Jesse James
Altın Üye
-
- Katılım
- Şubat 7, 2012
-
- Mesajlar
- 10,236
-
- Tepkime puanı
- 2,055
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- İstediğin yer
Uzun yıllar önceydi, Fransız Kültür Merkezinde bir film oynamıştı. Kısa metrajlı filmler yarışmasında birinciliği kazanmıştı. Filmin kahramanı yalnız yaşayan bir genç kızdı.
Paris’te oturuyordu. Kimsesi yoktu. Ailesini İkinci Dünya Savaşında bir bombardımanda kaybetmişti. Bir oda, bir mutfak, küçük dairesinde yaşıyor, bir şirkette muhasebeci olarak çalışıyordu.
Bir gün usanır, işiyle evi arasında gidip gelmekten, intihar etmeye karar verir. Çareler arar. Kesin bir yöntem bulmaktır amacı. Kendini Saint nehrine atmaya karar verir. Ayağına büyük bir taş bağlayarak, nehrin sularında boğulacaktır.
Vasiyetnamesini yazar. “Ölümümden kimse sorumlu değildir. Yaşama gücümü yitirdim. Artık yaşamak istemiyorum, der.
Evden çıkar, kestirme bir yoldan nehre doğru gider. Yolda bir saksı görür. Birisi atmıştır. İçinde bir merak uyanır. Acaba der, canlı mı, kurudu mu? Küçük saksıyı eline alır, evirir çevirir. Bir türlü karar veremez. Birden aklından bir düşünce geçer. Gideyim bu saksının toprağını değiştireyim, der. Sulayayım, biraz gübre koyayım, iyileşsin, çiçek açsın, ondan sonra intihar edeyim.
Gider, dediklerini yapar, beklemeye koyulur. Gördüğü ilgi çiçeğe hayat verir. Ümitlenir, sevinir kızcağız. Gittiği her yere çiçeği beraberinde götürmeye başlar. Yanından ayırmaz. Ona büyük bir sevgiyle bağlanır. Bakımını yapar. Bir sabah kalktığında çiçek açtığını görür. Nefis bir kırmızı... Güneş vurmuştur, heyecanlanır. Mutluluk gözyaşları döker. Sonra kalkar başucundaki “Ölümümden kimse sorumlu değildir” yazısını alır yırtar.
Ben aptal mıyım der, çiçeğini öper. Film biter.
Bazen hayatta bir saksı çiçek bile insana nice umutlar, yaşama sevinci verebiliyor. İnsanı hayata bağlayabiliyor.
Cahit Sıtkı “Sevmek devam eden en güzel huyum” der. Güzellik evrenin altın anahtarıdır.
Ayetullah Coşkun tarafından yazıldı.