Güzel konu. CHP li olmadığımın altını çizerek. Kendi görüşümü aktarayım.
CHPde yaşanan bölünmeyi tek başına parti içi bir kriz olarak okumuyorum. AKP iktidarının iktidarını sürdürebilmek adına yargı süreçlerini siyasal rekabeti etkileyecek şekilde kullandı. Malesef yargı bağımsız değil. Ve korkutucu olan illaki talimat ile hareket etmesi değil. Öyle bir iklim var ki ülkede şu anda kraldan çok kralcı herkes. Birilerine talimat gitmese de iklim kişiyi bunları yapmak mecburiyetine "kendi kendinden talimat alma" ruh haline sokuyor. Bir düşünsenize hukuka aykırı olduğunu adı gibi bilen bir hakimsiniz ve İmamoğlunun diploma iptali davasına bakıyorsunuz. Cesaret edebilir misin "Yok yahu böyle diploma iptali olur mu? Bu diploma iptal işlemi hukuka aykırı." demeye. Fetöcü ilan edilmek ile başlarsınız, 7 sülalenize kadar yönelirler. Sosyal bir ölüme mahkum kalırsınız. Berlindeki hakimler değil malesef burdaki hakimler de. Bu iklim Kürt siyasal hareketine kayyum atamaları ve Kürt siyasetçilerin tutuklanması ile başladı, ardından tüm muhalefete dönük belediye başkanlarını tutuklamak, diploma iptal etmek, Özdağ gibi muhalefet liderlerini tutuklamak ile devam etti ve nihayetinde ana muhalefet partisine kayyum atama ile son raddeye ulaştı. Bence buradaki amaç yalnızca CHP'nin iç dengelerini değiştirmek değil; aynı zamanda Meclis aritmetiğini anayasa değişikliğine elverişli hale getirecek siyasi zemini oluşturmak ve olası bir genel seçimde ana muhalefeti parçalayarak oyların dağılmasını sağlamak.
Özgür Özel'in yeni siyasi oluşum hamlesini de bu planı boşa çıkarmaya yönelik stratejide ise mantık şu: Eğer mevcut yapı hukuki ve siyasi baskılarla işlevsiz hale getiriliyorsa, mücadele yeni bir tüzel kişilik üzerinden sürdürülür ve seçmene alternatif bir adres sunulur. Ancak bunun başarıya ulaşıp ulaşmayacağı bence belirsiz. Çünkü burada asıl cevaplanması gereken soru, toplumsal muhalefetin bağlılığının neye? Seçmen esas olarak CHP markasına mı bağlı, yoksa Özgür Özel ve İmamoğlunu bağımsız bir siyasi lider olarak benimseyip onun peşinden gitmeye hazır mı? Bunun cevabı henüz net değil. Türkiye'de parti aidiyetleri güçlü olduğu kadar lider etkisinin de yüksek olduğu dönemler yaşandı. Hangisinin ağır basacağını zaman gösterir. O kadar zaman var mı derseniz? Var ama çok sıkı çalışmayı gerektirir bu zaman. Ve ne kadar çalışabileceksin? Belirsiz. Yarın tak diye Özgür Özel'i de bir bahane içeri alabilirler neticede :d
Diğer önemli değişken ise Ekrem İmamoğlu'nun durumu. Hakkındaki yargı süreçleri ve siyaset yapma imkânına ilişkin gelişmeler muhalefetin geleceğini doğrudan etkileyebilir. İmamoğlu'nun siyaset sahnesinde aktif kalıp kalamayacağı, özellikle son zamanda hakkındaki aşırı yoğun "kötü biri" propagandasının toplumda yer edip etmediği, İmamoğlunun toplumdaki karşılığını koruyup koruyamayadığı vs süreci belirleyen en kritik unsurlardan biri olacak.
Bence şu an iklim gerçek anlamda bir "sol partinin" ortamı sürüklemesine ve karşıt tüm oyları toplayabilmesine çok müsait bu arada. Umarım bu çıkışı yapabilecek bir parti eski veya "yeni" çıkar. Çıkış yolu bu bence de o başka bir tartışmanın konusu yeri gelirse ona ilişkin de fikirlerimi yazarım.