Bu gidiş nereye..

Konu sahibi son olarak 13 gün önce görüldü
Son dönemlerde ülkede vaziyet şu:
- Adana'da şehir hastanesinde doktorlar gündüz vakti davullu zurnalı sıra gecesi düzenleniyor
- Hakimler hukukçular mahkemede Tiktok videosu çekip yüklüyor
- Köy meydanında yapılan sünnet düğününde çocukların önünde twerk dansı yapılıyor
- Savcı halı sahada tartıştığı öğretmenleri gözaltına aldırıyor
- İmamla müftü sosyal medyada herkese açık biçimde "falanca adamı nikahıma alıp karım yaparım" diye sohbet ediyorlar.
- Trafikte magandalık yapan, içinde hamile kadının olduğu arabanın aynasını kırıp kaputunda tepinen baklavacı baba oğulu polis komiseri kapıda karşılıyor.
- Bir rektörümüzün üç kızının, iki damadının ve bir yeğeninin aynı üniversitede akademisyen olduğu ortaya çıkıyor
- Merkezi sınavlarda yüksek puanlar alanlar mülakatta elenirken "etkili referanslar" bulanlar hızla yükseliyor.
- Merhamet, vicdan, iyi niyet, hüsn-ü zan, nezaket toplumdan giderek uzaklaşıyor.
- En küçük kıvılcımda Suriyelileri linç edip dükkanları yağmalamaya hazır kitleler tetikte bekliyor
- Cehalet gittikçe örgütlü hale geliyor hatta ödüllendiriliyor, her konuda hamaset ve linç kültürü hakim oluyor. Her konuda işin uzmanları ve alimler sosyal linç korkusundan konuşamaz hale geliyor.
- Bir toplumu bir arada tutacak en önemli değer olan 'adalet'e inanç gittikçe azalıyor, adalet sosyal medyadan sağlanıyor.
Özetle bireysel, toplumsal ve kurumsal bir anomi ve çıldırmışlık hâli yaşıyoruz.
Allah belamızı vermeden düzeliriz inşallah!..(ALINTI)
 
Devletin yönetim biçimi resmî ve gayri resmi yoldan degisti, degisirildi. Ortada devlet hafizasi diye birsey kalmadi kurumlar hallac pamugu gibi dagitildi.

Vasifsiz ve liyakatsiz insanlar guvenilir oldugunu dusundukleri icin devletin en onemli bürokratik kurumlarina atandilar, atanmaya devam ediyorlar.

En onemlisi ulke insani icin kutsal olan ve toplumsal hafizaya kazinmis “ ALLAH , Peygamber, din, vatan, beka vb. ( ki bu kelimelerin agirligi altinda ezilirsiniz) kelimelerin ici bosaltildi. En buyuk sorun bence budur.
 
Devletin yönetim biçimi resmî ve gayri resmi yoldan degisti, degisirildi. Ortada devlet hafizasi diye birsey kalmadi kurumlar hallac pamugu gibi dagitildi.

Vasifsiz ve liyakatsiz insanlar guvenilir oldugunu dusundukleri icin devletin en onemli bürokratik kurumlarina atandilar, atanmaya devam ediyorlar.

En onemlisi ulke insani icin kutsal olan ve toplumsal hafizaya kazinmis “ ALLAH , Peygamber, din, vatan, beka vb. ( ki bu kelimelerin agirligi altinda ezilirsiniz) kelimelerin ici bosaltildi. En buyuk sorun bence budur.

Koca bir-iki nesli ateist-deist yaptılar.
 
Çok güzel bir yazı olmuş. Toplumun durumu ortada önemli olan bu ülkeyi bu duruma getirenler ve gelecek çözüm önerileri ? Benim pek umudum olmasada umarım herşey değişir ve düzelir.
 
Osmanlı zihniyeti emevi zihniyetinin, emevi zihniyeti de cahiliye dönemi müşrik zihniyetinin devamıdır.
Bu zihniyet erk noktasında durmayı ve bu duruşun sürekliliğini sağlamak için insanları kendilerine kul etmeyi düstur bilirler.
Bu düsturu sağlamanın yolunun da korkudan geçtiğini iyi bilirler ve en iyi korkutma yönteminin de tabular üzerinden sağlanacağının farkındadırlar.
Bu noktadan başlayarak dini ve milli değerleri kendi çıkarları üzerine yontup kullanırlar.
ALLAH'ın emir ve yasakları arasına kendi yorumlarını karıştırırlar ve bunu maskelemek adına da KURAN'DAN DELİL GETİREMEYECEKLERİNİ BİLDİKLERİ İÇİN SÖZDE HADİSLERDEN GETİRİRLER.
Bu zihniyet düşünen toplumu sevmez. İrdeleyen toplumu sevmez. Şikayet edeni sevmez. Neden niçin gibi soruları da sevmezler. Sevdikleri tek şey kendi çıkarlarına ses çıkarmayan biat etmiş kalabalıklardır. M.Kemal'in yıkmaya çalıştığı zihniyet buydu işte ama maalesef son 20 yıldır kula kul olma hastalıklarının farkında olmayan bir kitle gaza getirilip sanki Osmanlı diriliş havasına sokuldu millet. Daha kendimize hayrımız yokken dünya liderliği pozlarına büründü birileri. ( papazı elleriyle teslim ederken neredeydi o asarım keserim havaları )
Velhasıl uzatmayayım bu gidişin yol tabelasında poka battık daha da batıyoruz yazıyor. Tabi idrakıyla okuyabilene...
 
Geri