-
- Katılım
- Ekim 30, 2014
-
- Mesajlar
- 40,996
-
- Tepkime puanı
- 18,435
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Kapadokya
Baba!
Yokluğun ne kadar ağır geldi şu omuzlarıma.
Taşıyamaz oldum hayatı... Hayatımı... Beni... Sensizliği...
Sen yoksan, ben bir hayatta olmuşum, benim bir hayatım olmuş ne fark eder ki? olmasın sensiz bir hayat '' Bat Dünya Bat. ''
Ben en son sana adamıştım hayatımı, sende bir şey söylemeden, haber vermeden çekip gittin.
'' Bensiz yaşayabilir misin, bu hayata kafa tutabilir misin, kötüye karşı ayakta durabilir misin? '' diye, sormadın. Neden sormadın ki?
Sorsaydın; gücüm varsa da yok olurdu, ayakta dursam da düşerdim ayaklarının dibine. Öperdim ayaklarının altını, beni bırakma diye yalvarır yakarırdım. O zaman gidemezdin değil mi ? Gitmezdin... Kıyamazdın... Çünkü ben biriciğindim...
Baba!
Hatırlıyor musun; beş-on yaşlarındaydım, tuttun elimden ve beni ilk kez hayat denen bu dünya ile tanıştırdın. '' Bak dedin, bu iyi , bu kötü. Bunları yaparsan sevilir, yapmazsan sevilmezsin '' demiştin.
Bir şeyi eksik yaptın Baba! Sensiz bu hayatta; iyiyi, kötüyü nasıl ayıracağımı öğretmedin. Neden ?
Ben sensiz bugünümü, yarını mı bile ayırt edemez oldum.
Bugün günlerden Pazartesi mi, Salı mı ? onu bile karıştırıyorum.
Yoksa bugün günlerden Babasızlık mı?
Attığım adımlarımı, beni mezarına götürüyor diye kırasım var.
Niye gülen yüzüne, kendimi gördüğüm ve bana en büyük sevgiyle bakan gözlerine getirmiyor? Bu dünyaya sensiz körüm, ben senin gözlerin varken, kendi gözlerimden kendimi görmek istemiyorum.
Ulan dünya! Bat... Bat...
Babamı benden kopardın ya daha ne diyeyim ki sana!
Bekleme benden öyle afili sözler dünya!
Sen var ya sen; kimine gerçek, kimine fani. Kimine tatlı, bana acı ve bana babasızlığı yaşattın ya; mahşer günü yakandayım dünya. Elbet hesap sormak sırası bana da gelir.
Dünya! Sen, bir kıyamet günü yaşayacaksın diye, bana her gün kıyamet yaşatıyor, yaşatacaksın. Onun için attığım adımlar haramdır sana Dünya...
Bugün içimin, Babasız/lığının Kıyameti bir kez daha koptu.
Bugün günlerden Babasızlık...
Gökhan Babacan
Yokluğun ne kadar ağır geldi şu omuzlarıma.
Taşıyamaz oldum hayatı... Hayatımı... Beni... Sensizliği...
Sen yoksan, ben bir hayatta olmuşum, benim bir hayatım olmuş ne fark eder ki? olmasın sensiz bir hayat '' Bat Dünya Bat. ''
Ben en son sana adamıştım hayatımı, sende bir şey söylemeden, haber vermeden çekip gittin.
'' Bensiz yaşayabilir misin, bu hayata kafa tutabilir misin, kötüye karşı ayakta durabilir misin? '' diye, sormadın. Neden sormadın ki?
Sorsaydın; gücüm varsa da yok olurdu, ayakta dursam da düşerdim ayaklarının dibine. Öperdim ayaklarının altını, beni bırakma diye yalvarır yakarırdım. O zaman gidemezdin değil mi ? Gitmezdin... Kıyamazdın... Çünkü ben biriciğindim...
Baba!
Hatırlıyor musun; beş-on yaşlarındaydım, tuttun elimden ve beni ilk kez hayat denen bu dünya ile tanıştırdın. '' Bak dedin, bu iyi , bu kötü. Bunları yaparsan sevilir, yapmazsan sevilmezsin '' demiştin.
Bir şeyi eksik yaptın Baba! Sensiz bu hayatta; iyiyi, kötüyü nasıl ayıracağımı öğretmedin. Neden ?
Ben sensiz bugünümü, yarını mı bile ayırt edemez oldum.
Bugün günlerden Pazartesi mi, Salı mı ? onu bile karıştırıyorum.
Yoksa bugün günlerden Babasızlık mı?
Attığım adımlarımı, beni mezarına götürüyor diye kırasım var.
Niye gülen yüzüne, kendimi gördüğüm ve bana en büyük sevgiyle bakan gözlerine getirmiyor? Bu dünyaya sensiz körüm, ben senin gözlerin varken, kendi gözlerimden kendimi görmek istemiyorum.
Ulan dünya! Bat... Bat...
Babamı benden kopardın ya daha ne diyeyim ki sana!
Bekleme benden öyle afili sözler dünya!
Sen var ya sen; kimine gerçek, kimine fani. Kimine tatlı, bana acı ve bana babasızlığı yaşattın ya; mahşer günü yakandayım dünya. Elbet hesap sormak sırası bana da gelir.
Dünya! Sen, bir kıyamet günü yaşayacaksın diye, bana her gün kıyamet yaşatıyor, yaşatacaksın. Onun için attığım adımlar haramdır sana Dünya...
Bugün içimin, Babasız/lığının Kıyameti bir kez daha koptu.
Bugün günlerden Babasızlık...
Gökhan Babacan