Büyükleri, hatta talebelerini sevmek

Konu sahibi son olarak 2791 gün önce görüldü
Büyükleri, hatta talebelerini sevmek
Birgün sarhoşun birisi meyhaneden çıkmış evine giderken zikr sesleri duyuyor. Zikrin ne olduğunu bilmiyor, ses nereden geliyor diye merak edip sesin geldiği yere gidiyor. Pencereden içeriye başına uzatmış. Bakmış ki, orada Abdülkadir Geylani hazretlerinin talebeleri bir araya gelmiş zikir yapıyorlar, sohbet ediyorlar, Allahdan bahsediyorlar. O da bakmış, ya Rabbi bunlar ne güzel insanlar demiş ve evine gitmiş, evde de ölmüş. Ertesi gün cenazesini kaldırıyorlar, kabre koyuyorlar. Melekler Cehenneme götüreceğiz diyorlar. Gavs-ı Azam hazretleri, nereye götürüyorsunuz, diyor. Bu adam berbat, bu adamın yeri ancak ateş olur diyorlar. Gavs-ı Azam hazretleri; başını vermem, vücudunu ne yaparsanız yapın, diyor. Çünki o baş, o göz benim talebelerime sevgi ile baktı. Benim talebelerime sevgi ile, muhabbetle bakan gözü ateş yakmaz. Başını vermem ama geri kalanını ne yaparsanız yapın, beni alakadar etmez demiş. Demişler ki, ya Gavs, olur mu öyle şey, baş bir tarafta vücut bir tarafta olmaz demişler. Cenab-ı Hakka arz edin demiş. Ya Rabbi, ne yapacağız bu mevtayı demişler. Allahü teala da buyurmuş ki, baş ne tarafta ise vücut da o taraftadır. Dolayısıyla, kim olduğumuz değil, kiminle olduğumuz önemlidir. Ve kimi sevmek, kimi sevmemek lazım olduğunu da iyi seçmeliyiz. Ahiretde nerede ve kimlerle olmak istiyorsak, buna dünyada karar vermeliyiz.
NOT;
Büyükler, islamın bütün ilimlerini okumuş, veli-yi kamil zatlardır. İslam ilimlerini medreselerde veya üstaddan okuyup islam alimi olmayan mürşid olamaz..
 
Bir şeyin hepsi yapılamazsa, hepsini de elden kaçırmamalıdır
Büyüklerimiz “rahmetullahi aleyhim ecmaîn”, (Bir şeyin hepsi yapılamazsa, hepsini de elden kaçırmamalıdır) buyurdu. Sonsuz ihsan sâhibi olan Rabbimiz, görünüşü hakikat olarak kabul edebilir. [Böyle bozuk namaz kılacağına, hiç kılma dememelidir. Bu sözü din düşmanları çıkarmıştır. Böyle bozuk kılacağına doğru kıl demelidir. Bu inceliği iyi anlamalıdır.]
Namazları cemaat ile ve huşû’ ve hudû’ ile kılmalıdır. Çünkü, insanı dünyada ve ahirette felâketlerden, sıkıntılardan kurtaracak ancak namazdır. Mü’minûn sûresi başındaki âyet-i kerimede mealen,(Müminler herhâlde kurtulacaktır. Onlar, namazlarını huşû’ ile kılanlardır) buyuruldu.
 
Ağabey güzel hikaye lakin yaptığımız ibadetler günahalardan alı koymuyor ise o ibadetlerin ne denli ehemmiyeti olabilir?
Bir şeyin hepsi yapılamazsa, hepsini de elden kaçırmamalıdır
Büyüklerimiz “rahmetullahi aleyhim ecmaîn”, (Bir şeyin hepsi yapılamazsa, hepsini de elden kaçırmamalıdır) buyurdu. Sonsuz ihsan sâhibi olan Rabbimiz, görünüşü hakikat olarak kabul edebilir. [Böyle bozuk namaz kılacağına, hiç kılma dememelidir. Bu sözü din düşmanları çıkarmıştır. Böyle bozuk kılacağına doğru kıl demelidir. Bu inceliği iyi anlamalıdır.]
Namazları cemaat ile ve huşû’ ve hudû’ ile kılmalıdır. Çünkü, insanı dünyada ve ahirette felâketlerden, sıkıntılardan kurtaracak ancak namazdır. Mü’minûn sûresi başındaki âyet-i kerimede mealen,(Müminler herhâlde kurtulacaktır. Onlar, namazlarını huşû’ ile kılanlardır) buyuruldu.
 
Bir şeyin hepsi yapılamazsa, hepsini de elden kaçırmamalıdır
Büyüklerimiz “rahmetullahi aleyhim ecmaîn”, (Bir şeyin hepsi yapılamazsa, hepsini de elden kaçırmamalıdır) buyurdu. Sonsuz ihsan sâhibi olan Rabbimiz, görünüşü hakikat olarak kabul edebilir. [Böyle bozuk namaz kılacağına, hiç kılma dememelidir. Bu sözü din düşmanları çıkarmıştır. Böyle bozuk kılacağına doğru kıl demelidir. Bu inceliği iyi anlamalıdır.]
Namazları cemaat ile ve huşû’ ve hudû’ ile kılmalıdır. Çünkü, insanı dünyada ve ahirette felâketlerden, sıkıntılardan kurtaracak ancak namazdır. Mü’minûn sûresi başındaki âyet-i kerimede mealen,(Müminler herhâlde kurtulacaktır. Onlar, namazlarını huşû’ ile kılanlardır) buyuruldu.

Şimdi ağabeyim o konuda haklısın hiç kimse başkasının yaptığı ibadete karışamaz. Allah katında kimin günahkar kimin sahih kul olduğunu da kimse bilemez lakin şöyle de bir durum var. Adam ayyaş gece gündüz fıçı gibi içiyor bu adama mesela sen kızını verebilir misin? Hadi ayyaş demeyeyim belli bir kesimin saçma yorumlarını üzerime çekmeyeyim de adam hırsız olsun aynı zamanda da namazını kılıyor. Yani sonuçta insanlar yaptıkları şeylerle yargılanırlar yani son anda yada hayatının belirli bir evresinde yapmış olduğu bir iyilik onu kurtarabilir. Benim sorduğum Hem günah işleyip hem de ibadet etmek ne denli doğru ?
 


Şimdi ağabeyim o konuda haklısın hiç kimse başkasının yaptığı ibadete karışamaz. Allah katında kimin günahkar kimin sahih kul olduğunu da kimse bilemez lakin şöyle de bir durum var. Adam ayyaş gece gündüz fıçı gibi içiyor bu adama mesela sen kızını verebilir misin? Hadi ayyaş demeyeyim belli bir kesimin saçma yorumlarını üzerime çekmeyeyim de adam hırsız olsun aynı zamanda da namazını kılıyor. Yani sonuçta insanlar yaptıkları şeylerle yargılanırlar yani son anda yada hayatının belirli bir evresinde yapmış olduğu bir iyilik onu kurtarabilir. Benim sorduğum Hem günah işleyip hem de ibadet etmek ne denli doğru ?

Bu zamanda günah işlemeyen var mı .varsa çok azdır . siz hiç günah işlemediğinizi mi iddia ediyorsunuz.MELEKLER VE PEYGAMBERLER HARİÇ HERKES GÜNAH İŞLER.
 
Bu zamanda günah işlemeyen var mı .varsa çok azdır . siz hiç günah işlemediğinizi mi iddia ediyorsunuz

Günahdan kastım sürekliliği olan bir günah. Günah tabikide işlemişimdir hatta 10 dakika önce küfür ediyordum. O zaman kendi kendimize küçük ve büyük günahlar olarak ayrım mı yapıyoruz? Mesela küfür eden birinin yaptığı ibadet ile hırsızlık yapan birinin yaptığı ibadet aynı ölçüde mi değerlendirilir?
 


Günahdan kastım sürekliliği olan bir günah. Günah tabikide işlemişimdir hatta 10 dakika önce küfür ediyordum. O zaman kendi kendimize küçük ve büyük günahlar olarak ayrım mı yapıyoruz? Mesela küfür eden birinin yaptığı ibadet ile hırsızlık yapan birinin yaptığı ibadet aynı ölçüde mi değerlendirilir?

Sual: Haram yiyenin namazı ve diğer ibadetleri kabul olur mu? İçki içen kırk gün namaz kılmamalı mı?
CEVAP
Sahih olmakla kabul olmak ayrı şeydir. Her çeşit günahı işleyen kimsenin kıldığı namaz sahih olabilir; fakat kabul olmaz. Yani ahirette ona, “Niçin namaz kılmadın?” diye sual edilmez. Şartlarına uygun kılmışsa, namaz borcundan ve namaz kılmamak gibi büyük günahtan kurtulur. Fakat namazdan hasıl olacak büyük sevaba kavuşamaz. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Duanın kabul olması için helal ye! Bir lokma haram yiyenin, kırk gün ibadetleri kabul olmaz.) [Taberani]

(On dirhemlik elbisenin bir dirhemlik kısmı haram kazançtan gelse, o elbise ile kılınan namaz kabul olmaz.) [İ.Ahmed]

(Şarap içenin namazı kırk gün kabul olmaz.) [Hakim]

Sarhoş iken kılınan namazlar sahih olsa da, kabul olmaz, yani sevabı olmaz. Yani, işlediği günahlar, kazandığı sevapları alır götürür. Elinde sevabı kalmadığı için, sevap verilmez, sevabı olmaz deniyor. Yoksa sahih ve ihlaslı olan her ibadetin sevabı olur.

Tekrar edelim, (Namazı kabul olmaz) demek, namazı boşa gider demek değildir. Namaz borcundan kurtulur, fakat namaza ait büyük sevaptan mahrum kalır. Namaza devam ederse, günahları bırakması kolaylaşır. Şu halde içki içen de namaza devam etmelidir.
 
[sıze="2"]

günahdan kastım sürekliliği olan bir günah. Günah tabikide işlemişimdir hatta 10 dakika önce küfür ediyordum. O zaman kendi kendimize küçük ve büyük günahlar olarak ayrım mı yapıyoruz? Mesela küfür eden birinin yaptığı ibadet ile hırsızlık yapan birinin yaptığı ibadet aynı ölçüde mi değerlendirilir?
[/sıze]

kısaca günah işleyenin namazından hasıl olan büyük sevap azalır yada hiç kalmaz. Namaz kılmama günahından kurtulur ve ahirette niye namaz kılmadın diye cezalandırılmaz . Ama namazdan gelen büyük sevaba kavuşamaz
 
Geri