Biyolojik yaş

🕒 Konu sahibi 12 saat önce aktifti
İnsanın biyolojik yaşı ile kimlik yaşı aynı değildir ve yaşam kalitenizi belirleyen ise biyolojik yaşınızdır.
Genç yaşta olan bir kişinin, biyolojik yaşı ileri olabileceği gibi tam tersi yaşı büyük bir insanın biyolojik yaşı çok daha küçük çıkabilir.
İnsanların sağlıklı yaş almasını sağlayan en önemli faktörlerden birisi, biyolojik yaşınızın kimlik yaşınızdan daha küçük olmasıdır.

1689700776163.jpeg
 
İnsan gerçekten hissettiği yaşta mıdır?

Biyolojik yaşınız, yaşıtlarınızdan farklı olabilir. İstanbul Aydın Üniversitesi VM Medical Park Florya Hastanesi’nden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Nujen Çolak Bozkurt genetik faktörler uygunsa, yağ oranını azaltarak, stresten olabildiğince uzak durup psikolojik dengeyi koruyarak ve sağlıklı bir cinsel yaşamla biyolojik yaşı, takvim yaşından çok daha genç yaşlara çekmenin mümkün olabileceğini söyledi.

Merak eden test yaptırabilir

Kronolojik yaş (doğduğumuz günden itibaren hesaplanan takvim yaşımız) ile bedenimizin fonksiyonel olarak denk geldiği (biyolojik) yaşımız arasında fark olabilir. Bedenine iyi bakan ve sağlıklı bir beslenme tarzını benimseyenlerde biyolojik yaş, takvim yaşından çok daha genç olabilirken, tersine bir yaşam tarzı sürdürenler oldukları yaştan daha yaşlı gözükürler.

Aynı yaş grubundaki, örneğin 60-65 yaş aralığındaki bireyleri incelendiğimizde, bir kısmının bu yaş aralığında sık gözlenen kronik hastalıklara veya engellere sahip olduğunu, bir kısmının ise kendilerinden kronolojik olarak daha genç yaş aralığındaki bireylerin özelliklerini taşıdığını görmekteyiz. Kronolojik yaş ile biyolojik yaş arasındaki farkı bir başka deyişle ‘fizyolojik yıpranma payı’ olarak da ifade edebiliriz.

Biyolojik yaşı belirleyen en önemli faktörlerin; yaşanılan bölge, eğitim düzeyi, yeme alışkanlıkları, uyku düzeni, egzersiz alışkanlıkları, sigara ve alkol tüketim miktarı, duygusal durum ve maruz kalınan stres düzeyiyle yakından ilişkili olduğu gösterilmiştir. Henüz standardize edilmiş bir test yöntemi yoktur ancak bazı parametrelere kan testlerinde, doku örneklerinin incelenmesiyle veya egzersiz kapasitesi, zihinsel ve psikolojik testler gibi bir seri performans ölçümleriyle bakılabilir. Hücre içerisinde biriken, hücre yaşlanması veya ölümüne yol açan toksik maddeler, beslenme durumunu gösteren parametreler kan tetkiklerinde saptanabilir. İstirahatteki kalp hızı, kan basıncı, görme keskinliği, aort damarının esnekliği, kas gücü, nefes kapasitesi gibi değerler dinamik testlerle ölçülebilir.

Gerçekten hissettiğiniz yaştasınız

Genetik faktörler de birçok açıdan biyolojik yaşı belirler. Bunun yanı sıra, yaşam kalitesi ve yaşam süresine etki eden kolesterol bozuklukları, bazı kanserler, nörolojik ve romatizma hastalıkları gibi bir grup hastalık yine genetik yatkınlıkla ilişkilidir. Son çalışmalarda sağlıklı yaşlanmaya etki eden 150 civarında gen tanımlanmıştır. Ailesinde uzun ömürlü fertler olan kişilerin, aksi olan akranlarına kıyasla daha uzun yaşadığı gözlemlenmiştir. Psikolojik stres, depresyon biyolojik yaşa etki eden faktörlerdendir. Depresyonda uyku ve yeme alışkanlıklarında bozukluklar, isteksizlik ve enerjisizlik halinin getirdiği hareketsizlik sık görülür. Stres durumunda fazlaca salgılanan kortizol, adrenalin, dopamin gibi hormonların bir süre sonra yol açtığı metabolik bozuklar hücre yenilenmesi ve hasar onarım mekanizmalarını olumsuz etkiler. İnsanın kendisini genç hissetmesi, mutlu ve sağlıklı hissetmesi doğrudan ve dolaylı olarak hem sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmek için motivasyonunu yükseltir hem de hormonlar üzerinden fizyolojisini düzenler. Düzenli ve sağlıklı bir cinsel yaşamı olanlarda depresyon ve anksiyete bozukluklarının daha az görüldüğü gözlemlenmiştir. Sağlıklı bir cinsel yaşam, bireyleri hem psikolojik hem de fizyolojik olarak olumlu yönden etkiler.

Genç kalmak isteyen kızartma yemesin

Uzun süreli yapılan tek yönlü diyetler, ‘katabolik’ dediğimiz bir yıkım ortamı yaratır. Bu şekilde esas hedef olan yağ dokusunu azaltmak yerine kas kayıplarına, kemik erimesine yol açabiliriz. Sağlıklı bir diyette günlük yaklaşık yüzde 50-60 oranında kan şekeri ve insülini hızlı yükseltmeyen (yani glisemik indeksi düşük) ‘kaliteli karbonhidrat’ları, yüzde 30 oranında proteinleri, yüzde 10-20 oranında ise doymamış yağlardan zengin gıdaları tüketmeliyiz. Lif, vitamin ve mineral kaynağı taze sebze ve meyve tüketimi, günlük 2-2.5 litre su tüketimi önerilirken ileri düzeyde işlenmiş gıdalardan, şekerli ve gazlı içeceklerden, yağda kızartılmış ürünlerden kaçınılması gerekmektedir. Bu şekilde bir beslenme kişiyi biyolojik olarak genç tutacaktır.

Yarım saat yürüyün

Yaşam tarzını alışkanlıklarımız belirler. Alışkanlıklar ise erken çocukluk yıllarında, bireyin yetiştiği aile ve toplumun içerisinde oluşmaya başlar. Sağlıklı yaşamın altın kuralları aslında basittir; dengeli beslenme, hareket, düzenli uyku. Bunların uygulanmasına engel olan alışkanlıklarımızı düzeltmek, kendi elimizde olan faktörleri kontrolümüz altına almak, hem kendimizin hem de yetiştirdiğimiz bireylerin sağlıklı yaş almasını sağlar.

Haftada beş gün, yarım saat açık havada yapılan yürüyüşün sadece ‘yağ yakmak’ olmadığını, kan basıncından insülin direncine, anksiyete ve depresyona kadar birçok alanda düzelme sağladığını uygulayanlar görmektedir. Ekran başında geçirilen hareketsiz saatlerin azaltılması, alkol ve tütün ürünlerinin tüketiminin sınırlandırılması, kitap okumak veya satranç oynamak benzeri zihinsel aktivitelere, sosyal aktivitelere katılmak en iyi bilinen yöntemlerdir. Elbette ki her birey standart bir program izleyemez ancak ‘sağlıklı yaşam’ demek sadece belli saatler arasında, belirli sıklıkta, şu miktarda veya bu şekilde uygulamalar yapmak demek değildir. Her insana, her bireyin boyuna, kilosuna, sahip olduğu hastalıklara ya da engellere, yaptığı işe, yatma-kalkma saatlerine, zevklerine ve tabii ki bütçesine uygun bir sağlıklı yaşam programı vardır. Her bireye yaşam tarzına uygun, kişiye özel, sürdürebileceği bir program yapmak gerekir.

Kaynak
 
Biyolojik yaşınız şayet yaşınızdan çok ileri çıkarsa düzenli spor, uyku ve yeme şekli ile aşağıya çekebilirsiniz.

Spor yapmak için mutlaka salona gitmeye gerek yoktur ve düzenli yürümek bile yeterli gelebilir.

Stres yaratan ortam ve kişilerden uzak kalamıyorsanız da bir şekilde o duruma verdiğiniz tepkiyi kontrol etmeyi başarabilirsiniz.
 
Bone age, diş formülleri falan halt mi etmiş yani.
Adli tıpta inek dişlerinden yaş hesapladığımız kompleks vakalar geldi aklıma, tam cinnetlik.
Metabolizma hızına, hemogramina falan bakıp kafadan bisiler atip gecseymisiz keske.
 
Kemik yaşı ile biyolojik yaşın bağlantısı yok ki...

Biyolojik yaşı 30 olan bir insanın, kimlik yaşı 40 ise ve sağlıklı bireyse kemik yaşı da yine 40 olacaktır.
 
Kemik yaşının konu ile hiç alakası bulunmuyor çünkü onun ölçüm yöntemleri bile çok farklı.

Kedinin dişine bakıp iki yaşında dediklerinde o kedi iki yaşında olmayabiliyor ancak insanda bazı testler ile kemik yaşı tespit edilebilir.

Biyolojik yaş, kimlik yaşının sağlıklı beslenme, spor v.s ile daha genç tutulmasıdır.

Futbolcularda örneğin yaşı 30 olup da biyolojik yaşı 20 çıkanlar var. Damar kalitesi gibi detaylara bakıyorlar. Sigara, alkol tüketen bir insanın yaşı 18 olsa bile biyolojik yaşı çok yukarıda olabiliyor ve bu sebeple genç yaşta ölümler yaşanıyor.
 
Kimlik yaşı da biyolojik bir olgu.
Kemik-diş yaşı örneğini vermemdeki amaç buydu.
Kisinin sağlıklı-sağlıksız olmasınin ya da metabolik faaliyetlerinin yaşla tanımlanmasını saçma biraz da rantçı buluyorum.
 
Olaya bir de şöyle bakalım o zaman...

Yaşı ileri olup da çocuk sahibi olabilen çiftler var ve biyolojik yaşları daha düşük olduğu için mümkün olabiliyor. Yumurtalık yaşına bakıldığında bir kadının, kimlik yaşı ile aynı olmayabiliyor.
 
Olaya bir de şöyle bakalım o zaman...

Yaşı ileri olup da çocuk sahibi olabilen çiftler var ve biyolojik yaşları daha düşük olduğu için mümkün olabiliyor. Yumurtalık yaşına bakıldığında bir kadının, kimlik yaşı ile aynı olmayabiliyor.
Hormonlardan kaynaklı bir durum. İçimiz dışımız suni maddeler ile dolunca vücudun dengesi bozuluyor. Beden doğal olarak 49 yaşından sonra doğurganlığa son verirken, artık kimyamız şaştığı için o doğal sınır birden ortadan kalktı. Yediğimiz tüm Sebzeler doğal yoldan değil de hormonlar sayesinde dölleniyor. Bunun elbette bir sonucu bize yansıyacak.
 
Hormonlardan kaynaklı bir durum. İçimiz dışımız suni maddeler ile dolunca vücudun dengesi bozuluyor. Beden doğal olarak 49 yaşından sonra doğurganlığa son verirken, artık kimyamız şaştığı için o doğal sınır birden ortadan kalktı. Yediğimiz tüm Sebzeler doğal yoldan değil de hormonlar sayesinde dölleniyor. Bunun elbette bir sonucu bize yansıyacak.
Hormonlu gıdaların insan sağlığına olumsuz etkisi çok büyük ve bu sebeple doğru gıda seçimi konusunda bilinçlenmek gerekiyor.
Genç yaşta ya da ileri yaşta hastalıklardan sürünmemek adına dikkat etmek gerekli yoksa kimse uzun yaşayıp da hastalıkla boğuşmak istemez.
 
kafanıza uygun biriyle yaşlanın
bulacam az kaldı
 
İnsanın kimlik yaşına bakıp da sağlıklı biri olup olmadığına karar verilemez çünkü yaşa bağlı hastalıkları ortaya çıkartan asıl kriter; biyolojik yaştır.

Biyolojik yaşına göre bir insanın ancak gerçek yaşını tespit edebilirsiniz, ne kadar sağlıklı olup olmadığınız da ancak bu şekilde ortaya çıkartılabilir.
 
Çok fark edebiliyor bazen. insan var, 40 yaşında çöküyor. ama diğerine bakıyorsun henüz gençliğinin zirvesinde.
 
Bilim insanları yaşlanmayı altı yıla kadar yavaşlatabilecek sekiz yöntemi sıraladı

ABD’li uzmanlar, iyi bir uyku düzenine sahip olmanın, sağlıklı beslenmenin, fiziksel aktivitenin ve sigara içmeme gibi önlemlerin yaşlanma sürecini yaklaşık altı yıl yavaşlatabileceğini söylüyor. Bir çalışma, bu önlemlerin uygulanması halinde kalp sağlığını desteklediğini ve bunun da biyolojik yaşlanma hızını altı yıl kadar yavaşlattığını öne sürüyor.

Yaş ortalaması 47 olan 6.500’den fazla yetişkinden elde edilen verilere dayanan bulgulara göre araştırmacılar, iyi kalp-damar sağlığına sahip kişilerin biyolojik olarak gerçek yaşlarından yaklaşık altı yıl daha genç olduklarını söyledi.

Amerikan Kalp Derneği’nden Donald Lloyd-Jones, “Bu bulgular, kronolojik yaş ile biyolojik yaş arasındaki bağlantıyı ve sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıklarını takip etmenin daha uzun yaşamamıza nasıl yardımcı olabileceğini anlamamıza yardımcı oluyor. Herkes daha uzun yaşamak istiyor, ancak daha da önemlisi, daha uzun süre sağlıklı yaşamak istiyoruz, böylece mümkün olduğu kadar uzun yıllar gerçekten keyif alabilir ve iyi bir yaşam kalitesine sahip olabiliriz” dedi.

Bir kişinin fenotipik veya biyolojik yaşını ölçmek için araştırmacılar kişinin metabolizmasını, organ fonksiyonlarını ve inflamasyonunu kontrol etti. Biyolojik yaş ivmesi, kişinin biyolojik yaşı ile gerçek yaşı arasındaki farkı gösterirken yüksek değerler daha hızlı biyolojik yaşlanmanın işaretidir.

Columbia Üniversitesi Irving Tıp Merkezi’ndeki Mailman Halk Sağlığı Okulu’ndan Nour Makarem şunları söyledi: “Daha yüksek kardiyovasküler sağlığın, yavaşlamış biyolojik yaşlanma ile ilişkili olduğunu bulduk. Ayrıca doza bağlı bir ilişki de bulduk; kalp sağlığı arttıkça biyolojik yaşlanma azalıyor.”

Çalışmaya göre; kalp sağlığı iyi olanların ortalama gerçek yaşı 41 iken ortalama biyolojik yaşları 36 idi. Ve kalp-damar sağlığı kötü olanların ortalama gerçek yaşı 53 iken ortalama biyolojik yaşları 57 idi.

Makarem şunları söyledi: “Kardiyovasküler sağlığınızı iyileştirmek, vücudunuzun yaşlanma sürecini yavaşlatabilir ve bu da ileride birçok fayda sağlayabilir.”

Amerikan Kalp Derneği tarafından belirlenen ve yaşlanma hızını yavaşlatan sekiz sağlık önlemi ise şu şekilde sıralandı:

1. Sağlıklı beslenme

2. Daha aktif olmak

3. Sigarayı bırakmak

4. Sağlıklı uyku

5. Sağlıklı kiloyu korumak

6. Kolesterolü kontrol etmek

7. Kan şekerine dikkat etmek

8. Kan basıncını yönetmek

Kaynak
 
55 yaşına giren Jennifer Lopez de konuya önemli bir örnek.

 
Geri