Biz sizi ne kadar seversek, siz de bizi o kadar seversiniz.

Konu sahibi son olarak 3123 gün önce görüldü
Biz sizi ne kadar seversek, siz de bizi o kadar seversiniz. Biz sizi sevmezsek, siz de bizi sevemezsiniz kardeşim

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî rahmetullahi aleyh hazretleri, talebesi ve halîfesi olan Hüsâmeddîn Çelebiyi çok severmiş. Onu görmeden duramazmış. Bir gece vakti çok özleyip gitmiş onun kapısına. Ama düşünmüş ki, kapıyı çalarsam rahatsız olacak. Onun için çalmamış.
Belki kendiğilinden açar deyip, sabaha kadar beklemiş. O gece de devâmlı kar yağıyormuş. Mevlânâ hazretleri kardan adam olmuş. Sabahleyin Hüsâmeddîn Çelebi kapıyı açıp da karşısında onu böyle görünce, “Hocaaam!” deyip yere kapaklanıyor.
Ayaklarına kapanıyor. “Hocam, bu ne hâl?” diyor. Mevlânâ hazretleri de “Biz sizi ne kadar seversek, siz de bizi o kadar seversiniz. Özledim de geldim” diyor. “Senin bize olan sevgin, bizim sana olan muhabbetimizden kaynaklanıyor. Biz sevmesek, sen bizi sevemezsin” buyuruyor.
(Hüseyin Hilmi Işık rahmetullahi aleyh)
NOT;
Yağmur (rahmet, aşk) yukardan yağar. Tepelerde durmaz, aşağılara, toprağa akar. Toprak ol senden gül bitsin.
(Abdullah-ı Dehlevi rahmetullahi aleyh)
 
Bu ışıkçılar da tam bir komedi..,
Biri mevlana'ya'' kafir'' der diğeri'' Hazret''
Kafir mi, hazret mi?
 
Geri