Çanakkale'de hiç yayımlanmamış görüntüler

Konu sahibi son olarak 2617 gün önce görüldü
ÇANAKKALE MUHAREBELERİNDEN KESİTLER
Gönüllü Bombacı
canakkale.jpg

"Henüz 13 yaşında bir küçük delikanlı... Fotoğrafın üzerinde bir not... "Gönüllü Bombacı" Başka bir bilgi düşülmemiş... Duruşuyla, kararlığıyla, gözlerinden okunan özgüveniyle "Gönüllü Bombacı"... Ne yapmıştı da ona bu sıfatı layık görmüşlerdi?"
Seyit Onbaşı
seyidonbasi.jpg

Türklerin vatan sevgisiyle dolu olan göğüsleri lanetli ihtiraslara karşı daima demirden bir duvar gibi yükselecektir.
Çanakkale civarında eğlence yapan birlik
canakkale.20090425055130..jpg

"Sizin gibi şehitleri olan bir milletin evlâdıyız. İnanınız, tâ içimizden duyarak size söylüyoruz. Sizin muzaffer şehitliklerinizi, esir bir vatanın toprakları kuşatmayacaktır."
Çanakkale'de Bowet zırhlısını batıran top ve eratı
canakkale.20090425055243..jpg

"O gün sahil bataryalarımızda bulunan askerler, subaylar ve komutanlar cidden takdir edilecek bir fedakârlıkla, yani cesaretin sabrın sonuna kadar toplarını kullanmışlar, vazifelerini ifa etmişlerdir. Düşünün ki birçok çökmeler, infilâklar, yangınlar, kayıplar arasında, daimi ateş karşısında, tahrip edici ateşler altında, bunlar hiç titremeden vazifelerini yapmışlardır."
Cephe Gerisinde Ekmeklerini Paylaşan Mehmetçikler
canakkale.20090425055343..jpg

Müjde mert ve asil Türk! Müjde çok zulüm görmüş büyük ve sevgili vatan! Artık diriliyorsun."
57 nci Alay 1 nci Tabur Komutanı Binbaşı Zeki Bey
canakkale.20090425055443..jpg

"27nci ve 57nci Alayların komutanlarının, subaylarının ve askerlerinin kahramanlıkları sayesinde o siperler içinde bulunan düşman kâmilen yok edildi. Bombalarla parça parça oldular. Siperler elimize geçtiği zaman içerileri düşman cesetleriyle doluydu. O, müthiş bir şeydi"
Çanakkale muharebe sahası gerisinde istirahat eden birlik
canakkale.20090425055636..jpg

".............Türk askerinin savaş ve dövüş hususunda haiz bulunduğu vasıfların başlangıçta lâyıkıyle takdir edilmemiş olması, İngilizler için felâket olmuştur........Türk askerinin ne yaman muharip olduğunu, İngilizler, ancak dövüştükten sonra anlamışlardır."
Arıburnun'da Ele Geçirilen Düşman Siperlerindeki Ganimet Yığını
canakkale.20090425055801..jpg

Kahraman, sabırlı askerlerimiz bütün bu yangınlara bomba infilaklarına göğüs geriyorlar, imrenilecek bir azimle yerlerini koruyorlar ve düşmana karşılık veriyorlardı.
Çanakkale'de Bir Subay Grubu
canakkale.20090425055856..jpg

Birçok milletlerin askerlerini bir araya getiriniz. Hangilerinin Türk olduklarını size hemen söyleyeyim. Renkleriyle, elbiseleriyle değil, hareketleri ve tavırlarıyla belli olurlar.
Kolordu Komutanı Esat Paşa ve Kurmay Subayları
canakkale.20090425060106..jpg

"Çanakkale Muharebeleri, aynı zamanda gençliğin bizzat katıldığı muharebedir. Subay, astsubay, asker sıfatıyla orduya katılan binlerce mektepli, fikirle ahlâkın birleştiği her noktada, kudretlerinin büyüklüğünü ispat etmiştir."
7 nci Tümen Karargâhı Abdurrahman Bayırı'nda düşmanın çekilmesini müteakip sahili ve düşman siperlerini seyrederken
canakkale.20090425060202..jpg

"Çanakkale Muharebeleri neleri gerçekleştirdi? Bugünü kurtardı. Maziye kahramanlığını ve büyüklüğünü iade etti.Vatanımızı, bizim için sonsuz vatan yaptı"
 
Çanakkale Muharebelerinden Kesitler..

10eja0w.jpg


Gönüllü Bombacı

"Henüz 13 yaşında bir küçük delikanlı...
Fotoğrafın üzerinde bir not...
"Gönüllü Bombacı" Başka bir bilgi düşülmemiş...
Duruşuyla, kararlığıyla, gözlerinden okunan özgüveniyle
"Gönüllü Bombacı"...
Ne yapmıştı da ona bu sıfatı layık görmüşlerdi?"


awuooo.jpg


Kahraman Mehmet Çavuş

"Sağ kolumu kaybettim. Zararı yok. Sol kolum var.
Onunla da pekâlâ iş görebilirim.
Beni üzen ve yeniden birliğime katılarak, düşmanla çarpışmama
engel olan şey, yaramın henüz kapanmamış olmasıdır.
Hastahaneden çıkıp, harbe iştirak edemediğim için beni mazur görünüz.
Affediniz komutanım."

- Mehmet Çavuş un hastaneden yazdığı mektuptan-

n657xl.jpg



Siperlerde Düşman Gözetleyen Mehmetçikler

"Çanakkale Muharebeleri, bir hayat müdafaasıdır.
Çanakkale Muharebelerinin sonunda ya kanlı bir ölüm yahut şanlı
bir yaşamak vardır. Yaşamak, ancak bu muharebeleri kazanmakla
mümkün olacaktı.
Türkler, Çanakkale´yi yaşamak için müdafaa ettiler."


29wnzh5.jpg


Çanakkale civarında eğlence yapan birlik

"Sizin gibi şehitleri olan bir milletin evlâdıyız.
İnanınız, tâ içimizden duyarak size söylüyoruz.
Sizin muzaffer şehitliklerinizi,
esir bir vatanın toprakları kuşatmayacaktır.â€� "



1zhs9c.jpg


57 nci Alay 1 nci Tabur Komutanı Binbaşı Zeki Bey

"27nci ve 57nci Alayların komutanlarının, subaylarının ve askerlerinin
kahramanlıkları sayesinde o siperler içinde bulunan düşman kâmilen
yok edildi. Bombalarla parça parça oldular.
Siperler elimize geçtiği zaman içerileri düşman cesetleriyle doluydu.
O, müthiş bir şeydi"


sqnx1s.jpg


Çanakkale muharebe sahası gerisinde istirahat eden birlik

".............Türk askerinin savaş ve dövüş hususunda haiz bulunduğu vasıfların başlangıçta
lâyıkıyle takdir edilmemiş olması, İngilizler için felâket olmuştur........
Türk askerinin ne yaman muharip olduğunu, İngilizler,
ancak dövüştükten sonra anlamışlardır."

İNGİLİZ GENERALİ OGLANDER


a1l7av.jpg


Çanakkale de Bir Subay Grubu

Birçok milletlerin askerlerini bir araya getiriniz.
Hangilerinin Türk olduklarını size hemen söyleyeyim.
Renkleriyle, elbiseleriyle değil, hareketleri ve tavırlarıyla belli olurlar.

MOLTKE


jqqnmd.jpg


Çanakkale de Atlı Topçu Subayları

"Ey Türk oğlu!
Bu öksüz, mazlum vatanı kurtarmak için şehit olan asker!
Altın destanı tarihlere yeniden işledin."



142ho49.jpg


Kolordu Komutanı Esat Paşa ve Kurmay Subayları

"Çanakkale Muharebeleri, aynı zamanda gençliğin bizzat
katıldığı muharebedir. Subay, astsubay, asker sıfatıyla orduya katılan
binlerce mektepli, fikirle ahlâkın birleştiği her noktada,
kudretlerinin büyüklüğünü ispat etmiştir."


opmh4l.jpg


7 nci Tümen Karargâhı Abdurrahman Bayırı nda düşmanın çekilmesini müteakip
sahili ve düşman siperlerini seyrederken


"Çanakkale Muharebeleri neleri gerçekleştirdi?
Bugünü kurtardı. Maziye kahramanlığını ve büyüklüğünü iade etti.
Vatanımızı, bizim için sonsuz vatan yaptı"



ix73gh.jpg


Mersinli Cemal Paşa atlı olarak karargahıyla birlikte


rkpoqb.jpg


Çanakkale de savaşan komutanlardan bir grup:Önde oturanlar (sağdan);

Hulusi ve Nazmi Beyler, Ayaktakiler (sağdan); 3. Kor. K. Esat (Bülkat) Paşa,
Anafartalar Grubu K. Kur. Alb. M. Kemal Bey, Rüştü Bey.
Arkadakiler (sağdan); Güney Bölge K.lığı danışmanı Kur. Alb. Kannengiesser Bey,
soldan bozyakalı Wilmer Bey, daha geride Kor. Kur. Bşk. Yb. Fahrettin (Org. Altay) Bey,
kalpaklı şahıs Kur. Kemal (ohri) Bey,
yüzünün yarısı görülen Grup. Kur. Bşk. İzzettin (Org. Çalışlar) Bey



wt7e6r.jpg


Çanakkale deki Türk birliklerinden 3. Kolordu ve Kuzey Grubunun komutanı
Tuğg. Esat (Bülkat) Paşa Gelibolu Yarımadası ndaki karargahında (1915)


2m6llxz.jpg


Çanakkale cephesini yöneten 5. Ordu karargah subahları:
Ayaktakiler (sağdan); İkinci Ordu Kur. Bşk. İsmet (İnönü) Bey, Yaver Ütğm. Asım Bey,
Liman von Sanders in yaveri süvari Bnb. Perike, 5. Ordu Kur. Bşk. Alb. Kazım Bey,
1. Ordu Kur. Bşk. Alb. Şükrü Bey, 2. Ordu Sıhhiye Bşk. Dr. Refik Münir Bey,
Oturanlar (sağdan); Bahriye Nezareti Kur. Bşk. Yb. Rauf (Orbay) Bey,
Güney Grubu K. Tuğg. Vehip Paşa, 5. Ordu K. Müşir (Mareşal) Liman von Sanders,
Çanakkale Kor. K. Tuğg. Esat Paşa, Sıhhiye Dairesi Bşk. Tuğg. Dr. Süleyman Numan Paşa,
İstanbul Merkez K. Tuğg. Cevat Paşa



2vi3703.jpg


General Hamilton (İng.) ve General Gouraund (Fr.) durum değerlendirmesi
yaparlarken (1915). Fransız general ülkesine Çanakkale de bir kolunu kaybederek
dönecektir.


syp577.jpg


Alman ve Türk Paşalar Gelibolu Yarımadası ndaki tabyaları denetliyor (1915)


6gzk8z.jpg


Deniz savaşlarının komutanları General Hamilton ve Amiral De Robeck


2ptvzus.jpg


Anafartalar Grup Komutanı M. Kemal muharebe arkadaşlarıyla (1915).
Soldan; Kur. Bşk. Yb. İzzettin (Org. Çalışlar), arkasında Kur. Yzb. Tevfik (Kur. Alb. Bıyıklıoğlu),
Grup K. Kur. Alb. M. Kemal, Dr. Hüseyin, Süvari Yzb. Pertev, Kur. Yb. Neşet (Bora),
Süvari Ütğm. Saim (Korg. Önhon), Yzb. Hamit, Ütğm. Zeki (Org. Doğan)


ejbz1v.jpg
 
Şu Boğaz harbi nedir?
Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle- "Bu bir Avrupalı!"
Dedirir: Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşısında,
Ostralya yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâ ûna da zuldür bu rezil istilâ!
Ah, o yirminci asır yok mu, o mahhlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcud ise, hakkıyle sefil,
Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam,
Atılan her lâğamın yaktığı yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkâz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak,
Boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te sis-i İlâhî o metin istihkâm.
Sarılır, indirilir mevki -i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun -i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ nın ebedî serhaddi;
"O benim sun -i bedi im, onu çiğnetme" dedi.
Âsım ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.
Şûhedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar...
Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid i...
Bedr in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
"Bu, taşındır" diyerek Kâ be yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına;
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.

Sen ki, son ehl-i salibin kırarak salvetini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslâm ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât!
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âguşunu açmış duruyor Peygamber.


Mehmet Akif Ersoy
 
Geri