Çakıltaşı

Konu sahibi son olarak 2616 gün önce görüldü
Çakıltaşı

Gittiğinde
Kırmızı gül zamanıydı.

Kaç bahar soldu,
Utangaç
Çağla yeşili gözlerinde,
Sayamadım.

Daha dün,
Karı-koca olduğumuz
Evcilik oyunlarında,
Bir kez olsun
'Seni Seviyorum.' diyemeden;
Deli saçması takıntılarla yaratılan,
Kendi halinde bir yaşama sevinci
Ve ak saçlarımdan
Bir serin anı olup esen
Aşk rüzgarları;
Birlikte koşuşturduğumuz
Çocuk fırıldaklarında kaldı.

Şimdilerde,
Senin olmadığın yerlerde;
Yığınla insan içinde yalnız
Yitip giden ömrümün
Son cemresiyle;
Hasretime zemzem olmayacak
Kar sularında üşüyen yüreğim,
Kuru derelerin
Işıksız bir köşesinde unutulmuş,
Heyecanları ihtiyar,
Yuvarlandıkça küçülen
Yorgun bir çakıltaşıydı.


Ahmet Zekai Yıldız
 
Geri