Cahit Zarifoğlu Kimdir - Cahit Zarifoğlu Hayatı - Cahit Zarifoğlu Biyografisi

  • Kullanıcı aRMiNa
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Türk Ünlüler
Konu sahibi son olarak 2620 gün önce görüldü

1940 yılında Ankara'da doğdu. Babasının memuriyeti dolayısıyla ilk ve orta öğrenimini yurdun çeşitli yerlerinde yaptı.

Liseyi memleketi K.Maraş'ta tamamladı. İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Çevirmenlik yaptı.

Avrupa'yı dolaştı. Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu ve TRT'de çevirmen olarak çalıştı.

Son olarak TRT İstanbul Radyosu'nda denetçilik yaptı.

İlk şiir ve hikâyelerini K.Maraş'ta mahalli gazetelerde yayımladı.

Yine K.Maraş'ta Açı adında bir dergi çıkardı. Başta Diriliş ve Edebiyat olmak üzere birçok dergide yazdı.

Mavera dergisi ve Akabe Yayınlarının kurucuları arasında yer aldı.

Çeşitli gazetelerde müstear isimlerle günlük yazılar yazdı.

Şiirden başka, öykü, roman, günlük, oyun ve çocuk edebiyatı alanlarında ürünler verdi. 1987 İstanbul’da vefat etti.
 
Cahit Zarifoğlu

Cahit Zarifoğlu, 1940’da Ankara’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi.

Öğrencilik yıllarında sırasıyla ilkokullarda öğretmen vekilliği, çeşitli gazete ve haftalık dergilerde musahhih ve teknik sekreterlik, bazı özel şirketlerde tercümanlık, muhasebe yardımcılığı yaptı.

Askerliğinin kıta hizmetini Sarıkamış Dağcı Alayı’nda ve 1974 Kıbrıs Harekâtı’nı müteakip Kıbrıs’ta ikmal etti.

Goethe Enstitüsü’nün dil kurslarına katılmak üzere iki defa Almanya’ya gitti. Bu sırada belli başlı Avrupa ülkelerini ve kültürlerini tanıdı. 1975’de Makine Kimya Endüstrisi Kurumu’nda mütercim olarak çalışmaya başladı.

Bir grup arkadaşıyla “Mavera” dergisinin kuruluşunda ve yayınında görev aldı. 1976’da TRT Genel Müdür Mütercim Sekreteri görevine atandı.

Aynı kurumun değişik ünitelerinde raportör, araştırma görevlisi, uzman ve şef olarak çalıştı.

İstanbul Radyosu’nda denetçi olarak görev yaptığı sırada 7 Haziran 1987’de vefat etti.

Zarifoğlu, kendisine özgü şiiriyle tanındı. Zarifoğlu’nda şairlik mizaç olarak belirir.

Şiiri dıştan çok içe dönük bir anlatıma yönelir.

İç ürpertileriyle, hayretle başlayan şiiri metafizik ürpertiyle bilgeliğe ulaşır. Hikâye, roman ve günlük türünde yazdığı kitaplarında şair duyarlığı egemendir.

Çocuklar için yazdığı kitaplarda fantezi ile olağanüstü gerçekler dünyası ile hayaller dünyası iç içelik gösterir.

Yayınlanmış eserleri:

“İşaret Çocukları” (Şiirler, 1967), “Yedi Güzel Adam” (Şiirler, 1973), “İns” (Hikâyeler, 1974), “Menziller” (Şiirler, 1977), “Yaşamak” (Günlükler, 1980), “Serçekuş” (Uzun Hikâye, 1983), “Ağaçkakanlar” (Masal, 1983), “Katıraslan” (Masal, 1983), “Yürek Dede ile Padişah” (Masal, 1984, Türkiye Yazarlar Birliği Çocuk Edebiyatı Ödülü), “Savaş Ritimleri” (Roman, 1985), “Korku ve Yakarış” (Şiirler, 1986), “Bir Değirmendir Bu Dünya” (Denemeler, 1987), “Motorlu Kuş” (Masal, 1987), “Sütçü İmam” (Tiyatro, 1987), “Gülücük” (Şiir, 1989), “Ağaç Okul” (Şiir, 1990).

Cahit Zarifoğlu, Zarifoğlu, Abdurrahman Cem, Ahmet Sağlam, Vedat Can ve Adem Yaşar müstearlarını yazılarında kullandı.
 
Kanserden oldugunu okumustum sanirim bi yerde.
Arkadas varmi boyle insanin yuregini acitan okurken siirlerini...
her satirinda ayri huzun seviyorum bu adami.
 
Aslen Kahramanmaraşlı'dır.

1940 yılında Türkiye'nin başkenti Ankara'da doğmuş olan şairin çocukluğu Kahramanmaraş'ta geçmiştir.

Edebiyata, Kahramanmaraş Lisesi'nde iken şiir ve kompozisyon yazarak başlamış, lise sonrasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümünde okumuş ve buradan mezun olmuştur.

Öğrenciliği sırasında çalışmak zorunda kalınca, sayfa sekreteri olarak çalışmış yine bu dönemde Diriliş Dergisinde çeşitli şiirleri yayımlanmıştır.

1976'dan sonra, kurucularından olduğu, Mavera Dergisinde şiirleri, birkaç hikâyesi, senaryo çalışmaları, günlükleri ve "Okuyucularla" ismini verdiği sohbetleri yayımlanmıştır.

Değişik zamanlarda ilkokul öğretmen vekilliği ve Almanca öğretmenliği yapmasının yanı sıra, Mavera Dergisi'ni çıkartmaya başladığı süreçte TRT Genel Müdürlüğü'nde mütercim sekreter olarak da görev almıştır.1987 yılında vefat etmiştir. Mezarı Beylerbeyi'ndeki Küplüce mezarlığındadır.

Şiir

İşaret Çocukları (1967)

Yedi Güzel Adam (1973)

Menziller (1977)

Korku ve Yakarış (1986)

Gülücük (1989)

Ağaç Okul (1990)

Günlük

Yaşamak (1980)

Masal ve Romanlar

İns (1974)

Serçekuş (1983)

Ağaçkakanlar (1983)

Katıraslan (1983)

Yürek Dede ile Padişah (1984)

Savaş Ritmleri(1985)

Motorlu Kuş (1987)

Tiyatro

Sütçü İmam (1987)

Denemeler

Bir Değirmendir Bu Dünya(1987)

Zengin Hayaller Peşinde(2006)

Diğer

Okuyucularla(2009)

Mektuplar(2010)

Ödülleri

Türkiye Yazarlar Birliği Çocuk Edebiyatı Ödülü; Yürek Dede ile Padişah isimli eseri sebebiyle.

***

Onu anlatan çeşitli alıntılar :

Benim o zaman çok kavgacı, atılgan durup duruken ona buna çatan, her gün kavga eden bir mizacım vardı. Her gün ya kafam yarılır, gözüm patlardı.

Cahit de tam tersine sessiz, kavgadan kaçan bir mizaçtaydı.

Buna rağmen, aramızdaki bir arkadaşlık, kaynaşma başladı.

Ben Cahit'i pek kaale almazdım, kavgacı olmadığı için. Bir an ben güreş kulübüne devam etmeye başladım. Baktım Cahit de orda, içimden dedim ki, şuna bak sen kim, güreş kim. Emin diye bir antrenörümüz vardı. Bir gün Cahit'le beni kapıştırdı.

Ben sırtımı bir anda yerde buldum. Şaşırdım falan, hırsımı alamadım. Dedim ki, bu olmadı, bir daha. Bir daha güreşelim dedim, hoca tamam dedi, olsun. Bizi bir daha kapıştırdı ve bir daldık, gene ben tuş vaziyetindeyim. Şaşırdım, Cahit müthiş güreş tutuyordu.

Sonra dikkat ettim çok güzel oyunlar ve çok güzel teknikler biliyordu. Hatta kimsenin başedemediği, güçlü kuvvetli bir Halil'imiz vardı.

Kendi aramızda bir müsabaka var, eşleştik Cahit'in payına o Halil düştü. Ben içimden diyorum ki, şimdi bu Halil, Cahit'i ezer. Bir kaç dakika içinde Cahit, Halil'i devirdi. Çok ince bir tekniği vardı, şiir gibi güreş tutardı.

Alaaddin Özdenören

*

Zarifoğlu'nun zekâ çağlayanı onu hep masalın içine itmiştir.

Serüvenden hoşlanması da bununla açıklanabilir. Adeta masalları gerçekleştirmek istemiştir hayatı boyunca.

Evlenmeden önce de arkadaşlarına bol bol masallar anlattığı hatırlanırsa söylemek istediklerimi bir yere oturtabiliriz.

Çocuklarına her gece masal anlattığını biliyoruz. Beş yıl süreyle bana da çok masal anlattı. Latife anlatmaktan da hoşlanırdı.

Mustafa Ruhi Şirin

Alıntı
 
Gönlümde tahtı vardır, böyle sevildikçe sevilir.
 
Geri