BÜLBÜLÜNÜM SENİN
Ben bir gezgin, dervişim
Sense açan yaz gülüsün
Bir yerden geçerken..
Rastladığım bir bahçeden
Bir gül kokusu aldım
O ne koku aman Allah’ım
Bir nefesimle sar-hoşum!
Âlem-i Dünyada ben ne hoşum
Bu koku nerden?..diyerek baktım
Bir oyana bir buyana sarsıldım
Gönül dedi ki bana; eyy!..dervişim!
Rahat ol nedir senin bu işin..
Dikil şöyle, hele al bir nefesin
Ve dikkat eyle kokuya işte o senin
Beynine giren hoş koku gelen yerin
İşte, orada bir gül var ona yönelesin!
Hıı..dedim bir nefes içime aldım
Ona doğru yüzümü döndüm..
Yürüdüm sanki bir ömür yürüdüm..
Birde ne buldum Allah’ım bir gülüm!
O ne güzellik, zerafet ve renklerin..
Hele yaydığın o koku ve esintin..
Sen, anlatılamayacak kadar güzelsin!
Bana karşı sanki bir bakış vermişsin
Beni cezbe dip öldüreceksin!
Çok hassas ve bir incelik var senin
Dokunulması güç bir güzel tenin
Ben ne yapayım, nasıl dokunayım
Yaklaşıp şöyle sana yakın..
Defalarca koklayıp dursam!
Sen bana aldığım nefes, hayatsın!
Yavaşça eğildim yanı başına senin..
Ben içmesem de olur dedim sen içesin!
Mataramdaki suyu dibine döktüm!
O tepemizdeki yazın güneşi benim..
Beynime vurmuş, kaynıyor beynim
Birde sana olan ilgi ile o sevgim
Orada beni düşürüverdi anlamadım
Ne kadar ve sonrası ne zaman..
Kendime geldiğimi bilemiyorum
Birde ne göreyim ben, kendim..
Dalında öten bülbülünüm senin!
Alem-i Sır
Ben bir gezgin, dervişim
Sense açan yaz gülüsün
Bir yerden geçerken..
Rastladığım bir bahçeden
Bir gül kokusu aldım
O ne koku aman Allah’ım
Bir nefesimle sar-hoşum!
Âlem-i Dünyada ben ne hoşum
Bu koku nerden?..diyerek baktım
Bir oyana bir buyana sarsıldım
Gönül dedi ki bana; eyy!..dervişim!
Rahat ol nedir senin bu işin..
Dikil şöyle, hele al bir nefesin
Ve dikkat eyle kokuya işte o senin
Beynine giren hoş koku gelen yerin
İşte, orada bir gül var ona yönelesin!
Hıı..dedim bir nefes içime aldım
Ona doğru yüzümü döndüm..
Yürüdüm sanki bir ömür yürüdüm..
Birde ne buldum Allah’ım bir gülüm!
O ne güzellik, zerafet ve renklerin..
Hele yaydığın o koku ve esintin..
Sen, anlatılamayacak kadar güzelsin!
Bana karşı sanki bir bakış vermişsin
Beni cezbe dip öldüreceksin!
Çok hassas ve bir incelik var senin
Dokunulması güç bir güzel tenin
Ben ne yapayım, nasıl dokunayım
Yaklaşıp şöyle sana yakın..
Defalarca koklayıp dursam!
Sen bana aldığım nefes, hayatsın!
Yavaşça eğildim yanı başına senin..
Ben içmesem de olur dedim sen içesin!
Mataramdaki suyu dibine döktüm!
O tepemizdeki yazın güneşi benim..
Beynime vurmuş, kaynıyor beynim
Birde sana olan ilgi ile o sevgim
Orada beni düşürüverdi anlamadım
Ne kadar ve sonrası ne zaman..
Kendime geldiğimi bilemiyorum
Birde ne göreyim ben, kendim..
Dalında öten bülbülünüm senin!
Alem-i Sır