Botanik Terimleri Sözlüğü

Konu sahibi son olarak 2619 gün önce görüldü
Botanik Terimleri Sözlüğü

-A-

Açık Tohumlu Bitki:
Tohum taslağı açıkta olan gerçek çiçek ve tohum taslağı bulundurmayan çiçeğe karşılık gelen kozalakların bulunduğu iğne yapraklı ağaç ve çalılardan oluşan bitkilerdir.

Açık Demet: Odun ve soymuk boruların arasında kambiyum bulunan demetlere açık demet denir.

Asimilasyon Kökleri:
Sıcak memleketlerde yaygın olan epifit bitkilerin gövdelerinden meydana gelen şerit seklindeki yassılaşmış köklerdir.

Asimilatif Gövde: Kurak yerlerde yetişen bazı bitkilerin yaprakları pulsu ve zarsı sekiler olarak asimilasyon görevi de görürler. Böyle gövdelereasimilatif gövde denir.



-B-

Bulbus (Soğan) :
Toprak altında gelişen çok kısalmış ve tabla adı verilen gövdenin etrafında dizilmiş pul denen etli yapraklarla örtülmüş tepe tomurcuğu taşıyan gövde tipidir.

Başçık: Erkek organın içinde polenlerini bulundurduğu kısımdır.

Bölünme:
Bir hücreli canlıların ikiye ayrılıp kendine benzer yeni canlılar oluşturmasına denir.

Bölünmez Doku: Bölünür dokunun farklılaşmasıyla oluşan kofulları çok sayıda çekirdekleri küçük hücrelerden oluşan hücreleri arasında boşluklar bulunan ve bazı hücreleri ölü olan dokulardır.

Bitki:
Tek veya çok hücreli genellikle klorofil içeren ve fotosentez yapan canlılara denir.

Bölünür Doku:
Sürekli mitoz bölünmeyle çoğalan kök gövde yaprak ve yan sürgün uçlarında bulunan küçük hücreli bol stoplazmalı büyük çekirdekli; küçük kofullu ince hücre çeperli hızlı metabolizmalı hücrelerden oluşan dokulardır.

Birincil Bölünür Doku: Kök ve gövde uçlarında bulunan bitkinin boyca uzamasını sağlayan bitki canlı kaldıkça embriyonik fazdaki bölünme özelliğini koruyan meristem dokudur.



CÇ-
Calyx:
Mercanlarda kalsiyum karbonat yapıda olan kase şeklindeki dış iskelet.

Cephalothorax: Baş ve gövdenin kaynaşmış hali.

Cercus (Serkus): Bazı canlı gruplarında vücudun sonunda görülen ve çeşitli şekillerde olabilen kuyruk benzeri uzantı.

Çanak Yaprak:
Çiçeğin en dışında bulunan genellikle yeşil renkli olan ve iç kısımdaki organ ve yapıları korumakla görevli kısımdır.

Çenek: Çim yaprakları kotiledon: Tohumlu bitkilerin tohumlarının çimlenmesiyle embriyolarından oluşan ilk yaprak ya da yaprakları.

Çimlenme: Tohumun uygun bir ortamda genç bitkiyi meydana getirmek üzere geçirdiği ilk değişmelere denir.

Çekme Kökleri: Bazı bitkilerin kökleri gelişimin bir evresinde kısalarak bitkinin toprak altı gövdesinin daha derinlere inmesini sağlarlar. Bu köklereçekme kökleri denir.


Çiçek Yaprak: Çiçek örtü yaprakları erkek organ veya dişi organ gibi yapılardır.

Çok yıllık bitki: Yaşamlarını iki yıldan fazla sürdüren bitkiler.

Çomak hücreleri Retinada bulunan ve beyaz ışığa karşı duyarlı olan çubuk
şeklindeki hücreler.



-D-

Damarlı Bitkiler:
İletim demeti bulunduran tohum veya spor oluşturabilen bitkilerdir.

Damarsız Bitkiler:
İletim demetleri olmayan sporla çoğalabilen bitkilerdir.

Damarlı Sporlu Bitki:
İletim demeti olan üreme için spor bulunduran genellikle gerçek kök gövde ve yaprağı bulunmayan bitkilerdir.

Damarlı Tohumlu Bitki:
İletim demeti olan tohum taslağı bulunduran bitkilerdir.

Dikotil (Çift Çenekli) :
Embriyolarında çift çenek yaprağı bulunan yaprakları genellikle ağsı damarlı çok yıllık odunsu bitkilerdir.

Diffüzyon:
Maddelerin çok yoğun bulunduğun ortamdan az yoğun bulunduğu ortama doğru geçişidir.

Depo Yapraklar:
Bazı soğanlı bitkilerdeki besin ve su depo eden etli yapraklardır.

Diken Yapraklar:
Bitkilerin bazılarının dış etkenlerden korunmak için diken şeklini almış yapraklarıdır.

Diken Gövde:
Kısa ve uzun sürgünlerin diken şeklini almasıyla oluşan gövde tipidir.

Diken Kökler:
Köklerin diken seklini alarak koruyucu bir görev yapan sekline denir.

Destek Kökleri:
Bazı bitkilerin yumuşak olan topraklara iyice bağlanmasını sağlayan
gövdeden meydana gelen ek köklerdir.

Dişicik Tepesi:
Yumurtalığın en üst kısmına denir.

Dişicik Borusu:
Polenlerin ovaryuma gitmesini sağlayan dişi organın ince uzun kısmıdır.

Dişi Organ:
Çiçeğin en iç kısmında çiçek tablasının ortasında bulunan dişicik tepesi dişicik
borusu ve yumurtalıktan oluşan çiçek kısmıdır.

Döllenme:
Dişi üreme hücresi ile erkek üreme hücresinin birleşmesine döllenme denir.

Destek Doku: Bitkilere sekil ve destek veren çeperleri fazla kalınlaşmış ve dayanıklı hücrelerden oluşan dokuya denir.

Depo Kökler: Birçok bitkide besin maddelerinin depo edildiği köktür.

Depo Parankiması: Kök gövde tohum ve meyve gibi organlarda bulunan su ve besin depolayan temel dokudur
 
-E-

Effektör:


Sinir hücrelerinin bağlı olduğu ve sinirsel uyarılara karşı verilen cevabın yerine getirildiği bez kas hücre veya organlar sonuçlandırıcı organlar.


Egzotik:


Yerli olmayan canlılar.

Ekoloji:

Organizmalarla çevrelerini ve bu iki varlık arasındaki karşılıklı ilişkileri araştıran bilim dalı. Doğanın yapısını ve işlevini araştıran bilim dalı.

Ekosistem:

Doğadaki canlı ve cansız varlıkların karşılıklı etkileşim bağlarıyla oluşturdukları sistem

Ektoderm:

Embriyo gelişimi sırasında oluşan 3 tabakadan en dışta olanı dış deri.

Ektoparazit:

Başka bir canlının vücudu üzerinde parazit olarak yaşayan canlı dış parazit.

Ektoplazma:

Hücre içerisindeki sitoplazmanın çevresel veya dış bölgesi dış plazma.

Ekzoenzim:

Dış ortama salgılanan enzim.

Elytra:

Kın kanat kitinleşmişi kanat yapısı.

Embriyo:

Zigotun gelişmesiyle oluşan genç organizma.

Endemik:

Belirli bölgeye ait canlı türleri.

Endoderm:

Embriyo gelişimi sırasında oluşan 3 tabakadan en içte olanı iç deri.

Endoparazit:

Bir canlının vücudunun içinde parazit olarak yaşayan organizma.

Endopeptidaz:

Protein molekülünün iç bağlarını hidrolize uğratan bir proteinaz türü.

Endoplazma:

Hücre içerisindeki sitoplazmanın orta veya iç bölgesi iç plazma.

Enfektif:

Enfeksiyona neden olabilme yeteneğine sahip.

Enfeksiyon:

Bakteri virüs mantar ya da protozoonların organizmaya girmesi durumu.

Enterosöl sölom:

Embriyonik gelişim sırasında arkenteron tavanında her iki yanda cepler oluşur. Daha sonra arkenteron ile bağlantılarını yitiren bu cepler endoderm ve ektoderm arasında ara bir doku halinde gelişir. Bu ceplerin içindeki boşluklar bağırsaktan türediği için “enterosöl" adını alır. Sindirim sisteminden meydana gelen cep şeklindeki vücut boşluklarıdır.

Entogami:

Böcekler yoluyla tozlaşma.

Epidermal:

Epidermisten köken alan epidermis yapısından olan.

Epidermis:

Epitel dokunun en üst tabakası (genellikle vücudun en dış yüzeyini örten doku tabakası) üst deri.

Epifiz:

Beynin tabanında bulunan bir iç salgı bezi.

Epigeik:

Toprak üzerinde gelişen.

Epitel:

Hayvanlarda organizmanın vücut dışını ve iç organlarını astarlayan doku.

Erdişi:

Çift cinsiyetli hermafrodit.

Eşey Hücresi:

Üremeden sorumlu hücre gamet.

Eşeyli üreme:

Erkek ve dişi bireylerin üreme hücrelerinin birleşmesiyle meydana gelen üreme.

Eşeysel dimorfizm:

Erkek ve dişi eşeyler arasında vücut boyutu ve şekli renk veya desen bakımından farklılıklar görülmesi durumu.

Eşeysiz üreme:

Erkek ve dişi bireylerin ayrı üreme hücrelerinin söz konusu olmadığı tamamen benzer genetik yapıda bireylerin oluşumunu sağlayan üreme tipi.

Eucoelomata:

Gerçek sölom boşluğuna sahip canlılar. Endoderm ve ektoderm arasındaki boşluk tamamen mezoderm ile astarlanmıştır.

Eutely:

Canlının hayatı boyunca vücudunda bulunacak hücre sayısının sabit olması.

Evcik:

Bazı çiçeklerde tohumların saklı bulundukları oyuklar.
 
-F-

Fagositoz: Büyük parçacıkların (besinlerin veya yok edilecek olan yabancı maddelerin) yalancı ayaklar yardımıyla hücre içerisine alınması.

Farinks: Ağız ve burun boşluklarıyla gırtlak ve yemek borusu arasındaki boşluk yutak.

Fauna: Belirli bir ortamdaki hayvan türlerinin tümü.

Femur: Uyluk kemiği.

Feromon: Alan belirlenmesi topluluk içinde hiyerarşik düzenin sağlanması ve üreme döneminde eşlerin birbirini bulması gibi durumlarda etkili olan"dış hormon" olarak da adlandırılabilen kimyasallar.

Filotaksis: Gövde ekseni üzerinde yaprakların diziliş şekli.

Fitoplankton: Suda pasif olarak hareket eden (yer değiştiren) ve bitkisel özellik gösteren organizmalar.

Floem: Bitkilerde organik besin taşıyan borular soymuk boruları.

Flora: Belirli bir alanda bulunan bitkilerin tümü. Bakteriler için de flora kelimesi kullanılır.

Folikül: Küçük kese şeklindeki yapıların genel adı.

Fosil: Günümüzde yaşamayan canlıların eski devirlerden kalma taşlaşmış kalıntıları.

Foto-ototrof: Işık enerjisini kullanarak ihtiyacı olan organik besin maddelerini üretebilen canlılar.

Fotoreseptör: Işığa duyarlı almaçlar.

Fotosentez: Klorofil taşıyan hücrelerde görülen ışık enerjisinin kullanılmasıyla su ve karbondioksitten organik madde sentezlenmesiyle sonuçlanan tepkimeler zinciri.

Fototaksi: Işığa bir cevap olarak yapılan yönlenme hareketi.
 
-G-

Gal:

Bitkilerde böcek ya da mantar gibi organizmaların neden olduğu anormal gelişen yapılar.

Gamet:

Üreme hücresi eşey hücresi.

Gastrodermal:

Gastrodermisten köken alan gastrodermis özelliklerini taşıyan.

Gen:

DNA molekülünün ortalama 1500 nukleotitten oluşmuş canlının kalıtsal özelliklerinden herhangi birini taşıyan parçası. Kalıtımın temel fiziksel ve işlevsel birimi. Her gen protein veya RNA molekülü gibi özel bir işlev taşıyan kromozomların belli bir noktasındaki nükleotid dizilerinden oluşur.

Genom:

Bir organizmanın sahip olduğu genetik şifrelerin tamamı.

Gonad:

Eşey hücrelerinin üretildiği organlar eşey organları.

Gonopor:

Eşey açıklığı eşey organlarının vücut dışına açıldığı delik.

Geotropizma: Bitkilerin yerçekimi etkisine karşı gösterdiği irkilmelere denir.

Gövde: Gelişmiş bitkilerde genellikle bitkinin toprak üstünde kalan yaprak ve üreme organlarını taşıyan silindir biçimli çoğu kez dallanma gösteren organıdır.

Gövde Metamorfozu: Değişik ortam koşullarında gövdenin kendi esas görevinden başka görevler yapmak üzere normal biçiminin dışında değişik şekiller alan gövde şekillerine denir.

-G-


Gal:

Bitkilerde böcek ya da mantar gibi organizmaların neden olduğu anormal gelişen yapılar.

Gamet:

Üreme hücresi eşey hücresi.

Gastrodermal:

Gastrodermisten köken alan gastrodermis özelliklerini taşıyan.

Gen:

DNA molekülünün ortalama 1500 nukleotitten oluşmuş canlının kalıtsal özelliklerinden herhangi birini taşıyan parçası. Kalıtımın temel fiziksel ve işlevsel birimi. Her gen protein veya RNA molekülü gibi özel bir işlev taşıyan kromozomların belli bir noktasındaki nükleotid dizilerinden oluşur.

Genom:

Bir organizmanın sahip olduğu genetik şifrelerin tamamı.

Gonad:

Eşey hücrelerinin üretildiği organlar eşey organları.

Gonopor:

Eşey açıklığı eşey organlarının vücut dışına açıldığı delik.

Geotropizma: Bitkilerin yerçekimi etkisine karşı gösterdiği irkilmelere denir.

Gövde: Gelişmiş bitkilerde genellikle bitkinin toprak üstünde kalan yaprak ve üreme organlarını taşıyan silindir biçimli çoğu kez dallanma gösteren organıdır.

Gövde Metamorfozu: Değişik ortam koşullarında gövdenin kendi esas görevinden başka görevler yapmak üzere normal biçiminin dışında değişik şekiller alan gövde şekillerine denir.
 
-H-

Hidrotropizma:

Bitkilerin suya doğru gösterdiği yönelme hareketidir.

Haptotropizma: Bitkilerin dokunmaya karşı gösterdiği tropizmalardır.

Heterogami: Sekil büyüklük ve yapı bakımından farklı olan gametlerin birleşmesiyle oluşan üreme şekline denir.

Hermofroditizm:

Bazı canlılarda görülen ve kendi kendini döllemeyle oluşan üreme şeklidir.

Havalandırma Parankiması: Kök ve gövdedeki parankima hücreleri arasında bulunan gaz alışverişini kolaylaştıran geniş hücreler arası boşluklara sahip temel dokudur.

-İ-

İkincil Bölünür Doku:

Bölünmez dokuların tekrar mitoz bölünme geçirmesiyle oluşan kambiyum ve mantar kambiyumu gibi dokulara denir.

İletim Parankiması:

Özümleme parankimasıyla iletim demetleri arasında bulunan su ve besin taşınmasını sağlayan temel dokudur.

İletim Doku:


Damarsız bitkilerin dışındaki tüm bitkilerde bulunan su ve organik madde taşınmasını sağlayan dokudur.

İrkilme: Bitkiler uyarılara karşı durum değiştirme hareketi yaparlar. Bu durum değiştirme hareketine irkilme denir.

İletim Demeti:

Bitkilerde odun ve soymuk borularının birlikte oluşturduğu yapılara iletim demeti denir.

İzogami:

Sekil ve büyüklükleri ayni olan gametlerin birleşmesiyle oluşan üreme sekline denir.
 
-K-

Kapali Tohumlu Bitki:

Gerçek çiçek ve kapalı bir tohum taslağı bulunduran bitkilerdir.

Korm (Sert Sogan) :

Toprak altında besin depo etmiş düşey durumda büyüyen kısa gövdelerdir.

Kök:

Gelişmiş bitkilerde yerçekimi doğrultusunda büyüyen bitki için gerekli su ve mineral maddelerin alınmasını sağlayan kısımdır.

Kök Metamorfozu:

Kökler temel görevinden başka görevler görmek üzere değişikliğe

uğrarlar bu olaya kök metamorfozu denir.

Kabuk:

Tohum taslağının dış çeperinin kalınlaşmasıyla meydana gelen yapıya denir.

Kambiyum:

Kök ve gövdenin enine büyümesini sağlayan dokulardır.

Konjugasyon:

Bakteri ve bazı tek hücrelilerde karşılıklı DNA değişimi ile gerçeklesen üreme şeklidir.

Kök Basıncı:

Kök hücrelerindeki su yoğunluğunun topraktaki su yoğunluğundan az olmasından dolayı kökte meydana gelen basınçtır.

Kapalı Demet:

Odun ve soymuk boruları arasında kambiyum bulunmayan demetlere kapalı demet denir.

Kemotropizma: Bitkilerin kimyasal maddelere yada kimyasal maddelerden uzaklaşma yönünde gösterdiği tropizmaya denir.

Kapan Yapraklar:

Böcekçil bitkilerde böcekleri yakalamaya uygun hale gelmiş yapraklardır.

Koruyucu Yapraklar:

Birçok bitkide tomurcukların etrafını soğuk mevsimlerde sararak

onları koruyan yapraklardır.

Koruyucu Doku: Kök gövde yaprak ve meyvenin üzerini örten kalın çeperli klorofilsiz tek yada çok sıralı hücrelerden oluşmuş organların iç kısmındaki dokuları yaralanma kuraklık ve diğer aşırı çevre koşullarına karşı koruyan dokulardır.
 
MN

Mantar Doku:

Çok yıllık bitkilerin kök ve gövdeleri üzerinde bulunan epidermisin parçalanmasıyla oluşmuş ölü hücreli hücreleri içinde hava olan yapısında gaz alışverişini sağlayan kovucukların bulunduğu koruyucu dokudur.

Monokotil (Tek Çenekli):

Embriyolarında bir çenek yaprağı bulunan yaprakları genellikle paralel damarlı tek yıllık otsu bitkilerdir.

Mayoz Bölünme:

Kromozom sayısının yarıya inmesini sağlayan bir hücreden dört yeni hücre oluşturan bölünme seklidir.

Meyve:

Yumurtalıktaki tohumun gelişmesi sonucu meydana gelen yapıya denir.

Nasti: Bitkilerdeki irkilme uyaranın yönüne bağlı olmazsa bu tür irkilmelere nasti denir.
 
OPR

Ovaryum (Yumurtalık) :

İçerisinde yumurta hücrelerini bulunduran dişi organ kısmıdır.

Odun Borusu:

Bölünür doku hücrelerinin zamanla çekirdek ve stoplazmalarını kaybedip hücre kenarlarında odun özü birikerek kalınlaşması sonucu oluşan ve hücreleri arasındaki enine zarların eriyerek kaybolduğu iletim dokularıdır.

Özümleme Parankiması:

Yaprakların mezofil tabakasında ve genç gövdelerde bulunan hücrelerinde bol miktarda kloroplast içeren fotosentez olayında rol oynayan temel dokudur.

Polen:

Erkek organın başçığında bulunan bitkinin genetik özelliklerini taşıyan üremeyi sağlayan kısımdır.

Partenogenez:

Döllenmemiş yumurtadan yeni bir birey oluşması seklindeki üreme şeklidir.

Pek Doku:

Gövde yaprak ve yaprak sapında bulunan canlı hücrelerden oluşmuş hücre çeperleri kalınlaşmış hücrelerinin boyları enlerinden büyük olanbitkiye desteklik sağlayan dokulardır.

Rizom:

Toprak altında yatay olarak bulunan üzerinde ek kökler tasiyan gövdelerdir.
 
-S-

Solunum Kökleri:

Oksijen bakımından fakir olan su ile doymuş bataklık topraklarında yetişen bitkilerin kökleri derine değil yatay olarak hatta yerçekiminin aksine bir gelişme göstererek toprağın ve suyun üzerine doğru büyürler. Bu köklere solunum kökleri denir.

Stolon (Sürünücü) Gövde:

Toprak yüzeyine paralel uzanan üzerinde pulsu yapraklar taşıyan gövde tipidir.

Sukulent Gövde:

Kurak ortamlardaki bazı bitkilerin gövdeleri yuvarlak yumurtamsı ve silindirik şekiller alarak su depo ederler. Böyle gövdelere sukulent gövde denir.

Sukulent Yaprak:

Kurak bölgelerdeki bazı bitkilerde görülen şişkin ve etli yapıda su depo eden yapraklardır.

Sülük Yapraklar:

Bazı bitkilerin sarılmasını ve tutunmasını kolaylaştırmak amacıyla değişikliğe uğramış yapraklardır.

Sülük Gövde:

Tutunup sarılmaya yarayan kısa ve uzun sürgünlerden meydana gelen gövdelerdir.

Sömürme Kökleri: Parazit olarak yasayan bitkilerin üzerlerinde yaşadıkları bitkilerin besininden yararlanmak için bitkinin iç dokularına doğru gönderdiği köklerdir.

Sapçık: Basçığı üzerinde taşıyan erkek organ kısmıdır.

Sporla Üreme: Bazı canlılarda sağlam bir örtü ile kaplı özelleşmiş hücrelerin uygun şartlarda çimlenmesiyle yapılan üreme şeklidir.

Sert Doku: Hücre çekirdekleri ve stoplazmaları kaybolmuş hücre çeperlerinin tamamı kalınlaşmış ölü hücrelerden oluşan hücrelerinin boyu enine eşit veya boyu eninden büyük olabilen destek dokudur.

Soymuk Borusu: Tek sıra üst üste dizilmiş canlı hücrelerden oluşan arkadaş hücreleri ve

kalburlu boruların oluşturduğu su ve besin taşınmasını sağlayan iletim dokularıdır.

Salgı Doku: Hücreleri canlı bol stoplazmalı büyük çekirdekli ve küçük kofullu tek tek veya

gruplar halinde diğer dokular arasına dağılmış ve salgı oluşturan dokulardır.

Stoma: Bitkilerde epidermis hücreleri arasında bulunan dış ortamdaki gazlarla bitki faaliyeti sonucu epidermis altındaki hücrelerarası boşluklarda biriken bazı gaz ve su buharının değişimini sağlayarak su dengesinin de ayarlanmasına yardımcı olan gözeneklere stoma denir.
 
-T-

Temel Doku:

Kök ve gövdenin korteksinde yaprağın mezofil tabakasında ve diğer dokuların etrafında bulunan bol stoplazmalı ince çeperli ve basit geçit taşıyan hücrelerden oluşmuş hücrelerarası boşlukları geniş dokuya denir.


Travmatropizma:

Bitkilerin yaralanmalara bağlı olarak gösterdiği tropizmalardır.


Tropizma:

Bitkilerdeki irkilme uyaranın yönüne bağlı olursa bu tür irkilmelere tropizma denir.


Termonasti:

Bitkilerde sıcaklık etkisiyle görülen hareketlerdir.


Terleme:

Bitkilerde fazla miktardaki suyun stomalar yardımıyla su buharı halinde dış ortama verilmesine terleme denir.


Trake:

Silindir seklinde üst üste dizili hücrelerin aralarındaki çeperlerin tamamen erimesiyle meydana gelen hücre çeperlerini kaybetmiş hücrelerin oluşturduğu çapı geniş olan odun borularıdır.


Trakeit: Uzunca silindir yada prizma seklinde iki ucu çoğunlukla sivrilmiş destek görevi de gören çapı dar odun borularıdır.


Terleme – Kohezyon Kuvveti:

Bitkilerde odun boruları içinde su moleküllerinin birbirlerini yukarı doğru çekmesi sonucu bir çekim kuvveti doğar bu çekim kuvvetine terleme – kohezyon kuvveti denir.


Tomurcuklanma:

Ana canlının bir kısmında hücre bölünesi sonucu tomurcuk seklinde bir çıkıntı oluşup bu kısmın zamanla gelişerek yeni bir birey meydana getirmesine denir.


Teka:

Basçığı oluşturan ve içinde polenleri taşıyan silindir seklindeki erkek organ kısmıdır.


Tohum:

Döllenme olayından sonra tohum taslağının gelişmesiyle oluşan yapıya denir.


Tutunma Kökleri:

Bazı sarılıcı bitkilerdeki bitkinin duvarlara ve diğer bitkilere tutunarak yükselmelerini sağlayan ek köklerdir.


Tuber (Yumru) :

Toprak altında gelişen etli şişkinleşmiş ve yuvarlak bir gövde tipidir.


Taç Yaprak:

Değişik renkli tozlaşmaya yardımcı olan dişi ve erkek organları korumakla görevli çiçek kısmıdır.


Tozlaşma: Çiçek polenlerinin erkek organın başçığından dişi organın tepeciğine taşınmasına tozlaşma denir.

 
- UVYZ -


Uç Sürgen Doku:

Bitkinin boyca büyümesini sağlayan dokulardır.


Vejetatif Üreme:

Bitkinin bir kısmından kesilen parçanın yeni bir bitki oluşturmasına dayalı üreme seklidir.


Yaprak:

Gövde ve yan dallar üzerinde bulunan büyümesi sınırlı olan fotosentez ve terleme gibi çok önemli olayların yapıldığı yassılaşmış ve geniş yüzeyli temel organlardır.


Yaprak Metamorfozu: Asıl görevlerinden başka görevler yapmak üzere değişik yapılar kazanmış yapraklardır.


Zigot:


Dişi ve erkek eşey hücrelerinin birleşmesiyle oluşan döllenmiş yumurta hücresi.


Zooid:

Bir koloni içerisinde farklılaşmış olarak bulunan bireylerin her biri.


Zooplankton:


Hayvansal özellik gösteren planktonlar.


Zoospor:

Bir hücreli algler ve mantarlarda kamçılı hareketli eşey hücresi.
 
Geri