Böbrek Yetmezliği: Üremi, Böbrek Hastalıklarının Belirti ve Bulguları

  • Kullanıcı Kei
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Genel Sağlık Konuları
Konu sahibi son olarak 8 gün önce görüldü
Böbrekler bel omurlarının iki yanında yer alan vücutta çift olarak bulunan ve kandaki istenmeyen zehirli maddeleri idrar yoluyla uzaklaştırılmasını sağlayan bir çift organdır. 2 milyon civarında nefron adı verilen süzme ünitesi mevcuttur. Bunların sayısı yaşlanmayla birlikte doğal olarak azalır. Kalbin dakikada pompaladığı 5-6 litre kanın 1/5'i böbreklerce filtre edilir. Böbrekler vücudun sıvı-iyon dengesini, asit-baz dengesini, kan basıncı(Tansiyon)nın sürdürülebilirliğini ve vücuttaki kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan ve vücut için zararlı olan zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Böbrekler ayrıca kan yapımı ve kemik mineral yapısı ile ilgili hormonlar başta olmak üzere daha bir çok hormonun yapım ve yıkım yeridir. Bütün bunlardan böbreklerin vücut için hayati önem taşıyan ve yürüttüğü fonksiyonlar sekteye uğradığı takdirde hayati risk doğuran organlar olduğu anlaşılır. Böbreklerden geçen kan filtre edilip organizma için yararlı olan maddeler tekrar kana verilerek, vücuttan uzaklaştırılması zorunlu olan zehirli maddeler idrarı oluşturur. İdrar idrar yolları ile önce mesanede toplanır, daha sonra da işeme yoluyla da dışarı atılır.

Böbrek hastalıklarının çoğu bilinenin aksine son derece sinsi ve ağrısız seyreder. Halk arasında genel olarak idrarın kanlı gelmesi, idrar yaparken yanma ve acıma, belin iki veya tek tarafında yan ağrıları böbrek hastalığı belirtisi olarak bilinir. Böbreklerin işlevlerinin azalması veya kaybolması, ani başlangıçlı (Akut) veya yıllar içerisinde sessizce (Kronik) oluşabilir. Kandaki atık maddelerin atılamayıp birikmesi sonucu bütün organları etkileyen ve komaya kadar gidebilen bir zehirlenme tablosu meydana gelir.

Böbrek hastalıklarının başlıcaları
- Akut veya kronik böbrek iltihabı olarak bilinen Nefritler
- Taş hastalıkları
- Ailesel kistik hastalık
- İdrar yolları iltihapları
- Tümörleri
- İdrar yollarının daralması veya tıkanması (Prostat büyümesi)
- Kalıtımsal bazı böbrek hastalıkları
- Damarsal böbrek hastalıkları
- Gebelik zehirlenmesi
- Romatizmal hastalıklar sonucu oluşan böbrek hastalıkları
- Viral Hepatit (B,C)ve diğer enfeksiyonlara bağlı oluşan böbrek hastalıkları
- Hipertansiyon ve Diabet (Şeker) Hastalığı gibi sistemik hastalıklara bağlı böbrek hastalıkları
- İlaçlara bağlı oluşan böbrek hastalıkları
şeklinde sıralanabilir.

Bunların oluşturacağı klinik belirti ve bulgular ise hastalığı oluşturan etmene göre farklılıklar gösterir. İdrar yollarında akımın engellenmesi ve iltihaplanma dışında böbrek hastalıklarında ağrı sık görülmez. Buna karşılık bulantı, kusma, halsizlik, iştahsızlık, inatçı kaşıntı, çok su içme, günlük idrar miktarında azalma veya aşırı miktarda idrar yapma, cildin sarımsı-kahverengi renk alması, çabuk yorulma, çarpıntı, nefes darlığı, işitme zorluğu veya sağırlık, ani ve sürekli tansiyon yükselmeleri, göz kapaklarında ve ayaklarda daha belirgin olmak üzere tüm vücutta su birikmesi(ödem), sık idrara çıkma, ağrılı idrar yapma, kanlı idrar, bulanık idrar, gece birden fazla idrara kalkma, kişilik değişiklikleri ile başlayan saldırganlık, bilinç bulanıklığı ve komaya kadar uzanan şuur ve davranış değişiklikleri, havale geçirme(Konvülsiyon), özellikle çocuklarda gece idrar kaçırmaları ve gelişme gerilikleri saptanabilir.

Yukarıda belirtilen bulguların büyük bir kısmı başka hastalıklarda da rastlanır. Bu sebeple bu bulguların başka hastalıklardan değil de böbrekten kaynaklandığının ilgili hekimlerce tetkik edilmesi gerekir. Bir böbrek hastalığına işaret eden klinik bulgular ise anemi(kansızlık), yüksek tansiyon, ödem, idrarın bol fakat yoğunluğunun düşük bulunması, idrarda kan ve iltihap hücreleri ve protein(Albumin) saptanması, kanda kan üre ve kreatinin değerlerinin yüksek bulunması(Üremi), kan albumin düzeyinin düşük bulunması, ürikasit yüksekliği, kanın çökme hızının(Sedimentasyon) artışı, kanda asitli maddelerin yüksek ölçülmesi (Asidoz) , kalp büyümesi, akciğerde su toplanması, idrar miktarının günlük 400 ml. altına düşmesi, kanda Hepatit B ve C virüsü saptanması, derinin kuruması ve renk değişimi gibi muayene bulgularına rastlanır. İlgili hekimler Nefrologlar , Dahiliye uzmanları veya Ürologlarca kanın biyokimyasal tetkikleri yapılarak bazı maddelerin artma veya azalma olup olmadığı araştırılır. Böbreklerin Ultrasonografik incelenmesi ile böbreklerde yapısal bir değişiklik olup olmadığı, böbrek boyutlarının küçülüp küçülmediği incelenir. Gerekirse ilaçlı tetkikler yapılır. Basit bir idrar tetkiki incelemesi ve Ultrasonografik tetkik ile kanın biyokimyasal incelemeleri 1.basamak tetkik aşamasını oluşturur. 2.Aşamada böbreklerin süzme oranı 24 saatlik idrar toplanarak hesaplanır. Böbrek fonksiyonlarında ne kadar kayıp olduğu ve böbrek fonksiyonlarındaki bozulmaların akut mu yoksa kronik mi olduğu ayırt edilerek saptanan hastalık türüne göre spesifik tedavisine yönelinir. Yüksek tansiyon, şeker hastalığı ve kalp hastalıkları böbrek hastalıklarını başlatabildiği gibi, böbrek hastalıklarının kendisi de kalp akciğer hastalıklarına ve yüksek tansiyona yol açabilir. Eğer böbrek fonksiyonları kalıcı olarak kaybedilirse, ömür boyu diyaliz (Suni böbrek)makinaları ile tedavi edilmesi gerekebilir. Her türlü hastalıkta olduğu gibi böbrek hastalıklarında da şikayetler oluşmadan veya başlangıcında periyodik tetkikler büyük önem taşımaktadır. Ülkemizde bilinçsiz kullanılan ilaç ve özellikle ağrı kesiciler sebebiyle meydana gelen böbrek yetmezliklerinin hiç de azımsanmayacak sayıda olduğunun vurgulanması yerinde olur.
 
Son iki yıldır ailemin hayatını kabusa çeviren iğrenç hastalık.
Şeker hastalığına bağlı olarak babamin üremi sorunu yaşaması sonucunda 8 ay boyunca haftada 3 kez diyalize girmek zorunda bırakmıştır.

Organ Bağışı o kadar önemli ki. Lütfen biraz duyarlı olalım . Annem olmasaydı bugün babamı belki de bir kaç ay sonra bir daha hiç goremeyecektik. Ya da yıllarca diyaliz hastası olarak yarım bi hayat sürecekti.

Kendinize dikkat edin ve organ bağışına destek olun başka insanlarda uzulmesin belki bir hayat kurtarirsiniz.
 
Son iki yıldır ailemin hayatını kabusa çeviren iğrenç hastalık.
Şeker hastalığına bağlı olarak babamin üremi sorunu yaşaması sonucunda 8 ay boyunca haftada 3 kez diyalize girmek zorunda bırakmıştır.

Organ Bağışı o kadar önemli ki. Lütfen biraz duyarlı olalım . Annem olmasaydı bugün babamı belki de bir kaç ay sonra bir daha hiç goremeyecektik. Ya da yıllarca diyaliz hastası olarak yarım bi hayat sürecekti.

Kendinize dikkat edin ve organ bağışına destek olun başka insanlarda uzulmesin belki bir hayat kurtarirsiniz.

o kadar tanıdık ki şu sözlerin. çok çok geçmiş olsun, sabırlar diliyorum bolca. dayanılması inanılmaz zor bir durum, iyi bilirim.

yalnız hem diyalize girip hem şeker hastası olanların organ nakilleri çok zor oluyor. vücutlarında herhangi bir hastalık olması durumunda nakil olamıyorlar. ki sürekli ya ayaklarında ya gözlerinde, muhakkak bir yerlerinde bir sorun çıkıyor. tümüne şifa diliyorum.
 
o kadar tanıdık ki şu sözlerin. çok çok geçmiş olsun, sabırlar diliyorum bolca. dayanılması inanılmaz zor bir durum, iyi bilirim.

yalnız hem diyalize girip hem şeker hastası olanların organ nakilleri çok zor oluyor. vücutlarında herhangi bir hastalık olması durumunda nakil olamıyorlar. ki sürekli ya ayaklarında ya gözlerinde, muhakkak bir yerlerinde bir sorun çıkıyor. tümüne şifa diliyorum.

Amin çok teşekkür ederim Döngüsel .
Evet bizim için zor bi süreç oldu 3 ay boyunca sürekli anne ve babam tetkiklerden gectiler.
Babam artık son 1.5 aydır doğru dürüst yuruyemez hale geldi. Biz diyalizden ötürü zannederken ameliyat sonrası doktor babamın damarlarının kireclendigini söyledi ki kan sulandirci ilaç kullanmasına rağmen ilerlemiş durumda tabii insülin kullanıyor.

Daha evvel kalbine stent takıldı. Şeker hastalığının ne yazık ki babam üstünde ki etkisi senin bahsettiğin gibi gözlerde pek iyi değil.

Tüm hastalara acil şifalar diliyorum gerçekten çok zor nakilden sonra babamın kan dolasiminin biraz daha düzenli olacağını düşünüyorum henüz doktoru ile bunu konuşmadık ki hep içimden geçen bu umarım öyle olur.
Ameliyatının çok iyi geçtiğini söylemesi bile beni mutlu etmeye yetti.
 
Amin çok teşekkür ederim Döngüsel .
Evet bizim için zor bi süreç oldu 3 ay boyunca sürekli anne ve babam tetkiklerden gectiler.
Babam artık son 1.5 aydır doğru dürüst yuruyemez hale geldi. Biz diyalizden ötürü zannederken ameliyat sonrası doktor babamın damarlarının kireclendigini söyledi ki kan sulandirci ilaç kullanmasına rağmen ilerlemiş durumda tabii insülin kullanıyor.

Daha evvel kalbine stent takıldı. Şeker hastalığının ne yazık ki babam üstünde ki etkisi senin bahsettiğin gibi gözlerde pek iyi değil.

Tüm hastalara acil şifalar diliyorum gerçekten çok zor nakilden sonra babamın kan dolasiminin biraz daha düzenli olacağını düşünüyorum henüz doktoru ile bunu konuşmadık ki hep içimden geçen bu umarım öyle olur.
Ameliyatının çok iyi geçtiğini söylemesi bile beni mutlu etmeye yetti.

ne zaman nakil oldu? bakımını nasıl yaptınız ya da yapıyorsunuz? insülin olmaya devam ediyor mu? ediyorsa ne kadar sürecek bu?
 
ne zaman nakil oldu? bakımını nasıl yaptınız ya da yapıyorsunuz? insülin olmaya devam ediyor mu? ediyorsa ne kadar sürecek bu?

Pazartesi günü yatirdilar çarşamba günü ameliyata aldılar önce annemi (yaklaşık 1 saat sürdü) sonra babami.
İkisinin ameliyatı 1 er sat aralık başlayıp bitti. 6 -7 saat

Babam 1 gece ygun bakımda kaldı doktor ile telefonda görüştüm idrar çıkışları normal ameliyat iyi geçti dedi.

Babam zaten yıllardır şekeri oldugu için yeme İçmesi dikkat eden biri bol bol yürüyüş yapardı önceden (1 yıl bile olmadı bunu yasayali)
Bi gün fenalasinca hastaneye götürdük diyaliz artık şart dedi doktor. (Ailecek psikolojik olarak çok sarsti bizi bu durum hele babam kabullenmedi hiç hastaligini)
Geçen mayis ayından itibaren haftada 3 gün diyalize girdi ama vücudunu çok yoruyordu. Ne zaman eve gitsem yatakta buluyodum.
O süreçte nakil için başvurdular benim ki uymus olsa ben verecektim ama babam benden almadı (ileride çocuk sahibi olmam zorlaşıyor diye )
Annem hiç düşünmeden verici olmayı kabul etti sonrasi check-up 3.5 ay boyunca testler tahliller derken sonunda cagirdilar neyse ki annem sağlıklı çıktı.
Çapraz nakli de kabul etmediler.
 
Çok yeniymiş daha Betty blue. Baban tip2 anladığım kadarıyla, doğru mu? Çocukluğundan beri şeker hastası değil yani. Diyalizin hayat kalitesini arttıracağını söylüyor doktorlar ama sadece kağıt üzerinde görüyoruz gelişmeleri. Değerler normal seyrediyor ama hasta sürekli yorgun hissediyor diyaliz sonrası. Hele 3 gün girenlerde daha da kötü durum. Çalışmaları büyük sıkıntı. Haftanın 3 günü girdikleri için psikolojileri de sarsılıyor haliyle. 4 saat makineye bağlı olmak, bir de bunun hazırlığı var, çıkışı var, yanındaki hastaların kötü görüntüleri (kiminin kolu yok, kiminin bacağı, kiminin cildi sorunlu, neler neler).

Tekrar tekrar geçmiş olsun. Böbrek atmaz da sağlıkla yaşar umarım.
 
Çok yeniymiş daha Betty blue. Baban tip2 anladığım kadarıyla, doğru mu? Çocukluğundan beri şeker hastası değil yani. Diyalizin hayat kalitesini arttıracağını söylüyor doktorlar ama sadece kağıt üzerinde görüyoruz gelişmeleri. Değerler normal seyrediyor ama hasta sürekli yorgun hissediyor diyaliz sonrası. Hele 3 gün girenlerde daha da kötü durum. Çalışmaları büyük sıkıntı. Haftanın 3 günü girdikleri için psikolojileri de sarsılıyor haliyle. 4 saat makineye bağlı olmak, bir de bunun hazırlığı var, çıkışı var, yanındaki hastaların kötü görüntüleri (kiminin kolu yok, kiminin bacağı, kiminin cildi sorunlu, neler neler).

Tekrar tekrar geçmiş olsun. Böbrek atmaz da sağlıkla yaşar umarım.


Evet babamın ki sonradan insülin bile yeni kullanmaya başladı diyebilirim bu üre konusundan sonra. Diyaliz konusu ise kesinlikle senin dediğin gibi biz de çok umutlandik iyi gelecek dedik ama hiç iyi gelmedi aksine babam hep yorgun bitkin eve geldi ara ara fenalasti.
Neyse ki babam calismiyor uzun uzun zaman evvel emekli olup tadını çıkartmaya başladı öyle de yapıyordu ki hastalık yüzünden adamcagizin yaşam kalitesi düştü.
Sana sormuyorum ama anladım çok çok geçmiş olsun size de inşallah kurtulur sevdiklerimiz.

çok teşekkür ederim.
 
13 yıl önce Türkiye genelinde pek bilinmezdi. Rahmetli ağabeyimin tansiyon için, gittiği doktorun diyaliz merkezi olması, tansiyonu düzeltmek amacıyla 1 poşet ilaç vermesi, abimin böbreklerini yitirmesi; aklımıza artık hastanelerin işletme, hastaların müşteri olduğunu getirdi.
 
Geri