Biz dost kurt´ları köpeklere boğdurduk

Konu sahibi son olarak 2225 gün önce görüldü
Hatırlarsınız akp genek başkanı recep tayyip erdoğan bir basın açıklamasında;

"NATA GÜÇLERİNİN LİBYADA NE İŞİ VAR DİYE ÇIKIŞMIŞ VE MÜSLÜMAN KARDEŞİME DOKUNMAM DEMİŞTİ."

çok geçmedi bri kaç gün sonrasında yeni bir açıklma geldi.

"NATO GÜÇLERİ İLE LİBYANIN LİBTYALILARA AİT OLDUĞUNU TESCİL VE TESKİN ETMEK İÇİN LİBYAYA MÜDEHALE ETMEKTEDİR"

diyerek libyadaki müslüman kardeşini öldürmek için emparyelist ve kapitalis şer odakları ve dış güçlerle birlikte limyayı vurmuştu bakalım vurduğumştu.



bakalım vurduğu limya kimdi neydi.





Kıbrıs barış harekatında Amerika'ya kafa tutarak,

Türkiye'ye yardım ettiğini,

1970`lerdeki petrol krizi sırasında Türkiye`ye ucuz petrol veren tek lider olduğunu,

Amerikan ambargosunu yararak, Türk silahlı kuvvetleri'ne 25 tonluk roket ve 4 uçak dolusu askeri mühimmat hibe ettiğini,

Türkiye'ye gönderilecek malzemelerin uçaklara yüklenmesinde bizzat yardım ettiğini ve sırtında uçaklara malzeme taşıdığını,

Amerika ve İngiltere'nin Libya'daki tüm askeri üslerini
kapattığını,

Bütün yabancı bankaları ve petrol işletmelerini kamulaştırdığını,

Amerika'nın 15 nisan 1986'da trablus ve bingaziye düzenlediği hava saldırısında evlatlık kızını kaybettiğini ve eşiyle iki çocuğunun yaralandığını, İtalya'nın karşısına göğsünde Ömer Muhtar fotoğraflarıyla çıktığını, biliyor muydunuz???

Kibris baris harekati sirasinda donanmamiza ait firkateynlerden biri yanlislikla vuruluyor, Kaddafi Libya'dan direk gemi gonderiyor ve yaklasik 500 askerimizi denizde bogulmaktan kurtariyor.

1974 Kıbrıs harekatında 10 tane savaş uçagını verdi mersin mut ilçesinde kaysı agaçlarının arasında saklandı harekat süresınce bu uçaklar muttan ikmal yaptı indi kalktı...ayrıca bu uçakların kaddafi tarafından verildigini selametçiler amerikaya bildirdi

BİZ DOST KURT´LARI KÖPEKLERE BOĞDURDUK !

Ayrica Kaddafinin ülkesine yaptıkları...
1- Libyada elektirik su bedava,

2-Tüm eğitim ve öğretim (ilkokul -lise -üniversite) bedava,

3-petrol fiyatı 0.1 nerdeyse oda bedava,

4-evlenmek isteyen gençlere istekleri doğrultusunda 150 m karelik dayalı döşeli evler bedava....

5-eğitimini bitiren her kesin işi hazır....

6-çalışmayanlara aylık 1500 knedi parasıyla maaş bedava....geri ödemesi yok...

7-üniversiteyi yurt dışında okuyan gençlerin harçlarını geri dönüşümsüz karşılıyor...

8-çoçukların sağlıklı yetişmeleri için gıdalar bedava.....

Bu adam mı zorba şimdi , yoksa akp genel başkanı recep tayyip erdoğan mı??
 
''Arap Baharı'' adı altında yaşanmış ve yaşananlar emperyalist restorasyonun bir ürünü. Elbette isyanlar halk tarafından başlatıldı. Ama kapitalist devletler tarafından eylemin öncülüğü alındı ve manipüle edildi.
Bir eylemin muhtevasını eylemin öncüsü belirler.Doğaldır ki öncülük barbarlara geçince ''Nato'nun ne işi var Libya'da'' derken, birden 180 derece dönüp ''Nato adaleti tesis etmeye gitti'' gibi laflar geveler.(Gerçi kendi söylediklerini yalanlama konusunda ustadır, daha önce de Mehmet Ali Birand'ın programında ''gönlümde başkanlık sistemi var'' dedikten 10 dk sonra ''öyle birşey demedim ben'' diyecek kıvraklığa sahiptir. Youtube linki için tıklayın. )

Bu projeye, emperyalist restorasyona, uyum gösterenlerden biri de RTE'dır.
Bu öyle bir yalanlamadır ki; kardeşim dediği herkesi sırtından vuran bir yalanlamadır.
Beşar Esad ile kardeşti düşman oldu.
Kaddafi ile dosttu, düşman oldu.
Fettulah'la can ciğerdi, düşman oldu.

Bugün Libya'da, Tunus'ta, Suriye'de, Irak'ta dökülen her kanda; AKP'nin bu saldırılara gerek direkt destek vermesinden, gerek dolaylı olarak destek vermesinden, gerekse de çanak tutmasından ötürü eli vardır.
Bunun vebalini ne din ne de başka birşey açıklayabilir.
Halk belanızı versin diyor, bu sayfada Libya ile ilgili araştırmalarımı vakit buldukça aktaracağımı ilan edip gidiyorum.
 
RTE ler Emperyalistler falan filan bu Ülkeyi kurarken kabul ettiklerimiz yaptığımız devrimler ve bunlara şuan alkış tutuyoruz hepsi Emperyalizim daha iyi kölesi olmak için değil miydi onlara uyum sağlamak için kılık kıyafet değişmedi mi latin alfabeler aklınıza gelebilecek her şey biz bu Ülke kurulurken bunları yapıp şimdilerde Emperyalistlere uyup onlar gibi olmamıza lanet ediyoruz aslında hepimiz RTE yiz atalarımıza bizde iki yüzlülük ettik düşmanlarımıza benzedik bu Ülkeyle
 
sn154.jpg
 
Libya lideri Muammer Kaddafi, Türkiye ile ilişkileri sıklaştırma ve geliştirme politikasının bir sonucu olarak Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında ABD’ye rağmen elindeki Amerikan silahları ve uçak yakıtı rezervlerini Türkiye’ye verdi.

libya-basbakan-callud-d-n-geldi.jpg


mehmetgik-k-br-sta3.jpg


Cumhurbaşkanı Makarios’a karşı yapılan darbenin ardından Kıbrıs Helen Cumhuriyeti ilan edildi. Bu gelişme üzerine Kıbrıs’taki bunalım daha da artınca Türkiye, 1960 yılında imzalanan anlaşmadan doğan garantörlük hakkıyla 1974’te Kıbrıs’a askeri müdahalede bulundu. Kıbrıs’a yapılan ikinci harekâtın ardından ise dünya kamuoyunda Türkiye karşıtı bir hava oluştu. Bu harekâtın bir işgal ve ilhak girişimi olduğunu ileri süren İngiltere, ABD ve SSCB gibi büyük devletler, Türkiye’ye karşı bir tavır takındılar. ABD Kongresi 1975’te Türkiye’ye silah ambargosu konulmasına karar verdi. Kıbrıs Barış Harekâtı’nın yapıldığı dönemde ve ilerleyen yıllarda Türkiye dış ilişkilerde izole edilmeye çalışıldı ve Türk dış politikasında yeni bir devir başladı.

Muammer Kaddafi
İşte böyle bir dönemde Libya lideri Muammer Kaddafi, Türkiye ile ilişkileri sıklaştırma ve geliştirme politikasının bir sonucu olarak Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında ABD’ye rağmen elindeki Amerikan silahları ve uçak yakıtı rezervlerini Türkiye’ye verdi.

muammer-kaddafi2.jpg


Konuyla ilgili olarak, Libya devleti ve halkının desteğini iletmek üzere 2 Ocak 1975’te Türkiye’ye gelen Libya Başbakanı Callud yaptığı açıklamada: “Bizim Libya Devrim Konseyi olarak ve Libya halkı olarak şu veya bu nedenle kopan tarih bağlarının tekrar birleştirilmesi hususunda ısrarımız vardır. İki ülke arasında köprülerin onarılması için her türlü hayreti göstermeye hazırız. Bu hususta kapıları tamamıyla açık tutuyoruz. Arap milletiyle Türk milletinin bir araya gelmesi büyük bir olaydır” dedi. Bunun ardından 5 Şubat’ta ABD yardımının kesildiği ve Türkiye’ye silah getirmekte olan gemiler geri çevrildiği gün Dışişleri Bakanlığında sessiz bir törenle Türk-Libya Petrol anlaşması imzalandı. Anlaşmaya göre, Libya uygun fiyatla 3 milyon ton ham petrol ve 200 bin ton fueloil vermeyi taahhüt etti.

Bunun yanı sıra silah ambargosu sebebiyle bu yöndeki askeri desteği arttıran Kaddafi, savaş uçaklarını ve füzelerini de Türkiye’nin hizmetine arz etti. Yapılan askeri yardımlarla ilgili olarak hibe edilen silahları taşırken çekilen resimleri de basın-yayın organlarında yer aldı.

t-rk-libya-petrol-anlasmas-imzaland-3.jpg
 
Libya'nın tarihsel arka planını ve bugüne nasıl geldiğine dair araştırmalarım yarım kalmaz umarım ama paylaşabildiğim kadar aktarayım:

1960'larda dönemin Libya'sı resmi olarak bağımsız bir ülke olsa da esasında sömürge durumundaydı. Ülkede hiç üniversite yoktu. Belli bölgelerde birkaç lise vardı sadece. Nüfusun %5 bazı hastalıklardan ötürü kördü. İngiltere de o dönem ''yardım elini'' uzatıp Libya'da petrol aranmasına ''katkı'' koydu. Petrol ülke ekonomisini biraz canlandırsa da gelirin büyük çoğunluğu dar bir kesime gittiğinden halk üzerinde çok fazla bir katkı yapmıyordu.

1 Eylül 1969'da dönemin Libya Kralı İdris tedavi için Türkiye'deydi. Bu esnada bir grup genç subay darbe yapıp Genelkurmay Başkanı ve Güvenlik Şefi'ni tutukladılar. Bu genç subaylardan biri de 28 yaşındaki Muammer Kaddafi'ydi.

Kaddafi aslında bir yönden şanslıydı. Çünkü gelmezden birkaç yıl önce petrol bulunmuştu ve daha önemlisi dünyada konjonktür kendisi için bugüne kıyaslandığında muazzamdı. Dünya bugünkü dünya değildi ve sosyalist bir blok olan Sovyetler Birliği vardı. Bu da üçüncü dünya ülkelerine bugünden farklı olarak daha rahat hareket etme şansı veriyordu. Söz gelimi Mısır'da Albay Nasır'da bu konjonktürden faydalanarak iktidarı ele almıştı.

Kaddafi ele geçirdiği liderlik ile devletçi bir kalkınma uyguladı. Ancak bir yandan da kendi yerli burjuvazisini yaratmayı da ihmal etmedi. Kaddafi döneminde Libya'da ekonomik ve toplumsal kalkınma yönünden neler yaşandığına sonra değineceğim.
Yararlandığım Kaynak : Arap Baharı Aldatmacası - Yiğit Günay-Alper Birdal - Yazılama Yayınevi
 
İki İngiliz gazeteci, Andrew Lycett ve David Blundy, 1987 yılında yayımlanan kitabında Libya'yı şöyle tarif ediyordu:

''Gençler iyi giyimli, iyi beslenmiş ve iyi eğitimli. Libyalılar İngilizler'den daha fazla kişi başı gelir elde ediyor. Yıllık gelirlerdeki eşitsizlik, (...) birçok ülkedekinden daha küçük. Tüm Libyalılar ücretsiz ve genelde mükemmel eğitim, ilaç ve sağlık hizmeti alıyor. Tüm Libyalılar'ın bir ev yada dairesi, bir arabası var. Çoğunun tvleri, video kaydedicileri ve telefonları var. 3. dünya ülkelerinin çoğu vatandaşıyla karşılaştırıldığında, hatta çoğu 1. dünyada'ki vatandaşlarla karşılaştırıldığında, Libyalılar'ın durumu gerçekten iyi.''

- CİA'in World Factbook raporlarına göre 2010 yılında Libya'da kişi başı gelir 14 bin dolardı, Afrika'nın en yüksek kişi başı gelirine çok yakın bir miktar. Ortalama ömür 77 seneydi.

-2010 BM İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde Libya 53. sırada, ''yüksek gelişmişlik seviyesinde''ydi. Aynı rapora göre Türkiye 83. sırada orta gelişmişlik düzeydeydi.

- Dünya Sağlık Örgütü(DSÖ) Libya'da her vatandaşa ücretsiz sağlık hizmeti verildiğini belirterek bu sayede temel sağlık alanlarında yüksek bir başarı sağlandığını belirtiyordu. DSÖ, 1970'te bin çocuktan 160'ının 5 yaşına gelmeden öldüğünü, 2000 yılına geldiğinde bu oranın bin çocukta 20'ye düştüğünü belirtiyordu.

- UNESCO'nun 2009 verilerine göre yetişkinlerde okuma yazma oranı %89'a yükselmişti. Hem erkek hem de kız çocuklarının %97'si okula gidiyordu.

-Yeni evli çiftlere yaklaşık 50bin ABD doları faizsiz kredi veriliyordu.

-Temel yiyecek maddelerinin fiyatları üzerinde devlet kontrolü vardı. Bu şu açıdan önemli; Mısır ve Tunus'ta yaşanan isyanlar, serbest piyasa ekonomisinin gıda fiyatları üzerindeki tahakkümü ve pahalılığından ötürü etkiliydi.

Tüm bunların ötesinde Libya halkının gözünde bir mucize olan proje vardı: Büyük İnsan Yapımı Nehir. Bir çöl ülkesi olan Libya'da petrol her yerden çıkıyordu ama nüfusun çoğunun yaşadığı kıyı kentlerinde musluktan temiz su akmıyordu. Bu da haliyle yaşam kalitesini düşürüyordu.

Kaddafi yönetimi bu konuyu tartışıyordu. Sonunda ülkenin güneyinden, çölden kentlere devasa su kanallarıyla su taşımanın, Avrupa'dan boru hattıyla su satın almaktan ucuza geleceğini hesapladılar. 1984'te proje başladı. 2011'e kadar projeye 33 milyar dolar harcanmıştı(dünya tarihindeki en pahalı sulama projesi). Nüfusun %70 ine içme suyu ve geçimini tarımdan sağlayanlar için sulama olanağı sağladı. Gündelik hayatı kökten değiştiren bu proje için Libyalılar ''dünyanın 8. harikası'' diyorlardı.

Yukarıdaki tüm olagelen modernleşme hamleleri sadece ekonomiyle sınırlıydı. Oysa Libya'da hakim olan durum ''aydınlanmasız modernite''ydi. Diğer bir deyişle ekonomik kalkınmayla birlikte aydınlanma hamlesi gerçekleşmedi.

Halkın eğitimi, parlak öğrencilerin yurtdışına gönderilmesi vs. gibi uygulamalar ekonomik mantıkla yürütülüyordu. Kaddafi ülkeyi aşiretler ittifakının başındaki bir diktatör olarak yönetiyordu. Ülkede tahminen 2 bin aşiret vardı. Bunlar 140 ana aşiret koluna ayrılıyordu. Bu 140'dan en büyük 50'si ülkenin sosyoekonomik ve siyasi yönetiminde büyük rol oynuyordu. Aşiretlerin hareket alanına her zaman saygı gösterilmişti ve neredeyse Libya'nın her bölgesinde at koşturacak derecede güçlü olanlar vardı ve ülkede neredeyse aşiret hukuku işliyordu...
Yararlandığım Kaynak : Arap Baharı Aldatmacası - Yiğit Günay-Alper Birdal - Yazılama Yayınevi / Ekşi Sözlük / Vikipedia
 
Kaddafinin libyaya katkilari muhakkak ki olmustur
Evet arap bahari yalandir
İlk gunden bugune boyle bi bahara inanmadim
Bahar gelen hic bi ulke huzura ulasamadi
Bu olsa olsa sonbahardi.

Sezarin hakki sezara
Ona diyecek yok ama
Kaddafininde
Ulkemize yaptigi terbiyesizlik
Umursamaz tavirlari
Rahat hareketleri
Turkiye bagimsizlik mucadelesi veren biriyle savasmasin
Gibi kendini bilmez soylemlerini de unutmayalim

O aciklamalar
Dost iki ulke kisvesinde
Art niyetli aciklamalardi
Bunlari da es gecmeyelim
 
Geri