-
- Katılım
- Nisan 11, 2015
-
- Mesajlar
- 645
-
- Tepkime puanı
- 0
-
- Puanları
- 266
-
- Yaş
- 34
CEBRAİL
Cebrail’in (as) tek vazifesi vahiy getirmek değildir. Cebrail’in (as) daha bir çok vazifesi vardır.
Cebrail (as) meleklerin peygamberlerinden olup Allah’ın emirlerini meleklere bildirir.
"Şübhesiz o (Kur’ân), elbette çok şerefli bir elçinin (Cebrâîl’in, vahiyden ibâret) sözüdür! (O elçi) pek kuvvetlidir; arşın sâhibi (Allah’ın) katında çok i‘tibarlıdır. (O Cibrîl,) orada (melekler tarafından kendisine) itâat edilendir; (vahiy husûsunda) çok güvenilendir!" (Tekvir, 19-21)
Pek kuvvetli, yüklendiği elçilik görevini, aldığı emri yerine getirmede güçsüz değil; karşı konulmaz, kuşku götürmez büyük bir kuvveti var, güçlü bir elçi. Öyle ki, "Çok çetin kuvvetlere sahip, güçlü."(Necm, 5-6)
Arş'ın sahibi olan ve onu gönderen yüce Allah'ın katında çok itibarlı, yani büyük bir şeref ve itibarı var.
Öyle ki orada sözü dinlenen, yüce Allah'ın huzurunda Allah'a yakın melekler ona itaat eder, emrini dinlerler. Ondan emir alır ve ona başvururlar. Güvenilir, her yönüyle kendisine güvenilebilir, vahyi iletmekte ve elçilikte son derece emin, "Benim güvenilirliğim şu: Bana bir şey emredilsin de ben o emrin dışına çıkayım, böyle bir şey olmaz." diye kendisinden rivayet olunduğu üzere, aldığı emirde asla sınırı aşmaz, görevini gereği gibi yerine getirir. Getirmiş olduğu vahiyle kusuru, hatası, hainliği düşünülemez." (Elmalı Hamdi Yazır-Hak Dili Kuran Dini)
"Kendisine (o vahyi), kuvveleri şiddetli, mükemmel bir akla sâhib olan (Cebrâîl) öğretti. Bunun üzerine (göğe) doğruldu." (Necm, 5-6)
"Hz. Aişe'den yapılan bir nakle göre söz konusu âyetteki öğretici, Cebrail olarak tefsir edilmiştir. Lafzın zahirî anlamı da bu görüşe daha yakın olduğundan tefsircilerin çoğu, bu mânâyı tercih etmişlerdir. Nitekim Beydâvî, "Şiddetli kuvvetlere sahip bir melek ki o, Cebrail'dir. Zira Cebrail, harikaların gösterilmesinde bir vasıtadır." demiş (tir)."(Elmalı Hamdi Yazır-Hak Dili Kuran Dini)
Cebrail ve diğer melekler Kadir gecesinde her bir iş için yeryüzüne inerler.
"Melekler ve Ruh (Cebrâîl), onda (o gecede) Rablerinin izniyle her bir iş için peyderpey iner(ler)."(Kadr, 4) ayetinden de anlaşıldığı üzere Kadir gecesinde Cebrail (as) her bir iş için yer yüzüne iner.
Cebrail’in (as) daha bunlar gibi pek çok vazifesi olup meleklerin en önemli vazifelerinden birinin de Rablerini tesbih etmek olduğu unutulmamalıdır.
AZRAİL
Azrail; Dört büyük melekten birisidir. Yüce Allah’ın izniyle canlıların rûhunu almakla görevlidir. Ona Melekü’l-Mevt, yani “ölüm meleği” de denilir. Kendisine yardım eden bir çok melek vardır. Bunlar Müslüman kişilerin canını alırken şefkatli, kafir ve münafıkların canını alırken şiddetli ve acımasız davranırlar. Kafirlerin canlarını almakla görevli olan meleklere “Naziât”, müminlerin canlarını almakla vazifeli olanlara da “Naşitât” melekleri denilir.
Kur’an-ı Kerim’de: “Her can ölümü tadacaktır” buyurulmuştur. İşte bu önemli görevle Azrail (a.s.) vazifelendirilmiştir.
Azrail (a.s.) çok büyük güçlere sahip bir melektir. Ecel vakti dolmuş olan kimselerin, nerede ve nasıl olurlarsa olsun, ruhlarını kabzeder. Aynı anda sayısız yerde, gerekirse binlerce insanın canını alabilir. Onun için uzaklık, yakınlık gibi bir husus söz konusu değildir. Bu tıpkı ana şartele basıldığında şehrin bütün ışıklarının aynı anda yanması kadar kolay ve mümkün bir hâdisedir.
Azrail Aleyhisselam kıyametten sonra diğer meleklerin de canlarını alacak, neticede sadece yüce Allah ve kendisi kalacaktır. Allah Azrail’in de canını alarak bütün âlemlerin tek ve kudretli ilahı olduğunu ilan edecektir. Sonra melekler ve insanlar Allah’ın izniyle tekrar dirileceklerdir.
Kur’an-ı Kerim’in Secde Sûresi’nde yüce Allah:”… Size memur olan ölüm meleği canınızı alır, sonra Rabbinize dönersiniz” I buyurarak Azrail Aleyhisselamm görevini açıklamıştır.
Yeryüzünde yaşayan ve yaşayacak olan istisnasız herkes, son anlarında Azrail aleyhisselamla karşılaşacaklardır. Ölümden, yani Azrail’den kurtuluş yoktur.
MİKAİL
Mikail Aleyhisselam: Tabiat olaylarını düzenlemekle görevlendirmiştir. Mikail rızıkların dağılmasında, yağmurların yağmasında, rüzgarların esmesinde ve bütün nebatların yetişmesinde Allah tarafından görevlendirilmiştir. Kelime olarak, "Allah’ın küçük ve sevgili kulu" anlamına gelen Mikail Kur’an’ın bir yerinde Cebrail ile birlikte geçmektedir.
"Her kim, Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail’e ve Mikâîl’e düşman olursa bilsin ki Allah da inkar edenlerin düşmanıdır." (Bakara, 2/98)
İSRAFİL
İsrafil Aleyhisselam: Allah’ın emri ile kıyamet kopacağı zaman sûr'u üflemekle vazifelendirilmiştir. İsrafil Sûr denilen aleti üfleyecek, kıyamet günü olacak, tekrar üfleyecek, insanlar dirilecektir. Bir hadiste İsrâfil, sahib-i karn (sûr’un sahibi, borunun sahibi) olarak isimlendirilmiştir.
İsrafil sûr’u iki defa üfleyecektir. Birinci defa üfürdüğünde göklerde ve yerde bulunan her şey yok olacaktır.
"Sûr’a üfürüleceği ve Allah’ın dilediği kimselerden başka, göklerdeki herkesin, yerdeki herkesin korkuya kapılacağı günü hatırla. Hepsi de boyunlarını bükerek O’na gelirler." (Neml 27/87)
"Sûr’a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur." (Hakka, 69/13-15)
İkinci defa üfürdüğünde, bütün insanlar tekrar dirilecek ve mahşer yerinde toplanmak üzere sevk edileceklerdir.
"Sûr’a üfürülür. Bir de bakarsın kabirlerden çıkmış Rablerine doğru akın akın gitmektedirler." (Yasin, 36/51)
[C]ebrail
[A]zrail
[M]ikail
[İ]srafil
Cebrail’in (as) tek vazifesi vahiy getirmek değildir. Cebrail’in (as) daha bir çok vazifesi vardır.
Cebrail (as) meleklerin peygamberlerinden olup Allah’ın emirlerini meleklere bildirir.
"Şübhesiz o (Kur’ân), elbette çok şerefli bir elçinin (Cebrâîl’in, vahiyden ibâret) sözüdür! (O elçi) pek kuvvetlidir; arşın sâhibi (Allah’ın) katında çok i‘tibarlıdır. (O Cibrîl,) orada (melekler tarafından kendisine) itâat edilendir; (vahiy husûsunda) çok güvenilendir!" (Tekvir, 19-21)
Pek kuvvetli, yüklendiği elçilik görevini, aldığı emri yerine getirmede güçsüz değil; karşı konulmaz, kuşku götürmez büyük bir kuvveti var, güçlü bir elçi. Öyle ki, "Çok çetin kuvvetlere sahip, güçlü."(Necm, 5-6)
Arş'ın sahibi olan ve onu gönderen yüce Allah'ın katında çok itibarlı, yani büyük bir şeref ve itibarı var.
Öyle ki orada sözü dinlenen, yüce Allah'ın huzurunda Allah'a yakın melekler ona itaat eder, emrini dinlerler. Ondan emir alır ve ona başvururlar. Güvenilir, her yönüyle kendisine güvenilebilir, vahyi iletmekte ve elçilikte son derece emin, "Benim güvenilirliğim şu: Bana bir şey emredilsin de ben o emrin dışına çıkayım, böyle bir şey olmaz." diye kendisinden rivayet olunduğu üzere, aldığı emirde asla sınırı aşmaz, görevini gereği gibi yerine getirir. Getirmiş olduğu vahiyle kusuru, hatası, hainliği düşünülemez." (Elmalı Hamdi Yazır-Hak Dili Kuran Dini)
"Kendisine (o vahyi), kuvveleri şiddetli, mükemmel bir akla sâhib olan (Cebrâîl) öğretti. Bunun üzerine (göğe) doğruldu." (Necm, 5-6)
"Hz. Aişe'den yapılan bir nakle göre söz konusu âyetteki öğretici, Cebrail olarak tefsir edilmiştir. Lafzın zahirî anlamı da bu görüşe daha yakın olduğundan tefsircilerin çoğu, bu mânâyı tercih etmişlerdir. Nitekim Beydâvî, "Şiddetli kuvvetlere sahip bir melek ki o, Cebrail'dir. Zira Cebrail, harikaların gösterilmesinde bir vasıtadır." demiş (tir)."(Elmalı Hamdi Yazır-Hak Dili Kuran Dini)
Cebrail ve diğer melekler Kadir gecesinde her bir iş için yeryüzüne inerler.
"Melekler ve Ruh (Cebrâîl), onda (o gecede) Rablerinin izniyle her bir iş için peyderpey iner(ler)."(Kadr, 4) ayetinden de anlaşıldığı üzere Kadir gecesinde Cebrail (as) her bir iş için yer yüzüne iner.
Cebrail’in (as) daha bunlar gibi pek çok vazifesi olup meleklerin en önemli vazifelerinden birinin de Rablerini tesbih etmek olduğu unutulmamalıdır.
AZRAİL
Azrail; Dört büyük melekten birisidir. Yüce Allah’ın izniyle canlıların rûhunu almakla görevlidir. Ona Melekü’l-Mevt, yani “ölüm meleği” de denilir. Kendisine yardım eden bir çok melek vardır. Bunlar Müslüman kişilerin canını alırken şefkatli, kafir ve münafıkların canını alırken şiddetli ve acımasız davranırlar. Kafirlerin canlarını almakla görevli olan meleklere “Naziât”, müminlerin canlarını almakla vazifeli olanlara da “Naşitât” melekleri denilir.
Kur’an-ı Kerim’de: “Her can ölümü tadacaktır” buyurulmuştur. İşte bu önemli görevle Azrail (a.s.) vazifelendirilmiştir.
Azrail (a.s.) çok büyük güçlere sahip bir melektir. Ecel vakti dolmuş olan kimselerin, nerede ve nasıl olurlarsa olsun, ruhlarını kabzeder. Aynı anda sayısız yerde, gerekirse binlerce insanın canını alabilir. Onun için uzaklık, yakınlık gibi bir husus söz konusu değildir. Bu tıpkı ana şartele basıldığında şehrin bütün ışıklarının aynı anda yanması kadar kolay ve mümkün bir hâdisedir.
Azrail Aleyhisselam kıyametten sonra diğer meleklerin de canlarını alacak, neticede sadece yüce Allah ve kendisi kalacaktır. Allah Azrail’in de canını alarak bütün âlemlerin tek ve kudretli ilahı olduğunu ilan edecektir. Sonra melekler ve insanlar Allah’ın izniyle tekrar dirileceklerdir.
Kur’an-ı Kerim’in Secde Sûresi’nde yüce Allah:”… Size memur olan ölüm meleği canınızı alır, sonra Rabbinize dönersiniz” I buyurarak Azrail Aleyhisselamm görevini açıklamıştır.
Yeryüzünde yaşayan ve yaşayacak olan istisnasız herkes, son anlarında Azrail aleyhisselamla karşılaşacaklardır. Ölümden, yani Azrail’den kurtuluş yoktur.
MİKAİL
Mikail Aleyhisselam: Tabiat olaylarını düzenlemekle görevlendirmiştir. Mikail rızıkların dağılmasında, yağmurların yağmasında, rüzgarların esmesinde ve bütün nebatların yetişmesinde Allah tarafından görevlendirilmiştir. Kelime olarak, "Allah’ın küçük ve sevgili kulu" anlamına gelen Mikail Kur’an’ın bir yerinde Cebrail ile birlikte geçmektedir.
"Her kim, Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail’e ve Mikâîl’e düşman olursa bilsin ki Allah da inkar edenlerin düşmanıdır." (Bakara, 2/98)
İSRAFİL
İsrafil Aleyhisselam: Allah’ın emri ile kıyamet kopacağı zaman sûr'u üflemekle vazifelendirilmiştir. İsrafil Sûr denilen aleti üfleyecek, kıyamet günü olacak, tekrar üfleyecek, insanlar dirilecektir. Bir hadiste İsrâfil, sahib-i karn (sûr’un sahibi, borunun sahibi) olarak isimlendirilmiştir.
İsrafil sûr’u iki defa üfleyecektir. Birinci defa üfürdüğünde göklerde ve yerde bulunan her şey yok olacaktır.
"Sûr’a üfürüleceği ve Allah’ın dilediği kimselerden başka, göklerdeki herkesin, yerdeki herkesin korkuya kapılacağı günü hatırla. Hepsi de boyunlarını bükerek O’na gelirler." (Neml 27/87)
"Sûr’a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur." (Hakka, 69/13-15)
İkinci defa üfürdüğünde, bütün insanlar tekrar dirilecek ve mahşer yerinde toplanmak üzere sevk edileceklerdir.
"Sûr’a üfürülür. Bir de bakarsın kabirlerden çıkmış Rablerine doğru akın akın gitmektedirler." (Yasin, 36/51)
[C]ebrail
[A]zrail
[M]ikail
[İ]srafil