Bu vatana nasıl kıydınız ?
Erdoğan Balıkesirdeki konuşmasında ( 28 Şubat 2014 ) Ankara'da ODTÜ'lü öğrencilerin ve mahalle halkının karşı çıktığı 1071 Malazgirt adlı bulvarın açılışına dair "Ankara’da bir bulvar açtık. Kimlere rağmen o solculara rağmen. Onlar ateist. Bunlar terörist. Ama CHP bunlara bizim gençler diyor.
Demişti..
Erdoğan, TBMM’de düzenlenen 15 Temmuz töreninde yaptığı konuşmasında darbe girişiminde bulunanlara ve muhalefete yüklendikten sonra Nazım Hikmet'in “Bu vatana nasıl kıydınız” şiirini okudu.
Erdoğan, Nazım'ın şiirini okudu ama Nazım Hikmet'in solcu olduğunu unuttu, Şiirin ise kime yazıldığından habersizdi.
Bu vatana nasıl kıydınız ?
İnsan olan vatanını satar mı?
Suyun içip ekmeğini yediniz.
Dünyada vatandan aziz şey var mı?
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?
Onu didik didik didiklediler,
saçlarından tutup sürüklediler.
götürüp kâfire : «Buyur…» dediler.
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?
Eli kolu zincirlere vurulmuş,
vatan çırılçıplak yere serilmiş.
Oturmuş göğsüne Teksaslı çavuş.
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?
Günü gelir çarh düzüne çevrilir,
günü gelir hesabınız görülür.
Günü gelir sualiniz sorulur :
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?
***
Ülkenin üzerinden buldozer geçmiş, toplumu ayakta tutacak en küçük kaleler bile yıkılmış, ülkesinin ve halkının mutluluğu dışında hiçbir ideali, hedefi olmayan solculara yaşama hakkı dahi tanınmamış, toplumsal vicdan ve adalet yok olmuş bu ülkede.
İşgal edilmedik devlet dairesi kalmadı…
Atatürk’ün kapıdan kovduğu şeyhler, şıhlar, tarikatlar, cemaatler bu kez bacadan içeri girdiler…
Çarşaflılar, türbanlılar, Suriyeliler, sakallılar, şalvarlılar, takkeliler kuşattı çevremizi… Ülke Arabistan’a döndü… Bir yandan da Atatürk’e saldırıyorlar…
İşsizlik, sefillik, yoksulluk, sağlık sorunları almış başını gitmiş… Hastanelerde tedavi olamıyorsun… İki ay, üç ay sonrasına gün veriyorlar sana…
Bir bakar mısınız? 7-8 yaşlarındaki çocukları ne hale getirdiler? Yeşil takkeli, türbanlı bebeler… Donuk donuk, çekingen, korkak gözlerle bakıyorlar çevrelerine…
Saklambaç, körebe, çelik çomak, misket oynamayı, gülmeyi, koşmayı unuttular…
Bayram hayalleri kurmayı, yastık altına ayakkabı saklamayı unuttular…
Şimdi haramiler ayakkabı kutularını dolarlarla dolduruyorlar…
Şimdi onların küçücük beyinleri şeytan, cin, peri, zebanilerle dolduruluyor … Geceleri kâbuslarla uyanıyorlar…
Ayakkabı kutularını dolarlarla dolduruyorlar…
Sıkışınca, zora girince de bu paraları hemen sıfırlıyorlar. Ne karışan vaarrr, ne görüşen… Ne itiraz eden vaaarrr, ne karşı koyan…
Yerli ve yabancı haramiler çakallar gibi, akbabalar gibi üşüşmüşler.
“Bunlar, Engerekler ve Çıyanlardır, Bunlar, Aşımıza, Ekmeğimize Göz koyanlardır…”
Ekmeğini, aşını, emeğini, terini satıyorlar.
Kanını, canını vatanını satıyorlar…
Hem de haraç mezat…
Görmüyor musun olup bitenleri ey halkım?
Duymuyor musun?
Bakmıyor musun? Neden sessizsin hâlâ?
Vatan elden gidiyor…
“Çanakkale geçilmez” diyordun bir zamanlar.
Artık geçiyorlar…
“Ya İstiklal, Ya ölüm” diyen sen değil miydin?
Karşı çıkanlar, muhalifler çeşitli tertiplerle, kumpaslarla cezalandırılacaklarmı?
Nasıl olsa yargı da siyasallaştırıldı… Tüm devlet kurumları şeyhlerle, şıhlarla dolduruldu… Hukuk devleti diye bişey kalmadı, Demokrasi bitti…
Daha da kötüsü
Daha da kötüsü ülkemizde çıkacak iç çatışmalara önlem olarak, birilerinin halkı silahlandırdığını, “Sivil kuvvetler” kurmaya çalıştığını biliyormusun? Mısır örnek alınarak, her hangi bir direniş hareketine karşı bu sivil güçlerin kullanılacağını biliyormusun?
Bu tam anlamıyla bir kargaşa, kaos yaratmak demektir…
Bu bozuk düzen böyle işlemeye devam edecekmi?
Erdoğan Balıkesirdeki konuşmasında ( 28 Şubat 2014 ) Ankara'da ODTÜ'lü öğrencilerin ve mahalle halkının karşı çıktığı 1071 Malazgirt adlı bulvarın açılışına dair "Ankara’da bir bulvar açtık. Kimlere rağmen o solculara rağmen. Onlar ateist. Bunlar terörist. Ama CHP bunlara bizim gençler diyor.
Demişti..
Erdoğan, TBMM’de düzenlenen 15 Temmuz töreninde yaptığı konuşmasında darbe girişiminde bulunanlara ve muhalefete yüklendikten sonra Nazım Hikmet'in “Bu vatana nasıl kıydınız” şiirini okudu.
Erdoğan, Nazım'ın şiirini okudu ama Nazım Hikmet'in solcu olduğunu unuttu, Şiirin ise kime yazıldığından habersizdi.
Bu vatana nasıl kıydınız ?
İnsan olan vatanını satar mı?
Suyun içip ekmeğini yediniz.
Dünyada vatandan aziz şey var mı?
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?
Onu didik didik didiklediler,
saçlarından tutup sürüklediler.
götürüp kâfire : «Buyur…» dediler.
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?
Eli kolu zincirlere vurulmuş,
vatan çırılçıplak yere serilmiş.
Oturmuş göğsüne Teksaslı çavuş.
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?
Günü gelir çarh düzüne çevrilir,
günü gelir hesabınız görülür.
Günü gelir sualiniz sorulur :
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?
***
Ülkenin üzerinden buldozer geçmiş, toplumu ayakta tutacak en küçük kaleler bile yıkılmış, ülkesinin ve halkının mutluluğu dışında hiçbir ideali, hedefi olmayan solculara yaşama hakkı dahi tanınmamış, toplumsal vicdan ve adalet yok olmuş bu ülkede.
İşgal edilmedik devlet dairesi kalmadı…
Atatürk’ün kapıdan kovduğu şeyhler, şıhlar, tarikatlar, cemaatler bu kez bacadan içeri girdiler…
Çarşaflılar, türbanlılar, Suriyeliler, sakallılar, şalvarlılar, takkeliler kuşattı çevremizi… Ülke Arabistan’a döndü… Bir yandan da Atatürk’e saldırıyorlar…
İşsizlik, sefillik, yoksulluk, sağlık sorunları almış başını gitmiş… Hastanelerde tedavi olamıyorsun… İki ay, üç ay sonrasına gün veriyorlar sana…
Bir bakar mısınız? 7-8 yaşlarındaki çocukları ne hale getirdiler? Yeşil takkeli, türbanlı bebeler… Donuk donuk, çekingen, korkak gözlerle bakıyorlar çevrelerine…
Saklambaç, körebe, çelik çomak, misket oynamayı, gülmeyi, koşmayı unuttular…
Bayram hayalleri kurmayı, yastık altına ayakkabı saklamayı unuttular…
Şimdi haramiler ayakkabı kutularını dolarlarla dolduruyorlar…
Şimdi onların küçücük beyinleri şeytan, cin, peri, zebanilerle dolduruluyor … Geceleri kâbuslarla uyanıyorlar…
Ayakkabı kutularını dolarlarla dolduruyorlar…
Sıkışınca, zora girince de bu paraları hemen sıfırlıyorlar. Ne karışan vaarrr, ne görüşen… Ne itiraz eden vaaarrr, ne karşı koyan…
Yerli ve yabancı haramiler çakallar gibi, akbabalar gibi üşüşmüşler.
“Bunlar, Engerekler ve Çıyanlardır, Bunlar, Aşımıza, Ekmeğimize Göz koyanlardır…”
Ekmeğini, aşını, emeğini, terini satıyorlar.
Kanını, canını vatanını satıyorlar…
Hem de haraç mezat…
Görmüyor musun olup bitenleri ey halkım?
Duymuyor musun?
Bakmıyor musun? Neden sessizsin hâlâ?
Vatan elden gidiyor…
“Çanakkale geçilmez” diyordun bir zamanlar.
Artık geçiyorlar…
“Ya İstiklal, Ya ölüm” diyen sen değil miydin?
Karşı çıkanlar, muhalifler çeşitli tertiplerle, kumpaslarla cezalandırılacaklarmı?
Nasıl olsa yargı da siyasallaştırıldı… Tüm devlet kurumları şeyhlerle, şıhlarla dolduruldu… Hukuk devleti diye bişey kalmadı, Demokrasi bitti…
Daha da kötüsü
Daha da kötüsü ülkemizde çıkacak iç çatışmalara önlem olarak, birilerinin halkı silahlandırdığını, “Sivil kuvvetler” kurmaya çalıştığını biliyormusun? Mısır örnek alınarak, her hangi bir direniş hareketine karşı bu sivil güçlerin kullanılacağını biliyormusun?
Bu tam anlamıyla bir kargaşa, kaos yaratmak demektir…
Bu bozuk düzen böyle işlemeye devam edecekmi?