EdLmaster
Üye
-
- Katılım
- Ocak 9, 2010
-
- Mesajlar
- 14,450
-
- Tepkime puanı
- 6,749
-
- Puanları
- 524
-
- Konum
- Onudamı Merak Ettınız.
-
- Web sitesi
- www.tic10.com
HÜDA PAR yakınlığıyla bilinen ve ideolojik olarak ona paralel bir çizgide konumlanan Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından Hz. Muhammed’in doğumunu anmak ve onun hayatını hatırlatmak amacıyla organize edilen ve artık geleneksel hale gelen Mevlid-i Nebi etkinliği, bu yıl “Direniş Önderi Hz. Muhammed” temasıyla 6 Nisan’da Cizre’de, 13 Nisan’da Batman ve Gaziantep’te, 20 Nisan’da ise Diyarbakır’da gerçekleştirildi. Her yıl artan katılım ve daha fazla şehirde düzenlenmesiyle artık bir seri etkinliğe dönüşen bu program, 27 Nisan’da eş zamanlı olarak İstanbul, Adana ve Van’da da yapılacak.
Klasik mevlid geleneğinde İslami takvime göre Rebiülevvel ayının 12’nci günü anma yapılırken Peygamber Sevdalıları, Diyanet’in uzun süre uyguladığı gibi etkinliği Nisan ayına sabitleyerek geleneksel tarih ve formatı kendi pratiklerine uygun şekilde yeniden düzenlediler. Diyanet daha sonra bu uygulamadan vazgeçse de Nisan, Peygamber Sevdalıları tarafından organize edilen mevlidlerin geleneksel ayı haline dönüştü. Katılımcı sayısının giderek artmasıyla da kapalı mekanlardan Diyarbakır’ın meydanlarına taşındı ve kitlesel bir boyut kazandı. 29 Kasım 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle Diyanet’in etkinliklerinin adı “Mevlid-i Nebi Haftası” olarak değiştirilince, Peygamber Sevdalıları da kendi organizasyonlarını bu adla anmaya başladılar.
Başlangıçta çoğunlukla Mustazaf-Der üyelerini bir araya getiren mevlidler, 2012’de Mustazaf-Der’in kapatılması ve aynı yıl HÜDA PAR’ın kurulmasıyla daha belirgin bir siyasi boyut kazandı. Dernekten siyasi partiye geçiş sürecinde, Güneydoğu’daki kitlesel mevlid kutlamaları, HÜDA PAR için tabanı test ve konsolide etme açısından da bir fırsat sunmuş olabilir. Seküler Kürt siyasi hareketine alternatif İslami bir aktör olarak kendini konumlayan HÜDA PAR, zamanla bu etkinlikleri hem destekçilerini bir araya getirdiği hem de Kürt kimliğine dair siyasi taleplerini ifade ettiği bir platforma dönüştürdü. HÜDA PAR seçmenini oluşturan dindar Kürtler için ise bu etkinlikler, kolektif aidiyet duygusunu pekiştirme ve toplumsal kimliklerini daha görünür kılma fırsatı sundu.
Bu mesafeli duruş, HÜDA PAR’ın mevlidi yalnızca kendi seçmen kitlesine hitap eden bir parti etkinliği gibi göstermek istememesinden kaynaklanıyor. Genel Başkan Yardımcısı Yahya Oğraş bu tercihi şöyle açıklıyor: “Mevlid sadece HÜDA PAR seçmenlerinin değil, Peygamber sevgisini ifade etmek isteyen herkesin katıldığı bir etkinlik.” Bu yaklaşım, partinin daha geniş bir dini tabanı mobilize etme çabası ve seçmen sayısını artırma stratejisi olarak değerlendirilebilir. Aynı zamanda dini ibadeti siyasi amaçlar için kullandıkları yönündeki eleştirileri engellemek için benimsenmiş de olabilir. Nitekim Oğraş, Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından organize edilen mevlid etkinliklerinin “dinin siyaseten araçsallaştırılması” şeklinde yorumlanmasından rahatsız olduklarını özellikle vurguluyor- ki burada biraz üzerime alındığımı söyleyebilirim.
Peygamber Sevdalıları Vakfı’nın her yıl yayınladığı Mevlid-i Nebi mesajı bu yıl vakfın yönetim kurulu üyesi Ömer Çelik tarafından okundu. Mesajda, “Müslüman coğrafyalara dayatılan, vicdan ve insafı rafa kaldıran, amansız ve orantısız bir savaşın karşılığı ancak kutlu bir direniştir…
Hamas, İslami Cihad, Gazze halkı ve Mescid-i Aksa murabıtlarının direnişi bir asırdır uyutulmaya çalışılan ümmetin şerefli evlatlarını artık uyandırmıştır” ifadelerine yer verildi. Vakfın onursal başkanı Mehmet Göktaş ise “Kassam tükendi, Hamas bitti diyenler, gelin bir görün.
Bu meydan olduğu gibi Hamas ve Kassam Tugayları’dır. Şu meydanda 17 yaşından yukarı 25 yaşına kadar olan gençler hepsi Hamas’tır, hepsi Kassam Tugayı’dır” dedi. Göktaş ayrıca, “Kemalizmi ve modası geçmiş Marksizmi bu bölgeye getirmek isteyenlerin karşısına da siz dikildiniz; buraya giremez dediniz” diyerek, geçmişten bugüne bölgede süren ideolojik rekabete de işaret etti. Bu yılki uluslararası konuklar arasında yer alan Alimler Birliği Filistin Komisyon Başkanı ve Hamas Milletvekili Marwan Abu Ras ise, “Kassam Tugayları’nı desteklemeniz lazım, onları duanız, malınız, siyasetiniz ve silahınız ile desteklemeniz lazım” dedi.
Platformun geçmişi
İlki 2006 yılında, Mustazaflarla Dayanışma Derneği (Mustazaf-Der) öncülüğünde, Peygamber Sevdalıları Platformu (2018 yılında vakıf statüsü alarak resmi bir kimlik kazandı) tarafından Diyarbakır’da bir düğün salonunda gerçekleştirilen mevlid etkinlikleri, peygamber sevgisi üzerinden dindar Kürtlerin daha geniş bir kesimine ulaşmayı hedefliyordu. Başlangıçta Diyanet’in organize ettiği “Kutlu Doğum Haftası” ile aynı döneme denk gelse ve aynı adı taşısa da, içerik ve format açısından tamamen bağımsızdı. Etkinliklerde okunan Arapça ayetler ve dualar dışında program tamamen Kürtçe idi.Klasik mevlid geleneğinde İslami takvime göre Rebiülevvel ayının 12’nci günü anma yapılırken Peygamber Sevdalıları, Diyanet’in uzun süre uyguladığı gibi etkinliği Nisan ayına sabitleyerek geleneksel tarih ve formatı kendi pratiklerine uygun şekilde yeniden düzenlediler. Diyanet daha sonra bu uygulamadan vazgeçse de Nisan, Peygamber Sevdalıları tarafından organize edilen mevlidlerin geleneksel ayı haline dönüştü. Katılımcı sayısının giderek artmasıyla da kapalı mekanlardan Diyarbakır’ın meydanlarına taşındı ve kitlesel bir boyut kazandı. 29 Kasım 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle Diyanet’in etkinliklerinin adı “Mevlid-i Nebi Haftası” olarak değiştirilince, Peygamber Sevdalıları da kendi organizasyonlarını bu adla anmaya başladılar.
Başlangıçta çoğunlukla Mustazaf-Der üyelerini bir araya getiren mevlidler, 2012’de Mustazaf-Der’in kapatılması ve aynı yıl HÜDA PAR’ın kurulmasıyla daha belirgin bir siyasi boyut kazandı. Dernekten siyasi partiye geçiş sürecinde, Güneydoğu’daki kitlesel mevlid kutlamaları, HÜDA PAR için tabanı test ve konsolide etme açısından da bir fırsat sunmuş olabilir. Seküler Kürt siyasi hareketine alternatif İslami bir aktör olarak kendini konumlayan HÜDA PAR, zamanla bu etkinlikleri hem destekçilerini bir araya getirdiği hem de Kürt kimliğine dair siyasi taleplerini ifade ettiği bir platforma dönüştürdü. HÜDA PAR seçmenini oluşturan dindar Kürtler için ise bu etkinlikler, kolektif aidiyet duygusunu pekiştirme ve toplumsal kimliklerini daha görünür kılma fırsatı sundu.
HÜDA PAR’ın tutumu
Her ne kadar HÜDA PAR seçmeni ile Mevlid-i Nebi katılımcıları çok büyük oranda örtüşse ve parti yöneticileri her yıl protokolde yer alsa da, HÜDA PAR organizasyonu hiçbir zaman doğrudan üstlenmedi ve asıl düzenleyeci Peygamber Sevdalıları Vakfı olmaya devam etti. Örneğin alanda HÜDA PAR’a ait bayrak ya da flamaların yer almaması bu tercihin bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Nitekim son üç yıldır düzenli olarak takip ettiğim hiçbir mevlid etkinliğinde, protokol konuklarının tanıtıldığı bölüm dışında, HÜDA PAR adı doğrudan zikredilmedi.Bu mesafeli duruş, HÜDA PAR’ın mevlidi yalnızca kendi seçmen kitlesine hitap eden bir parti etkinliği gibi göstermek istememesinden kaynaklanıyor. Genel Başkan Yardımcısı Yahya Oğraş bu tercihi şöyle açıklıyor: “Mevlid sadece HÜDA PAR seçmenlerinin değil, Peygamber sevgisini ifade etmek isteyen herkesin katıldığı bir etkinlik.” Bu yaklaşım, partinin daha geniş bir dini tabanı mobilize etme çabası ve seçmen sayısını artırma stratejisi olarak değerlendirilebilir. Aynı zamanda dini ibadeti siyasi amaçlar için kullandıkları yönündeki eleştirileri engellemek için benimsenmiş de olabilir. Nitekim Oğraş, Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından organize edilen mevlid etkinliklerinin “dinin siyaseten araçsallaştırılması” şeklinde yorumlanmasından rahatsız olduklarını özellikle vurguluyor- ki burada biraz üzerime alındığımı söyleyebilirim.
Silahlı mücadele, İslami dayanışma
Bu yıl Diyarbakır’daki Mevlid-i Nebi etkinliği, geçen yıllarda olduğu gibi yine Newroz Parkı’nda gerçekleştirildi. Etkinlik boyunca “cenk, cihat, şehadet” sloganları atıldı ve programın odak noktasında Gazze’de İsrail saldırıları sonucu yaşanan yıkım ve sivil ölümler yer aldı. Kuran tilaveti ile başlayan program, sunucunun “asrın direniş önderleri” olarak tanımladığı ve İsrail’in saldırıları sonucunda hayatını kaybeden Hamas’ın siyasi kanat lideri İsmail Haniye, halefi Yahya Sinwar, askeri kanat lideri Muhammed Deyf ve Hizbullah lideri Hassan Nasrallah’a gönderilen selamlar ile devam etti. Üzerinde Haniye, Sinwar, Ebu Ubeyde ve Hamas’ın kurucu lideri Şeyh Ahmed Yasin’in fotoğraflarının olduğu dev poster ise dikkat çekici ayrıntılardan biriydi. Ayrıca İsrail’le yapılan esir takası anlaşması çerçevesinde 2024’te serbest bırakılan Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugayları mensubu İshak Tahir Arefe ve Taliban yönetimindeki Afganistan İslam Emirliği’nin Türkiye maslahatgüzarı Muhammed Zubeyr Wadan da bu yılki uluslararası konuklar arasındaydı.Peygamber Sevdalıları Vakfı’nın her yıl yayınladığı Mevlid-i Nebi mesajı bu yıl vakfın yönetim kurulu üyesi Ömer Çelik tarafından okundu. Mesajda, “Müslüman coğrafyalara dayatılan, vicdan ve insafı rafa kaldıran, amansız ve orantısız bir savaşın karşılığı ancak kutlu bir direniştir…
Hamas, İslami Cihad, Gazze halkı ve Mescid-i Aksa murabıtlarının direnişi bir asırdır uyutulmaya çalışılan ümmetin şerefli evlatlarını artık uyandırmıştır” ifadelerine yer verildi. Vakfın onursal başkanı Mehmet Göktaş ise “Kassam tükendi, Hamas bitti diyenler, gelin bir görün.
Bu meydan olduğu gibi Hamas ve Kassam Tugayları’dır. Şu meydanda 17 yaşından yukarı 25 yaşına kadar olan gençler hepsi Hamas’tır, hepsi Kassam Tugayı’dır” dedi. Göktaş ayrıca, “Kemalizmi ve modası geçmiş Marksizmi bu bölgeye getirmek isteyenlerin karşısına da siz dikildiniz; buraya giremez dediniz” diyerek, geçmişten bugüne bölgede süren ideolojik rekabete de işaret etti. Bu yılki uluslararası konuklar arasında yer alan Alimler Birliği Filistin Komisyon Başkanı ve Hamas Milletvekili Marwan Abu Ras ise, “Kassam Tugayları’nı desteklemeniz lazım, onları duanız, malınız, siyasetiniz ve silahınız ile desteklemeniz lazım” dedi.