-
- Katılım
- Kasım 5, 2010
-
- Mesajlar
- 11,182
-
- Çözümleri
- 2
-
- Tepkime puanı
- 5,026
-
- Puanları
- 354
Denizlerin ve diğer suların üzerinde köpüklenme nedeniyle “Aerosol” adlı hava kabarcıkları oluşmaktadır. Bunlar rüzgârların karadan sürüklediği tozlarla karışarak Atmosfer’in üst katmanlarına doğru havalanır. Rüzgârların yükselttiği bu parçacıklar su buharı ile birleşir ve su buharı bu parçacıkların etrafında yoğunlaşır. Bu parçacıklar olmazsa yüzde yüz su buharı, bulutu oluşturamaz. Bulutların oluşması, rüzgârların havada serbest şekilde bulunan su buharını, taşıdıkları parçacıklarla aşılamaları ile olmaktadır.
Bulut aşılama ilk olarak 1946 ‘ da Vincent Schaefer isimli bir uzmanın buzdolabı geliştirme laboratuvarındaki çalışmaları sırasında ortaya çıktı. Schaefer soğuk ve sisli bir hava ile dolu olan buzdolabının içine kuru buz atınca su buharının buza dönüştüğünü tesadüfen gördü. Eğer bu olay buzdolabında olabiliyorsa, bulutta da olabilir ve yağmur yağdırılabilirdi.
Bulut aşılanması için birçok koşulun oluşması gereklidir. Yağmur yağdırmak için yapılan herhangi bir bulut aşılama işleminde birinci problem aşılamaya uygun bulutun bulunmasıdır (aşılama işlemi bulut oluşturamaz). Bulut aşılama işlemindeki ikinci problem ise, yoğunlaşma çekirdeği olarak hizmet edecek olan maddelerin bulut içindeki en uygun yere zamanında ve doğru miktarda ulaştırılmasıdır. Ayrıca, iyi bir sonuç almak için, bulut soğuk olmalıdır. Yani bulut aşılamasında bulut partiküllerinin büyümesine neden olan buz kristali yöntemi kullanıldığı için, en azından bulutun bir parçası çok soğumuş olmalıdır. Bulut aşılamasındaki ilk uygulamalarda, Vincent Schaefer ve Irving Langmuir 1940’lı yılların sonuna kadar uçaktan, ezilmiş kuru buz parçacıkları attılar. Bu uygulamada bulutun içine atılan küçük parçacıklar, havayı yeni sıvı damlacıkların oluşabileceği sıcaklığa düşürür ve damlacıklar -400C nin altında donar. Sonra yeni oluşan bu buz kristalleri sıvı damlacıkların kaybında birikme ile yağış olarak düşecek kadar büyür.
Bulut aşılama ilk olarak 1946 ‘ da Vincent Schaefer isimli bir uzmanın buzdolabı geliştirme laboratuvarındaki çalışmaları sırasında ortaya çıktı. Schaefer soğuk ve sisli bir hava ile dolu olan buzdolabının içine kuru buz atınca su buharının buza dönüştüğünü tesadüfen gördü. Eğer bu olay buzdolabında olabiliyorsa, bulutta da olabilir ve yağmur yağdırılabilirdi.
Bulut aşılanması için birçok koşulun oluşması gereklidir. Yağmur yağdırmak için yapılan herhangi bir bulut aşılama işleminde birinci problem aşılamaya uygun bulutun bulunmasıdır (aşılama işlemi bulut oluşturamaz). Bulut aşılama işlemindeki ikinci problem ise, yoğunlaşma çekirdeği olarak hizmet edecek olan maddelerin bulut içindeki en uygun yere zamanında ve doğru miktarda ulaştırılmasıdır. Ayrıca, iyi bir sonuç almak için, bulut soğuk olmalıdır. Yani bulut aşılamasında bulut partiküllerinin büyümesine neden olan buz kristali yöntemi kullanıldığı için, en azından bulutun bir parçası çok soğumuş olmalıdır. Bulut aşılamasındaki ilk uygulamalarda, Vincent Schaefer ve Irving Langmuir 1940’lı yılların sonuna kadar uçaktan, ezilmiş kuru buz parçacıkları attılar. Bu uygulamada bulutun içine atılan küçük parçacıklar, havayı yeni sıvı damlacıkların oluşabileceği sıcaklığa düşürür ve damlacıklar -400C nin altında donar. Sonra yeni oluşan bu buz kristalleri sıvı damlacıkların kaybında birikme ile yağış olarak düşecek kadar büyür.