran kişilerin sergilediği davranış şeklinin
normal insanlara mahsus bir davranış şekli olmadığını söyledi.
Bu davranış şeklinin
alkolün veya uyuşturucu maddenin etkisiyle yapılmış bir davranış olduğunu ya da ağır bir kişilik bozukluğuna işaret ettiğini ifade eden Çalışkan
şöyle dedi:
''Toplumun bu gibi durumlarda tepkisinin olması doğaldır ve olmalıdır da. Yani bilhassa cezaların caydırıcılığı ve toplumun medyada veya görsel basındaki tepkilerinin bu gibi davranışları engelleyeceği konusunda hem fikirim. Bu tür davranışlar ne tasvip edilebilir
ne hoş görülebilir ve aynı zamanda gerekli tepkiyi de alabilmelidir. Hukuk kurallarına göre muhakkak cezasını çekecektir. Kamu vicdanını da rahtlatan bir durum olmalıdır.''
Bu tür olayların medyaya yansımasının toplumda sıkıntı yaratabileceğine de dikkate çeken Çalışkan
şunları kaydetti:
''Bu tür olaylar sürekli medyaya yansımamalı. Olayın bir de bu ters tarafı var. Çünkü kişilik bozuklukları olanlar
bu olayı kendilerine örnek alarak
aynı şeyi yapabilirler. İntihar vakaları medyada çok yer bulursa daha da çoğalmaya başlar. Metot açısından
uygulama açısından
sosyal psikiyatri açısından önemli bir şey
ama genelleşmemesi lazım. Bu münferit bir vakadır. Allah göstermesin
bunlar genel ve her gün gündeme gelen bir şey olursa bunun altından kalkmak çok zor olur.''
-''EYLEMİ KİMSE TASVİP ETMEZ''-
Böyle bir eylemi kimsenin tasvip edemeyeceğini dile getiren Çalışkan
sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bu eylemi
ancak caniler tasvip edebilir. İnsanlarda önemli olan adalete güven duygusudur. Bu gibi durumlarda adil yargı gerekli cezayı verdiği zaman kamuoyu vicdanı rahatlıyor zaten. Bu gibi işlere teveccüh edebilecek kişiler de caydırıcılığı ağır olan cezaları alabileceklerini düşünürlerse zaten kaçınırlar. Bu kişiler madde kullanıyorsa
maddenin etkisi altındadırlar. Bu vesileyle madde ve alkole karşı daha büyük bir direnç
tepki
daha büyük bir kamuoyu baskısı eğer olabilirse en azından madde kullanımına karşı tedbirlerin alınması gündeme gelir.'
Çalışkan
Bu davranış şeklinin
''Toplumun bu gibi durumlarda tepkisinin olması doğaldır ve olmalıdır da. Yani bilhassa cezaların caydırıcılığı ve toplumun medyada veya görsel basındaki tepkilerinin bu gibi davranışları engelleyeceği konusunda hem fikirim. Bu tür davranışlar ne tasvip edilebilir
Bu tür olayların medyaya yansımasının toplumda sıkıntı yaratabileceğine de dikkate çeken Çalışkan
''Bu tür olaylar sürekli medyaya yansımamalı. Olayın bir de bu ters tarafı var. Çünkü kişilik bozuklukları olanlar
-''EYLEMİ KİMSE TASVİP ETMEZ''-
Böyle bir eylemi kimsenin tasvip edemeyeceğini dile getiren Çalışkan
''Bu eylemi