bu ne kadar güzel bi başlık ya.
arka planına zong davasını alan gerçeklerden esinlenen tarihi belle filminde filmin sonlarına doğru yargıcın-dönemin adalet bakanı da olabilir- kölelikle ilgili yaptığı bir konuşma var. ne kadarı gerçek bilmiyoruz ama yargıç tarafından verilen kararı biliyoruz. o konuşmayı ben yapmalıydım ben! jdjdj
bir de afrikalı yönetmen, afrika sinemasının babası ousman sembene'nin kraliyet ödül töreninde yaptığı bir konuşma var, aman allahım. klas ayar.
ikisinin de beni en çok etkileyen yerlerini ekliyorum, meraklısına.
belle (lord mansfield):
..."sigortadan tazminat alabilmek için canlıları denize atmak yasal değildir. atılan can ister at olsun ister insan olsun, köle olup olmadıkları fark etmez. bu ne yasaldır ne de doğru bir uygulamadır. sadece maddi çıkar elde etmek için boğulan köleler üzerinde tazminat talebinde bulunarak bir dolandırıcılık girişiminde bulunulduğu açıkça ortadadır.
şahsi fikrim şudur ki kölelik müessesesi öyle aşağılık bir mertebededir ki bunun savunulacak bir yanı yoktur.
hak yerini bulsun, gökler başımıza yıkılsa dahi! (let justice be done though the heavens fall)
kararım sigortacıların lehinde. alt mahkemenin hükmünü bozuyorum."
ousman sembene:
..."siz kabul etmesiniz de bir afrikalı en az dünyanın herhangi bir yerindeki bir batılı kadar onurludur.
insan onurlu doğar.
ve hiçbir insanın kraliçelerin vereceği onura ihtiyacı yoktur."