odabaşoğlu
Üye
-
- Katılım
- Aralık 21, 2015
-
- Mesajlar
- 12
-
- Tepkime puanı
- 0
-
- Puanları
- 251
-
- Yaş
- 68
Kuranı okuyoruz anlamıyoruz. Birileri bize Kuran anlaşılmaz diyor, onlara itibar ediyoruz. Dini anlayanlardan öğreniyoruz. Her birimize farklı kanallardan din öğretildiği için, öğrendiklerimiz bir birini tutmuyor. Bu sefer seninki doğru, benimki doğru kavgasına giriyoruz. Bizim öğrendiğimiz öğretilerin içinde; her şeyi bilen, haşa Allah ile görüşebilen, Hz peygamberi hem uyanıkken hem de rüyasında gören, bilgilerini ondan alan, masum, hata işlemeyen, yanılmayan, şefaat yetkisi olan, keramet sahibi, Kutsal kişilikler mevcut. Sonuç itibariyle; kişiler kime inanıyor, hangi gurup fikirlerinden besleniyorsa, Kuranı ve dini o grubun daha iyi anladığı hükmüne varıyor. Diğer farklı izahları toptan reddederek Kuran’ı herkesin anlayamayacağı fikrinde de sabitleniyor. Ona göre, dini en iyi anlayan “ Her yüz yılda gelen mürşit “ üstat ya da mehdilik makamında oturan kişi, bağlı olduğu kişi!. Onların yolu en doğru yoldur. Her grubun iddiası bu!. Orada bulunanlar buna inandırılıyor, Bulundukları yerde öyle gizemli şeyler söyleniyor ki; Orada olunması, Allah ın bir lütfu, ve nasip’li olunmasından!. Diğerleri acınacak durumda. Bu iddialarda bulunanlar sünni ise; sade kendilerinin ehli sünnet vel cemaat, şii ise; tek ehlibeyt mektebi kendilerinin olduğuna inandırılıyor..
Evet dostlar. Hakikat tek iken, iddia çok. Hiç kimse bu gizemlerin ardına saklanmasın. Biraz akıl etsin. Akıl ederseniz size mutezile derler. Akıl etmek ile akılcılığı ayırt edemedikleri için. Ya da işlerine öyle geldiği için!.
Nasıl oluyor da rüyalarda gezen Hz peygamber, her bir şeyhe ayrı ayrı şekilde görünüp farklı öğretiler söylüyor?!.
Diğerlerinin gördüğü acaba şeytan mı..!? Oysa şeytan peygamber suretinde rüyalar girmez deniyor. Kuran kendisi için “En doğruyu söyleyen Kuran” dır demesine rağmen Kuran’a farklı şeyler söyletiliyor. Ha, birde Kuran ın bir zahiri bir de batıni anlatımı var deniyor. Kuran’ın batıni yönünü bildiğini iddia edenlerde, batını yönle ilgili bir birinden farklı şeyler söylüyor. Bunu nereye koyacağız. O hale getirdiler ki bu tacirler. İslam; içinden çıkılmaz bir labirent!..... çık çıkabilirsen!.....
Bu tür sorulara kafasını yormak istemeyenler bir yere kapağı atıp orada kalıyor. Oranın militanı oluyor. Bal kavanozunu dışına bakanlar onun tadını bilmez diyor! Zira kendisi artık içinden yalamaya başlamış! Yani, oranın körü körüne savunucusu. Farklı söylemleri dinlemiyor, dinlese de reddediyor.
Kafasını yoranların bir kısmı da böyle din mi olur? Deyip dinden soğuyor kendi dünyasını yaşıyor.
Diğer bir kısım ise; Allah bana akıl vermişse, düşünmeyi emretmişse, düşünmez, araştırmaz doğruyu bulmaya çalışmazsam bunun bir sorumluluğu var. Deyip doğruyu araştırıyor. Nerden başlayacağını da iyi biliyor. Çünkü inandığı Allah “Kuran’ı biz indirdik onu biz koruyacağız” demiştir. Pekiyi bunu kim gibi anlayacağız? Sorusuna kendim gibi. Demesini de biliyor. Başkasının yanlışları, kendisinin doğrusu olursa o hesaptan, kurtuluşunda olmadığını biliyor.
Bunları nerden biliyorsunuz? Derseniz, kendimden biliyorum. Evet dostlar dinini öğrenmek isteyen bir kardeşiniz olarak ülkemizdeki meşhur tüm grupların içine girdim bal kavanozunu içinden yalayayım diye! Her birinin bir tarafında zehir gördüm. İfrat gördüm tefrit gördüm. Bazı gruplarda Allah ın artık yeryüzünde o grup şeyhinin suretinde insanlara göründüğünü öğrendim. Grup liderlerine rüya ile, ya da ilham la Hz Peygamberden stratejiler öğrettiğini duydum. Bazılarının yazdıkları kitabı Hz peygamberin dikte ettirdiğini söylediler. Bazı tarikatlarda olmanın, peşinen cennetlik olduğunu inandırdılar. Bazı üstatların son nefeste hırsız şeytandan imanı kurtaracağını fısıldadılar. Oysa, şeyhlere, masum imamlara değil de, Allah resulüne inen Kuran, onların bu konulardaki iddiaların bir bir yalanlıyor. O tür düşünceleri şirk sayıyordu. Ben kimin yanında olmalıydım? . Kuran’ın yanında mı, kavanozcuların yanında mı? Kırk yıldan beri bu yolculuğun içindeyim. Size hikayemi değil, buralara nasıl geldik? Onu anlatmaya çalışayım. Lütfen peşin hükümlü olmayın. Kimsenin borazancısı değilim. Kimseye çağırmıyorum. Yanız Kuran’a. Yorumlarınızı, sorularınız bekliyorum. Saygılar. Odabaşoğlu
.
Evet dostlar. Hakikat tek iken, iddia çok. Hiç kimse bu gizemlerin ardına saklanmasın. Biraz akıl etsin. Akıl ederseniz size mutezile derler. Akıl etmek ile akılcılığı ayırt edemedikleri için. Ya da işlerine öyle geldiği için!.
Nasıl oluyor da rüyalarda gezen Hz peygamber, her bir şeyhe ayrı ayrı şekilde görünüp farklı öğretiler söylüyor?!.
Diğerlerinin gördüğü acaba şeytan mı..!? Oysa şeytan peygamber suretinde rüyalar girmez deniyor. Kuran kendisi için “En doğruyu söyleyen Kuran” dır demesine rağmen Kuran’a farklı şeyler söyletiliyor. Ha, birde Kuran ın bir zahiri bir de batıni anlatımı var deniyor. Kuran’ın batıni yönünü bildiğini iddia edenlerde, batını yönle ilgili bir birinden farklı şeyler söylüyor. Bunu nereye koyacağız. O hale getirdiler ki bu tacirler. İslam; içinden çıkılmaz bir labirent!..... çık çıkabilirsen!.....
Bu tür sorulara kafasını yormak istemeyenler bir yere kapağı atıp orada kalıyor. Oranın militanı oluyor. Bal kavanozunu dışına bakanlar onun tadını bilmez diyor! Zira kendisi artık içinden yalamaya başlamış! Yani, oranın körü körüne savunucusu. Farklı söylemleri dinlemiyor, dinlese de reddediyor.
Kafasını yoranların bir kısmı da böyle din mi olur? Deyip dinden soğuyor kendi dünyasını yaşıyor.
Diğer bir kısım ise; Allah bana akıl vermişse, düşünmeyi emretmişse, düşünmez, araştırmaz doğruyu bulmaya çalışmazsam bunun bir sorumluluğu var. Deyip doğruyu araştırıyor. Nerden başlayacağını da iyi biliyor. Çünkü inandığı Allah “Kuran’ı biz indirdik onu biz koruyacağız” demiştir. Pekiyi bunu kim gibi anlayacağız? Sorusuna kendim gibi. Demesini de biliyor. Başkasının yanlışları, kendisinin doğrusu olursa o hesaptan, kurtuluşunda olmadığını biliyor.
Bunları nerden biliyorsunuz? Derseniz, kendimden biliyorum. Evet dostlar dinini öğrenmek isteyen bir kardeşiniz olarak ülkemizdeki meşhur tüm grupların içine girdim bal kavanozunu içinden yalayayım diye! Her birinin bir tarafında zehir gördüm. İfrat gördüm tefrit gördüm. Bazı gruplarda Allah ın artık yeryüzünde o grup şeyhinin suretinde insanlara göründüğünü öğrendim. Grup liderlerine rüya ile, ya da ilham la Hz Peygamberden stratejiler öğrettiğini duydum. Bazılarının yazdıkları kitabı Hz peygamberin dikte ettirdiğini söylediler. Bazı tarikatlarda olmanın, peşinen cennetlik olduğunu inandırdılar. Bazı üstatların son nefeste hırsız şeytandan imanı kurtaracağını fısıldadılar. Oysa, şeyhlere, masum imamlara değil de, Allah resulüne inen Kuran, onların bu konulardaki iddiaların bir bir yalanlıyor. O tür düşünceleri şirk sayıyordu. Ben kimin yanında olmalıydım? . Kuran’ın yanında mı, kavanozcuların yanında mı? Kırk yıldan beri bu yolculuğun içindeyim. Size hikayemi değil, buralara nasıl geldik? Onu anlatmaya çalışayım. Lütfen peşin hükümlü olmayın. Kimsenin borazancısı değilim. Kimseye çağırmıyorum. Yanız Kuran’a. Yorumlarınızı, sorularınız bekliyorum. Saygılar. Odabaşoğlu
.