Büyük Saat - Turgut Uyar

Konu sahibi son olarak 1031 gün önce görüldü
97791


Türk şiirinin en yalnız, en mutsuz, en umutsuz... bu yüzden de -mutlu değilse bile- en kalabalık, en umutlu şairinden kısa sürmüş uzun bir yolculuğun tüm konakları!... Öncü bir dil, sevgiyi bile acıtan bir duyarlık ve "bütün mümkünlerin kıyısı"nda yaşanan çaresizliğin son sığınağı:
"Uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum"...
ya da:
"Sizin alınız al inandım
Morunuz mor inandım
Tanrınız büyük amenna
Şiriniz adamakıllı şiir
Dumanı da caba
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız"

Arz-ı Hal'den Dün Yok mu'ya tüm kitapları ve (unutulmaları ya da elenmeleri nedeniyle) kitaplarına girmemiş tüm şiirleriyle, Turgut Uyar külliyatı.

idefix
 
ŞAŞIYORUM GÖZYAŞINA

Artık şaşıyorum gözyaşına
Hiç unutamam çünkü pazarcıların
Haftanın her günü öteye beriye
Gözyaşı taşıdığını

Yukarlarda en uzaklarda
Bir orman kaçkınının
Ormana sığındığını

Mülküm benim
Örneğin senin gözyaşın bir hayvandır
Önümden uzun tüyleriyle kaçan
Sularımı kana kana akıttığım dağlara
Haziranın onunda
Bir çocuğumuz olacağını biliyordum
Ayrıca biliyordum ki
Çocuğumuz olsa da olmasa da
Bir bölüğü çocuktur insanların

Artık şaşıyorum gözyaşına
Mutsuzluğun harcını pekiştiren
Çaresizliğin gözyaşına
Binlerce beygir bir ovayı arşınlarken
Yepyeni dişleriyle binlerce tay
Ve sonsuz giyimiyle büyük hayat
Kuşanırken en mavisini
Güvercin toplayarak geldim öteden beriden
Ona şaşıyorum
Ki hepsi hiç değilse bir kere nisan görmüşler

Şimdi artık serinle mülküm
Çıkar pabucunu ve gözyaşını
Ellerin bir demet güvercin olarak
Uçursun uzaklara yukarlara sevdamızı
Taşınmaz hiçbir şeyini tutma
Aldığın soluk verdiğin kadar olsun
Dağlar ve ateş ve kan varken
Şakaklarım zonguldak gibi uğuldarken
Şaşıyorum gözyaşına
 
Geri