Bücür Zürafa
İstanbul Gülhane Parkı’ndaki hayvanat bahçesinde zürafalar için oldukça geniş bir yer ayrılmıştı.
Burada anne ve baba zürafa ile iki yavru zürafa kalıyordu. Onlar gün boyu salına salına geziyorlar, ziyaretçiler de onları seyrediyordu. Anne ve baba zürafa yıllardır burada bulundukları için bu hayata alışmışlardı. Artık Doğada yaşamayı çoktan unutmuşlardı Fakat yavru zürafaların canı çok sıkılıyordu. Devamlı kafes gibi bir yede kapalı olarak yaşamak onlara zor geliyordu hergün babalarına “ Babacığım, bizler burada daha ne kadar zaman kalacağız? Bizleri masallarda anlattığın o güzel yerlere ne zaman götüreceksin? “ diye sızlanıp duruyorlardı
Bir gün yavru zürafalardan biri baba zürafaya bir soru sordu: “ Babacığım, bizler buraya nasıl geldik, kim getirdi bizi buralara hapsetti “ Bunun üzerine baba zürafa: “ Bundan yıllar önce, buralardan çok uzaklarda yaşamış dedenizi bücür zürafayı anlatacağım sizlere “ dedi. “ O zaman buralara nasıl geldiğimizi.öğreneceksiniz Zürafalar hep uzun boylu, boyunlu olurlar, fakat dedeniz doğduğunda da küçükmüş. Yıllar geçmiş, yaşı büyümüş, boyu büyümemiş. Yaşının büyüdükçe bir sirk yıldızı olmaya karar vermiş Bücür zürafa bu isteğine ulaşabilmek için yaşadığı ormanda gösteriler düzenlemeye başlamış. Orman hayvanları bücür zürafanın gösterilerini ilgiyle onun yaptığı hayvan taklitlerini zevkle seyretmişler.
Günlerden bir gün ormana avcılar gelmiş. Bu avcılar yakaladıkları hayvanları hayvanat bahçesine götüreceklermiş.Bücür zürafayı gösteri yaparken görmüşler. Bücür zürefanın gösterilerini seyreden avcılar zürafanın gösterisini çık beğenmişler ve zürafayı yakalamak için peşine düşmüşler Zürafayı ararkende bir taraftanda konuşuyorlarmış bücür zürafa saklandığı yerden avcıların konuşmalarını dinlemiş bakmışki avcılar sirke vermek için yakalamak istiyor Benim için kaçırılmaz bir fırsat bu diyerek güle oynaya avcıların karşısına çıkmış Bücür zürafa hayvanat bahçesine getirilince bu bölüme konmuş.Burada annemle birbirlerine aşık olmuşlar . Aradan zaman geçmiş, ben doğmuşum. Küçüklüğümü hatırlıyorum da şu demir parmaklıkların arkası bücür zürafayı görmeye gelen insanlarla dolardı. Babamda kendisini görmeye gelen insanlara gösteriler yapardı onları daha çok eğlendirirdi Bir gün sirkin sahibi babamın adını duymuş ve babamı görmeye gelmiş Bir süre bücür zürafayı seyrettikten sonra iyi bir yetenek olduğuna karar vermiş ve hayvanat bahçesinden alıp götürmüş Bücür zürafa sayesinde sirkin sahibi çok güzel para kazanmaya başlamış Gittiği her yerde on gün kalan ve geceleri bir gösteri sunan sirk, bücür zürafa sayesinde seyirci patlamasına uğruyormuş günde dört beş gösteri sunar hale gelmiş. Sirk o yıl bir ay burada gösterilerine devam etti Ertesi yıl sirk geldiğinde babam bücür zürafa buraya uğradı. Beni, annemi ve arkadaşlarını görmeye gelmişti. Çok sevindik. Yanımızda iki saat kadar kaldı. Pek çok ülkede gösteriler yaptıklarını , gittikleri her yerde yoğun bir ilgiyle karşılaştıklarını anlattı. Sirk yıldızı olmak istemişti ve artık mutluydu. Şimdi anladınız mı yavrularım, buralara nasıl geldiğimizi, kimlerin getirdiğini? “
Yavru zürafalar sanki ağız birliği etmişlerdi aynı sözü söylemek için: “ Evet anladık babacığım, hem de çok iyi anladık “ dediler ve birbirlerine bakarak kıkır kıkır güldüler. Ortada reddedilmez bir gerçek vardı. Azmin başaramayacağı hiçbir şey olamazdı. Yeter ki gerçekten istenmeliydi. İşte yavru zürafalar bücür zürafanın izinden gittiler. Akşamları gökyüzüne dikkatle bakarsanız yıllar sonra birer yıldız olacak iki yavru zürafanın göz kırptıklarını görürsünüz.
İstanbul Gülhane Parkı’ndaki hayvanat bahçesinde zürafalar için oldukça geniş bir yer ayrılmıştı.
Burada anne ve baba zürafa ile iki yavru zürafa kalıyordu. Onlar gün boyu salına salına geziyorlar, ziyaretçiler de onları seyrediyordu. Anne ve baba zürafa yıllardır burada bulundukları için bu hayata alışmışlardı. Artık Doğada yaşamayı çoktan unutmuşlardı Fakat yavru zürafaların canı çok sıkılıyordu. Devamlı kafes gibi bir yede kapalı olarak yaşamak onlara zor geliyordu hergün babalarına “ Babacığım, bizler burada daha ne kadar zaman kalacağız? Bizleri masallarda anlattığın o güzel yerlere ne zaman götüreceksin? “ diye sızlanıp duruyorlardı
Bir gün yavru zürafalardan biri baba zürafaya bir soru sordu: “ Babacığım, bizler buraya nasıl geldik, kim getirdi bizi buralara hapsetti “ Bunun üzerine baba zürafa: “ Bundan yıllar önce, buralardan çok uzaklarda yaşamış dedenizi bücür zürafayı anlatacağım sizlere “ dedi. “ O zaman buralara nasıl geldiğimizi.öğreneceksiniz Zürafalar hep uzun boylu, boyunlu olurlar, fakat dedeniz doğduğunda da küçükmüş. Yıllar geçmiş, yaşı büyümüş, boyu büyümemiş. Yaşının büyüdükçe bir sirk yıldızı olmaya karar vermiş Bücür zürafa bu isteğine ulaşabilmek için yaşadığı ormanda gösteriler düzenlemeye başlamış. Orman hayvanları bücür zürafanın gösterilerini ilgiyle onun yaptığı hayvan taklitlerini zevkle seyretmişler.
Günlerden bir gün ormana avcılar gelmiş. Bu avcılar yakaladıkları hayvanları hayvanat bahçesine götüreceklermiş.Bücür zürafayı gösteri yaparken görmüşler. Bücür zürefanın gösterilerini seyreden avcılar zürafanın gösterisini çık beğenmişler ve zürafayı yakalamak için peşine düşmüşler Zürafayı ararkende bir taraftanda konuşuyorlarmış bücür zürafa saklandığı yerden avcıların konuşmalarını dinlemiş bakmışki avcılar sirke vermek için yakalamak istiyor Benim için kaçırılmaz bir fırsat bu diyerek güle oynaya avcıların karşısına çıkmış Bücür zürafa hayvanat bahçesine getirilince bu bölüme konmuş.Burada annemle birbirlerine aşık olmuşlar . Aradan zaman geçmiş, ben doğmuşum. Küçüklüğümü hatırlıyorum da şu demir parmaklıkların arkası bücür zürafayı görmeye gelen insanlarla dolardı. Babamda kendisini görmeye gelen insanlara gösteriler yapardı onları daha çok eğlendirirdi Bir gün sirkin sahibi babamın adını duymuş ve babamı görmeye gelmiş Bir süre bücür zürafayı seyrettikten sonra iyi bir yetenek olduğuna karar vermiş ve hayvanat bahçesinden alıp götürmüş Bücür zürafa sayesinde sirkin sahibi çok güzel para kazanmaya başlamış Gittiği her yerde on gün kalan ve geceleri bir gösteri sunan sirk, bücür zürafa sayesinde seyirci patlamasına uğruyormuş günde dört beş gösteri sunar hale gelmiş. Sirk o yıl bir ay burada gösterilerine devam etti Ertesi yıl sirk geldiğinde babam bücür zürafa buraya uğradı. Beni, annemi ve arkadaşlarını görmeye gelmişti. Çok sevindik. Yanımızda iki saat kadar kaldı. Pek çok ülkede gösteriler yaptıklarını , gittikleri her yerde yoğun bir ilgiyle karşılaştıklarını anlattı. Sirk yıldızı olmak istemişti ve artık mutluydu. Şimdi anladınız mı yavrularım, buralara nasıl geldiğimizi, kimlerin getirdiğini? “
Yavru zürafalar sanki ağız birliği etmişlerdi aynı sözü söylemek için: “ Evet anladık babacığım, hem de çok iyi anladık “ dediler ve birbirlerine bakarak kıkır kıkır güldüler. Ortada reddedilmez bir gerçek vardı. Azmin başaramayacağı hiçbir şey olamazdı. Yeter ki gerçekten istenmeliydi. İşte yavru zürafalar bücür zürafanın izinden gittiler. Akşamları gökyüzüne dikkatle bakarsanız yıllar sonra birer yıldız olacak iki yavru zürafanın göz kırptıklarını görürsünüz.