AMERİKAN RÜYASININ GERÇEKLERİ KAHRAMANLARI
Küresel değerlerin icabı, küreselleşen yerküremizin kahramanlarını sevdirmek maksadıyla tanıtmaya devâm ediyoruz. Rabbim bizi yanlış anlayanlardan korusun.
Amerikan rüyası ile özdeşleşecek kahraman yarışması açılsa, meselâ “rüya star” adında, çiftlerde muhakkak “Bonnie ve Clyde” kazanır.
Bonnie ve Clyde sanılanın aksine Hollywood’un ürettiği kahramanlar değildi, gerçekten vardılar ve her zaman sevildiler.
Yoksa zâten Hollywood onları ilâhlaştıran filmi neden çeksin?
Arada sahisini de mevzu edeceksin ki, cümle üçüncü dünya sübyanlarının aklı karşısın, hepsini “essah” sansın.
Bonnie ve Clyde bütün dünyanın ekonomik krize girdiği dönemde ABD’nin güney batısında yaşarlardı.
Banka soyarlardı. 13 kişi öldürdüler ve bir düzine bankayı patlattılar.
Mağaza ve benzinci soygunlarının ise tam sayısı hususunda bir tahmin bile yok. Zenginden alıp, fakire vermezlerdi.
Fakirden alıp, zengine de vermezlerdi. Sadece alırlardı. Onlar mutlu Amerikalılardı.
Eylemleri vurulana kadar sürdü. Daha da sürecekti de, ömürleri vefa etmedi.
Bonnie ve Clyde 1931-1935 döneminde halk düşmanı olarak gösterildiler.
Aslında onların halkla alıp veremediği yoktu, herkese düşmandı.
Ama inandıkları değerleri vardı, elbette çokça da paraları.
Paraya götüren her yolu mübah görürlerdi.
Yasalar, kurallar ve gelenekler, onların para kazanmasına engel olmadığı müddetçe geçerliydi.
Bir yerde para varsa ve onlar o parayı istiyorsa, onlarındı.
Burada Bonnie ve Clyde hakkında biraz teferruata girmek icap eder.
Bayan Bonnie Parker 1 Ekim 1910’da Rowena’da, Teksas’ta doğdu. Sanatı ve yazmayı çok severdi.
Çok iyi bir talebeydi. 16 yaşında Roy Thornton ile evlendi.
Erken ve mutsuz bir izdivaçtı, ama hiç boşanmadı.
Roy mapusa düştüğünde bile. Hatta sağ dizinin üstüne “Roy ve Bonnie” diye bir dövme bile yaptırdı.
Bay Clyde Barrow, 21 Mart 1909’da Telico’da, Teksas’ta doğdu. Fakir bir ailenin, çok sayıdaki çocuğundan bir tanesiydi.
İlk sabıkası 1926’da oto hırsızlığından oldu. Dallas ve civarında namlı bir hırsız idi.
Bayan Bonnie Parker ile Bay Clyde Barrow Ocak 1930’da Oak Cliff’te rastlaştılar.
İki ay sonra Clyde da Roy gibi gibi hapse düştü.
Bonnie Clyde’ı hapisten kaçırdı.
Fakat Clyde bir hafta sonra Ohio’da yine yakalandı ve Teksas Crockett Ceza ve Tutukevi’nde 1932’ye kadar kaldı.
Bu arada boncuklardan gakkoş yapıp Bonnie’ye gönderdi. Halı dokumayı öğrendi.
Açık görüşlerde yarenlik eder, hasbihal sorarlardı.
1932 yılında tahliye edilince Bonnie ve Clyde kaldıkları yerden devâm ettiler. Mağaza, benzinci, banka –artık yollarına ne çıkarsa- soymaya başladılar.
Mart 1932’de bu defa Bonnie, Kaufman Teksas’ta yakalandı ve Haziran’a kadar hapis yattı.
Bonnie ve Clyde işleri büyütmeye kadar verdiler ve suç işlemek amacıyla teşekkül kurdular.
Organize işler sahasında faaliyet gösteren çeteye ilk katılanlar Clyde’ın kardeşi Buck ve onun eşi Blanche oldu.
Blance ve Bonnie iki elti olarak hep iyi anlaştılar.
Fakat Bonnie’nin hayatına giren herkesin başına gelenler, bunların da başına geldi. 1933’te Buck Missouri’de, Platte City’de öldürüldü ve Blanche da tutuklandı.
Bonnie ve Clyde 1 Nisan 1934’te Teksas’ta, Grapevine’de iki polisi öldürdü, bundan beş gün sonra da Oklahoma’da bir polis daha öldürdü.
Ama 23 Mayıs 1934’te Louisiana’da Blake Lake’de baskın yediler.
Muhtemelen polis megafonla “sizi kanun namına tevkif ediyorum” diye bağırmış, Clyde da coşup, “teslim olmayalım Halilim, aman kurşun saçalım” diye bağırmış.
Bonnie da kurşunu namluya sürerken, sakin ve soğuk bir sesle “Clyde, Halil kim aşkım” demiş ve polis ne olduğunu anlayana kadar silâhlar patlamış.
Özetle Bienville Parish yolunda Ford Deluxe arabalarında çatışmaya girdiler. Araba da, Bonnie ve Clyde’da kevgire döndüler.
İddialar doğru ise Clyde Ford firmasına bir mektup yazıp, arabanın ne kadar iyi olduğunu ve memnuniyetini anlatmış.
Polis de Bonnie ve Clyde’ın yerine böylece tespit etmiş.
Ford sonra bu mektubu uzun süre reklamlarında kullanmış. Ayrıca Bonnie ve Clyde’ın Hikâyesi –ki bunu da Bonnie yazmış- gazetelerde basılmış.
Elbette adaletten ve devletin şefkatli kollarından kaçılmaz. Hâlbuki her şey farklı olabilirlerdi.
Bonnie ve Clyde hemen bir firma kursalardı, seçkin işadamları olacaklardı.
O zaman onları tutuklamaya çalışan herkes “sermaye düşmanı” olurdu, basın da onları severdi.
Bir de lâfazan avukat tutarlardı; “müvekkillerim yasalara saygılı ve cemiyette müstesna yeri olan şahsiyetlerdir”.
Ayrıca bir yere saklanıp, af çıkmasını da bekleyebilirlerdi. Nasılsa çıkardı.
Çıkmasa bile siyâsete girmeliydiler. İşe yüklü bağışlarla başlamalılardı. Hem meclise girince dokunulmazlıkları olurdu.
Yaptıkları ortaya çıksa bile, “efendim, bunlar siyâsî rakiplerimizin iftirasıdır” derlerdi, herkes de inanırdı.
Hatta arada bir de “üzerime gelmeyin, konuşurum” derlerse, siyâsette de “ne olur ne olmaz” deyip, yükselirlerdi. Hata yapmışlar.
Yahu madem soygun yapacaksın, adam vuracaksın, bari bir siyâsî örgüt kur. Kur da, hepsi “siyâsî suç” olsun! Ama bunlarda o akıl nerede?