-
- Katılım
- Kasım 5, 2010
-
- Mesajlar
- 11,182
-
- Çözümleri
- 2
-
- Tepkime puanı
- 5,027
-
- Puanları
- 354
Beyoğlu Belediyesi’nin 150. yılı dolayısıyla İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) ve Beyoğlu Belediyesi işbirliğiyle düzenlenen “Beyoğlu’nun Dünü, Bugünü, Yarını” sempozyumu sona erdi.
Sempozyumun ikinci ve son günü, “Sanat Ortamı” başlıklı oturumla başladı. Başkanlığını İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Şakir Eczacıbaşı’nın üstlendiği oturumun ilk konuşmacısı Prof. Dr. Dikmen Gürün, Beyoğlu’nda sinema ve tiyatro hayatını binalar üzerinden anlattı. Gürün konuşmasında Harbiye Muhsin Ertuğrul ve Taksim sahnelerinin kapatıldığı, AKM’nin yıkım kararının uzun süre gündemde kaldığı günümüzde, 1800’lerde aynı bölgenin Avrupa kentleriyle yarışacak nitelikte tiyatro binalarıyla dolu olduğunu vurguladı. Engin Özendes, keşfinden birkaç ay sonra Fransız gezgin fotoğrafçılar kanalıyla İstanbul’a gelen fotoğrafın Beyoğlu merkezli gelişimini anlattı. Doğan Hızlan da Beyoğlu’nun edebiyata etkilerinden söz etti. Eczacıbaşı ise, “Eski Beyoğlu yok” yakınmalarına değindi ve bu görüşe neden katılmadığını şöyle açıkladı:
“Eski Beyoğlu tabii olmayacak, aksi takdirde geri kalmış oluruz. Eski günleri özlüyorum ama bu özel meselem... Benim yaşımdakilerin hoşuna gitmeyebilir, ama bugün Beyoğlu’nun eskiye oranla çok üstünlükleri var.”
Sempozyumun ikinci ve son günü, “Sanat Ortamı” başlıklı oturumla başladı. Başkanlığını İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Şakir Eczacıbaşı’nın üstlendiği oturumun ilk konuşmacısı Prof. Dr. Dikmen Gürün, Beyoğlu’nda sinema ve tiyatro hayatını binalar üzerinden anlattı. Gürün konuşmasında Harbiye Muhsin Ertuğrul ve Taksim sahnelerinin kapatıldığı, AKM’nin yıkım kararının uzun süre gündemde kaldığı günümüzde, 1800’lerde aynı bölgenin Avrupa kentleriyle yarışacak nitelikte tiyatro binalarıyla dolu olduğunu vurguladı. Engin Özendes, keşfinden birkaç ay sonra Fransız gezgin fotoğrafçılar kanalıyla İstanbul’a gelen fotoğrafın Beyoğlu merkezli gelişimini anlattı. Doğan Hızlan da Beyoğlu’nun edebiyata etkilerinden söz etti. Eczacıbaşı ise, “Eski Beyoğlu yok” yakınmalarına değindi ve bu görüşe neden katılmadığını şöyle açıkladı:
“Eski Beyoğlu tabii olmayacak, aksi takdirde geri kalmış oluruz. Eski günleri özlüyorum ama bu özel meselem... Benim yaşımdakilerin hoşuna gitmeyebilir, ama bugün Beyoğlu’nun eskiye oranla çok üstünlükleri var.”