Çağımızın yeni hastalığı: FOMO

  • Kullanıcı Sanem
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Ruh Sağlığı
Konu sahibi son olarak 1203 gün önce görüldü

Çağımızın yeni hastalığı: FOMO​

İnternete ulaşım ve akıllı telefonlar artık ceplerimizde birer bilgisayar taşıma imkânı verdi. 2006 yılında ilk sosyal paylaşım sitesi Facebook’un üye kabul etmesi ve bugün dünyada her 4 kişiden birisi tarafından kullanılmakta olması yeni bir durumu ortaya çıkardı. Psikiyatrist/Psikoterapist Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney, çağımızın hastalığı FOMO hakkında bilgi verdi.​




1
5fe2f7685542821c70da8365


İnternete ulaşım ve akıllı telefonlar artık ceplerimizde birer bilgisayar taşıma imkânı verdi. 2006 yılında ilk sosyal paylaşım sitesi Facebook’un üye kabul etmesi ve bugün dünyada her 4 kişiden birisi tarafından kullanılmakta olması yeni bir durumu ortaya çıkardı. Arkasından devam eden süreçte twitter, instagram, swam, foursquare, snapchat gibi sosyal ağlar yaygınlaştı​

2
5fe2f7635542821c70da835b

Önceleri sadece gençlerin ilgi gösterdiği bu platformlar artık neredeyse tüm yaş gruplarınca kullanılmaya başlandı. Bu sosyal ağlara yakınlarımızı, eski arkadaşlarımızı, akrabalarımızı ekledik. Çeşitli gruplar kuruldu ve bunlara üye olduk. Bunun ilk etkisi paylaşımlarımızla birlikte; hayatımızdan, yaşadıklarımızdan, seyahatlerimizden, eğlencelerimizden herkesin haberi oldu.​


3
5fe2f7665542821c70da8363

Bunun tersi olarak, tanıdıklarımızın neler yaptığından haberdar olduk. Bunun eğlenceli bir durum olduğunu kabul etmek gerekir. Ancak mahremiyet bir ölçüde ortadan kalktı. Bir başka gelişme ise bizim yapamadığımız ve diğerlerinin yaptıklarından ve keşfettiklerinden de zaman zaman kendimizi geri kalmış olarak hissetmeye başladık. İşte bu noktada yeni bir sorun çıkmaya başladı ve gelişti. Bu duruma gelişmeleri kaçırma korkusu, diğer adıyla FOMO (Fear of Missing Out) denmektedir.​

4
5fe2f7625542821c70da8359

FOMO, oluşumunda en büyük etken kişinin gelişmeleri kaçıracağı korkusudur. Ancak sosyal ağlarda arkadaş sayıları ve onların yaptığı eylemler dikkate alındığında gelişmelerin her birisine uyabilmek, kişi için imkânsızdır. Buna rağmen kişi sıkıntı duyar. Sürekli sosyal ağlarını kontrol eder.​


5
5fe2f7605542821c70da8355

Hatta bu yüzden zaman kaybı yaşar, işleri aksayabilir, dersleri aksayabilir ya da uykusuz kalabilir. Araç kullanırken bile kontrol etmeye devam eder. Katılamadığı veya çağırılmadığı etkinliklerden dolayı olumsuz duygular hisseder, dışlanmışlık yaşar. Sıkıntılıdır. Mutsuzluk, kıskançlık, paranoya, nefes almada güçlük, çarpıntı hissi oluşur. Bunları geçiştirmek ister ancak kabul görmediği ve gelişmelerden uzak kaldığı düşüncesi, moral bozukluğuna neden olur.​

6
5fe2f7645542821c70da835d

Türkiye’deki internet kullanıcılarının sosyal medya kullanım oranı yüzde 92’ken dünya genelinde ise bu oran yaklaşık yüzde 40 civarındadır. Aynı zamanda Türkiye’de internet kullanıcılarının 16-24 yaş aralığındaki kullanıcıların % 84, 25-34 yaş aralığında yüzde % 77, 35-44 yaş aralığında yüzde % 62, 45-54 yaş aralığında ise yüzde % 41’i her gün internete giriyor. Ayrıca ülkemizde her iki kişiden biri akıllı cep telefonu kullanıyor. Bunlar FOMO olma riskimizin ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor.​


7
FOMO ile nasıl başa çıkılır

FOMO ile nasıl başa çıkılır?​

Birkaç günlüğüne sosyal medya hesaplarınızı dondurun, sizde nasıl bir etki yarattığını gözlemleyin. Fark etmek değişim için şarttır. Kendi hayatınıza odaklanın. Böylece neler yapıp, neler yapamadığınızı keşfedin.​

8
5fe2f7665542821c70da835f

Yaşadığınız anın tadını çıkarın, iyi zaman geçirirken, telefonla fotoğraf çekmeyin veya konumunuzu, kimlerle birlikte olduğunuzu paylaşmayın. Planlar yapın ve onlara uymaya çalışın.​


9
5fe2f7615542821c70da8357

Mutlaka hobi edinin, böylece kendinizi daha fazla geliştirirsiniz. Egzersiz yapın. Özellikle yürüyüş hem kendinizle baş başa kalmanızı hem de çevrenizi daha iyi fark etmenizi sağlayacaktır. Kitap okuyun. İnternet paketinizi azaltın.​




Alinti
 
Bence çağın hastalığı "g*tten hastalık uydurma"

İnternetin en büyük kötülüğü globalleşmeyi arşa çıkarması oldu. Bu da paylaşılmış psikozlarin ve nevrotik hezeyanlarin en ufaklarinin bile saniyede tüm dünyayı etkilemesine neden oluyor.

Ben burada masada amuda kalkma akımı başlatsam, yarım saat sonra bir çinliyi tiktokta ters dönmüş görürsün.

Özellikle pandemi vesilesi ile insanlığın kendi kendini düzecek kadar nasıl delirdigine şahit oluyoruz.
 
@climax merak edip zamanında hiddenwiki'ye girerek videolar izledin mi?
 
İzlemedim @Sux
Ama burada anlatmak istediğim sosyal paylaşım deliliği değil. Tıbbın deliliği. Ulan "gıybet kaçırma endişesi" diye hastalık mı olur dallamalar
 
Bi kerede insanlığa hastalık denilsin her yeri yakıp yıkıp tüketip zarar veriyor
 
Teknolojinin ve sosyal medyanın hayatımıza girmesi nedeni ile ister istemez yaşam tarzlarımız da alışkanlıklarımız da değişti. Eskiden bir insanla buluşmayı ya da telefonla konuşmayı beklerken şimdi hangi uygulmadan ya da platformdan ne yazmış, ne paylaşmış onu takip eder olduk. Sevgilier, eşler birbirini gizlice takip etmeye çalışıyor hatta sevmediği kişileri takip eden insanlar bile var.
Böyle bir hastalığın oluşmuş olması bana anlamsız gelmiyor çünkü sosyal medyanın yararı kadar zararı da var.
 
Arkadas zaten corona zamanindayiz.. her yer kapali
bi keyif aldigimiz yer Internet Bu zamanda ne dondurmasi sjsjsj
 
Tam da günümüzün hastalığı.İnsanlar sosyal medya alanında etrafındaki insanları kacırmaktan korkuo resmen . Kişiliklerinden bile ödün verenler var sırf beğenilme ilgi görme dışlanmamak kabul görmek adına .
Ve dönen muhabbetlerin içinden olabilme telaşıyla .
 
bir şeyleri kaçırıyorum hastalığı değil miydi bu ya..
 
"Sosyal medya olmadan yaşayamam." diyen insanlar var ve bu insanları çok değil sadece iki gün uzak tutmaya çalışın, aşırı derecede sinirli ve mutsuz oluyorlar. Başkalarının yaşamını takip etmekten kendi işi ile ilgilenemeyen insanlar var ve bazı iş yerleri bu soruna çözüm bulmak için ya cep telefonu yasağı getiriyor ya da bilgisayardan hangi sitelere girip ne kadar vakit harcadıklarını takip etmek zorunda kalıyorlar. Bu aşamaya gelinmesi elbette hiç doğru değil fakat işveren de çalışanından verim almak istiyor. Son yıllarda bu şikayeti çok kişiden duydum.
 
Geri