Acaba biz nereye aidiz? Batı’ya mı, yoksa Doğu’ya mı?
Doğuluların gözünde Türkiye bir Batı ülkesi, Batılıların gözünde ise bir Doğu ülkesi.
Peki kendi gözümüzde neredeyiz, Doğu’da mı, yoksa Batı’da mı?
Atatürk Batıcı değildi ve O, Batıyı çağdaş uygarlığı yakalamak şeklinde anlıyordu. Kendisi, geri kalmışlığın sebeplerini metodolojik dönüşümde gördü. Bu nedenle öncülüğünü Batının yaptığı çağdaş uygarlığı yakalamak için ileri Batının yöntemini benimsemeyi tercih etti.
Mustafa Kemal Atatürk ne Batıyı taklit, ne de Batının safında ABD ve Avrupa’ya jandarmalık yaparak, ülkeyi kontrol edilemez borçlar içine sürükleyerek kendi halkını iç ve dış sömürüyle soyan, zaman içinde hemen hemen ülke çalışanlarının ezici bir çoğunluğunu asgari ücrete mahkum etmekte olan egemen zihniyete O’nun düşünce dünyasında yeri yoktur. Bu politikanın adı olsa olsa tek kelime ile soysuzluk olabilirdi. Kurduğu ekonomik model ve ülkeyi yabancı ülkelere borçlandırmama yöntemi, yeni Türkiye’nin özgün politikalarıydı.
Bana göre ise biz ne doğuluyuz ne batılıyız ve böyle kalmalıyız, ancak doğuya has insani özelliklerimizi kaybetmeden ve batınının medeniyet seviyesine ulaşmak suretiyle.
Doğuluların gözünde Türkiye bir Batı ülkesi, Batılıların gözünde ise bir Doğu ülkesi.
Peki kendi gözümüzde neredeyiz, Doğu’da mı, yoksa Batı’da mı?
Atatürk Batıcı değildi ve O, Batıyı çağdaş uygarlığı yakalamak şeklinde anlıyordu. Kendisi, geri kalmışlığın sebeplerini metodolojik dönüşümde gördü. Bu nedenle öncülüğünü Batının yaptığı çağdaş uygarlığı yakalamak için ileri Batının yöntemini benimsemeyi tercih etti.
Mustafa Kemal Atatürk ne Batıyı taklit, ne de Batının safında ABD ve Avrupa’ya jandarmalık yaparak, ülkeyi kontrol edilemez borçlar içine sürükleyerek kendi halkını iç ve dış sömürüyle soyan, zaman içinde hemen hemen ülke çalışanlarının ezici bir çoğunluğunu asgari ücrete mahkum etmekte olan egemen zihniyete O’nun düşünce dünyasında yeri yoktur. Bu politikanın adı olsa olsa tek kelime ile soysuzluk olabilirdi. Kurduğu ekonomik model ve ülkeyi yabancı ülkelere borçlandırmama yöntemi, yeni Türkiye’nin özgün politikalarıydı.
Bana göre ise biz ne doğuluyuz ne batılıyız ve böyle kalmalıyız, ancak doğuya has insani özelliklerimizi kaybetmeden ve batınının medeniyet seviyesine ulaşmak suretiyle.