Bulantı - Jean Paul Sartre

Konu sahibi son olarak 3965 gün önce görüldü


20. yüzyılın önde gelen aydınlarından Jean-Paul Sartre, romanları, oyunları ve düşünce yazılarıyla varoluşçuluk düşüncesini olduğu kadar bütün bir yüzyılı da derinden etkilemiştir.

Bulantı, 20. yüzyılın en etkili düşünürlerinden Jean-Paul Sartre'ın ilk romanı. Bireyin kökten özgürlüğünü vurgulayan varoluşçu akımın sözcülüğünü üstlenen Sartre, adını 1938'de yayımlanan bu romanıyla duyurmuştu. Günlük biçiminde yazdığı bu kitabında, romanın kahramanı Roquentin'in dünya karşısında duyduğu tiksintiyi anlatıyordu. Bu tiksinti yalnızca dış dünyaya değil, Roquentin'in kendi bedenine de yönelikti. Kimi eleştirmenler romanı hastalıklı bir durumun, bir tür nevrotik kaçışın ifadesi olarak değerlendirdilerse de, Bulantı, yansıttığı güçlü bireyci ve toplum karşıtı düşüncelerle, sonradan Sartre'ın felsefesinin temellerini oluşturacak birçok konuya yer veren özgün bir yapıttı. "Varoluş"la yüz yüze gelen Roquentin'in geçirdiği değişimi anlatan Bulantı, varoluşçuluğun kült kitaplarından biri oldu. 20. yüzyıl roman sanatında da önemli bir yeri olan bu kitabı, Selâhattin Hilâv'ın usta işi çevirisiyle sunuyoruz.​
 
Bknz: La nausee

Hayatımda okuduğum en güzel kitaplardan biridir Sartre hayranligim da bu kitapla başlamıştır. Varoluşun ne olduğunu sorguladigi bir cümle var kitap ta.

"Özlerini değişime uğratmadan, nesnelere dışarıdan eklenen boş bir biçimdir. "
 
"Şimdi anlıyorum; geçen gün deniz kıyısında bir taşı elimde tutarken, ne hissettiğimi daha iyi hatırlıyorum. Tatsız bir bulantı anıydı. Ne de tatsız şeydi öyle! Ve taştan geliyordu, bundan eminim taştan ellerime geçiyordu. Evet böyleydi. Tamamiyle böyle. Ellerin içinde bir çeşit bulantı.

Derken, taştan ellerini bulantı denen şeyin geçtiğini zannediyor, ve onu sıfatlandırıyor, biçimlendiriyor. Antoine her şeyle birlikte yaşıyor herkesi her şeyi kendine arkadaş, dost olarak görüyor.

Nesnelerin her biri diğerlerine karşı varlar, gazeteyi bırakıyorum, ev fışkırıyor önüme; o da var önümde, uzayıp giden duvarı geçiyorum, uzayıp giden duvarla varım."
 
Kitapligimin bastaci kitaplardan.
Okurken ruh halinize dikkat edin , psikolojiniz bozuk bir anda okumamanizi tavsiye ederim.
 
Geri