E
Elif
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Kendini bana bırak,
senden alabileceğim hiçbir
şey yok,
hele senin haberin
olmadan asla.
Gözlerine dokunmak için ne kadar uzun zamandır bekliyorum
biliyor musun?
Ya saçlarını koklamak için. Yasemin gibi kokuyorlar... Belki
de daha güzel.
Öyle ezberlemek istiyorum ki seni,
unutmak denen şey bile hasetlensin.
Kirpiklerini
düşündükçe rimel olup bulaşmak geliyor içimden.
Bir fırça kadar bile şanslı
bulmuyorum kendimi. Yada bir çorap kadar,
bir ruj olmak bile düşmüyor
payıma.
Dudaklarına yaslanmak ne güzel olurdu.
Ne güzel olurdu onlara
pervasızca dokunmak...
Seni ezberlemek
istiyorum.
Ellerinde kimsede olmayan bir hüzün
var gibi geliyor,
yüzünde yaşayan her duygu ellerine de bulaşmış gibi sanki,
incinmekten hiç korkmaz mısın gibi sanki sen...
Kır çiçeklerini seviyor olmalısın, sana
tazelerini toplamalıyım...
Daha çok şey var söylemek istediğim, ama dilime
mühür vurdum
sen "konuş" deyinceye kadar. Sadece yüreğimle konuşuyorum.
Sadece yüreğimle...
Sana sitem etmiyorum.
Bırak hiç değilse kendimle konuşayım.
Sen beni yokmuş farz et.
Ne tuhaf, o kadar güzel görünüyorsun ki,
sanki
başka bir yerdeymişiz hissine kapılıyorum.
Beni azarlamak için neler
vermezdin şimdi...
Keşke azarlasan.
Gözlerini çevire çevire bakıp
"sıkıldım" demeni ne kadar sevdiğimi bilmiyorsun.
Sana ait bir eşya gibi yanından hiç ayrılmasam ...
Çok tatlısın, çok...
Neyse sen bos
ver bunları. (?)Keşke hiçbir sorumluluğum olmasaydı,
her saniyeyi seninle
geçirmek çok keyifli olurdu.
Ama işteyken(?) hep seni hayal edeceğim bunu
bil.
Tatlı tatlı şarkı söylediğini,
yaramaz
çocuklar gibi gizlice ıslık çaldığını,
kızdığında söylediğim muzır
sözleri...
Burnundan öpmek istiyorum seni, ne kadar
zarif bir duruşu vardır kim bilir
Sesimi duyduğunu
düşünüyorum. Gözlerin kapalı olsa da gördüğünü...
Burnundan öpüldün, dudaklarına değmeye kıyamadım
yine