Boşver 128 (hayat bir gemi yürüt onu göreyim seni)

Konu sahibi son olarak 4797 gün önce görüldü
Sen icerdeyken ben.. sinemalara gittim
Bütün filmlerini seyrettim, osevdigimiz artistin
Sen icerdeyken ben.. vita kutularinda cicek yetistirdim
Sokakta top oynadim cocuklarla..ayakkabilarimi eskittim
Günese karsi durdum sabahlari..geceleri bir basima
yildizlari bekledim
Annenin gönlüne su serptim, aldirma dedim aldirma
Bir sarki söyle bir dilek tut herkes icin..
Bir ada rüzgari gibi.. sürtünerek gec hayata
Bir sarmasik gibi tutun,ve deger ver hatiralara
Aldirma dedim..sen annesin, aldirma..


Sen icerdeyken ben..kirami ödedim, pijamalarimi giydim

Haber bültenlerini izledim..gazetelerden kupon kestim


Sen icerdeyken ben..sigara ictim, öksürdüm

Otobüse bindim..fotograflarimiza baktim
Aciyan yanlarimi körelttim..deniz kiyisinda yürüdüm
Manavdan sogan aldim,yeni cikan sarkilari dinledim
Kafeste besledigimiz kusu saldim..islik caldim


Sen icerdeyken ben.. hep uyandim, sayikladim

Kanadim boyuna,takvimler aldim
Her gün bir yapragini kopardim..deli ayriligin


Sen icerdeyken ben..gömlegimi ütüledim

Sobada elimi yaktim..bir siir yazdim
Bir hercai menekse aldim cicekciden
Hani o alnina kader degmis
Hani o dudaklarina deniz tuzu dokunmus
Hani o erken vurulmus ,gencligimiz gibi dagildim


Sen icerdeyken ben..bir adini söyleyemedim

Söyle bagira bagira,bir yüzünü göremedim
Görüs günlerinde,bir de eline degemedim
Bir de yüregine,söyle kucaklayamadim bir de
Ölümüne..


Sen icerdeyken ben.. kapi kapattim, pencere actim

Mutfakta oyalandim,kanepede yattim
Hatta bir yolluk aldim odaya
Cok ta kulak asmadim, cokta koymadi bu bana
Alt tarafi icerdeydin
Alt tarafi bir yanimi alip götürmüstün
Bir yanimi,yani adamligimi
Yani gözlerimin ferini,yani canimi..
Alt tarafi sarkilar ölecekti
Alt tarafi kanayacakti kalbim
Iste sensiz..ıste nefessiz..
Iste kimsesiz bir sesti alt tarafi
Her tarafim..
Yildizlar yine oradaydi oysa yazdiklarim
Gözden kacan o defter yapraklarinda..


Bosver 128..hayat bir gemi..

Yürüt onu göreyim seni..
Bosver 128a..bosveriyor ya
Aldirma reis..!!reis aldirmiyor ya


Bir adini söyleyemedim,söyle bagira bagira

Bir yüzünü göremedim,görüs günlerinde
Bir de eline degemedim,bir de yüregine
Söyle kucaklayamadim bir de
Ölümüne..


Sen icerdeyken ben..vitrinlerin önünden gectim

Minibüs duraklarinda bekledim
Simitcilerle yarenlik ettim,üstüme bir ceket aldim
El tezgahlarinda kitaplara baktim


Sen icerdeyken ben.. hic oturup aglamadim

Hic karartmadim umudu,hic bulandirmadim onuru
Öyle dimdik durdum ortada..
Iste burada ulan, iste burada..
Böyle burada,hic yikilmadan..
Hic utanmadan..ve hic unutmadan..


Sen icerdeyken ben.. gülen resmimi yaptirdim

Sokaktaki ressama..
Her zaman yaptigim gibi buzdolabini ayagimla kapadim
Parklarin banklarina adini kazidim..
Adini kazidim duvarlara..
Adini, adimin yanina yazdim..
Hic unutmadim, utanmadim
Korkmadim..
Parmaklarimi sıklattim fidayda'da
Hani vardi ya..
Fidayda'da hanim kizim fidayda..
Gelip gecen her tren bagirtisinda
Kalkip aynaya baktim sonra..


Sen icerdeyken ben.. perdeleri hic kapatmadim

Hic bakmadim arkama..
Basini ellerinin arasina alan
Üc-besinin arasinda olmadim
Öyle biraktigin gibi..
Öyle yasadigimiz gibi yasadim


Sen icerdeyken ben..bir adini söyleyemedim

Söyle bagira bagira,bir yüzünü göremedim
Görüs günlerinde,bir de eline degemedim
Bir de yüregine söyle kucaklayamadim bir de
Ölümüne..
Sen icerdeyken ben.

Ibrahim Sadri

[YOUTUBE]a0J1VWhdeWA[/YOUTUBE]
 
Hoşgeldin gülüm su gibi ömrün olsun
Yangınlarıma sular yagdırdın
Damla damla söndüm serinledim
10?ar 10?ar sayd?g?m kayıp yıllarımı onardın
Saat saat bulundu?um mechulden gün yüzüne çıktım
Günler gördüm yüzünde
Gönlümün kapılarını sana açtım
Çalmadan gir içeri diye
Adıyorum sana
Onca kırık aşktan sonra arta kalanım?
Temize çekiyorum sende bütün yalanlarım?
Senin aşktaki kandirini bilmek için
Önce kadersiz aşklardan geçmeli insan
Eksiltip yoran bütün ayrılıklar
Kavu?malara giden yollara çıkar
Vefai mozada gülmeyi gülhanede unuttu?um
Garip bi zamanda çıka geldin
Hoşgeldin yitirilmi? sevgililer köyü cografyama
Hoşgeldin bir daha seversem namerdim soka??na

Hoşgeldin gülüm su gibi ömrün olsun
Hoşgeldin gülüm su gibi ömrün olsun
Sefalar getirdin mutluluk bizim olsun
Sefalar getirdin mutluluk bizim olsun

Hoşgeldin gülüm su gibi ömrün olsun
Hoşgeldin gülüm su gibi ömrün olsun
Sefalar getirdin mutluluk bizim olsun
Sefalar getirdin mutluluk bizim olsun

Bitti dediğim yerden ba?lıyorsun
Dindi artık dediğim yerden oluk oluk kanıyorsun
Beni en iyi sen tanıyor
Sen anlıyorsun
Ne ho? geliyor ne ho? gülüyorsun
En güzel renkleri kom?u kızların
Gözlerinde gördüğüm
Solgun sarı bir zamanda çıka geldin
Hangi yollardan uğradın dura??ma
Hoşgeldin yitirilmi? sevgililer cografyama
Hoşgeldin bir daha seversem namerdim soka??ma

Ağlamak yalan su gibi bahtın olsun
Ağlamak yalan su gibi bahtın olsun
Ben sensiz yapamam dünyaya ahtım olsun
Ben sensiz yapamam dünyaya ahtım olsun

Hoşgeldin gülüm su gibi ömrün olsun
Hoşgeldin gülüm su gibi ömrün olsun
Sefalar getirdin mutluluk bizim olsun
Sefalar getirdin mutluluk bizim olsun

Hoşgeldin gülüm su gibi ömrün olsun
Hoşgeldin gülüm su gibi ömrün olsun
Sefalar getirdin mutluluk bizim olsun
Sefalar getirdin mutluluk bizim olsun..



Uğur Arslan


[YOUTUBE]Rrupsze8_8A[/YOUTUBE]
 
Ben sana nasıl küseyim
İstanbul üstüme düşer
Karaköy’den vapur kalkmaz
Sezen Aksu şarkı yapmaz
Üsküdar’da yangın çıkar
Hey kanar yüreği güvercinlerin
Minübüsler bağırmaz olur
Aşk üstüne yenim etmez martıları boğazın
Ulan poyrazı küser, olan lodosu esmez
Yağmuru yağmaz nisanın
Ben sana nasıl küseyim
İstanbul üstüme gelir

İçim yanar içim
Bir aşk için bir içim
Kendini varur sokaklarına Cihangir’in
Eyüpsultan sabahlarına
Ve ekmek kavgasına yemin olsun
Bir de umuduna
Kavgaya düşmüş yeni gencin

Beyoğlu
Arsız bir gece beyim
Hayat üryan edilmiştir
Ve sevilmiştir, ve sevmiştir
Gül pavyonda sevim
Söyle
Söyle ben sana nasıl küseyim

Yolda yürürsün
Canın çeker
Kestane satarım Taksim’in köşesinde
Beyoğlu’da sinemaların kapısında dururum
Her filimde Türkan Şoray oynar
Ben sana nasıl küseyim
İstanbul üstüme düşer

Minibüslerin kapısında bağırırım
Sen binersen ön kolduğu ayırırım
Bir de teyibe attım mı şarkımızı
Bir tek dileğim var
Mutlu ol yeter

Ben sana küsmem
İstanbul üstüme düşer
Yangın çıkar üsküdarın içinde
Aslan arkadaşla belalardan geçerim
Her bi şeyi taşır yüreğim
Her bi şeyi taşır
Bir senin yokluğunu çekemez
Söyle
Söyle ben sana nasıl küseyim

Ben sana nasıl küseyim
İstanbul üstüme düşer
Karaköy’den vapur kalkmaz
Sezen Aksu şarkı yapmaz
Üsküdar’da yangın çıkar
Ey kanar yüreği güvercinlerin
Minübüsler bağırmaz olur
Aşk üstüne yenim etmez martıları boğazın
Ulan poyrazı küser
Olan lodosu esmez
Yağmuru yağmaz nisanın
Ben sana nasıl küseyim
İstanbul üstüme gelir
İstanbul üstüme düşer
Söyle
Söyle ben sana nasıl küseyim


İbrahim Sadri



[YOUTUBE]nG5ZAyM8DyA[/YOUTUBE]
 
Bir şey söyle
Denizler tutuşturulduğunda
Dağlar yürütüldüğünde bir şey söyle
Yıldızlar semadan bir bir döküldüğünde üstümüze
Bir şey söyle
Ben seni unuturum
Söyle
Yer başka gök başka olduğunda
Sallanıp çalkalandığında uçsuz bucaksız sema
Hani biz
Ateşin etrafını sarmış pervaneler gibi olduğumuzda
Bir şey söyle
Unuturum ben seni söyle

Kalplerde gizlenenler ortaya döküldüğü zaman
Gök yarıldığı zaman
Ne oluyor bu yere böyle dediği zaman insan
Ve kalakaldığında yüzkarası şiirlerim
Ve sensiz bir zaman
Ve ayaklarımızın altından toprak kayıp
Dümdüz edildiği zaman
Bir şey söyle

Yoksa unuturum ben seni
Bir şey söyle
Emzikli anne kucağındaki yavrusunu unuttuğu zaman

Güneş katlanıp dürüldüğünde
Unuturum ben seni
Yıldızlar kararıp döküldüğünde
Unuturum
Dağlar yürütüldüğünde
Gebe develer salıverildiğinde
Vahşi hayvanlar toplanıp biraraya getirildiğinde
Bir şey söyle
Denizler bir kez daha tutuştuğunda
Ruhlar birleştirildiğinde
Diri diri toprağa gömülen kız için sorulduğunda
Bunun ölümü hangi suçu sebebiyle
Haydi söyle
Bir şey söyle

Defterler açıldığında
Gökyüzü sıyrılıp alındığında
Cehennem tutuşturulduğunda
Cennet yaklaştırıldığında
Unuturum ben seni
Her şeyin unutulduğu o anda
Bir şey söyle

Gök sallanıp çalkalandığı
Dağlar yürütüldüğü
Yalanlayanın vay haline olduğu zaman
Unuturum
Bir şey söyle
Bir şey söyle

O ses geldiği zaman
Yıldızların ışığı söndürüldüğü
Gökkubbe yarıldığı
Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman
Cehennem pusuda beklerken
Ver herkesin kendine yetecek bir derdi olduğu zaman
Unuturum ben seni
Bir şey söyle

Yıldızların ışığı söndürüldüğü
Gökkubbe yarıldığı
Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman
Göz kamaştığı
Ay tutulduğu
Güneşla ay biraraya getirildiği zamam
Hani insan “kaçacak yer neresi” dediği zaman
Ben seni unuturum
Bir şey söyle

Unuturum ben seni
Denizler tutuşturulduğunda
Dağlar yürütüldüğünde
Yıldızlar semadan bir bir döküldüğünde üstümüze
Ben seni unuturum
Söyle

Yer başka gök başka olduğunda
Sallanıp çalkalandığında uçsuz bucaksız sema
Hani biz
Ateşin etrafını sarmış pervaneler gibi olduğumuzda
Unuturum ben seni
Yıldızlar dökülsün yere
Güneş sönsün
Bir şey söyle



İbrahim Sadri


[YOUTUBE]NCBq4R2BSQg[/YOUTUBE]
 
Aşk,
Kâbe’nin siyah örtüsüne yüz sürenin gözünden dökülen
Aşk,
Mecnun Leyla’ya “sen de kimsin” dediğinde maralların gırtlağına tıkanan
Aşk,
Hesap gününde anaya yavrusunu unutturan neyse
Herkesi ve her şeyi öyle unutturan
Aşk,
Yangın yeri
Aşk,
Talan
Aşk,
Dağları yürüten
Bir gece ayı sol, güneşi sağ eline verseler de vazgeçilmez olan

Aşk,
Damda deve aratan
Balıklara iğnesini getirten
Ebu Bekir adında birini yoldaş eden
Aşk,
Fatıma’nın paklığı
Zeyneb’in cesareti
Vahşi’nin keşkesi
Aşk,
Meryem

Tahta atların üzerinde anakaralar aşıran
Kâğıt gemilerle okyanusları bitiren
Oyuncak kılıçlarla haramileri düşüren

Aşk, İkindi
Aşk, Şimdi
Aşk, Bekleyen
Aşk, Hatice

Kimsenin kimseye hayrı olmadığı yerde
Yine de ilk akla gelen
Sonsuz karanlıkların ortasında
Vurgun yemiş bir çığlıkla çerağlar yakan

Aşk,
Koşmak
Aşk,
Safa ile Merve arasında olmak
Aşk,
En çok ağlamayı kendine yakıştırmak
Aşk, Ummak
Koşmak, koşmak, koşmak
Aşk,
Hacer

Bir aba
Bir hırka
Bir nefeste kırkbin kere adını söyletebilen
Aşk,
Mevlana

Bütün evliyaların gizlediği
Bütün abdalların izlediği
Bütün dervişlerin içlerinden geldiği gibi
Aşk,
En çok İsa’ya yakışan
Sabırsa Eyyub’a yazılan
Merhametse son Nebi’ye inen
Aşk,
Denizler tutuşturulduğunda
Dağlar yürütüldüğünde
Yıldızlar semadan bir bir döküldüğünde
Herkesin her şeyi
Her şeyin herkesi unuttuğu günde
Aşk,
Unutmamak

Aşk,
Eczası olmayan vurgun
Aşk,
Onun gidişinin ertesinde dudakların kuruması
Kayıp giden yıldızların şarkısını söyleyebilenlerin
Kıskanç kervanların zümrüt yüklerine
Dönüp bir kez olsun bakmayanların yeteneği

Aşk,
Gözükaralık
Aşk,
Yalnızlık
Aşk,
Öksüz şehirlerin kapısında
Bağdatta, Gazzede, Kandeharda, İstanbulda
Isırdıkca kanayan dudaklardan dökülen sözlerle
Havanın nasıl, saatin kaç olduğunu sormak
Aşk,
Hiç kimsenin hiç kimseyi bu kadar sevmemesi
Yağmurun incire, zeytinin bala söylediği
Anla işte
Aşk,
Onbir yaşındaki Muhammed’in annesi

Aşk,
Eylem
Dünyanın en güzel başkaldırması
En güzeliyle hem de dünyanın
Bir hırkadan, yazılmış en güzel şiiri bulup çıkarmak
Aşk,
Hiç kimsenin hiç kimseyi bu kadar güzel beklememesi



İbrahim Sadri


[YOUTUBE]_7ItDvi1vTc[/YOUTUBE]
 
Şehrin yakamozları
Fakir bir yansımayla
Denizin dalgaları arasında
Saklambaç oynamaya başladı
Kıyıda gölgeli bir adam
Dalgaları tutmaya,
Yakamozları bulmaya çalışıyor
Ve ağlıyor
Balıkçı motorları geçiyor açıktan
O,gözyaşlarını saklıyor
Ve belli etmiyor
Yenilmişliğini son lodosa
Ve hırpalanmışlığını gece yağmurlarında

Kıyıda gölgeli bir adam
Öylece duruyor...
Bir sigara yakıyor gölgesinden gizli
Ve nemden tutuşmayan kibriti
Yüzünü aydınlatıyor
Kimsenin göremediği
Dönüp de bakılmayan
Ve balıkçı ağlarına takılmayan
Kıyıda gölgeli bir adam
Öylece duruyor
Ve gözleri seni soruyor
Uğur Arslan


[YOUTUBE]307OY7GN5cU[/YOUTUBE]
 
Yetmiş dokuzun kışıydı
Sertti, soğuktu
İstanbul'a kar yağıyordu
Kömür yanıyordu sobalarda
Geceleri polisler, bekçiler oluyordu
Bir de biz oluyorduk
Ölümüne üşüyorduk ha
Yalan yok polisler de üşüyordu

On altı yaşındaydım

Her şeyi bükecek bileğim vardı
On altı yaşındaydım

Aslan gibi ortadaydım

Gündüzleri okulda coğrafya defterimin arkasına
Senin için şiirler
Geceleri duvarlara ülkemi kurtarmak için
Kahrolsun yazacak kadar adamdım
On altı yaşındaydım
Ne senin haberin oluyordu şiirlerimden
Ne de birileri kahroluyordu
Mahalle duvarlarına çiziktirdiğim harflerimden
On altı yaşındaydım
Yalan yok

Ben yazmaya böyle başladım

Coğrafya defterim bir eskiciye kurban gitti
Duvarlarına yüreğimi bağırdığım o evler birer birer
Yıkıldı gitti

Simdi güzel kağıtlara yazıyorum

Kocaman laflar ediyorum
Marşlar biliyordum
Kitaplar okuyordum
Koşarak ve ıslanmadan geçiyordum sulardan
Koşarak ve ıslanmadan yaşıyordum
Bak
İstanbul'u seviyordum
Seni seviyordum
Dualar öğreniyordum
Meydanlarda toplanıp bağırıyordum
Herkes gibiydim
Herkes kadar cesur
Herkes kadar korkak
Herkes kadar filinta delikanlı
Ve herkes kadar buralı

Yetmiş dokuzun kışıydı

Sertti, soğuktu
İstanbul'a kar yağıyordu
Ağzımızdan dumanlar çıkıyordu konuşurken
Halic in arkasında toplanıyorduk
Gece adami içine çekiyordu
Biz geceyi içimize çekiyorduk
En güzel ben yazıyordum duvarlara yazıları
Herkes beni seviyordu
En güzel şiirleri de ben yazıyordum oysa
Coğrafya defterimin arkasına
Bunu kimse bilmiyordu

Sizin evin duvarına kahrolsun diye yazıyordum

Ve hızla kaçıyordum
Sizin evin duvarına bir kez olsun
Seni seviyorum diye yazamadım
O zaman duvarlara öyle şeyler yazılmıyordu
Dedim ya
Yetmişdokuzun kışıydı
Sertti, soğuktu
İstanbul'a kar yağıyordu

İbrahim Sadri

[YOUTUBE]u69Ct65Ydz8[/YOUTUBE]
 
İstanbul Gibiyim​

483133_532248563455613_1591103446_n.jpg
 
...CANIM AL CANIM OL CANANA GÖTÜR...

[YOUTUBE]zIo_Cp_a1JA[/YOUTUBE]​
 
"...VUSLAT MI HASRET Mİ NE HALLERDEYİM..."​

[YOUTUBE]lnDmhUUbHmc[/YOUTUBE]​

"...VARSA BİR ÇARESİ SÖYLE BİLEYİM
UMUT YIKIK KALBİM KIRIK ACI ÇEKER YÜREĞİM..."​
 
Geçer gözüm
İçimizden bir aşk geçer
Ve keder
Ve heder olmuş bir hayat
Nasıl geçerse zehir damarlarımızdan
Öyle yavaş öyle deşer de geçer
Koyarlar cesaretimizi bir sokağın tabelasına
Binlerce çocuğa adımızı verirler
Bize ölüm bize kurşun bize hançer neyler
Neyler ömrünü cebine koymuş adama yağlı mavzer

Geçer gözüm
Memleket kadar bir nağra düşer yıkılmış sokakların pusularına
Akşam sofralarına aç karnına yüreğim düşer
Beni adamdan sayma
İlk gözyaşı
İlk yere düşen damla
İlk kancık tuzaklara düştüğümüz hayınlığın hatrına
Hani cebimizde iki satır mektubu yarım bıraktığımız sevdanın

Hani son bir umutta tutunduğumuz arkadaşlarımız
Ve kaygan ve ıslak ve kaypak sabahı Ankara'nın
Ve bilsen
Tek başına büyür intikam aşk ve sen
Tek basma büyür elif misali
mezarıma bıraktığın menekşen
Geçer gözüm
İçimizden bir aşk geçer
Ve keder
Ve heder olmuş bir hayat
Nasıl geçerse zehir damarlarımızdan
Öyle yavaş öyle deşer de geçer

Beni son kez kavgada gör
Son kez ölsün arkadan vurmacasına bütün ihanetler
Sonra şöyle saçlarımı savurup ecel saatine
Sonra son kez alnından vurulmacasına aşkın
Bir eşkıyalık yapıp
Basınca bütün evlerini bu şaşkın İstanbul'un
Bir de kendimi denize dökünce Üsküdar'dan
Nasıl da patlar içimde çığlığın
Bana bu şehri yakmış desinler
Beni son kez kavgada gör
Bana kendini satmış desinler
Beni son kez kavgada gör

Koyarlar cesaretimizi bir sokağın tabelasına
Binlerce çocuğa adımızı verirler
Bize ölüm bize kurşun bize hançer neyler
Neyler ömrünü cebine koymuş adama yağlı mavzer

Ya bir de sen düşersen ellerimden
Ya bir de kimsesizsem
Ya ölüm kadar sevdiğim cesaretim yan çizmişse
Sonu yok uğraşlarda yılgınsam
Son mermim avucumda
Fiyakalı bir eylül sabahı
Basar giderim kalbine namımın
Sıkar giderim
Avucumda mermim menekşem ve arkadaşlarım

Geçer gözüm
İçimizden bir aşk geçer
Ve keder
Ve heder olmuş bir hayat
Nasıl geçerse zehir damarlarımızdan
Öyle yavaş öyle deşer de geçer

İbrahim Sadri

[YOUTUBE]CjvNAaEpjKw[/YOUTUBE]
 
Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik;
İşte yakalandık, kelepçelendik!
Çıktınız umulmaz anda karsıma,
Başımın tokmağı indi başıma.

Suratımda her suç bir ayrı imza,
Benmişim kendime en büyük ceza!
Ey dipsiz berraklık, ulvi mahkeme!
Acı, hapsettiğin sefil gölgeme!

Nur topu günlerin kanına girdim.
Kutsi emaneti yedim, bitirdim.
Doğmaz güneşlere bağlandı vade;
Dişlerinde, köpek nefsin, irade.

Günah, günah, hasat yerinde demet;
Merhamet, sucumdan aşkın merhamet!
Olur mu, dünyaya indirsem kepenk:
Gözyaşı döksem, Nuh tufanına denk?

Çıkamam, aynalar, aynalar zindan.
Bakamam, aynada, aynada vicdan;
Beni beklemeyin, o bir hevesti;
Gelemem, aynalar yolumu kesti.

NECİP FAZIL KISAKÜRE

[YOUTUBE]dpCs_kMfUs0[/YOUTUBE]
 
Sensiz Yarım

Her şey yarım...
Dışarda sensiz bir Pazartesi. Yeniden başlamak lazım.
Hatırlamamak galiba en iyisi..

Sensiz yarım yaşanıcak ne varsa.
Bir yarım merhaba diyor yeni gelen sabaha,
Zifir karanlıkta kalmış sensiz yarım...

Şarkılar yarım, susmuş radyolarda aşk.
Çekip gidişin gibi yanıyor tutuşmuş yarım.
Resimler yarım, gözlerin yok, saçların yok.
El ele gülmüşüz güllerin önünde , ellerin yok. Ağlıyor gülen yarım..

Sözler yarım...
Unutulmuş ne varsa sevdaya dair.
En güzel yerinden susmuşsun aşkı.
Seni seviyorum desem ne olur.
Lâl olmuş söyleyen yarım..

Kapılar yarım..
Vurup gidişin arkana bakmaksızın.
Bir sızı bırakmışsın.
Acıyor her kapı çalınışta seni bekleyen yarım..

Sensiz yarım yaşanıcak ne varsa.
Bir yarım merhaba diyor yeni gelen sabaha.
Zifir karanlıkta kalmış sensiz yarım...

Aşk yarım, ben yarım, herşey yarım.
Dışarda sensiz bir pazartesi. Yeniden başlamak lazım.
Hatırlamamak galiba en iyisi..

İbrahim SADRİ
 
Yanlızlık Kımıldar

Yolculuk yap en iyisi bu… Unutmak için
Aydınlığı kapat yola çık siyaha doğru
Uzun çayırların beş çaylarının bi anlamı yok
Bizim gibiler için…
Kımıldadı içinde değil mi?
Ustura gibi keskin ağzı yalnızlığın… Kımıldar
Her gün ahın tenhasında pişman bir mola vereceksin
Yavaşça eğil eğ kendine doğru başını
Hiç bir ceza yalnızlık kadar kırıcı değil
Yetişemedin işte…
Ardından ağladığın bütün Veysel Karanilerde elde delilsin
Sahi kimsin neyin nesisin ki konuşuyorum seni
Korkma ayrılığın cebinde bıraktım ben sesimi
Yolculuk yap şaşkın biri ol ayrıl kalabalıktan
Onlar çoklar çünkü ama bak bütün büyük kitaplar
Övgüyle bahsediyorlar azınlıktan
Şükret ki buda ww.sendeyim.com senin payın
Peygamberin beslendiği yalnızlıktan
Bahar dallarını bıraktı ebabiller sicinlerini
Tırtıl ömrünü verdi bir yaprağa gün döndü güz indi
Bütün denizlerin kurudu içinde değil mi, ağzın dilin gibi
İsanın son akşamında dur gitme diyemedi mi kalbindeki havar
Susunca seni ww.sendeyim.com susuyorum
Konuşunca edep ölüyor kelimelerimde
Sana bakınca yeşeriyor ihtiyar yanlarım
Şaşırıyorum sen bişey söyleyince
Solumda sağımda her hesabı yazan iki güzel katip ağlıyor
Ve ıslanıyor defter yapraklarım ww.sendeyim.com
Böylece bazıları okunmaz oluyor günahlarımın
Korktun değil mi mahcup olmaktan
Korkak insan dökülünce ortaya pişmanlıklarından
Hadi hoşçakal biraz uyu yum gözlerini
Hesapların açılması için daha vakit var
Kımıldadı içinde değil ustura gibi keskin ağzı yalnızlığın
Kımıldar… Kımıldar...

İbrahim Sadri


[YOUTUBE]cjk6xl14_kc[/YOUTUBE]
 
ADIN BATSIN

yüreğime bir gül çizdim kanlı yaş ile
yaktın beni küle döndüm dumana döndüm
nasıl edem nere gidem dertli baş ile
bilemedim teli kırık kemana döndüm

canım aldın, can evimden vurdun ya sende
küstüm sana, faydası yok, geri dönsen de
sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın
sen de vicdansız çıktın adın batsın

zaman ola devran döne sen de çekesin
yitiresin umudunu heder olasın
aşka düşe kahrolasın candan bıkasın
ömrün boyu bir kez olsun gülmeyesin

sen ki beni rezil ettin yedi cihanda
yalan oldum talan oldum senin sayende
sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın
sen de vicdansız çıktın adın batsın

beni özleyince bir nehir yatağını bulsun
kor düşsün dağlarına, ceylanlar suya insin
sesime bakıpta ağlıyorum sanma
seni özleyince böyle olsun birazda

ayrılıversin yaprak dalından
insan sevdiğinden ayrılıversin
kan damarımdan can pazarından
adam baharından ayrılıversin

dağda dört mevsim erimeyen kar varya
yokluğum öyle erimesin
sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın
sen de vicdansız çıktın adın batsın

İbrahim Sadri


[YOUTUBE]ajtkNzXMYlg[/YOUTUBE]
 
Vur Bitsin

Orada masanın üstünde bir resim
İkimiz denize karşı durmuşuz Üsküdar’ da
Saçlarımızın üzerinde martılar
Gözlerimizde acemi bir aşk, biraz umut
Ve tuhaf ve çocuksu bir mutluluk
Senin sırtında sarı yağmurluğun
Kadıköy’de ucuzluktan almışız
Bende o siyah kazak
Hani bir kedi gibi sokulduğun
Şubat ve yağmur yağıyormuş meğerse
Islatan her tarafımızı
Orada masanın üzerinde bir resim
Yak, bitsin
Orada kapının arkasında bir yazı
Seviyoruz yazmışız birlikte
Harfler nasıl da titremiş meğer ellerimizde
Bir Pazartesi akşamı ben eve dönünce
Tutup öyle yazmışız nereden estiyse
Hep gülüşün, hep sıcaklığın sinmiş harflere
Ne yaptığın çorbanın ne pilavın tadı
Sobayı yakmayı unutmuşuz ne gam
Senin çiğdemler açmış yüzünde sıcaklığın
Orada kapının arkasında bir yazı
Sil, bitsin
Orada sehpanın üzerinde iki bardak
Senin demlediğin çayı içmişiz birlikte
Nasıl da dalgamızı geçmişiz dünyanın bütün dertleriyle
Umudu sürmüşüz ortaya
Kocaman yüreklerimizi bilemiş onca kahıra
Bir masalmış, bir yalanmış gibi korkmuşuz
Sıkı sıkıya yaslanmışız bahtımızın kara yıldızına
Ben tek sen üç şeker atmışım filiz çayımıza
Sonra açıp perdeyi gök yüzünden bir dilek tutmuşuz
Mehtap gülümsemiş deliyürek çocukluğumuza
Orada, sehpanın üstünde iki bardak
Kır, bitsin
Orada odaya saçılmış küçük hatıralar
Ne yana dönsem senden bir parça bir şey
Belki minik kızgınlığın, belki bir gülüşün uluorta
Böreğin altını yakışın,
Düğmemi dikerken iğneyi eline batırışın
Ve saçların, kan gülleri taktığın
Beni mahpus bıraktığın saçların
Ne yana dönsem bir parça bir şey senden
Hep o kanepede oturmuşluğun
Şu senin yastığın, şu eşarbın
İşte şu bir Haziran akşamı gitmek için ayaklanışın
Ne yana dönsem bir parça bir şey senden
Orada, odaya saçılmış küçük hatıralar
Git, bitsin
Orada ayaklarının dibinde bir adam
Adam bütün adamlığını dökmüş önüne
Böyle kaç gün yana kaç gece ayaklarının dibinde
Öyle kolay mı öyle kolay gitmek
Her şeyi bu İstanbul’ u o sevdiğin adaların kokunusu
Mısır çarşısını Eminönü’nün balık ekmeğini
Beyoğlu’ nun sinema salonlarını
Birlikte beklediğimiz
Yirmisekiz numarayı unutmak öyle kolay mı
Öyle kolay
Orada ayaklarının dibinde bir adam
Kov, gitsin
Orada, çekmecede altıotuzbeş bir silah
Babadan kalma
Hani bir bayramda saydırmışız havaya
Sen biraz ürkek sokulmuşun omzuma
Kuşlar havalanmış,
Bütün güvercinleri İstanbul’un
Giderken galiba bir beni bir de bunu unutmuşsun
Orada altıotuzbeş bir silah
Ve burada zaten öldürdüğün bir yürek
Vur, bitsin

İbrahim Sadri

[YOUTUBE]UocJqMpBMPE[/YOUTUBE]
 
Unut

Unut
Yağmur tanesini
Unut
Saçların rengini gözlerin karasını
Unut
Şarkıları
San defter yapraklarını
Baktığın aynaların arkasını unut
Unut
Kahverengi fotoğrafları
Adresleri unut
Rüzgarı
Rüzgar değince ağlatan saçlarını
Unut
Sil bütün isimleri
Yak şiirleri
Olmasınları olmayacakları olmadıları unut
Bak yoksun
Yokluğunu unut
Bak gitmişin
Gitmeleri unut
Varsın keşke desin bir ses içinden
Keşkeleri unut oysaları unut
Gözlerini unut
Bu şehri unut
Kor gibiyken içimde
Kendin gidip beni burda kor gibilerini unut
Unut
Unuttuğunu
Islak incir tanelerini
Zeytinin rengini
Ekmeğin buğusunu
Sen mi geldinleri unut
Unut işte
Unutmak en iyisi
Unut iyisi mi
Hep ellerin sıcaktı ya
En sıcak ellerindi
Elin elime değdiğini unut
Unut
Yıldız yıldız
İstanbul istanbul
Akşam akşam
Yavaş yavaş
Şarkı şarkı
Nasıl diyorlarsa nereye koyarsın böyle bir aşkı
Öyle unut
Hiçbir yere koyamadığım bu aşkı

İbrahim Sadri


[YOUTUBE]OHdk-_4gENc[/YOUTUBE]
 
Geri