Boğaz'ın Gizemli Misafirleri: Yelkovan Kuşu

Konu sahibi son olarak 4537 gün önce görüldü
vww4c.jpg


stanbul’da bir yakadan diğerine vapurla geçerken Boğaz’ın bir-iki karış üzerinden sürüler halinde ve ahenk içinde uçan koyu renkli kuşlar görürüz. Albatrosların yakın akrabası olan, ancak çoğu kez dikkatimizden kaçan bu kuşlar, İstanbul Boğazı’nın en sık rastlanan deniz kuşları olan yelkovanlardır (Puffinus yelkouan). Bilimsel isimlendirmesini de Türkçeden almış olmasına rağmen Türkiye’de henüz yelkovanların üredikleri yeri, yani kolonilerini keşfedebilmiş değiliz. Bu nedenle İstanbul Boğazı’nın, hatta belki İstanbul’un simgesi sayılacak bu gizemli kuşların Türkiye kıyılarında nerede üredikleri, kesin popülasyonu ve türün kritikliği hakkında elimizde ne yazık ki kesin bilgiler yok. Ancak yakın zamandaki çalışmalarımızla bu kuşların dünya üzerinde en büyük popülasyon geçişine sahip olan şehrin İstanbul olduğunu anlamış bulunuyoruz.


YELKOVAN İZLEME PROJESİ 2010’DA BAŞLADI

Aslında “BirdLife International”ın 2004 tarihli verilerine göre, türün dünya popülasyonunun 53 bin çift civarında olduğu düşünülüyordu. Bugüne dek kaydedilen en yüksek geçiş rakamları ise 47 bin ile Ege’de irili ufaklı binlerce adaya sahip olan Yunanistan ve 15 bin ile Bulgaristan’a aitti. Türkiye’deki rakamları öğrenebilmek için 2010’dan başlayarak “Yelkovan İzleme Projesi” kapsamında bu gizemli türleri takibe aldık.

Yelkovan İzleme Projesi’nin hedefi, türün İstanbul Boğazı’ndaki geçişleri ve sayıları hakkında yıllık ve mevsimsel detaylı bilgi toplamak ve bu alanda Deniz Önemli Kuş Alanlarının(ÖKA) belirlenmesi için gerekli veri tabanını oluşturmak olarak belirlendi.

Ege’yi Karadeniz’e bağlaması nedeniyle İstanbul Boğazı’ndaki sayımlar bu türün Doğu Akdeniz’deki popülasyonunu belirleme ve izleme açısından kilit öneme sahipti. İstanbul Boğazı’nda her mevsim ve günün değişik saatlerinde yoğun olarak yürütülen sayımlar sayesinde yelkovan kuşlarının popülasyonundaki senelik değişimler dahi izlenebilecekti.

DÜNYADAKİ EN BÜYÜK POPÜLASYON GEÇİŞİ TÜRKİYE’DE

Nitekim projede elde edilen sonuçlar hem bizleri hem de Avrupalı araştırmacıları şaşırttı. 4 Şubat 2012 tarihinde araştırmacı Dilek Şahin liderliğinde yapılan sayımlarda sabahtan öğlene kadar sadece dört saat içinde İstanbul Boğazı’ndan güneye doğru inen yelkovan kuşlarının sayısının 73 binin üzerinde olduğu tespit edildi. Türkiye’de tür üzerine yapılmış olan bu ilk sistematik izleme çalışması ile Avrupa kuş gözlem camiasında gözler bir anda Türkiye’ye çevrildi. Dünya üzerinde en büyük popülasyon geçişine sahip olan ülke bizdik.

Çalışmalar sürdürülürken 2013 yılında küçük ölçekli doğa koruma projelerine fon sağlayan İngiliz kuruluş “Rufford Small Grants” desteği alındı. Bu destek sayesinde ekip, çalışma alanını genişleterek Çanakkale Boğazı’nda da sistemli sayımlar ile izleme çalışmasını başlattı.

Kuruluşun desteği sona ermiş de olsa, projenin öneminin farkında olan ekip, bu projeyi gönüllü kuş gözlemcileri ile yaşatmaya devam ediyor.


İSTANBUL’UN EN ESKİ GİZEMLERİNDEN BİRİ

Kara sayımları bu iki boğazda devam ederken, bir yandan da Marmara Denizi içerisinde tekneden sayım yaparak tür hakkında daha detaylı veri toplanıyor. Türün İstanbul ve Türkiye kıyılarında nerelerde ürediği önünde sonunda aydınlatılacak. Ve İstanbul’un en eski gizemlerinden biri böylece aydınlatılmış olacak.


TEK YAVRU, BOL GİZEM

Yalnızca Akdeniz Havzası’nda yaşayan (ve bu bölgeye endemik olan) bu hassas türler ıssız adalarda veya yerleşimden uzak kıyılarda, kayalık alanlarda ürüyorlar. Yuvalarını yüzeyden 1-1,5 metre derinlikteki oyuklara yapıyor ve bu yuvaları saklamak için yalnızca geceleri ziyaret ediyorlar. Bu kadar gizliliğin bir nedeni var tabii: Senede yalnızca bir defa ve bir yumurta bırakan yelkovanların kuluçka ve bakım evreleri yaklaşık 6 ay sürüyor. Bu nedenle bu tek yavrunun korunması için her türlü önlemi almaları gerekiyor.

Ancak bu denli gizlilik de her zaman yeterli gelmiyor. Bu tip alanlara insan aktiviteleri ile taşınmış fare ve kediler yelkovan kolonilerine çok büyük zarar veriyorlar. Doğal düşmanları ise martı gibi daha büyük kuşlar. Türün çalışıldığı ülkelerde üreme alanlarından farelerin uzaklaştırılması sonucu türün üreme başarısının ciddi ölçüde arttığı gözleniyor.


GERÇEK DENİZ KUŞU SİMİT YEMEZ

Yelkovanlar bir deniz kuşudur. Yani yaşamının büyük kısmını tatlı suya ihtiyaç duymadan açık denizlerde geçirir. Karaya yalnızca üremek için gelir ve yüksek oranda deniz yaşamındaki diğer organizmalara bağımlıdır. Yani vapurdan simit attığımız martılar gibi değildir. Gerçek deniz kuşlarına simit yediremezsiniz, onlar balık ya da deniz omurgasızları ile beslenmeyi tercih ederler. Yine onları deniz kenarında kaldırımlarda veya karabataklar gibi denizin ortasındaki şamandıralarda dinlenirken de göremezsiniz. Onlar o sırada açıklarda yorulmaksızın uçuyordur.


ŞUBATTA KUŞ SAYIMI VAR

Araştırmalar gösteriyor ki, Boğaz’daki geçişler özellikle çiftleşme ve yumurta bırakma evresinin hemen öncesinde, şubat ayı başında zirve yapıyor. Dolayısıyla önümüzdeki senelerde şubatın ilk haftası her gün ve gün boyu yapılacak sayımlar ile çok değerli veriler ortaya konulabilir.

Yelkovanların gizemini aydınlatmaya yönelik İzleme Projesi bugün gönüllülerin desteği ile devam ediyor. Yelkovanlar hakkında daha detaylı bilgi edinmek ve bu türün gizemini çözmeye yardım etmek isterseniz sayımlara katılarak proje ekibimize destek olabilirsiniz.
 
Geri